Büyük Buluşmadan Notlar…

HSYNŞuhut Yardımlaşma, Dayanışma ve Eğitim Vakfınca düzenlenen ‘Şuhut’un Değerleri Şuhutlu Gençlerle Buluşuyor’ programı yoğun ilgi ile gerçekleşti. Toplantıda konuşan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müşaviri Mehmet Şenbabaoğlu, gençlere ‘ülkünüz olmalı, amaçsız yaşamayın’ dedi.

‘Ülkünüz olmalı, amaçsız yaşamayın’

30 Ocak Cuma günü Ölmezoğlu Düğün Salonu’nda Vakfın burs imkânı sağladığı 150 genç öğrenci ve ailelerinin katılımıyla gerçekleşen ‘Şuhut’un Değerleri Şuhutlu Gençlerle Buluşuyor’ adlı panele Türkiye’nin en iyi çocuk cerrahlarından Prof. Dr. Hamit Okur, ünlü matematikçi Prof. Dr. Ömer Akın ve tanınmış fizikçi Doç. Dr. Sadettin Süreyya Özdemir konuşmacı olarak katıldı. Şuhut Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ulvi Orhan’ın yönettiği panelde Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müşaviri Mehmet Şenbabaoğlu ve Şuhut Belediye Başkanı Recep Bozkurt’ta birer konuşma yaptı. Öğrenciler çok güzel bir havada gerçekleşen panel sonrası, benzer programların tekrarını istedi. Öte yandan programda okul birincisi öğrencilerle, INTERSTENO Uluslararası Klavye Şampiyonası’nda dereceye giren öğrencilere ödül verildi.

 

ÇOK SAYIDA AKADEMİSYEN PROGRAMA AKIN ETTİ

Panele katılanlar arasında ilçemiz Kaymakamı Ferit Gözükmez izinli olduğu için Kaymakamlığa vekâlet eden Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Ahmet Ali Barış, Şuhut Belediye Başkanı Recep Bozkurt, İlçe Emniyet Müdürü Emniyet Amiri Âdem Açar, Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Eroğlu, Müftü Kazım Güzel, Karaadilli Belediye Başkanı Ahmet Yaman, Kur’an Kursu Yöneticisi Ahmet Çelikkanat, Şuhut Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Musa Bursalı, Vakıfbank eski Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Köse, Türk Onkoloji Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilge, Prof. Dr. Ergün Gedizoğlu, Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Koçak, Afyonkarahisar Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şükrü Koçoğlu, Afyonkarahisar Eğitim Vakfı Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bozokluoğlu, Afyonkarahisar Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Ziya Erdem, AFSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mühsürler, AFSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Kamil Ay, Şuhut Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hulusi Gürsoy, Şuhut Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Rıza Şenbabaoğlu, Şuhut Vakfı Genel Sekreteri Latif Güller ve ilçemizde bulunan eğitim kurumlarının idarecileri de yer aldı.

 

“DAHA SONRA ŞUHUT İÇİN İKTİSADİ ÇALIŞMALARDA YAPACAĞIZ”

Akşam Ezan-ı Şerifi ve duaların okunmasıyla başlayan yemekli toplantının açılış konuşmasını yapan Şuhut Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ulvi Orhan Vakıf çalışmalarını anlattı. Vakfın 2010 yılında kurulduğunu hatırlatan Orhan; “Henüz yeni kurulan bir vakıf olmamıza rağmen üyelerimizin, gönül verenlerimizin destekleriyle ciddi işler yaptık. 6 bin 800 metre karelik Şuhut İlim Kültür Merkezi bu işlerden sadece biridir. Bugün burada gerçekleşen toplantı ile de çalışmalar olağanca hızıyla devam etmektedir. Öncelikli hedeflerimiz eğitim ve istihdamdır. Çok hedefimiz var ancak en önemlisi istihdamdır. Geçtiğimiz yıl 70 öğrencimizi vakfımızın burs imkânından istifade ettirdik. Bu dönem bu rakamı iki kat arttırdık ve 150 öğrenciye burs verdik. Bunu arttırarak devam ettiririz diye düşünüyorum. Ancak bütün bu çalışmalar çok kolay değil. Yeni kurulmuş, deyim yerinde olursa bebek bir vakıf. Siz kıymetli Şuhutlulardan vakıf çalışmalarımıza daha fazla destek istiyoruz. Önce eğitim ile ilgili faaliyetlerimizi yerine getireceğiz. Daha sonra Şuhut için gereken iktisadi faaliyetleri yapacağız. Ben Şuhut Vakfı Başkanı olarak, başta Orman ve Su İşleri Bakanımız Prof. Dr. Veysel Eroğlu olmak üzere kuruluşumuzdan bugüne kadar geçen sürede emeği bulunan herkese çok çok teşekkür ederim” dedi.

 

“HAYIRSEVER ADİL ORHAN’IN HAYALİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ”

Toplantıda kürsüye gelen Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müşaviri Mehmet Şenbabaoğlu, Bakan Eroğlu’nun İzmir ve Manisa’da Başbakan Davutoğlu’na eşlik ettiği için davete katılamadığını ifade etti. Bakan Eroğlu’nun selamlarını getirdiğini ifade eden Şenbabaoğlu; “Aynı zamanda sayın Bakanımız aramızda bulunan genç kardeşlerimize öğütlerini iletmemizi istedi. Kıymetli gençler, sayın Bakanımızın sizlerden birkaç isteği var. Öncelikle Şuhutlu gençlerin birer ‘kızıl elması’ olsun. Ne demek ‘kızıl elma’? Ülkü demek, gaye demek, amaç demek. Yani hepinizin bu dünyada birer amacı olsun. O amaç doğrultusunda çalışın.  Ülküsüz, amaçsız yaşamayın. Rahmetli amcamız Adil Orhan bizleri İstanbul’a davet etti. Davete uyarak İstanbul’a gittik. Adil amcamız bize ‘Vakıf kuralım, öğrencilere emek verelim, onlarda başarılı olduklarında Şuhut’a sahip çıksınlar’ dedi. Mekânı cennet olsun Adil amcamızın onun projesi bugün canlandı. Ülküsü, amacı gerçeğe dönüştü. Kıymetli gençler; Şuhut’a yan gözle bakmayın. Şuhut’u sevin. Şuhutla olan bağlarınızı koparmayın. Sizlerden dileğimiz budur. Sayın Bakanımızda Bakanlığı sonrasında beni ve Hüseyin Camcı’yı Ankara’ya yanına çağırdı. Gittiğimizde bize ‘ben bu görevdeyken Şuhut için ne yapabilirsek yapalım’ dedi. Bizlerde onun izinden gidelim. Bir Veysel Eroğlu bu dünyada daim değil ki. İnsan doğuyor ve bir müddet sonra ebediyete intikal ediyor. İşte Veysel’lerin arkası gelmesi lazım. Şuhut için, ülkemiz için devam etmesi lazım.” Dedi.

 

“YAPILANLAR ŞUHUT ADINA BİZLERİ UMUTLANDIRIYOR”

Şenbabaoğlu’nun ardından kısa bir söz alan Vakıf Başkanı Ali Ulvi Orhan, Afyonkarahisar Eğitim Vakfı’nın Şuhut Vakfı’na ağabeylik ettiğini, Afyonkarahisar Eğitim Vakfı idarecilerinin de Şuhut Vakfı’na tecrübeleriyle destek verdiğini ifade ederek teşekkür etti. Daha sonra kürsüye Şuhut Belediye Başkanı Recep Bozkurt’u davet eden Orhan sözü Başkan Bozkurt’a bıraktı. Şuhut Vakfı’nın ilçede heyecan yarattığını ifade eden Bozkurt ise şöyle konuştu; “Şuhut’a büyük katkılar sunacağına inandığımız Şuhut Vakfı’nın henüz yeni kurulmuş olmasına rağmen çok büyük çalışmalara imza attığını görüyoruz. Tüm yapılanlar Şuhut adına bizleri umutlandırıyor. Bizlere heyecan katıyor. Ben bu güzel programa katılan herkese çok teşekkür ediyorum. Sizleri Şuhut’ta görmekten büyük memnuniyet duyduğumuzu bilmenizi istiyorum” dedi. Bozkurt’un ardından kısa bir süre söz alan 86 yaşındaki Afyonkarahisarlı ünlü Onkolog Prof. Dr. Nejat Bilge, gençlere diğer insanlara karşı hoşgörüden ödün vermemeleri yönünde öğüt verdi.  Bilge’nin konuşmasını takiben panelde gençlere hitap edecek olan konuşmacıları özgeçmişleriyle tanıtan Vakıf Başkanı Ali Ulvi Orhan, ilk olarak Prof. Dr. Hamit Okur’u kürsüye davet etti.

 

“ŞUHUT VAKFI MEDENİYET YOLCULUĞUMUZDA CİDDİ GÖREVLER ÜSTLENECEK”

Konuşmasına merhum hayır insanı Adil Orhan’ı rahmetle anarak başlayan Medeniyet Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Hamit Okur sözlerine şöyle devam etti; “Eğer Adil Orhan ve emekli Müftü İbrahim Şenbabaoğlu’nu rahmetle yâd ediyorum. Eğer onlar olmasaydı bu salonda gerçekleşen bu programda olmazdı. Bu salonda bir araya geldiysek onların hayırlı gayretleri sayesindedir. Ben İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nin kurucu rektörüyüm. 4 yıl Medeniyet Üniversitesi’nde rektörlük yaptım. Bu yüzden konuşmamı medeniyet sözcüğü üzerine şekillendirmek istiyorum. Medeniyetin teşekkülünde üniversite ve vakıfların büyük önemi var.  İslam medeniyetlerinin zirve yaptıran kurumlar vakıflardır. Bu yeni dönemde de yeni bir medeniyet yolculuğuna başladık. Bu yolculukta Şuhut Vakfı daha mühim görevler üstlenerek yoluna devam edecektir. Üniversitelerin İslam medeniyetinde 4 önemli görevi var. Eğitim, araştırma, topluma hizmet ve gerçeği araştırma. İşte dünyanın diğer yerleri orta çağ gibi karanlık çağları yaşarken, İslam medeniyeti üniversite ve vakıflarıyla yer yüzüne çağ atlatmıştır. Nasıl çağ atlatmıştır okuyarak ve okutarak. Ne okunmalı diye soracak olursanız öncelikle Kur’an-ı Kerim’den başlamalıyız. Okumadan öğrenme olmaz. İşte okutmanın gayreti içerisinde olan Şuhut Vakfı’nın da her zaman yanındayız” Konuşmasının ardından akademik çalışmaları hakkında bilgi veren Okur, tecrübelerini öğrencilere anlatarak sözlerine son verdi.

 

“NEREDEN GELDİĞİNİZİ ASLA UNUTMAYIN”

Kürsüye gelen ünlü matematikçi Prof. Dr. Ömer Akın ise Şuhut’un Yarışlı, eski adıyla Bazlar köyünden olduğunu ifade etti. Ankara’da yaşayan merhum bir iş adamına gerçekleştirdiği ziyareti hatırlatarak sözlerine başlayan Akın şöyle devam etti; “Çok değerli bir iş adamımızı ziyaret ettim. Ziyarette iş adamının sergilediği bir kağnı dikkatimi çekti. Bunun anlamı nedir diye sordum? Bana; ‘benim aslım bu, aslımı unutmamak için buraya koydum. Ben ondan ilham alıyorum. Yokluğu, yoksulluğumu hatırlatıyor. Nereden geldiğimi hatırlatıyor.’ Demişti. İşte çocuklar; nereden geldiğinizi asla unutmayın. Şuhut’u unutmayın. Bizler unutmadık, bugün bu nedenle buradayız. Sizlerde unutmayın. Öncelikle sizlere matematik hayata dair ne mesaj veriyor onu anlatayım. Matematik nedir? Matematik, bilim ve teknolojinin ortak dilidir. Nasıl insanlar ortak dil olmadan anlaşamaz. Matematik olmadan bilim ve teknoloji anlaşamaz. Matematik plan ve programlamanın dilidir. Matematik olmazsa plan ve programlama, plan ve programlama olmadan da bilim ve teknoloji olmaz. İnsan beyninin en iyi çalıştığı zaman sabah saatleridir. Güneş doğmadan 1 saat evvel başlayan zaman dilimidir bu vakit. İşte sizlerde plan ve programlamanızı bu takvime göre ayarlayın. Günlük çalışın. Hocanızı dinleyin ancak aynı zamanda kendiniz okuyup araştırın. Pasif olmayın, soru sormaktan çekinmeyin. Ancak nazik olun. Nezaketin sermayesi yoktur”.

 

ÖMER HOCA BAŞARININ SIRLARINI VERDİ

Sözlerine başarının sırlarını vererek devam eden Akın, “Başarının ilk sırrı sabırdır. Kur’an-ı Kerim’de geçer. ‘Allah sabredenle beraberdir’ buyurulur. Atasözümüz vardır. ‘Allah’la bir ol, istersen camiden halı çal’ deriz. Allah’la bir olan hırsızlık eder mi? Bilimsel bir tespitle ikinci sırrı anlatayım sizlere. Güler yüzlü olan insanlar, diğer türlü insanlara nazaran çok daha başarılıdır. Donuk suratlı insanların verimleri düşük olduğu gibi etrafa da negatif enerji saçarlar. Demekki başarının 2. Sırrı güler yüzdür. Başka var mı başarının sırrı? Hocaların hocası Hilmi Hacıosmanoğlu bana bir konuşmamda eksik söylüyorsun Ömer Hoca dedi. Sözümü kesen Hilmi hocama peki hocam nedir söylemediğim dedim. Söylemediğin hoşgörü dedi. İşte bir sırrı da hoşgörüdür. Bir insanın değerini bir matematik terimi ile ifade edebiliriz. Matematikte kesirleri hepiniz bilirsiniz. Basit kesir, bayağı kesir… Siz kesirde bölünensiniz diğerleri de bölen. Sizin büyüklüğünüzü bölen belirler. Size bir kaç tane basit soru sormak istiyorum. Birincisi gelecekten ne bekliyorsunuz? Kendinize kimi örnek alıyorsunuz? Öğrenmekten ne anlıyorsunuz ve siz olsanız nasıl öğretirdiniz? Şuana kadar ne tür zorluklarla karşılaştınız? Onların üstesinden gelebildiniz mi?” dedi.

 

TİMUR’U EMİRLİĞE TAŞIYAN KARINCA VAKASI

DSC_6465 - Kopya DSC_6349 DSC_6497 - Kopya DSC_6511 - KopyaZorluklarla karşılaşmanın ve onları aşabilmenin önemine değinen Akın sözlerine bir anekdotla devam etti. Emir Timur’un Semerkand hanedanının damadı olduğunu hatırlatan Akın; “Niğbolu savaşında yenilen hanedanlık, tek varisi olan Timur’u savaş meydanından güvenli bir yere kaçırır. Hindikuş dağlarının eteklerindeki bir köyde kerpiçten bir eve yerleşir Timur. Savaşta ayağından yaralanmıştır ve maddi, manevi derin acılar içerisindedir. Zaten bu yüzden kendisine aksak Timur’da deniyor. Buradaki günlerinin son döneminde ızdırabı iyiden iyiye artıyor. Bir gün yine acılar içindeyken gözüne bir karınca ilişiyor. Ağzında bir kırıntı ile duvarı tırmanan karınca defalarca yere düşüyor. Tam 39 defa düşen karınca 40. Da duvarı tırmanmayı başarıyor. Bunu gören Timur derhal ayağa kalkıyor ve sefere çıkıyor. İşte o gün karıncanın öğrettiği ile yola çıkan Timur, Emir Timur oluyor. İşte sizlerde asla yılmayın, pes etmeyin.” Dedi.

 

“ŞUHUT HER DÖNEM MİLLETVEKİLİ ÇIKARMA ÇABASINDA OLUR”

Panelin son konuşmacısı Yüksek Fizikçi Doç. Dr. Saadettin Sürayya Özdemir konuşmasında ilgi çeken sözler sarf etti. Daha önce siyasete atıldığı bilinen Özdemir, Şuhut’un siyasi geleceğine ilişkin bazı tespitlerde bulundu. Şuhut’un Afyon’a en yakın ilçe olduğunu belirten Özdemir, “İstanbul’da kurulmuş ve konuşlanmış, Şuhutumuz’a ve insanımıza hizmet eden Şuhut Vakfı’nı gönülden kutluyorum. Şuhut, siyasi, iktisadi ve sosyal olarak vilayet ve devletimize yük olmadığı gibi ulusal ekonomiye katkı sunan bir ilçedir. Bu beldenin çocukları, tarihe, termale, zafere, gazanfere ve muzaffere Şuhut’turlar. Merhum Bekir Oynağanlı’dan buyana Şuhut, demokrasi ve siyasi hayatta bir milletvekili ile temsil edilmemişti. Son 10 yıla girildiğinde Şuhut, bağrından yeniden bir milletvekili ve Hükümet’te icracı bir Bakan çıkardı. Bu sayede yıllardır aksatılan planlar, bir türlü bitirilmeyen projeler hızlandı ve tamamlandı. Dilediği yatırımlara kavuşan ve kavuşmaya devam eden Şuhut, milli siyasette etkin olmanın tadını almıştır. Bundan sonra Şuhut her dönem milletvekili çıkarma çabasında olacaktır. Orman ve Su İşleri Bakanımız Prof. Dr. Veysel Eroğlu’na müteşekkiriz. Hiçbir zaman yaptıklarını unutmayacağız. Müteşebbisler ve hayırseverlerin gayretleriyle kurulan vakfa yakın ilgi ve destek olmanın vakti gelmiştir. Bu konuda hepimizin elini taşın altına koyacağımızdan şüphem yok” dedi.

 

“GAFLETTEN UYANMANIN İLK KOŞULU DA OKUMAKTIR”

DSC_6362 - Kopya DSC_6436 - Kopya DSC_6502 - Kopya DSC_6526 - Kopya DSC_6392 - KopyaKonuşmasında okumanın ve dinlemenin önemine değinen Özdemir, “Büyük Türk Milleti, Kur’an-ı Azim-ül Şan’da ilk söz ‘oku’dur. Medeniyetimizin övünçlerinden Mevlana hazretlerinin mesnevisinde ilk sözü ‘dinle’dir. Bu toprakların çocuklarının temel şiarı doğruluk ve dürüstlüktür. Yaşarken gafletten uyanamadan ölmek en kötü şeydir. Gafletten uyanmanın ilk koşulu da okumaktır. Okumak bilgiyi getirir. Bilgisi yüksek milletleri yıkmak çok zordur. Türkiye’nin yer altı ve yer üstü kaynakları çok değerlidir. Türkiye, jeostratejik konumu itibariyle 2016 yılına kadar enerji koridoru haline gelecektir. Bu nedenle presesyonel olaylara hazırlıklı olmalıyız. Eğitimi gelişmiş ülkeler ahlaken ve maneviyyen çökertilmesi zor ülkelerdir. Bu nedenle eğitim sistemimizin en önemli yapı taşlarından biri olan vakıfları güçlü tutmalıyız. Ben bu güzel organizasyonu gerçekleştiren kıymetli vakfımıza teşekkür ediyorum.” Dedi. Konuşmaların ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

 

BAŞARILI ÖĞRENCİLER ÖDÜLLENDİRİLDİ

Programın son kısmında ise 2014 yılı İnternet Bilgisayar Klavye Şampiyonları İlyas Pamukçu, Zehra Taşkale, Mehmet Kurt, Ahmet Yasin Akmeşe, Onur Demirbaş, Efe Abdullah Taner ile onların eğitiminde emeği geçen eğitimci Nejdet Büyükcombak ve Hüseyin Özçelik’e ödül verildi. 2013-2014 yılında Şuhut Anadolu Lisesi Birincisi Cennet Asmakaya, Hamzapaşa M.T.A. Lisesi Birincisi Nuriye Punar, Şuhut Lisesi Birincisi Zeynep Okumuş, Limak M.T.A. Lisesi Birincisi Rabia Kahraman, Limak Kız Meslek Lisesi Birincisi Ayşe Özcan, Şuhut M.T.A. Anadolu Teknik Lisesi Birincisi Abdurrahmen Akkuzu, Anadolu Teknik Lisesi Birincisi Ahmet Beşikdaş, Şuhut Endüstri Meslek Lisesi Birincisi Hüseyin Çakır, Şuhut Anadolu İmam Hatip Lisesi Sevde Tonkur, Şuhut İmam Hatip Lisesi Birincisi Ziya Karakaya, Karaadilli Çok Programlı Lisesi Birincisi Şerife Geşkil, ödüllerini protokolün elinden aldı. Programın kapanış konuşmasını yapan Şuhut Vakfı Başkanı Ali Ulvi Orhan ise Türklüğü ve Müslümanlığı unutmadan dünya vatandaşı olmanın önemine işaret etti.

DSC_6560 - Kopya DSC_6599 DSC_6578 DSC_6530 - Kopya DSC_6549 DSC_6605 - Kopya DSC_6575 DSC_6535 - Kopya DSC_6594 DSC_6624

Yapılan Aramalar:

  • hılmi özdemir şuhut afyon (1)
  • ibrahim şenbabaoğlu kimdir (1)
Etiketler: , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz