2013′ün ‘en’leri…

hsyn225 yılı bu çarşının içinde geçmiş, çıraklığını; kalfalığını ben görmedim ama ustalık ve usta öğreticilik yaptığını biliyorum… Esnaflığın her türlü ezasını cefasını küçük yaşlarından itibaren çekmeye başladığına da şüphem yok… Bu 25 yılın son demlerine doğru etrafının teklifiyle oda başkanlığına aday oldu. Seçim dönemi geldi çattı. Önce ciddiye alan olmadı, ama baktılar ki pabuç pahalı başladılar karalamaya… Efendim toydur, buna kim oy verir? Şöyledir böyledir… Fakat nafile esnaf kararını verdi… “Beni sen temsil et” diyen çoğunluk Ali Altan’ı, nam-ı diğer ‘çamır’ın Ali’yi ve beraberindekileri Şuhut Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın başına geçirdi…

Şimdi Altan’ın 4 yılına kısaca bir göz atalım;

Şuhut Esnaf ve Sanatkârlar Odası, bizzat başkanın sıcakkanlı ve yakın tavrı sayesinde a’dan z’ye tüm kamu kurum ve kuruluşları ile iyi ilişki kurmayı başardı.

Esnafın hiçbir problemine kayıtsız kalmadı. Birileri gibi gazeteciyi görüp köşe bucak kaçmadı. Çarşıya hırsız dadandı, çıktı basın açıklaması yaptı. “MOBESE ne âlemde?” diye sordu. Sırf bunu sordu diye birileriyle arası açıldı… Aldırmadı…

Hamam kapandı dedik, yok mu duyan gören? Dedik. Alakası yoktu, ama sırf kimse konuyu üstlenmediği için sahip çıktı. Esnaf adına sahip çıktı, Şuhutlu adına sahip çıktı. Vatandaşın talebidir dedi, açıklama yaptı… Altını çizmekte fayda var, konu ile ilgili ilçemizden sesi çıkan tek sivil toplum örgütü Esnaf Odası’ydı, Oda’nın yönetimi ve başkanıydı… Bugün hamam yapılıyorsa bunda Ali Altan’ın da payı vardır. Nasıl mı? Kamuoyu oluşmasına katkı sağlayarak tabiî ki… Tabi kamuoyunun sesine kulak veren, Şuhut’un siyaset üstü abide şahsiyeti Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nu unutamayız.

Daha önce viraneyi andıran Esnaf Odası Hizmet Binası’nı, saygın bir banka şubesine dönüştürdü. Hem de bunu Oda’nın kasasından 5 kuruş çıkarmadan yaptı.

Sicil kaydı, sicil yenileme ve sicil aidatı ödeme gibi işlemler için Afyonkarahisar yolunu aşındırmanız gerekiyordu, gitti, görüştü, bu işlemlerin Şuhut’ta yapılabilmesinin yasal prosedürünü yerine getirdi. Ufak tefek icraat gibi görünüyor olabilir, ama bunu birde kepengi indirip bu hizmetler için 30 kilometre git-gel yapanlara sormalı…

Benim şuan anımsamadığım farklı hizmetlerde artık burada veriliyor,  onu da Ali Altan kendisi anlatsın… Ben bildiğim kadarını anlatacağım, neticede Altan’ın avukatı değilim.

Sayısını anımsamadığım fakat hafızamda kaldığı kadarıyla, “elektrik, elektronik, oto elektrik, mobilya, metal” gibi konularda İstanbul’da ki birçok fuara esnafın katılımını sağladı… Hem de esnafın cebinden kuruş harcatmadan… Bildiğim kadarıyla bu fuar organizasyonlarının yol maliyetinin ciddi bir kısmını TÜYAP’tan karşıladı… Yani Oda bütçesini olabildiğince az kullanarak, yani Beyt-ül Mal’ı gözeterek… O zamana kadar değil İstanbul’a Konya’ya fuara, bizim Oda’nın esnafı toplayıp köprübaşı kahvesine çay içmeye götürmüşlüğü bile yoktu.

Odamız’ın bir web sitesi olsun istedi, duyuruları, haberleri oradan paylaşayım dedi, seçim öncesi vaat etti onu da yaptı. Bugün belki pek bilinmez ama esnaf odamızın bir web sitesi mevcut. Yine hatırlatmak gerekirse bu hizmeti de ücretsiz yaptı. Siteye Şuhut Anayurt Gazetesi’ni, yani bizi sponsor etti. Ufak tefek maliyetini biz karşıladık, o zaman bizimle çalışan Selçuk Çatalkaya’da hazırladı. Eline emeğine sağlık.

Bunların hepsini geçelim, Şuhut Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Ali Altan’ın en önemli icraatına… Kiraların haddini aştığı bir devirde, millet dükkân sıkıntısı çekerken yıllardır öylesine yatan milli servet, merhum Ercan abinin işlettiği Köşk Bilardo’dan ötürü ‘köşk’ diye bilinen, aslında gözümüzün önünde olan ama görmediğimiz, o metruk, o bahtsız iş yerini (Hükümet Konağı karşısı 2. kat) yönetim kurulu kararıyla ihaleye verdi. Şimdi kirası tıkır tıkır Esnaf Odası hesabına yatıyor… Üstelik o harabenin yerini pırıl pırıl bir iş yeri aldı. Camından, sıvasına kadar her türlü eksiği-gediği kiralayan iş adamınca yaptırıldı. Şimdi sürücü kursu olarak hizmet veriyor… Altan’ın adaylığı sürecinde ‘şöyledir-böyledir’ diyenler şimdilerde yeniden peydahlanmaya başladılar… Ben seçimden sonra Ali Altan’ı kendi çapımda ‘yılın umulmayıp baş yaranı’ seçmiştim, bunu seçilmesine ihtimal verilmeyipte kazandığı, sürpriz yaptığı için yazmıştım. Teşbihte hata olmaz derler ya aynen öyle, ben bu kadar icraatı Altan’dan beklemezdim. Eee ne demişler? Ummadığın taş baş yarar…

 

2014’e girmek üzereyiz… Daha önce kaleme almıştık, okuyanlar hatırlayacaktır. 2013’ün ilk ve son yazısı olarak 2013’ün enlerini yazmak istiyorum.

 

İşte Yılın Enleri

Trajiği

Atlıhisar, Balçıkhisar, Efe, Karacaaören ve Kayabelen Belediyeleri (kapatıldıkları için)

 

Sinada Dergisi (Hasan Başdemir sağolsun)

Teşkilatçısı

Ak Parti Şuhut Gençlik Kolları (Ak Parti’nin ilçe binasını karanlıkta bırakmadıkları için. Bu birazda diğer gençlik örgütlenmelerine eleştiridir.)

İyi ki varsın’ı

Prof. Dr. Veysel Eroğlu (Anlatmaya gerek var mı?)

Büyükelçisi

Mehmet Şenbabaoğlu (Ankara’da tek başına Şuhut İrtibat Bürosu vazifesini gördüğü için)

Esnafı

İsmail Ünal (Ünal Ayakkabı) sevecen tavrı ve güler yüzü ile alaveresi sağlam olduğu için)

Abisi

Akif Arısoy (cemaat spor formasını hakkıyla terlettiği için)

Üstünkörü

Şuhut Belediyesi Web Sitesi (Şuhut Belediye Başkanı Recep Bozkurt adına Kurban Bayramı’nda Ramazan Bayramı tebrik mesajı yayınladığı için ve hala düzeltme yapılmadığı için ( Bkz: http://suhut.bel.tr/basakn-bozkurtun-kurban-bayrami-mesaji/ )

Özleneni

Şefik Köksal (Olsaydın da soda ısmarlasaydım)

Üzeni

Halil Yılmaz (Genç yaşta aramızdan ayrıldığı için)

Nihayet’i

Ulu Camii ve Hamam (Uzun uğraşlardan sonra restorasyonu başladığı için)

Hatibi

Mevlit Can (Müthiş bir hafıza ve müthiş bir diksiyona sahip olduğu için)

Babacanı

Emniyet Amiri Adem Açar (Hulusi Kentmen Yeşilçam filmlerinde canlandırdığı babacan emniyet müdürü imajını kendisinde gördüğüm için)

İş adamı

Mikail Güneri (Hiçbir avantajı olmadığı halde ilçemize kimyasal üreten bir tesis kurduğu için)

Süvarisi

Nuri Oynağanlı (Kırat akımında Süleyman Demirel ekolünü devam ettirebilen tek isim olduğu için. Özellikle adaylığı ile ilgili sorulara evet demediği ama hayır da demediği için. Bu bana Demirel’in Yunanistanla yoğun rekabet yaşadığımız sıralarda o konuya ilişkin gazetecilerin yönelttiği soruya verdiği ustaca cevabı hatırlatıyor. Ne demişti Demirel; “Şimdi Ege bir Yunan gölü değildir. Ege bir Türk Gölü de değildir. binaenaleyh ege bir göl değildir.”)

Kiziroğlu Mustafa Bey’i

Nejdet Özsoy (Bir hışımla gelip geçtiği için)

Rehberi

Nurettin Yazıcı (Atatürk Evi’ni, Hacı Veli sülalesini ve memleketimizin yakın tarihini iyi bildiği, rehberliği harikularide yaptığı, olayları detayıyla aktardığı için)

Kararlısı

Alper Kürşat Özaşkın (Baş Mahallesi muhtar adaylığında kararlılık göstermesi)

Ordinaryüsü

Necip Şenbabaoğlu (Yaşayan Şuhut tarihi, bilgi ve birikim sahibi olduğu için)

Hareketlisi

Samanlık Kahvesi (Sağcı, solcu veya orta yolcu, 7’den 77’ye her görüşten insanımızın harmanlandığı, kah ateşli seçim tartışmalarına meydanlık ettiği, kah neşeli seçim çalışmalarının odağı olduğu için)

E-Sosyal’i

Recep Bozkurt (Seçim çalışmalarının adına ait sosyal medya hesabından paylaşıldığı, interneti en aktif kullanan siyasetçilerden biri olduğu için)

Yıkanı

Hasan Emre Arıçelik (Genç yaşta vefaat ederek aramızdan ayrıldığı için)

 

“2013 yılının En’leri” olabildiğince objektif ve halkın fikirleri baz alınarak herhangi bir alfabetik sıralama gözetilmeksizin gelişigüzel yazılmıştır. Adı geçenlerin anlayışına sığınarak; sürç-ü lisan olmuşsa affola… 

Etiketler: ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz