AKALIN’IN KALEMİNDEN ŞUHUT-AFYON SEYAHATİ

YOLCULAR MAĞDUR EDİLİYOR,

BAS KONUŞLAR RAHATSIZLIK YARATIYOR…

 

Gerek gazetemize gelerek derdini anlatan gerekse telefonla arayıp taşımacılıkla ilgili sıkıntılarını dile getiren vatandaşlarımızdan gelen şikâyetler üzerine bu yazıyı yazıyorum.

 

HABİB AKALIN şuhutBilindiği üzere Şuhut’un taşımacılık görevini Şuhut Bel. Taşımacılık Ltd. Şti. ve Keşgekçiler Taşımacılık Ltd. Şti isimli taşıma firmaları yapmaktadır. Önceleri Şuhut Belediyesi bu işi tek başına yapıyordu. Sonrasında bir grup girişimcinin iştiraki olan özel taşıma firmasının da Şuhut-Afyonkarahisar arası yolcu taşımaya başlamasıyla (daha sonraları Keşgekçiler Seyahat adını aldılar) rekabet ortamı oluştu. Halk arasında ‘kop’ olarak anılan Keşgekçiler Taşımacılığında varlık göstermesiyle başlayan bu rekabet gün geçtikçe kızıştı. Şuhutlu için bu rekabetten doğan birçok avantajı da beraberinde getirdiğini hepimiz biliyoruz hatta en fazla akıllarda kalan bir ara bilet paralarının 50 Ykr.  (2006) olduğu günleri görmüştük. Bu zaman zarfında gerek Şuhut Belediyesi gerekse ‘kop’ yolcularına en iyi hizmeti verebilmek için büyük gayret gösterdiği günleri de unutmadık. Lakin günümüz koşullarında o hizmet günlerinden bir eser göremiyoruz! Ve bu nedenle konunun taraflarına bazı tespitlerimizi duyurmak istiyoruz.

 

1- YOLCU KAPMA YARIŞLARI: Adeta yarış havasında geçen bu kargaşada araç içersindeki birçok vatandaş mağdur oluyor. Şehir içinde ve dışında trafik açısından risk oluşturabilecek davranışlar sergileniyor. Çok süratli araç kullanılıyor ve birbirileri ile olan yarışta diğer sürücülerin de trafikte ilerlemesini etkileyen manevralar yapılıyor. Bu yolla insanların hayatı tehlikeye atılıyor. Bu durum her iki kuruluşta da halen devam ediyor.

 

2-BAS KONUŞ İŞ GÜZARLIĞI: Gerek belediye gerekse ‘kop’ şoförleri adeta kendilerini şoför değil de istihbarat ajanı zannederek yolcuyu ve yayaları önemsemeden sürekli telsizle konuşuyor. Hatta bazen keyfi konuşmalar, argo kelimeler yahut farklı farklı sesleri de duyuyoruz. Araçlarda bayanların da yolculuk yaptığını unutan ya da aynadan yolcuya hiç bakmadan elindeki telsiz ya da telefonla bas konuş sohbetine argoyla devam edenler var. Yolcular bu durumdan rahatsızlık duyuyor. Bu durum halen ARTARAK VE HADDİNİ AŞARAK DEVAM EDİYOR. Bu konuda belediyenin hakkını yemeyelim, belediyede bas konuş geyiklerine daha az rastlıyoruz.

 

3-AYAKTA YOLCU TAŞIMAK: Şuhut halkının kaderimidir bilinmez yıllardan beri süregelen bir ayakta gidişat vardır. Bu iş belediye tekelindeyken halk sürekli ayakta gidiyordu. Ön cama yapışan öğrencileri hatırlar gibiyim. Belediye de otobüs ve minibüsler komple değişti, ‘kop’ta da öyle ama ayakta seyahat zihniyeti halen değişmedi. Burada kusur sürücülerde olduğu kadar yolcularda da mevcuttur. İşin şakası bir yana tıklım tıklım dolu olan otobüslerde arada sıkışan bayanları görmek benim hiç hoşuma gitmiyor. Şoförler uyarılınca yolcu “BİNMESEYDİN “BEĞENMİYORSAN İN” gibi çok sert tepkiye maruz kalıyor, şoför yer olmadığında duraktan yolcu alamayınca da duraktaki yolcu ya bir belediye veya kop yetkilisine yada mevki sahibi bir tanıdığına ‘şoför durmadı’ şeklinde şikayette bulunuyor. Her 2 tarafta kendince haklı, haksız kim?

Bu durum her iki firmada da halen devam ediyor.

 

indianbus44-GEÇ GELEN ARAÇLAR: Şuhut’tan Afyonkarahisar’a hareketlerde bilindiği üzere sabah ve akşam saatleri iş, okul giriş ve çıkış saatleri olduğu için yolcu kapasiteleri her iki şirketinde yoğun oluyor. Fakat sabah nedense bu dar zamanda yolcular iş, okul ya da hastaneye yetişmek için araç beklerken ne belediye ne de ‘kop’ gelmiyor. Bekliyorsunuz, bekliyorsunuz bir de bakıyorsunuz ikisi birden son sürat geliyor. Hangisine bineceğine anında karar vermeniz lazım çünkü sizi alıp bir sonraki etaba pardon yani durağa hareket etmek isteyen şoförler var. Bu bana biraz F1 yarışlarındaki pit-stop’ları anımsatıyor. Hani yarış arabası pistten çıkarda, pit-stop alanındaki 4-5 kişilik ekip aniden tekerlere yanaşıp değişim yaparlar ya işte öyle… Yolcu otobüse binince ip cambazına döner ya da kırık hava-harmandalı gibi yöresel halk oyunları ekiplerinin hareketlerini anımsatan figürler sergiler. Burada ya yolcular çok yetenekli, ya da yolculara o hareketleri yaptıran şoförler. Bu duruma uzunca bir susuyorum. (Bazen susmak çok şey söylemektir)

 

 

5-MUAVİN (YARDIMCI PERSONEL ) KULLANIMI: Muavin çalıştırıp bir de ona para ödemeyi ‘fuzuli masraf’ gören ‘kop’ otobüs ve minibüslerinde 2. bir personele ihtiyaç duymuyor. Dolayısıyla ücret-bilet işlemlerinde yolcular yolculuk esnasında yine ayağa kalkıp kendileri veriyor, şoför; yol-bas konuş-direksiyon-yolcu denklemine birde bilet-ücret-para üstü paradoksunu ilave ediyor. Yolcu kapma yarışı nedeniyle diken üstünde seyahat yapan yolcular bu paradoksun içinden çıkamıyor. Belediye ise muavin kullanımını sistemli bir şekilde devam ettiriyor. Ama ne hikmettir ki otobüsler yollardan ya da duraklardan çoğu zaman yolcu yerine muavin alıyor. Hatta bazı muavinlerin bir seferde 3-4 otobüse  in-bin yaparak bilet topladıkları biliniyor. Bu durumdan muavinler tepkilerini belli etmeseler bile yolcular kadar onlarında rahatsız olduğunu düşünüyorum. Belediye acilen muavin takviyesi yaparak bu muavin indi bindilerine son vermeli…

 

screenlg56- GERGİNLİK YARATAN ŞÖFÖRLER:  Belediye şoförleri her ne kadar şirket üzerinden maaş alsalar da belediye adına çalıştıkları için kamu çalışanıdırlar. Bu durumu yolcu kapma yarışında meydana gelen gerginliklerde daha sakin tavırlar sergilemek zorunda kalmalarından biliyoruz. Ama kendine hakim olamayan birkaç şoför de yok değil. Burada ‘kop’ bu durumu aşamadı. ‘Kop’ yöneticileri şoförleri frenleyemedi. Şoförlerin bazıları aynı zamanda araçlarında sahibi olduğu için bağlı bulundukları taşımacılık şirketinin adeta “ BEN ARAÇ SAHİBİYİM, KİMSE BANA BİRŞEY DİYEMEZ” anlayışıyla belediyeyle en küçük bir gerginlikte bile uzlaşmaz tavırlar sergiliyorlar. İki taşıma kurumu da gerginliği ve ağızdan çıkan kelimeleri içerdeki yolcuların da işittiğini unutmamalıdır. Çünkü araç içersinde öğrenci bayan yaşlı olabiliyor. Bu durumdan ya da argo sözlerden kimsenin memnun kaldığını söylemek doğru olmaz. Ayrıca düne kadar yolcuyu kazanmak için çalışan ‘kop’ şimdi neden böyle fevri tavırlar sergiliyor bir düşünmek lazım.

 

7-ŞİKÂYET VE ÖNERİLER DİKKATE ALINMIYOR: Halk mağdur kaldığı durumlarda gerek ‘kop’ gerekse belediye, şirketlerinin yetkili taşıma sorumlularına durumlarını arz ettiğinde yapılan uyarıları pek önemsemedikleri sadece ‘usta bir siyasetçi’ edasıyla; ‘yaparız, hallederiz, çözeriz’ sözleriyle geçiştiriyor. Buda halkın belediye ve ‘kop’ yöneticilerine olan güvenini azaltıyor. Halk o makamlarda durumu idare etmeye çalışan bir memur yerine sözünün ağırlığı olan profesyonel yöneticiler arıyor.

 

347789298_9f219f23888- YOLDA İNDİRİLEN -ÇÖKERTİLEN YOLCULAR: Bilindiği üzere tıklım tıklım yolcu alındığını 3. maddede yazmıştık. İlimizin ‘emniyet kemeri’ uygulamasında pilot bölge olduğunu ve emniyet kemeri kullanım oranlarının yüzde 80’lere ulaştığını ve bu konuda Afyonkarahisar Valimiz Sayın İrfan Balkanlıoğlu’nun konuyla yakından ilgilendiği herkesin malumudur. Bu vesileyle ‘emniyet kemeri’nin yanı sıra koltuk sayısından fazla yolcu taşınması hususu da kontrol edilmektedir. Yer yer trafik görevlileri gerek ilçemizde gerekse de ilimizin diğer yerlerinde yapılan uygulamalarla denetim yapmaktadır. İşte bu noktada uygulama noktalarından geçerken otobüs ve minibüslerde ilginç komutlar işitilmektedir. Burada biraz acemi birliklerini anımsıyorum. Bu konulara Yeşilçam’ın efsane ismi Kemal Sunal’ın bir filminde rastlamak mümkün. Filmde olduğu gibi şoför, ayaktaki yolculara ‘çökün-kalkın-ayaktakiler insin-arkayı beşleyelim-abla çocuğu gucağına alıver-abi paraları bi topla’ gibi repliklerle seslenebiliyor. Peki bu cümleleri ayakta giden ve hasta olan bir yaşlı amcaya ya da teyzeye söylemek uygun mudur? Bunu bırakalım taşımacılar düşünsün ve bu medeniyete ne kadar sığıyor vicdanen ölçsün.

 

9- BAGAJDA TAŞINAN YOLCULAR: Otobüslerde karşılaşmadığımız ancak minibüslerin arka kısımları ayakta birilerinin gidebilmesine müsait olduğundan burada da bazen yolcu taşınmaktadır. Arka koltuktaki yolcuların durumdan duyduğu rahatsızlığı bir kenara bırakalım, kapağın açılması tehlikesini göze alan bu arkadaşların bu 30 kilometrelik yol boyunca taşıdıkları sakinliğe hayran olmamak elde değil. İşte Şuhut-Afyonkarahisar arası seyahatlerimde benim gözlemleyebildiklerim bu kadar. En azından şimdilik aklıma bu kadarı geldi. Bu yazıda sırf şoförlere ve idarecilere yüklendiğimin farkındayım ancak seyahat zihniyetimizi şekillendirenler onlar olduğundan sorumluluğun büyük bir kısmı onlara ait. Ancak yolcularında bu sıkıntıların çözümü noktasında eşit düzeyde sorumlulukları var.

Etiketler: , , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz