Bir Şuhut Efsanesi : COP

tarBilim ve teknoloji insanların başını döndürmeye devam ediyor. Dün hayalini kurduğumuz, ”keşke şöyle bir alet,ürün yapılsa” dediğimiz her şey, bir süre sonra kapımızı çalıyor. Dedelerimiz radyonun ”şeytan icadı” olduğunu söylerdi, gün geldi televizyonu tanıdık, bugün ise cep telefonları hem televizyonun hem radyonun işlevini aynı anda görüyor. Hattatlığı, yazıcılığı,katipliği yok eden ”matbaa”, bugün ”dijital” denilen güce karşı koyamıyor. Bize Batıdan 150 yıl sonra gelen ”gazete”, günümüzde çok dişli rakiplerle karşı karşıya. ”İnternet” öyle güçlendi ve yaygınlaştı ki birkaç sene sonra ”basılı yayın” diye bir şey kalmayacak. ”Habertürk Gazetesi” gibi ulusal ölçekli basılı yayın organları artık bayilerde satılmıyor, dijital ortamda yayın hayatına devam ediyorlar. Şimdilerde devlet bir yönetmelik hazırlığında; dijital ortamda yayınlanan gazeteler resmi ilan verecek. Anlaşıldığı üzere basılı gazetelerin ömrü bitmek üzere, artık gazete almak için bayilere, bakkallara gitmeye gerek kalmayacak. Bilgisayarı açtığımız anda gazetemiz karşımızda olacak.
Bütün bunlar yani yaşanan gelişmeler, icatlar, yenilikler; basının önemini ve değerini azaltmıyor. İnsanlık var olduğu müddetçe ”Basın” varlığını sürdürecektir. İnsan ”sosyal bir varlık olduğuna” göre, insanlar birbiriyle konuşan canlılar olduğuna göre ”kitle iletişim araçları” ve özelikle ”Basın” sonsuza kadar yaşayacaktır.
Şuhut’ta gazete çıkarma çalışmaları 1946 yılında yani ‘ilçe merkezi” olduktan sonra başlamıştır. İlk kaymakamımız Fahrettin Zeki Önal’ın teşviki sonucu Şuhut Halkevi üyesi gençlerin ve bazı devlet memurlarının gayreti ile bir girişimde bulunulsa da gazete çıkarılamamıştır. O yıllarda Şuhut Halkevi’nin pek çok sahada faaliyet gösterdiğini, Afyon’da yapılan Halk Oyunları Yarışması’nda Şuhut Halkevi’nin birinci olduğunu, şiir geceleri düzenlendiğini, tiyatro gösterileri yapıldığını hatırlatalım.
Ahmet Ağaca, Sabri Şenbaba ve Nihat Dönmez, 1950′li yıllarda Halis Başol’un ”ŞUHUT” ismiyle bir gazete çıkardığını ancak gazetenin birkaç sayı sonra kapandığını ifade ediyorlar. Hatta Nihat Dönmez, Halis Başol’un ”el pedalı” adı verilen, tablalı mekanik bir baskı makinası olduğunu hatırladığını söylüyor. Halis Başol; Şuhut’un ilk gazete bayisi, ilk beyaz eşya mağazası sahibi, yeniliğe açık,çalışkan, girişimci bir hemşehrimizdi. Başol sonraki yıllarda İstanbul’a taşınacak ve orada vefat edecektir. Demokrat Parti iktidarının yaşandığı 1950-1960 arası başta Afyon merkezde olmak üzere, Bolvadin, Sandıklı ve Dinar’da bir çok yerel gazete yayın hayatına başlamıştır.
27 MAYIS DARBESİ TAŞLARI YERİNDEN OYNATIYOR
1923′de kurulan Türkiye Cumhuriyeti , kuruluşunun 37.yılında bir askeri darbeye maruz kaldı. Sivil yönetim görevden alındı, seçilmiş Başbakan ve iki Bakanı idam edildi. 1961 yılında eski Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün liderliğinde bir koalisyon hükümeti kurularak yönetim- kademeli olarak sivillere devredildi.
27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan askeri darbenin izleri yavaş yavaş silinmekte, sivilleşme adına önemli adımlar atılmaktadır. Yeni Anayasa hazırlanmış ve halk oyuyla kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Kim ne derse desin 1960 Anayasası, bugünkü anayasa ile mukayese kabul etmeyecek kadar özgürlükçü ve demokratik bir anayasadır. Özellikle çalışma hayatı, halkın yönetime katılması, dernekleşme ve BASIN konusunda önemli ilerlemeler içeren, sivil, çoğulcu ve modern bir anayasadır. Ülkemizde basın 1960′lı yıllardan sonra gelişmiş ve rahat bir nefes alabilmiştir. Bir anda Anadoluda yüzlerce mahalli (yerel) gazete yayınlanmaya başlamış, resmi ilan tarifesi getirilerek gazetelerin yaşaması için devlet katkısı sağlanmıştır. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde kümelenmiş büyük gazetelerin hakimiyeti kırılmış, il merkezlerinde yayınlanan ve bir resmi bültenden farkı olmayan gazetelere yeni ve ciddi rakipler gelmiştir. Anadolu Basını (özellikle ilçe gazeteleri) 1960 yılından sonra kendine gelmiş ve yeniden doğmuştur,diyebiliriz.
Yıl 1963…Aslen Afyonkarahisarlı olan ve bir süredir Şuhut’ta dava vekilliği yapan Mehmet Tokman (1920-1994), ilçede hala bir gazete yayınlanmadığını görmüş ve bu eksikliği gidermeyi kafasına koymuştur. Tokman, henüz ortaokul yıllarında iken gazeteciliğe gönül vermiş, Afyon’daki Haber, Sebat, Gençliğin Sesi gibi gazetelerde yazarlık ve muhabirlik yapmıştır. Askerlikten sonra bir süre devlet memurluğu görevinde bulunmuş, amirleri ile geçinemeyip devamlı kavga ettiği için istifa ederek ”Dava Vekili” olmuştur. Afyon’da başladığı dava vekilliğini Şuhut’ta sürdürmüştür. (1950-60′lı yıllarda Şuhut’ta dava vekilliği yaygındı. Hukuk Fakültesi mezunu avukat olmadığından ”savunma görevini” dava vekilleri yerine getirirdi. Necip Şenbaba,Hidayet Yener, İsmet Volkaner, Vasıf Çetin ve Kamil Barutçuoğlu dava vekilliği yapan hemşehrilerimizdi) Mehmet Tokman ilk evliliğini Şuhut’tan yapmıştır. O yıllarda gazete çıkarmak herkesin altından kalkabileceği bir iş değildir. Yeterli sermayesi olmadığı için ortak bulma arayışına giren Mehmet Tokman, ilçemiz tüccarlarından Remzi Aras’ın da benzer arayışlar içinde olduğunu görünce ona konuyu açar. Remzi Aras teklifi olumlu karşılar ve ortak olurlar. Şuhut’ta gazete bastıracak yer olmadığından Afyon’a gidip Mesut Matbaası ile el sıkışırlar. Gazetenin ismi konusunda anlaşamazlar. Sıkı bir muhalif olan Mehmet Tokman ”Cop” isminde ısrar eder. Adından da anlaşılacağı üzere ”COP”, sert muhalefet yapacak, gördüğünü yazacak ve kıyasıya eleştirecektir. Remzi Aras ismi kabul eder ancak bir şartı vardır; Cop, mizahi bir gazete olacak, insanları hem güldürecek hem de düşündürecektir. Çünkü Şuhut küçük bir yerdir ve insanlar her gün birbirinin yüzüne bakmaktadır…
”Dipçikten Üstündür/COP CERİDESİ”, 4 Aralık 1963 Çarşamba günü ilk sayısı ile Şuhutlularla buluşur. Mehmet Tokman ilgi çeksin diye ”Gazete” değil de onun Arapçası olan ”Ceride”yi kullanmıştır. ”Dipçikten Üstündür” üst başlığı, gazetenin yayın politikasını, üslubunu ve sertliğini yansıtan bir meydan okumadır. Cop, geçmişte çıkan MARKOPAŞA ve günümüzdeki SÖZCÜ gibi, eleştiren, yerden yere vuran ama bunu mizah içerisinde yapan bir gazetedir. Gazete büyük ilgi ile karşılanır. Şu an bile o günleri hatırlayanların yüzünde tatlı bir tebessüm oluştuğundan eminiz. COP’ un sahibi Mehmet Tokman, sorumlu (mesul) yazı işleri müdürü ise Remzi Aras’tır. İlk sayı tek yaprak yani iki sayfadır. Gazetenin adresi; ”Hükümet Civarı.No;14-ŞUHUT” şeklinde olup burası Mehmet Tokman’ın dava vekilliği yaptığı yazıhanedir.Gazetenin künyesinde çok ilginç ve komik ifadeler vardır;
-”Cop daima millete dayanır,hükümete güvenir”
-”Ölenlerden, iflas edenlerden, dullardan,seçimi kaybedenlerden, boşananlardan ve çok öfkelenenlerden para almayız”
-”On tek kuruş Ceridesi/Verenden Alınır/Vermeyenden Karakolda Alınır”
-”Cop’u sakın başkasına okutmayın”
Mehmet Tokman Cop’un ilk sayısında bir başyazı yazar ve gördükleri /duydukları her olumsuz olayın üzerine korkmadan cesurca gideceklerini ilan eder.
”COP NASIL ÇIKABİLDİ?”
”…Attan inip eşeğe tersinden binenler, hırsından başı dönenler, inişte sekenler, yokuşta tekleyenler, tuzak kurup köşede bekleyenler, daha neler neler… Adları ileri, kendileri geriler, seçim seçim diye bağıran geçimciler, işte bunların cümlesinin ibret panoramasını hep bu COP’ta ibretle sizlere resmi geçit merasimi yaptıracağız, emin olun”
Tokman bu yolda hiçbir şeyden ve hiç kimseden korkmadan yürüyeceklerini söyleyip yazıyı şu şekilde bağlıyor;
”…Neyse Allah’ın inayeti ve kendi gayretini de eklemesiyle aranızda bulunan COP, cezaevinin şatafatlı kapısından şatafatla içeri gireceği güne kadar aranızda bulunmaya devam edecektir inşaallah”. (4.12.1963)
Gerçekten de ilk sayıdan itibaren başta hükümet olmak üzere bütün kamu kurumlarına karşı sert bir muhalefet sergileyen COP, kısa zamanda adını önce Afyon ve civarında, daha sonra Türkiye genelinde duyurmayı başardı. Bunu gazeteye gelen ve bazıları yayınlanan ”okuyucu mektuplarından” anlıyoruz. Cop Gazetesi’nde sadece Şuhut’un değil, Sandıklı,Dinar ve Afyon’un sorunlarına ilişkin yazı ve haberlerin çıktığını görüyoruz. Özellikle köylerden gelen mektuplarda, devlete başvurmaktan usanmış, çaresiz kalmış insanların acısını ve kederini görürüz. ”Son çare” diyerek Cop’a başvuran insanlar, devlet kapısında oyalandıklarını, yüzlerine bakılmadığını ifade ederek ”COPCU”Mehmet Tokman’dan yardım istemektedirler. Görebildiğimiz kadarıyla Copcu’nun ”ağır” eleştiriler içeren ”balyoz” gibi yazıları devlet katında yankı bulmaktadır. Gazetenin bazı sayılarında ”sorunlarına çözüm bulunan” bazı köylerin toplu olarak COP Gazetesi’ne teşekkür ziyaretine geldiklerine dair haberler çıkmıştır. Şuhut Belediye Başkanı Bekir Oynağanlı da Cop’un atış menziline giren isimlerden biriydi. Gazete, Hal Binası inşaatının bir türlü bitmemesi, yolların bozuk oluşu, su şebekesinin yetersizliği, et fiyatlarının devamlı artması, belediye fırınında üretilen ekmeğin temiz ve sağlıklı olmayışı, Afyon-Şuhut yolunun sıkıntılı hali vb. bir çok konuda Şuhut Belediyesini eleştirmiştir.
Copcu, Şuhut Devlet Hastanesinin inşaatı konusunda ciddi ve etkili yayınlar yapmıştır. Şuhut Kaymakamı Şener Can, hali vakti yerinde 40 Şuhutluya bir mektup yazarak hastane inşaatı için yardımda bulunmalarını istemiştir. Kampanya ilgi görmeyince Copcu ağır bir yazı yazarak Şuhutlu zenginleri eleştirmiştir. Copcu’ya göre,”cami yaptırmak ne kadar mübarek ve hayırlı bir iş ise, okul ve hastane yaptırmak da Allah katında o kadar makbuldür. Şuhut’ta yeter sayıda ihtiyaca cevap veren camimiz varken, yeni cami yaptırmak israf değil midir? Oysa kazamızda Okul ve Hastahane ihtiyacı had safhadadır. Ölünce mecburen camiye götürülürüz de hastalanınca nereye gideceğiz efendiler?”.
Mehmet Tokman için hayatın vazgeçilmezi ”muhalefet ve eleştiridir”. Copcu’nun muhalefet etme hastalığı öyle şiddetlidir ki,zaman zaman en yakın dostları bile onun hedefi olmuştur. Gazete yazarlarından, aynı zamanda bir dönem sorumlu yazı işleri müdürü olan Mustafa Akalın 1965 yılında Afyon Milletvekili olur. Copcu,Akalın’ın çalışmalarını yetersiz bulunca bir yazı yazarak dostunu yerden yere vurur. Mustafa Akalın yazıyı okur,öfkelenir ve bir cevap yazar. ”Ey Copcu,ben gece-gündüz Afyon için çalışan tek milletvekili olduğum halde beni nasıl yetersiz buluyorsun? Zabıtları aç oku, gelen giden hemşehrilerimize sor, en çalışkan vekil kim? Diğer 6 milletvekilinin sesini duyan var mı?”.
Cop Gazetesi’nin ilginç bir yönü de,en çok tekzip (yalanlama-düzeltme) yayınlayan gazetelerin başında gelmesidir. Herkesle polemiğe girmenin, eleştirmenin, yerden yere vurmanın bir karşılığı olsa gerek Cop’un sayfalarında sık sık tekzip kararlarına rastlarız. COP,Şuhut’ta yayınlandığı dönemde bile Afyon’un en çok satan gazetesidir.
COP’un sert üslubu çoğu kesim tarafından beğenilse de bazı insanları da rahatsız etmektedir. Buna cevap olmak üzere sorumlu yazı işleri müdürü Remzi Aras bir yazı kaleme alır;
”…..Biz sadece sizleri düşünerek mizahi edebiyatı tercih ettik. Çünkü yerinde ve zamanında gülmesini, gülümsemesini bilmek, ince espriler ve kırıcı olmayan latifeler yapmak, ancak belli bir seviyeye erişmekle mümkün olur. İşte Şuhut’umuzun gazetesi olan COP, edebiyatın bu en zor dalını seçerek kendisini ve incinmeden (yarası olanları da gocundurmadan) terbiye ve saygı çerçevesi içinde gülmeyi ve güldürmeyi gaye edinmiş bulunmaktadır.”(25.12.1963)
Aras’a göre yaptıkları şey ”gülümseten muhalefettir”, çünkü Nasreddin Hoca’nın yolundan gitmektedirler. Nasıl ki Nasreddin Hoca’nın her fıkrasında bir hikmet varsa, kendileri de aynı yöntemle gerçekleri ”fıkra” tadında dile getirmektedirler. Remzi Aras’ın yazıları Mehmet Tokman’a göre daha ılımlıdır.
”COPCU” MEHMET TOKMAN’IN GAZETECİ KİMLİĞİ
Mehmet Tokman; güçlü bir kalem,iyi bir polemikçi ve hiciv ustasıdır. Yazılarına baktığımızda; yüksek tahsil yapmamakla beraber, Doğu-Batı klasiklerini okumuş, kendisini geliştirmiş, üslup sahibi , kelime dağarcığı zengin bir insanla karşılaşırız. Dava vekilliği yaptığı için kanun ve yönetmelikleri bilen, hukuk literatürüne hakim, ikna kabiliyetine sahip bir yazar duruşuna sahiptir. Sivri dilli, öfkeli, halkın hoşuna gidecek benzetme ve argo tabirler kullanan, mizah dozu yüksek siyasi yazılar kaleme alan Mehmet Tokman’ı Babıali’nin usta kalemi Çetin Altan’a benzetirsek yanlış yapmış sayılmayız.
Tokman’ın bizzat kaleme aldığı ve COP’un 2. Sayısında yayınladığı bir fıkra, bizlere onun kişiliği hakkında ipuçları verir;
”Tokman (yani kendisi) bir davayı kazanmış, müvekkiline yaklaşmış;
-Bak,demiş, nasıl olsa mahkeme bitti. Bana doğruyu söyle, hakikaten bu işi yaptın mı?
Eski sanık;
-Hayır, demiş, sonra ilave etmiş;
-Önceleri yaptım zannediyordum, sizi dinledikten sonra fikrimi değiştirdim(!).”
Mehmet Tokman, kabına sığmaz bir yazardır, gördüğü bir yanlışı mutlaka dile getirmek, muhataplarını uyarmak, kulaklarını çekmek ve ikaz etmek, onun en doğal görevidir. Eleştiri oklarına kimler hedef olmadı ki? Bazen Başbakan Süleyman Demirel, kimi zaman bakanlar, Afyon Valisi, Şuhut Belediye Başkanı Bekir Oynağanlı, Afyon Milli Eğitim Müdürü, İl Sağlık Müdürü, Garnizon Komutanı, Emniyet Müdürü…Kısaca Copcu,muhatabı kim olursa olsun,gördüğü hatayı dile getirmekten kaçınmamış, eleştirmiş, polemiklere girmiş bir gazetecidir. Elbette insanın her konuda haklı olması mümkün değildir. Copcu’nun kimi yazılarında ölçüyü kaçırdığını, karşı tarafı haksız yere suçladığını, kimi zaman muhatabından özür dilediğini görürüz.
COP GAZETESİ’NİN ŞUHUT DÖNEMİ
1963 yılının Aralık ayında haftalık olarak yayınlanmaya başlayan COP,30 sayı Şuhut’ta çıkmış, 24 Haziran 1964 tarihinden sonra idarehanesini Afyon’a taşımıştır. İlk sayıdan 29.sayıya kadar gazetenin sorumlu yazı işleri müdürlüğünü Remzi Aras yapmış, 30. Sayıdan itibaren yeni yazı işleri müdürü Avukat Mustafa Akalın olmuştur. Mustafa Akalın’ın Millet Partisi’nden milletvekili adayı olması üzerine 43. Sayıdan itibaren Remzi Aras tekrar sorumlu yazı işleri müdürlüğü görevini üstlenmiştir. (23.09.1964).Mehmet Tokman’la Remzi Aras’ın dostluğu, COP Afyon’a taşındıktan sonra da devam etmiştir.
COP Gazetesi’nin Şuhut’tan ayrılması her hangi bir sıkıntı veya baskıdan dolayı olmamıştır. Yaptığı ”renkli yayıncılıkla” büyük ilgi gören Cop, trajını artırmış ve Afyon’un önde gelen gazetelerinden birisi haline gelmiştir. Geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan COP, çıraklık dönemini Şuhut’ta geçirdikten sonra Afyon’a taşınmış,ustalık dönemini burada yaşamış ve Afyon Basın Tarihine mal olmuştur. Bugün tanınmış, bilinen,popüler Afyon gazeteleri hangileridir, denilince,Türkeli ve Kocatepe Gazetelerinden sonra akla gelen üçüncü isim COP’tur.
Cop Gazetesi Şuhut’tan ayrıldıktan sonra da sayfalarının önemli bir kısmını ilçemize ayırmış ve bağını koparmamıştır.1965 yılından itibaren günlük çıkmaya başlamış,1967 yılında kağıt sıkıntısı sebebiyle Kocatepe Gazetesi ile birkaç aylığına birleşmek zorunda kalmıştır.1966 yılının sonlarına doğru ilçemizde yayın hayatına başlayan ”Şuhut Bozkurt’un Sesi” Gazetesi, Copcu Mehmet Tokman’ı öyle sevindirmiştir ki, bir yazısında bakın ne demektedir;
”COP ile halef-selef kabul ettiğim Şuhut Bozkurt’un Sesi Gazetesi’ni çıkaran genç enerjik Refik Başyılmaz’ı peşinen tebrik ve takdir ettiğimi belirtirim…. Yalnız iki gazetenin (o dönem Şuhut’ta iki gazete mevcut.Biri Kerim Eroğlu’nun Şuhut Sesi, diğeri yeni çıkan Şuhut Bozkurt’un Sesi) bu beldede yayın hayatına devam etmesini, her iki gazete sahiplerinin yek diğerine karşı büyük bir anlayış çerçevesi içinde kavrayıp bir takım çıkar veya art çıkarların husule getirebileceği depresyonvari çekişmelere meydan ve fırsat vermemelerini temenni ve can-ı gönülden arzu ederim. Yeşil Şuhut da bundan böyle halkın ve gerçeklerin sesini duyar, görür, okur”.Copcu ”Şuhut’ta Yeni Bir Gazete Daha”, Kocatepe, no;1021,21 Aralık 1968.
hhhBu tarihten sonra Cop Gazetesinde Şuhut haberleri azalmaya başlar. Çünkü Şuhut’ta ciddi ve kaliteli bir gazete yayınlanmaya başlamıştır. Cop’un Şuhut’tan ayrılması ile oluşan boşluk, Refik Başyılmaz ve arkadaşları tarafından doldurulmuştur. Yazıda atıf yapılan ”Yeşil Şuhut”Gazetesi’ne gelince. Doç.Dr.Turan Akkoyun ”Afyonkarahisar Basın Tarihi” adlı kıymetli eserinde ilçemizde ”Yeşil Şuhut” diye bir gazete çıktığını ifade etmektedir. (adı geçen eser,sayfa 176). Şuhut ‘ta böyle bir gazete çıktığını sanmıyoruz. Büyüklerimiz de hatırlamıyor. Tahminimize göre, Copcu burada rahmetli Kerim Eroğlu’nun çıkardığı ”Şuhut Sesi” Gazetesi’ne bir tarizde bulunuyor. Sol görüşlü bir insan olan Copcu, muhafazakar bir yapısı olan Eroğlu’nun gazetesini ”Yeşil” yani ”gerici” bulduğunu ima ediyor. O yıllarda henüz üniversite öğrencisi olan Prof.Dr.Veysel Eroğlu hocamızın sıkça yazı yazdığı Şuhut Sesi, milli ve manevi değerlere bağlı, İslami hassasiyete sahip bir gazeteydi. ”Yeşil Şuhut”meselesi bize göre budur.
COP GAZETESİ’NİN AFYON BASININDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
Şuhut’tan ayrıldıktan sonra Afyon’da yayın hayatına devam eden Cop, deyim yerindeyse ”kurtlar sofrasına” düşmüş ve çeşitli sıkıntılar yaşamıştır. Bunda sermaye yetersizliği kadar Copcu’nun sivri dilli ve herkesle kavgalı oluşu da etkili olmuştur. Üstelik Afyon’da ”Türkeli” ve”Kocatepe”gibi güçlü ve kaliteli iki günlük gazete yayınlanmaktadır.Mehmet Tokman bütün olumsuz şartlara rağmen gazetesini uzun süre yayınlamayı başarmıştır. Bazı dönemler yayınına ara vermekle beraber tekrar okuyucusuyla buluşmuş,ilk günkü heyecanını asla kaybetmemiştir. Öyle ki, 8 sayfalık gazetede bütün köşe yazılarını,şiir ve haberleri kendisi yazmış, dizgisinden basımına ve dağıtımına kadar her şeyi ile bizzat ilgilenmiştir. Cop’un Afyon dönemine ilişkin bir değerlendirme şu şekildedir;
”Mehmet Tokman’ın çıkardığı COP, Afyonkarahisar’ın en renkli gazetesidir. ”İlanla değil imanla çıkar” ibaresi ile çoğunlukla haftalık, bir sürede günlük olarak yayılanan Cop’ta genel olarak ”Copcu” lakabıyla tanınan Mehmet Tokman’ın hicivleri yer alıyordu. Gazetenin dizgisinden dağıtımına kadar eşiyle birlikte çalışan Tokman’ın hicivlerinden nasibini almayan yok gibidir. Önceleri Şuhut’ta haftalık olarak yayınladığı Cop’u daha sonra Afyonkarahisar’a nakleden Copcu, gazetesini çeşitli aralıklarla 18 yıl yayınladıktan sonra 1994 yılında vefat etti.” (İbrahim Küçükkurt-İbrahim Yüksel,Afyonkarahisar Kütüğü,2.cilt,sayfa 202-203,Afyonkarahisar,2001.)
COP GAZETESİ’NDE YAZI YAZAN ŞUHUTLULAR
1963 yılında yayın hayatına başlayan COP Gazetesi’nde bir çok Şuhutlu hemşehrimiz yazı yazmıştır. Görev yaptığı ilçede bir gazete çıkmasından dolayı çok mutlu olan Şuhut Kaymakamı Şener Can, hemen her hafta bir köşe yazısı yazarak Cop’a katkıda bulunmuştur. Şener Can’ın yazıları; kalkınma, devlet-millet işbirliği,tarım ve hayvancılığın ıslahı,sanayileşme ve eğitim konularında odaklanmaktadır. Şuhut Ortaokulu Müdürü Halil Alkan da düzenli yazı yazanlar arasındadır. Onun üstünde durduğu konular, çocukların okutulması, cehaletle savaşmak, eğitim seferberliği, kitap okumak gibi eğitimle ilgili olanlardır. Şuhut Ziraat Bankası Müdürü H.Sıtkı Boğdanoğlu, ilçe halkına tarım ve hayvancılığın önemi hakkında bilgiler vermekte, bankanın verdiği kredilerden, tasarruf yapmanın gerekliliğinden bahseden yazılar yazmaktadır.
Cop’ta yazı yazan Şuhutlulara gelince; en başta gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü olan Remzi Aras’ı görmekteyiz. Remzi Aras bir yandan ticaretle uğraşmakta, diğer yandan da siyasetle ilgilenmektedir. Aras’ın diğer bir görevi de Mehmet Tokman’ın sert yazılarını dengelemek ve ortamı yumuşatmaktır. Remzi Aras genellikle politik yazılar yazmakta, Şuhut’un gelişmesi ve kalkınması için neler yapılması gerektiğini dile getirmektedir. Cop’ta sert yazı yazanlardan biri de Hacı Veli Gürsoy’dur. Şuhut Gazeteciliğinin duayen ismi Gürsoy, Şuhut’un sorunlarına ilişkin ciddi ve ağır yazılar yazmaktadır. Hele Sağlık Bakanına yazdığı bir açık mektup var ki, okumaya değer. Hizmete açıldı, denilen Şuhut Devlet Hastanesi’nin henüz kaba inşaat safhasında olduğunu, ilçede yeterli sağlık personeli bulunmadığını, bebek ölümlerinde Şuhut’un Doğu Anadolu Bölgesiyle adeta yarıştığını yazan Hacı Veli Gürsoy, Sağlık Bakanını göreve davet etmiştir.
Cop’ta aralıklı olarak yazı yazan Şuhutlular ise şöyledir;
Necip Şenbaba (dini ve tasavvufi yazılar),İlhan Yüksel (güncel yazılar), Hidayet Yener(Şuhut’un problemleri), Mustafa Akalın(politika), Mustafa Oğuz(Türkiye’nin ve dünyanın içinde bulunduğu ortam, özellikle Kıbrıs meselesi), Nuri Abacı,Hakkı Can, Halil Kasalak, İbrahim Dilek, İsmet Volkaner (hikmetli sözler, tasavvufi yazılar), Ömer Gürsoy (esnaf sorunları)
COP GAZETESİ’NDE ŞİİRLERİ YAYINLANAN ŞUHUTLULAR
Başta da ifade ettiğimiz gibi Mehmet Tokman şairlik yönü de güçlü bir insandır. Cop’ta kendisine ait çok sayıda şiiri yayınlamıştır. Ancak şiirlerin bir kısmında takma isim kullanmıştır. Onun şiir dünyasını, cümle yapısını, kullandığı kelimeleri az çok bilen birisi, okuduğu şiirin Copcu’ya ait olduğunu kolayca anlayabilir.
Cop Gazetesi’nde şiirleri yayınlanan Şuhutlu isimler şöyledir;
Ali Küçük (berber),Necip Şenbaba, Ali İhsan Orhan, İbrahim Dilek, Ömer Çınar, Kamil Ünlü, Mustafa Akalın (Avukat Mustafa Akalın iyi bir şairdir. Yayınlanmış iki şiir kitabı vardır)
COP GAZETESİ’NDE ADI GEÇEN ŞUHUTLULAR/ŞUHUT’TA GÖREV YAPAN KAMU GÖREVLİLERİ
Copcu’nun orijinal köşelerinden birisi de magazin tadında olan ”KİM NE YAPIYOR?” başlığını taşıyordu. Köşenin özelliği şuydu,Copcu bir konu belirliyor, diyelim kitap okumak… Şuhut’ta görevli memurlar,ilçenin önde gelen isimleri, esnaf, öğretmen vb. kişiler şu kitabı okur, diye mizah kokan, gülümseten eşleşmeler yapıyor. ”Kim Kimi Sevmez?”,”Kim Kime Kızıyor?”,”Kim Ne Olmak İstiyor?”,”Kim Kime Karşı?”…gibi bir hayli uzun,insanları güldüren,hicveden,kızdıran,günümüzde Paparazzi denen gazetecilik türünün eski bir örneği.
Bu köşede adı geçen, hicvedilen, selam gönderilen, yakıştırılan isimlere gelince;
Şener Can (Kaymakam),H.Sıtkı Boğdanoğlu (Ziraat Bankası Müdürü),Hidayet Yener (Dava Vekili), Sıtkı Uysal, Ahmet Elçi, Refik Uysal, Sabri Şenbaba, Ahmet Ağaca, Ahmet Yeğen, Ahmet Hikmet Özer, Mustafa Oğuz,Hasan Ataman, Kadir Aras, Remzi Aras, Ahmet Akzeybek, HasanAkkuş, Kamil Barutçuoğlu, İbrahim Kısacık,Ali Köksal, Teoman Pamir (Hakim),Recai Bodur, Sıtkı Mert (Ptt Müdürü), Ayhan Akıncı, İsmet Volkaner(dava vekili), Ahmet Kutlu,Hüseyin Göktepe, Mehmet Yüksel (Mamakoğlu), Sabri Demirtaş, İhsan Başol, Cezmi Yener, Enver Erkunt (Ofis Müdürü), Abbas Bağır, Halil Alkan(Ortaokul Müdürü), Galip Bülbül (Nüfus Müdürü), Mustafa Başaran, Halil Kasalak, İbrahim Kasalak, Sabri Ölmez, İbrahim Eroğlu, Hulusi Güven (Savcı),Kamil Aydın, Sami Alçiçek, Gardiyan Halil, Bekir Oynağanlı (Şuhut Belediye Başkanı), Müezzin Bekir, Ömer Şap, Necati İlter (Şuhut Belediye Başkanı, Subay),Ali Zekai, Hüseyin Arıburnu, Yümni Çamuşçu (Mal Müdürü), Hasbi Önder, Ziya Özkan, Kerim Eroğlu, Ömer Gürsoy, Ali Küçük,İzzet Ersoy, Mehmet Kurt, Zeki Aydın , Ömer Gökmen, Kamil Gökmen, Bekçibaşı Rafet, Muhittin Köksal, Mustafa Akalın, Aşçının Hasan (Çetinkaya), Osman Zeybek, Vasıf Özenç, Hasan Özdemir (Tahrirat Katibi), Bekir Sazan, Nejdet Tuzlar, Hasan Imış, Tahsin Küçükelçi, İsmail Ogan, Ali Türk,Sabri Soydaş, Remzi Banaz, Hacı Veli Gürsoy, Adil Orhan, Mehmet Bağıroğlu, Halis Başol, Ömer Ulusoy,Hüseyin Mollaoğlu, Refik Sarıkoç, Sami Şahin, Emin Argadal, Fırıncı Abdullah, Nurettin Uysal, Ömer Erdem,Tahsin Delikanlı, Fırıldın Hoca, Cevdet Çağlar, Ahmet Düğüncü, Selahattin Örsdemir, Sabri Baş, Hüseyin Kır, İsmail Köksal, Hasan Bacak, Kemal Yücetürk, Hatip Hoca, Musa Tongur, Ahmet Erdem,Sait Zeybek, Şükrü Yılmaz,Adil Turan, Mehmet Elçi, Şükrü Bızıkçı, Yaşar Gömbe, Mehmet Dönmezdemir (Çiftçi Malları Koruma Katibi), Sabir Akın (Veteriner), Hasan Hamamcı, Bahçıvan Hasan, Zabıta Ömer, Suat Uzkunt (Hakim), Vasıf Çetin, Halil Can,Hasan Dağlı,Mehmet Akçeşme, Mehmet Aktar.
COP GAZETESİ’NE REKLAM VERENLER
Remzi ARAS, Ömer GÜRSOY, İbrahim KASALAK, T.C ZİRAAT BANKASI ŞUHUT ŞUBESİ.
COP GAZETESİ’NDE YER ALAN ŞUHUT HABERLERİ
Cop Gazetesi, Şuhut ve köylerinden bir çok habere yer vermiştir. İlçe merkezine ilişkin haberlerde, Kaymakamlık ve Belediye faaliyetleri anlatılmış, halkın içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal problemler dile getirilmiştir. Afyon-Şuhut yolunun kış aylarında kar yağışından dolayı kapanmasına ilişkin haberler göze çarpmaktadır. Cop’ta en çok çıkan haberler, adli olaylarla ilgilidir. Kız kaçırma olayları, arazi anlaşmazlıkları, ender olarak rastlansa da kan davaları, hırsızlık, sel baskını, yıldırım düşmesi, aile içi kavgalar, alacak-verecek kavgaları, Kürtler çayırı meselesi, Selevir Barajı inşaatı, Karaadilli’nin ”Kasaba”olması için yapılan referandum, Şuhut Ortaokulu’nda yapılan münazaralar,cinayet,yaralama, içkili olarak rezalet çıkarma, tarihi eser kaçakçılığı, boğulma olayları, sınır ihtilafları, dolandırıcılık…. gibi konularda haberler yer almıştır. Trafik kazası haberleri yok denecek kadar azdır.
Cop’ta sık görülen haberlerden biri de Kaymakam, Hakim, Savcı,Doktor, Öğretmen,Ofis Müdürü, PTT Müdürü, Müftü atamalarına ilişkin olanlardır. Ayrıca Şuhut Kaymakamı’nın köy gezileri, Şuhut Belediye Başkanı’nın Ankara’ya yaptığı ziyaretler Cop Gazetesinde yer bulmuştur.

Etiketler: , , , , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz