İSLAM VE HAYAT

İSLAM VE HAYAT
BİR AYET MEALİ
Ey İnsanlar; Yeryüzündeki şeylerden helal, temiz olanlarını yiyiniz ve şeytanın adımlarına tabi olmayınız. Şüphe yok ki Şeytan sizin için apaçık bir düşmandır. (Ey İnsanlar Allah’ın yeryüzündeki nimetlerinden helal, temiz ve lezzetli olanları yiyin) Şeytan Allah’ın haram kıldığını helal, helal kıldığını haram yapmanız için bütün gücünü kullanır. Sakın O’nun vesvese ve hileleri ile insanı aldatmak için kurmuş olduğu tuzaklara ve davet ettiği yollara uymayın, Dikkatli olun! O sizin apaçık düşmanınızdır. Aksi takdirde Allah’ın azabına uğrarsınız. Bakara 168.Ayet
BİR HADİS MEALİ
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki;
Sizi yönetenlerin en hayırlıları O Kimseler ki, sizler onları seversiniz Onlarda sizleri severler. Lehlerine hayırlı dualar edersiniz. Sizi yönetenlerin en kötüsü ise O Kimseler ki; Siz onlardan hoşnut değilsinizdir. Onlarda sizden hoşnut değildirler. Siz onlara Beddua ve lanet edersiniz, Onlarda size lanet eder. TİRMİZİ

GÜZEL BİR SÖZ
Her derdin bir devası vardır Fakat Ahlaksızlığı iyi edecek bir ilaç yoktur.
HZ.ALİ
ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMAN MIYIZ?
Cenab-ı hakka zerreler adedince, yıldızlar adedince, denizdeki dalgalar adedince şükür olsun ki bizi insan olarak yarattı.
Zira bizi bir hayvan, bir taş olarak da yaratabilirdi. Elhamdülillah bundan da ötesi Müslüman olarak yarattı. Maalesef böyle Müslüman doğup, Müslüman olduğunun farkında olup dinin gereklerini yerine getirmemek ne acıdır.
Fussilet suresinde geçen bir Ayet-i Kerime de Kur’an-ı Kerim hakkında şöyle buyrulmaktadır ”O, inananlar için bir doğruya iletici ve bir şifadır.”
Kendi zevkleri, idealleri için her türlü kitaba vakit ayırıp evlerinde her türlü kitabı bulunduran, kendi dininin kitabına evlerinde yer ayırmayan ya da evlerinde bulunsun deyipte kitabımız Kur’anı okumaya ve anlamaya vakit ayırmayanlar, bulundukları ikilemin bir göstergesi değilmidir?
Hep huzursuzdurlar çünkü Müslüman olduklarının farkında olup dilleri ile itiraf edemeselerde, bu din için yapmaları öğrenmeleri gereken şeyler olduğunu bilip yapmadıkları için hep tedirgindirler. Ölümün çok yakın olduğunu bazı hazırlıkların yapılması gerektiğini biliyorlar. Ama o hazırlıkları yapmaya, Elhamdülillah müslümanız dan öteye geçmeye korkuyorlar.. Korktukları gerçek müslümanlığın, nasıl olduğunu öğrenip uygulamaya başlasalar, abdest alıp namaz kılmanın ,oruç tutmanın, yaratıcısına bu kadar yakın olmanın hazzına ulaşsalar, içlerindeki boşluğun kaybolacağını bir idrak edebilseler, bir saniye bile vakit kaybetmeyeceklerdir.
Peki bunları uygulayınca sıkıntı olmayacak mı? Tabiki olacak, Kuran’a göre yaşayan, mülümanlığı müslüman gibi yaşayan insanların, sıkıntılara, sorunlara yaklaşımı daha farklı olacaktır. Her şeyin Allah’tan geldiğini bilip kabul edecek, TEVEKKELTÜ ALELLAH deyip şükredecek, dua edecektir.
Dünya hayatının gelip geçici olduğunu, ahiret hayatının ebedi olduğunu öğrenecek ve bu inananların en büyük yardımcısı olacaktır.
RAMAZAN AKDAĞ
Balçıkhisar Kasabası
Kubbeli Camii
Müezzin Kayyımı

ANNE OLARAK KADININ DEĞERİ

Muhterem Kardeşlerim!
Kur’an-ı Kerimde Kadının değerini anlatan bazı ayetler şöyledir.
” Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine “Öf!” bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle. Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!” diyerek dua et.” (Isra Suresi, 23-24)

” Biz insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. Önce bana, sonra da ana-babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur.” (Lokman Suresi, 14)

“Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Taşınması ile sütten kesilmesi, otuz ay sürer. Nihayet insan, güçlü çağına erip kırk yaşına varınca der ki: Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et …” (Ahkaf Suresi, 15)

Bir gün Resulullah’a bir kimse gelir ve sorar:
- Benim kendisine hizmet ve ülfet etmeme, insanlar içinde en layık ve en haklı olan kimdir? Resulullah efendimiz:
- Anandır.
- Sonra kimdir?
- Sonra anandır.
- Sonra kimdir?
- Sonra anandır, buyurdular. O zat gene :
- sonra kimdir, deyince Peygamber Efendimiz buyururlar:
- Sonra babandır.
Bu hadiste, anaya ihsanın üç kere tekrar olunması, ananın evlat üzerinde, babanın üç misli iyilik ve ihsan hakkı olduğunu ifade eder. Bunlar, hamilelik yorgunluğu, doğurma eziyeti ve emzirmeye karşı sayılabilinir.
Anne’ye günah olan bir şeyi emretmedikçe itaat etmek vaciptir. Hatta onun iznini almadan gönüllü olarak cihada katılmak bile caiz değildir. Hatta Resulullah bu durumda olanları geri çevirmiş izin almalarını istemiştir.
Oğul nafile namaz kılarken, annesi kendisine seslense, ona eziyet vermemek için namazı bozması gerekir. Hatta bazı Şafii alimleri, farz olsun nafile olsun mutlaka namazı bozmak gerektiğini genel bir kaide olarak kabul etmişlerdir.
Ebu Hureyre’nin annesine bağlılığı ve ondan hiç ayrılmaması sebebi ile annesi vefat edinceye kadar hac etmediği bir ibret vesikasıdır.
İslam’a göre, ana kafir olsa bile, mümin olan evladının iman ve itikadına ilişmedikçe, ona ihasan ve güzellikle muamele etmesi evladı üzerine vaciptir.
Nitekim, Hz.Ebubekir r.a. kızı Hz.Esma’ya müşrike olan annesi Kuteyle ziyarete gelmişti. Ona ikram edip etmeme husususnda tereddüte düşen Hz.Esma r.a. durumu Resulullah’tan sormuş. O’da “Evet, anana sıla ve iltifat et” diye buyurmuşlardı.
Anne hukukunun önemi hakkında en önemli hadis-i şerif şüphesiz şudur:
“CENNET ANNELERİN AYAKLARI ALTINDADIR.”
İşte bütün bu ayet ve hadislerden anlaşılacağı üzere, İslamiyet anne olmak haysiyetiyle kadına en büyük, en muhterem bir mevkii vermiştir.
Kaynaklar:
1)Kuran-ı Kerim Meali 2)Müslim

Ülker CACI
Merkez Bademlik Kur’an Kursu Öğreticisi

MÜFTÜLÜĞÜMÜZDEN HABERLER

1-Müftülüğümüz personelinden Merkez Kız Kur’an Kursu Öğreticisi Emine TÜRE’ nin eşi İsmail TÜRE 11.01.2012 Çarşamba günü hakkın rahmetine kavuşmuştur.
Merhuma Allah’ tan rahmet yakınlarına ve tüm dostlarına baş sağlığı dileriz.
2-İlçe Müftümüz Kazım GÜZEL’ in öncülüğünde haftanın Cumartesi günü Merkez Kur’an Kursu Camisinde kılınan sabah namazını müteakip “Sabah Çorbası” ikramı yapılmaktadır.Yapılan bu organizasyona tüm halkımız davetlidir.
3-2012 yılı başından itibaren yine Müftülüğümüzce Merkez Ulu Camide her gün öğle namazından önce görevli personelce halkımızı aydınlatmak amacıyla merkezi vaaz programı icra edilmektedir.
4-Müftülüğümüzce Cuma Namazlarına katılmalarına yönelik kadınlara merkez de bulunan Merkez Site Camii, Yeşil Camii, Sandıktaş Camii, Bademlik Camii, Kur’an Kursu Camii ve Sandıktaş Camii olmak üzere 6 camimiz hazırlanmıştır. Bu camilerde kadınlarımız Cuma namazlarına iştirak etmektedirler.

Müftülük Yayın Kurulu:
Kazım GÜZEL (Başkan)
Cevdet KARAKAYA (Sekreter)
Nurettin ÖZDEMİR (Koordinatör)

Etiketler: , , , , , , , , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz