İLÇE TEŞKİLATINI İFLASIN EŞİĞİNE GETİRMİŞLER…

muzahirBu hafta gelen yoğun talep ve gördüğüm lüzum üzerine Şuhut’ta Ülkücülük davasına gönül verenlere reva görülen bir kısım haksızlıkları kaleme alacağım. Çile dolu bir maraton olan Ülkücülük, Şuhut’ta babam merhum Hüseyin Özaşkın, İbrahim Sulak, Sinan Timurtaş, Osman Karagönen, Aziz usta, Necati Çetingül, Ali Akyol, Feslioğlu Hasan, gibi daha birçok üstat tarafından filizlendirilmişti. Bu isimlerin hemen hepsi hayatlarının bir döneminde sırf Ülkücü kimliği nedeniyle sorunlarla karşılaşmış ancak buna rağmen davasının neferi olmuştu.

Bu mübarek insanların temellerini attığı bu dava bugün Şuhut’ta can çekişiyor. Neden can çekiştiğini bu yazımızda anlatmaya çalışacağım.

Türk dünyasının merhum lideri, Ülkücülük davasının baş mimarı Alparslan Türkeş’ti…  Hiç unutmam Merhum Başbuğ, bir konuşmasında ‘MHP dışında Ülkücülük olmaz’ demişti. Fakat bugün gelinen konjonktürde bu sözün tersine dönmeye başladığını görüyoruz. Yani artık ‘MHP içinde Ülkücülük olmaz’ halini kazanmıştır.

Bunun başlıca müsebbibi maalesef MHP Şuhut teşkilatlarındaki bir kısım ‘paralel’ yapılardır.

Paralel yapı diyorum çünkü bu güruh parti içinde parti kurmuş, kendi gibi düşünmeyenleri fişlemiş, çamur atmış, ötekileştirmiştir. Yukarıda saydığım isimler gibi onlarca belki yüzlerce Ülkücü kardeşimiz, ağabeyimiz bugün MHP Şuhut İlçe Başkanlığı’ndan koparılmıştır.

Bu davanın Şuhut’ta hep başını çekmiş isimlere, köklü ailelere ‘falanca adayı destekledi’ – ‘filanca partiye oy verdi’ şeklinde iftiralar atılmış, Hilmi Erbaş ve beraberindeki zihniyet gibi düşünmeyen herkes tek tek fişlenmiş ve partiden uzaklaştırılmıştır.  Kanaatimce Milliyetçi Hareket Partisi’ne yaklaşık 4 ay önce yaptığım üyelik başvurumda ‘bizi desteklemedi’ şeklinde fişlenmemden ileri gelmektedir. Bu bahanesi olsa da işin aslında bizleri yaklaşan kongre öncesi potansiyel rakip gören Hilmi Erbaş, üye yapmamıştır.

MHP İl Teşkilatı, MHP Afyonkarahisar Milletvekili ve Genel Merkez yetkililerine soruyorum; ‘Bütün partiler üye kazanma yarışındayken, MHP Şuhut İlçe Teşkilatı gerekçesiz üyelik başvurusu reddetme hakkını sahip midir? 40 bin nüfuslu ilçede 100 kişiyle kongreye gitmeyi MHP İlçe teşkilatı nasıl hazmedebiliyor? Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 8 binden fazla Şuhut’ta üyesi varken üyelik başvurularını geri çevirme lüksünü nereden buluyorsunuz?

Yiğitseniz hele bi cevap verin…

Kaldı ki; MHP parti tüzüğü 5. Maddesi’nde açıkça belirtilen bir husus var;  “İlçe yönetim kurulu, isteklinin partiye alınmasında tüzük hükümlerine göre mâni bir hâl bulunup bulunmadığını inceleyerek 15 gün içinde kararını verir. Başvurunun kabulüne karar verilmesi hâlinde, karar tarih ve sırasına göre üye kayıt defterine kaydedilerek, durum üye numarası ile birlikte ilgiliye 10 gün içinde yazılı olarak veya elektronik posta ile bildirilir. Başvurunun uygun görülmemesi durumunda ise, üyeliğe kabul edilmeme kararı 10 gün içinde ilgili kişiye yazılı olarak bildirilir. İlçe yönetim kurulu üyeliğe kabul edilmeme bildiriminde gerekçe belirtmek mecburiyetinde değildir.”

Yukarıda belirtilen başvuru süreci olumlu ya da olumsuz olarak 25 gün içerisinde tamamlanıyor. Tüzük gereği 25 günde netice almam gerekirken aradan 4 ay gibi bir süre geçiyor hala bir cevap yok. Böyle bir dönemde böylesi bir vurdumduymazlık disiplin suçundan daha öte bir şeydir ancak bunu bu satırlarda dile getirmek istemiyorum.

Soruyorum size Bayram Özdemir’e yerel seçimlerden önce İl Genel Meclisi 1. Sıra adaylığı için söz verip, parti yönetim kurulundan istifa ettirdiniz. Siz nasıl olurda parti içi demokratik bir yarışın önünü kesip amiyane tabirle ‘kafanıza göre’ aday tespit edersiniz. Hani üyelere sormak? Hani halkın nabzı. Velev ki mühür sizde, istediğinizi üye yapar istediğinizi aday yaparsınız, peki ne oldu da Özdemir’i noter yoluyla ‘jet istifa’ edecek aşamaya getirip seçim arifesinde kriz yarattınız? O kriz MHP’ye İl Genel Meclisi üyeliği kaybettirmiştir. Burada söz konusu sorun a şahsın aday olup olmaması değil krizin iyi yönetilememesidir. Yine Özdemir’i tam 3 kez yönetim içerisinde temayüle tabi tuttunuz. Üçünden de Özdemir birinci çıktı. Yönetimin oylarına rağmen Bayram Özdemir’in hakkı çalınmıştır. İl Başkanı Aziz Aslan bu olaya şahit olmasına rağmen sessiz kalmıştır. Hiç kimseyi küstürmeye hakkınız yok. Böyle bir lükse sahip değilsiniz. O koltuk babanızdan miras kalmadı bunu iyi bilesiniz. Hadi ben şahsıma yapılan haksızlıktan geçtim peki bu partiye omuz veren onca insan bugün neredeler?

Seydi Arısoy, Nazmi Denizli, Mehmet Arıbal, Tahsin Koç, Kadir Asmakaya gibi daha birçok isim neden bilerek küstürülmüştür?

Bu isimlere böylesi tavır alınırken siz 2004’te MHP’den istifa edip Ak Parti’den aday olan bir ismi, kendisini bir daha rüyasında göremeyeceği Belediye Başkanlığı koltuğuna getirenleri yıkıp saf değiştiren bir siyasi figürü hangi gerekçeyle getirip aday yaparsınız? Şunun da altını çizeyim MHP’deki çözülme Mevlüt Can dönemi ile birlikte başlamıştır.

Seçim zamanı yapılan tövbekârlık numaralarını bu halk yutmamıştır. Hamdık, piştik, tövbe ettik denmiştir fakat çiğlik konuşma adabından bellidir.

Yani Belediye Başkanlığı’da, İl Genel Meclis Üyelikleri’de Ak Parti’ye hediye edilmiştir.

Neyin karşılığı olarak bunu ilerleyen yazılarımızda ifade etmeye çalışacağız.

Bu Kurban Bayramı’nda eskiden oturacak yer bulamadığımız o teşkilat binasında 5-6 kişi ile milletvekili karşılamayı bu camiaya nasıl yakıştırıyorsunuz?

Özetle manevi açıdan parti çökertilmiş, küstürülmedik Ülkücü kalmamış, ilçede parti dar bir katalogda sıkışıp kalmıştır.

Bu partinin il başkanı, milletvekili bu konuları hiç sormuyor mu?

Ey MHP Şuhut İlçe Teşkilatı;

Başbuğ ‘MHP dışında Ülkücülük olmaz’ demişti, siz MHP içinde Ülkücü bırakmadınız. Nur içinde yatsın Başbuğ’un kemiklerini sızlattınız. Partiyi manevi yönden dağıttınız, çökerttiniz. Bunların vebali yakanızı bırakmaz!

Ey Hilmi Erbaş!

Parti bayramlaşmasında sararan o gül cemalin

Bakan bayramlaşmasında güller açıyor maşallah!

Meşgul ettiğin o makam binlerce Ülkücü şehidin, dağılan yuvaların, sönen ocakların temsiliyetini simgeler. Bunu sakın UNUTMA!

Gelelim işin maddi boyutuna…

Teşkilatın 25 bin liradan fazla borcunun bulunduğu iddia ediliyor. Soruyorum sana Hilmi Erbaş partinin(!) net borcu kaç paradır? Acaba bu neyin borcudur? Şayet seçim çalışmalarının borcu ise ne gibi çalışmalar yapılmıştır? Ve en önemlisi bu borcun karşılığı hangi başarı veya başarılardır? Bir adet Belediye Meclis Üyeliği’ni başarı olarak göstermek gibi bir acziyet içerisinde bulunmayacağınızı ümit ediyorum. Yazıma gelecek hafta da devam edeceğim.  Bu haftaki yazımı bitirmeden önce şunları da sizlerle paylaşmak istiyorum; “Tarihimizin en zor günlerinden birini yaşadığımız bu dönemde Milliyetçi Hareket Partisi’ne bu milletin ihtiyacı vardır. Bu partiyi işleyemez hale getirmeye hiç kimsenin gücü yetmez.” Şimdilik hoşçakalın.

Yukarıda belirttiğim sözlerin hepsinin arkasındayım. Daha fazlasını da önümüzdeki haftalarda yazmaya devam edeceğim.

Etiketler: , , , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz