Afyonkarahisar Ali Çetinkaya’ya sahip çıkmadı

Nereye Gidiyoruz.

 

Seyit Rıza ve Ali Çetinkaya.

son günlerin en çok bahsedilen iki ismi…

Önce ilkinden başlayalım, Seyit Rıza sadece Türkiye Cumhuriyeti’ne değil Osmanlı Devleti’ne de isyan etmiş bir kişi, tabiri caizse ”devleti takmayan”  kural-kanun tanımayan, vergi ödemeyen, askerliğe karşı bir derebeyi. Geçimini vurgunculuk eşkıyalıkla sağlayan Seyit Rıza ve ekibi, Tunceli’ye komşu vilayetleri haraca bağlayınca Devlet-i Al-i Osmani duruma daha fazla seyirci kalamıyor ve üzerine asker yolluyor. Lakin eşkıya baskın çıkıyor. Tunceli’nin zor coğrafi şartlarında 20.000 Osmanlı askeri bu çetelerle baş edemiyor ve yeniliyor. Sonunda Devlet bakıyor olacak gibi değil. Seyit Rıza’nın idam fermanını iptal ediyor ve Dersim’den çekiliyor. Cumhuriyet Türkiyesi’nde de aynı serkeşlik ve başıbozukluk devam edince o acı olaylar yaşanıyor. Devlet yaklaşık 4 yıl bölgede eşkiyalığın kökünü kazımaya çalışırken pek çok acı olay meydana geliyor…

 

Bugün Tunceli şehir merkezinde Seyit Rıza’nın heykeli var. Adına toplantılar, anma etkinlikleri, törenler ve hatta yarışmalar düzenleniyor. En son geçen hafta 6 bin kişilik mitingle anıldı Seyit Rıza…. 73 milyonun Başbakanı olanlardan ötürü özür bile diledi. Bütün olanları bir partiye fatura ederek bir taşla birkaç kuş vurmayı denedi. 2011 Türkiyesi’nde olan olaylar 50 yıl sonra devlete mi? yoksa bir partiye mi fatura edilir acaba?

 

Ali Çetinkaya’yı tanıtmama gerek var mı? Ayvalıkta düşmana ilk kurşunu sıkıp Milli Mücadeleyi başlatan Ali Çetinkaya, ülke düşman işgalinden kurtulduktan sonra İstiklal Mahkemesi Başkanlığı, milletvekilliği ve bakanlık yaptı. Afyon’a çok değerli hizmetlerde bulundu. O’nun adını Afyon’un her yerinde görmek mümkündür. Sayın Başbakan’ın o “meşhur” toplantıda merhum Necip Fazıl’ın ‘Son Devrin Din Mazlumları” adlı eserinden alıntılar yaparak Dersim olaylarını anlatması gerçekten trajikti. Necip Fazıl Kısakürek benim için Türkçe’nin en büyük üç şairinden biridir. (Diğerleri, Yahya Kemal ve Sezai Karakoç) ama Necip Fazıl’ın ideolojik yönünü her zaman tartışırım. Bu benim şahsi görüşümdür. Zaten fikri, şiiri kadar etkili olamamıştır. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın O’nu anlatan nefis bir ifadesi vardır: “Bu dünyada bir kişi hiç birşey okumadan DEHA olmaya kalkıştı ve başaramadı” diye anlatır Üstadı.

 

Bir şairin kitabından tarihi hükümler çıkarmak ne kadar doğrudur? Hele bir Milli Mücadele kahramanına “Kel Ali” diye hitap etmek ne kadar yakışık alır? İstiklal Mahkemeleri’ni tartışmak bu yazının amacı değildir. O mahkemelerin mükemmel olduğunu kimse iddia etmiyor. Peki bugünkü mahkemeler – yargılamalar pek mi adil?  4-5 yıl ceza evinde suçunun ne olduğunu bilmeden insanları yatırmak yakışıyor mu 2011 Türkiyesi’ne? Necip Fazıl’ın varisi olduğunu söyleyen Salih Mirzabeyoğlu neredeyse 20 yıldır içerde. Peki bu adamın suçu ne?  Adam mı öldürmüş?  Necip Fazıl’ın  takipçisi olduğunu iddia eden bugünkü iktidar sahipleri neden ilgilenmezler bu adamcağızla? Naylon fatura kesene, hayali ihracat  yapana, tecavüzcüye, arkadaşını öldürüp evinin altına gömen ve huzur içinde aynı evde yaşayan hizbullahçıya, pkk’lıya af var ama Salih Mirzabeyoğluna yok!

 

Yazımın uzadığının farkındayım. Ali Çetinkaya’ya sağdan soldan o kadar saldırı var. Ama ömrünü verdiği AFYON’dan tık yok! Ne Belediye Reisi, Ne halk, ne sivil toplum kuruluşları bu hakaretlere dur diyemiyor. Tabi kabahat onlarda değil Ali Çetinkaya’da… Ne diye düşmanla savaşıyorsun ki? Bak Seyit Rıza eşkıyası iade-i itibar oldu bile. Yarın Apo’dan aynı şekilde özür dilenmez umarım. Eğer bir millet, kahramanlarını sorgulamaya başlarsa bu işin sonu gelmiş, kolektif şuur devreden çıkmış demektir. En çok sevdiğimiz padişahlardan Fatih Sultan Mehmet’e ‘kardeş katline’ izin verdiği için kızacak mıyız?

 

Devlete isyan ederek binlerce insanın, askerin, öğretmenin ölümüne neden olan Seyit Rıza’ya Tunceli halkı sahip çıktı. Ama ömrünü Türkiye Cumhuriyeti’ne ve özellikle Afyon’a adayan Ali Çetinkaya’ya  ( ne acıdır ki ) bizler sahip çıkamadık.

 

Şairin dediği gibi

”Sizin oralarda hiç mi insafın, vefanın adı yok?”

Ustahasanoğlu

 

 

Organize Sanayi Bölgesi hakkında birkaç söz .

Toprağa ektiğimiz minicik bir tohumun yıllar sonra koskoca bir ağaca dönüşeceğini ilk başta hayal bile edemezsiniz. Bir kartopunun zirvelerden dağ eteklerine inerken bir ÇIĞA dönüşmesi ne kadar anlamlıdır değil mi?

 

Demek ki her şey küçük bir noktadan başlıyor. Bu başlangıç -çapı ne olursa olsun- çok önemlidir. Bildiğiniz gibi Şuhut Organize Sanayi Bölgesi’nde çok güzel gelişmeler yaşanır. Şu ana kadar 8 firma yatırım için başvuruda bulunmuş ve ardından bu firmalara arsa tahsisi yapılmış. Önümüzdeki günlerde başvuruların daha da artacağını söylemek hata olmaz. Devlet buralara büyük önem veriyor. 21.yüzyılın gereklerine uygun, modern, çevre temizliğine önem veren doğayı kirletmeyen, çalışanların sağlıklı bir şekilde üretim yapabilecekleri, altyapısı devlet tarafından yapılmış kaliteli mekanlar olacak. Emirdağ Organize Sanayi Bölgesi çok başarılı bir tanıtım yaparak ÜLKER firmasının ilçelerine büyük bir yatırım yapmasını sağladı. Tahminime göre bu operasyonda şahsi ilişkiler önemli rol oynadı. Emirdağ-Eskişehir-Belçika sacayağını akıldan çıkarmamak gerek. Peki Şuhut böyle bir şeyi başarabilir.mi? Bakanımız Veysel Eroğlu benzeri bir çalışma yapıp Türk-İş ve Sanayi Dünyasından ilçemize bir tesis kazandırabilir mi? Gerçi Orman ve Su İşleri Bakanlığı daha çok inşaat firmalarının haşır neşir olduğu bir bakanlık ama sayın Bakan’ın İSKİ’de başlayan, DSİ ve nihayetinde Bakanlık görevi ile devam eden hizmet destanı pekala Şuhut’a ciddi bir yatırım getirir diye düşünüyoruz. Tabi her şey dostluk-arkadaşlık ilişkisi ile halledilmez. Hiçbir yatırımcı bir başkasının hatırına trilyonlarını toprağa gömmez. Ama mantıklı, verimli, uzun vadeli ve yöremizin dokusuna uygun yatırım alanları belirlenir ve muhatapları ikna edilirse neden olmasın ki?

 

Anlayacağınız Bakan beye bu konuda çok fazla yük yüklemek yanlış olacaktır. Asıl gayret göstermesi gereken bizler yani Şuhutlularız. Atatürk’ün dediği gibi “Türk Milleti’nin istikbalini yine Türk Milleti’nin azmi ve kararı kurtaracaktır.” Bakan bey tıkanan noktalarda yardımcı olacaktır. Ama elini taşın altına koyacak olan bizleriz. Bakan beyin varlığı bizler için büyük motivasyon kaynağı olacaktır. Gerek ilçede yaşayan gerekse yurdun dört bir yanına dağılmış Şuhutlular inşallah organize sanayi bölgesini ayağa kaldıracaktır.

 

İzmir’de uzun yıllar sanayicilik yapmış çok değerli işadamı Hacıveliler’den Melih Gürsoy, Adana’da kurduğu ULUSOY iplik Fabrikası ile adını bütün Türkiye’ye duyuran Veli Ulusoy, İstanbul’da tekstil dünyasına yön verecek noktaya gelen Ali Orhan, Hulusi Gürsoy, Mehmet Şen, Afyon’un yüz akı  PARK Hastanesinin Kurucusu  ve Sahibi Dr. Mustafa Enis Arabacı, Süleyman Çiftçi, Üçler – Çetingül Kardeşler, DANET, Kule Kardeşler…  Adlarını yazsak belki sayfalar sürecek kadar çok hemşehrimiz canla başla üretiyor, istihdam meydana getiriyor. Şuhut Organize Sanayi Bölgesi sizleri bekliyor.  Şunu unutmayın; “her fabrika işsizliği önler, göçü durdurur, huzur getirir.”

 

Usta Hasanoğlu

 

 

Şuhut’ta Sanayi

 

Şuhut’ta ne geçmişte, ne de bugün büyük sanayi kuruluşları olmadı. Afyon’a yakın olmanın dezavantajını yaşadık yıllar boyu. Kendi ihtiyacımızı kendimiz üreteceğimize Afyon’dan karşıladık. Eskiden ilkel şekilde çalışan birkaç yağhane ve un değirmeni vardı. 1970′lerin başında ise Sazanlar’ın ve Tobiler’in yağ fabrikası ile Saçaklılar’ın Un Fabrikası kuruldu.  Bu işletmeler de küçük birer imalathaneydi. 3-5 kişi çalışırdı.

Tarım ve Hayvancılıkla geçinen halkımız için “sanayi” 1980′lerde bilinmeye başladı. Kule Kardeşler, Hacı Kınioğlu, DANET, H.Hüseyin Kamit, Yaylalı Kardeşler ilçemiz adına güzel yatırımlara imza attılar. İnşallah yeni organize sanayi bölgemiz birbirinden büyük ve önemli işletmelerle halkımıza iş ve ekmek verecek.

Yapılan Aramalar:

  • Afypn şuhut un fabrikası (1)
Etiketler: , , , , , , , , , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz