Şuhut Anayurt Gazetesi

Çiftçinin Sesi

Çiftçinin Sesi
388 views
10 Temmuz 2024 - 17:00

“ Zirai Don “ dan zarar gören bölgemiz çiftçisi , zararın ne kadar büyük olduğunu arpa ve buğday hasadından sonra anladı . Önce patates , fasulye , bezelyede görülen “ zirai don “ zararı , esas darbeyi arpa ve buğdayda yapmış , verimler dörtte bir oranına kadar düştü . Bu arada “ trips “ denen zararlı böcekte hasar yapmış .​
Böyle doğal afetlerde ilk akla gelen “ borç ertele “ olur . O da ne , borç ertelemelerin içi boşaltılmış , İlçe Tarım Müdürlüğünün tuttuğu raporda sadece patates zararı tesbit edilmiş , onu da %10 göstermişler , tarla “ Tarsim Sigorta “ olacak , sigorta yoksa boşuna ugraşma . Velhasıl borç erteleme olması mümkün değil . Bir de borç erteleme faizinde sübvansiyon yok , cari faiz % 60- 65 .​TMO bu yıl şaşırtmaya devam ediyor . Geçen yıl Şuhut’ta alımlardan çok memnunduk . Bu yıl fiyatları düşük tutuyorlar 9.25 TL açıklanan ekmeklik buğdaya şu ana kadar en fazla verdikleri fiyat 8,75 TL , geçen yıl ödemeler 30 günde yapılıyordu , bu yıl 45 güne çıkarmışlar . Bu durumda fazla rağbet de yok . TMO nun Atlıhisar alım merkezinde in cin top atıyor , kimseler yoktu .​
Türkiye normal bir kanun devleti olmadığı için , bazı işleri yapmak için siyasilerin dokunması gerekir . Bu yıl o siyasi dokunuş malesef yok . Bu siyasi dokunuş iktidardan olması gerekir , diğerlerini dinleyen yok zaten . Geçen yıl TMO nun güzel çalışmasında İbrahim Eroğlu’nun emeği çoktur, hakkını teslim edelim. ​Geçen hafta Şuhut Devlet Hastanesinde bir olaya şahit oldum . Bir vatandaş poliklinik muayenesi için vezneye geldiğinde ( muhtemelen SGK prim borcundan dolayı) ödeme yapmak için kredi kartı ile ödeme yapabilirmiyim dedi . Kredi kartı ile işlem yapmıyoruz , bizde yok . Halbuki diğer hastanelerde var , onlarda olan neden bizde yok , vatandaşın cebinde her zaman parası olmayabilir . Sorumlu bir vatandaş olarak bu duruma müdahele etmek istedim . Hastanenin yöneticilerin bulunduğu ikinci kata çıktım. Kapıdaki nöbetçi haklı olarak kiminle görüşeceksin dedi . Ben de yetkili birisi ile dedim . Hastane müdürünü telefonla aradı . Ahmet Aytekin geldi , sizinle görüşecekmiş dedi . Telefonda duyulacak şekilde , hangi konuda , ne görüşecekmiş deyince , inanın ben çok sinirlendim , görüşmeden orayı terk ettim . Bunda ne var diyenler olabilir . Yönetici pozisyonunda olanların psikolojisi böyle , bu olmaz , böyle başarıyı yakalayamayız . Görüşmeye gelen kişi oraya keyfinden gelmez , dinleyeceksin , dinleyeceksin , dinleyeceksin . Ne demek ne görüşecekmiş .​
Diğer bir garabet ise o hasta sıgınmacı olsaydı , hiç para tura ödemeden muayenesini “ öncelikli hasta “ olur , ilaçlarını da bedava alırdı . Ne demiş şair “ öz yurdumda garip , öz yurdumda parya “ anlayana .​
Doğal afetlerden uzak , bol ve bereketli kazançlar dilerim.