Efe Belediyesi

1.  COĞRAFİ DURUM

Efe Kasabası, Şuhut İlçesinin 10 km. kuzey-doğusunda bulunmaktadır. Kasabanın güneyinde bulunan düz ova Yarışlı Köyü ve Şuhut İlçesi yakınlarına kadar Efe Kasabası sınırları içindedir. Kasabanın, doğusu ve kuzeyi dağlık bölge; batısı ise engebeli, ekilebilir arazidir. Kasabanın doğusunda Işıklar Kasabası, güneyde Yarışlı Köyü, batısında Ağzıkara Köyü, güneybatısında Şuhut İlçesi, kuzeybatısında Belkaracaören Köyü, kuzeyinde Nuribey Kasabası ve Halımoru Köyü vardır.

2. TARİHÇESİ

Kasabada bulunan türbe, halk arasında Efe Sultan olarak bilinen Efe Hamza isimli bir şahsa aittir. Son Germiyan sultanı 2. Yakup Çelebi kendisine buranın gelirini vakfetmiş ve bu yüzden kasabaya “Efe” adı verilmiştir.

Efe Sultan, Hamitoğullarından Antalya Beyi Yunus’un kölesi Zekeriya’nın oğludur. Zekeriya, efendisi Yunus’un Eğirdir Beyi Feliküttin Dündar’ın ölümü üzerine Antalya ilinin bir kısmını ele geçirerek küçük, egemen bir devlet kurmuştur. Şarki Karaağaç ilçesine Hicri 765 (miladi 1358) yıllarında hakim olduğu anlaşılan Yusuf oğlu Nükrettin Zekeriya’nın yerine geçen oğlu Efe Hamza da Tekke Karahisarı’nda oturmuştur.

Yıldırım Beyazıt tarafından toprakları zaptedilen Karamanoğlu Mehmet’e, Timurlenk tarafından toprakları geri iade ediliyor (1414). Daha sonra Karamanoğlu Mehmet, Efe Hamza’nın topraklarını istila etmek için uğraşır ama buna Efe Hamza izin vermez. Efe Hamza’nın bu başarısından esenlik bulan Yakup Çelebi, Efe Kasabasını ona vakfeder. Bunun üzerine Efe Hamza 1414 yılında buraya yerleşir ve kasabanın adı “Efe” olur.

TARİHSEL GELİŞİM :

Afyon ilinin kültürel geçmişinin MÖ.3000 yıllarına kadar uzandığı sanılmaktadır.Afyon ilinde Hititlerin egemen olduğu dönemde geniş bir kalkınma yaşanmıştır.Daha sonra Helen kültürünün etkisinde kalan il Kale-kent niteliği kazanmıştır.Malazgirt savaşından sonra Afyona gelen Türkler tarım ve hayvancılığın yörede gelişmesini sağladıkları gibi kültürel yaşamı da canlandırmışlardır.

Afyon Merkezi yakınındaki Altıgöz köprüsünün yazıtı,bölgenin 13.yy başlarında,büyük bir olasılıkla 1210 yılından önce Türklerin eline geçtiğini göstermektedir.Bölge bir süre Salihoğullarının egemenliğinde kaldı.1341 yılından sonra akrabalık ilişkileri sonucu Germiyanoğullarının yönetimine geçen kent II.Yakup Bey zamanında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı ülkesine katıldı.Ankara savaşından sonra Timur’un askerlerince tahrip edilen kent yeniden Yakup Bey’in eline geçti.1428 yılında Yakup Bey’in ölümü üzerine bölge kesin olarak Osmanlı egemenliğine girdi.

17.yy.dan itibaren başlayan Celali isyanları bu bölgeyi de etkisi altına aldı.1733 de bir süre Mısırlı İbrahim Paşa’nın eline geçen bölge, Kurtuluş savaşı döneminde bir yıl kadarda Yunan işgali altında  kaldı.Afyon Kurtuluş savaşında Türk askeri harekatının en önemli cephesini oluşturdu.

Afyon Osmanlı yönetim örgütünde Anadolu Eyaletine bağlı bir sancakmerkeziydi.Karahisar-ı Sahib adıyla anılan bu sancağın 16.yy. kayıtlarına göre 8 ilçesi bulunmaktaydı.Kent 1839 da Hüdavendigar adıyla oluşturulan eyaletin içinde sayıldı.Önceleri merkezden atanan sancak tarafından yönetilmekteyken bu son dönemde kaymakamlık,1867 de mutasarraflık olarak yönetim örgütündeki yerini korudu.1922 de ise il oldu.

Efe yerleşmesinin tarihi incelendiğinde ise Afyon ilinin tarihsel gelişimine paralellik gösteren bir yapı ile karşılaşılır.Efe’nin kuruluşu Osmanlı imparatorluğunun yükseliş dönemine rastlar.Bu bölgeyi elinde bulunduran Karamanlılar ordusu,Çelebi Mehmet’in ordusuna yenilince çekilmek zorunda kalmış ve bu yöre olduğu gibi Osmanlı topraklarına katılmıştır. Germiyanoğullarının  Bey’i olan Hamza Bey’de 12 kalesi, 3 büyük şehir ve 1500 süvarisi ile Osmanlı Hükümdarı olan Çelebi Mehmet’e katılmasına karşılık köyün bulunduğu yer Hamza Bey’e vakfedilmiştir.(1414)

Bu yöreye yerleşmiş olan Hamza Bey çevreye getirdiği sukunet ve asayişten dolayı yöre halkı kendisine Efe Sultan Hamza Bey diye hitap etmeye başlamıştır.Köyün adı da bu şekilde konulmuş olup “Efe Sultan Hamza Bey’in Yöresi “şeklinde anılırken,Hamza Bey ölünce türbesi de bu köye yapılmıştır.

Köyün kuruluşundan günümüze kalan herhangi bir kalıntı kalmamakla birlikte,yerleşimin güneydoğusunda bir höyük bulunmaktadır.Ancak tarihi değeri konusunda yapılmış hiçbir arkeolojik çalışma yoktur.Bunun yanında yerleşimin güneyinden eski Roma yolu geçtiğine ilişkin kalıntılar olduğu belirtilmektedir.

1400’lere dayanan tarihi geçmişi olan Efe yerleşmesinin Kurtuluş savaşı döneminde de önemli yeri vardır.Kurtuluş Savaşında ülke savunmasında büyük önemi olan Albay Kazım Bey komutasındaki 8.Tümen Efe’de yerleşmiştir.İlk taarruz da buradan başlamıştır.

Cumhuriyet dönemine kadar ismi Efe Sultan Köyü olan yerleşme Cumhuriyetin ilanından Efeköy adını almıştır.1992 yılında belediye haline getirildikten sonra ismindeki köy bölümü kaldırılarak Efe Belediyesi haline getirilmiştir.

3.        EKONOMİK DURUMU

Kasabanın en önemli geçim kaynağı tarımdır. Güneyinde yeralan ova tarıma elverişlidir. Genelde buğday, arpa, patates,şeker pancarı, ayçiçeği, haşhaş,  yonca,  silajlık mısır vb.yetiştirilir. Ayrıcı halk kendi ihtiyacını karşılamak için patlıcan, biber, fasulye, domates, ıspanak, pırasa, marul vb.gibi sebzeler de yetiştirir. Kasabalı tarım için ihtiyacı olan krediyi, Ziraat Bankası ve kasabada bulunan Tarım Kredi Kooperatifi’nden sağlamaktadır. Efe Kasabası’nda çalışma imkanı pek yoktur. Kasabada kalanlar genellikle çiftçilik ve hayvancılık yapmaktadır.

Kasabanın ekilebilir arazisi 18.000 dekar, ekilemeyen dağlık arazi ise 4.000 dekardır. Kasabada toprağı olmayan aileler azınlıktadır. Kasabaya 1965 yılında kadastro gelmiş olup tüm arazinin ölçümü yapılmış, ve tapusuz arazi kalmamıştır.

4. ULAŞIM

Efe Kasabası Şuhut’a 10 km uzaklıkta olduğundan ulaşım sorunu yoktur. Kasabaya, iki belediye otobüsü ve üç minibüs ulaşımı sağlamaktadır. Kasaba ile ilçe arasındaki yol 1981 yılında asfaltlanmıştır. Ayrıca  Afyon -Konya yoluna 28 km.lik bir yolla bağlanan Efe Afyon’a 30 km.  mesafededir.

5. NÜFUS

Kasabanın nüfusu Adrese dayalı nüfus sayımına göre 1515′dir. Kasabada nüfus azalması, artışa göre biraz daha fazladır. Bunun sebebi:

1)    Kapalı bir ekonominin bulunması,

2)    İş olanaklarının bulunmaması,

Kasabada nüfus planlama çalışmaları sürdürülmekte olmasına karşın, erken evlenmeden kaynaklanan nüfus artışı vardır. Aile başına düşen çocuk sayısı yüksektir.

Kasabada kayıtlı nüfusun yarısına yakın bölümü büyük şehirlerde (İzmir, Afyon Karahisar, İstanbul) ikâmet etmektedir.

6. EĞİTİM DURUMU

Kasabamızda eğitim-öğretim 1926 yılında bir odada, 1929 yılında üç yıllık bir ilkokul olarak toprak örtülü bir binada başlamıştır. Daha sonra 1932 yılında halk tarafından bir okul yapılmıştır. Üçüncü okul ise Demirli Çeşmesi mevkiinde, 1945 yılında devlet tarafından yapılmıştır. Şimdiki bina ise 1976 tarihinden beri eğitim-öğretim çalışmalarında kullanılmaktadır. 1995-1996 öğretim yılında 4 derslikli bir bina daha yapılarak; ilkokul, “ilköğretim okulu” olmuştur.

Okuma yazma bilmeyenlerin sayısı 60 yaşın üstündeki kadınlarda çok görülmektedir. Erkeklerde okuma yazma bilmeyen yok denecek kadar azdır. 1981 yılında başlatılan okuma yazma kursları sonucunda , okuma yazma bilmeyenlerin oranı büyük ölçüde düşmüştür. Kasabada yetişen önemli kişilerden birisi olan avukat Mustafa Akalın, bir dönem millet vekilliği yapmıştır. Kasabada öğretmen okulu mezunu 4 öğretmen, Eğitim Yüksek Okulu ve Eğitim Enstitüsü mezunu 10 öğretmen, l doktor, 2 avukat, 2 mühendis ve iki astsubay kasabanın yetiştirdiği önemli kişilerdir.

8.  SAĞLIK DURUMU

Kasabada 1993 yılında sağlık ocağı kurulmuş olup şu an l Hemşire ile hizmet vermektedir.

9. EV YAPILARI

Kasabada konutlar genellikle tek katlı olup, yığma yapılıdır. Fakat son zamanlarda yapılan evler iki katlı ve kiremit çatılı, lavabo ve tuvaletleri içinde ve depreme dayanıklıdırlar. Kanalizasyon sistemi tamamlanmak üzeredir.

Kasabada her sülalenin birkaç tane misafir odası bulunmaktadır. Kasabaya gelen misafirler burada ağırlanmaktadırlar. Bunun yanında kasabada 2 tanede cami bulunmaktadır.

Kasaba halkı ekmeklerini mahalle fırınlarında pişirirler. Kasabada 10(on) kadar mahalle fırını mevcuttur. Burada “patates-ekmeği” dedikleri büyük somun ekmekler yaparlar.

10. İKLİM

Kasabada İç Anadolu’nun tipik kara iklimi aynen yaşanır. Yazlar kurak ve sıcak, kışlar oldukça soğuk ve yağışlı geçmektedir. Kasaba dağ yamacında olduğundan kış, kasabada, Şuhut’a göre daha fazla hissedilir. Kasaba bitki örtüsü bakımından oldukça fakirdir.

11. HAYVANCILIK

Kasabanın en önemli geçim kaynaklarından biri hayvancılıktır. Beslenen hayvanları tüccara kestirerek gelir sağlarlar.

Kasabada büyükbaş hayvan olarak sığır, binek hayvanı olarak eşek ve at beslenmektedir.

Küçükbaş hayvan olarak koyun ve keçi, kümes hayvanı olarak tavuk, kaz, hindi, ördek ve güvercin beslenmektedir.

12. DİĞER HİZMET DALLARI

Kasabada temel ihtiyaçların karşılanabileceği bakkallar vardır; ancak halk ihtiyaçlarını ilçeden gidermektedir. Ayrıca kasabada birkaç tane kahvehane ve bir tane de berber bulunmaktadır.

13. YAPIM İŞLERİ VE ENDÜSTRİ

Kasabada küçük çapta çalışmakta olan marangoz atölyesi bulunmaktadır. Kasabada endüstri alanında iş alanı yoktur. Bazı aileler mevsimlik olarak dışarıya çalışmaya gitmektedirler.

14. TURİZM

Kasabanın güneydoğusunda bir höyük bulunmaktadır. Bu höyükten bazen yontulmuş taşlar çıkmaktadır. Efe Sultan türbesi çevre köylerden ziyaret edilmektedir.

15. YÖNETiM

Muhtarlar:

1)            Hasan Bacak (l924)

2)            Mehmet Ulusoy( 1925)

3)            İbrahim Akalın (1931 den önce)

4)            HalilArısoy(1931)

5)            Süleyman Pektaş (1932)

6)            HalilArısoy(1934)

7)            Hasan Bacak (1935)

8)            Kamil Akalın (l940)

9)            HasanBorızan(1942)

10)             Ali Akalın (l944)

11)             Mustafa Okka (l950)

12)             HasanBorızan(1951)

13)             Ömer Akalın (l954)

14)             ApilÇetinkaya(1955)

15)             AhmetArslan(1960)

16)             Osman Yıldız (1961) (Okul Müdürü)

17)             Özcan Aksu (1962) (öğretmen)

18)             Ömer Akalın (l962)

19)             Hasan Çetinkaya (1964)

20)             Hüseyin Kale (l968)

21)             Halil Akalın (1973)

22)             İsmail Kale (1977)

23)             Ramazan Çetinkaya (l984)

24)             Kadir Yonca (1989-1992) (Köyün son muhtarı)
Belediye Başkanları:

1)  İbrahim Yazar (1992-1994)

2)          Ömer Akalın   (l994-1999)

3)          Kadir Yonca    (l999-2004)

4)          Kadir Yonca    (2004- 2006)

5)          Hasan ÇETİNKAYA ( 2006 -2009)

6)          Hüseyin AKALIN     (2009-            )

16. AYDINLANMA VE ISINMA

Kasabaya 1972 yılında elektrik gelmiştir. Kasaba halkının çoğu yakacak olarak  odun , kömür kullanılmaktadır. Isınma aracı olarak kovalı soba ve kuzine kullanılmaktadır.

17. BESLENME

Dengeli beslenme alışkanlığı vardır. Temel besin maddelerinin başında patates, et, süt, yumurta, yoğurt ve peynir gelir. Sebze ve meyve çok tüketilir.

Çok sevilen yöresel yemekleri,Efe’ye özgü mayasız haşhaşlı hamursu adı verilen bir çeşit ekmek,  bükme, katmer, keşkek, topalak, höşmerim, börek, mantı, çullama, pilav, yaprak sarması, sütlaç, bamya, arabaşı, borana,Sakala Çarpan çorbası, ev kadayıfı ,sebze yemekleri ve eriştedir.

Yemeklerini yer sofrasında ve aynı tabaktan yerler.

Yapılan Aramalar:

  • afyon suhut efe kasabası (26)
  • efebelediyesi (22)
  • efe belediyesi (17)
  • şuhut efe köyü (16)
  • efekoyu tarihi (11)
  • efe belediyesi başkanı kadir yonca resimleri (10)
  • efesultan (1)