KIYMETİ ANLAŞILMAYAN İKİ KAHRAMAN…

iki kahramanDeğerli Şuhut Anayurt okurları,izninizle bu hafta siyaset yazmak istemiyorum.Yaklaşık iki aydır her hafta Şuhut siyasetine ilişkin yazılar yazıyoruz.Yazdıklarımız bazen beğeniliyor,kimi zaman da tepki çekiyor.Elbette herkesi memnun etmek mümkün değildir.Geçenlerde bir dostumuz ‘’İstanbul’da yaşıyorsun ama  Şuhut’u karıştırıyorsun.Hariçten gazel okumak yasaktır’’ diyerek kulağımızı çekti.Uzaklarda yaşasak da kalbimiz her daim Şuhut’ta.Şuhut’la yaşıyoruz,Şuhut’la gülüyor,Şuhut’la ağlıyoruz.Osman Attila’nın sevdiğim bir şiiri vardır;

‘’Çoğunuz beni Ankaralarda sanır,

Afyon’da bir dam çökse yüreğim parçalanır.’’ der büyük şair…

Yıllardır gurbet ellerde sıla hasretiyle yaşayan bizler,her gün memleketten haber sorarız.Kim ölmüş,kim evlenmiş,kim hasta? Esnafımız,köylümüz,çiftçimiz nasıl?Kar yağmış mı?Afyon yolu kapanmış mı?Ahhh! deriz,şöyle bir bayram gelse de Şuhut’a gidebilsek,Hisar’a çıkıp şöyle  Kumalar’ı,Kali Çayı’nı,güzelim yaylaları ve gökyüzünü doya doya seyretsek…

Gurbette yaşamayı ben mi seçtim?Eğer Şuhut’ta doğan her insan Şuhut’ta yaşasaydı,nüfusumuz yüz bini aşardı.Kimimiz okumaya,kimimiz çalışmaya niyetlenip gurbete çıkmadık mı?Osman Attila ‘’gurbeti’’ şöyle anlatıyor;

‘’Hemşerim ne sen sor,ne ben açayım;

Sözüm bitmez tasa,tükenmez derttir.

Aynı minval üzre,nere kaçayım?

Bu memleket,baştan başa gurbettir.’’

Bu hafta ‘’Şuhutlu kahramanlardan’’ bahsedeceğim.Kahramanlık sadece cephede olmaz.Öksüz kalmış yavrusunu bin bir çileyle okutan,saçını süpürge eden analar kahramandır.Öğrencisi için kendi evini,çocuğunu ihmal eden öğretmenler kahramandır.Köyüne okul, yol yaptırmak için kaymakamlığın merdivenlerini aşındıran muhtar kahramandır.Hastası için gece yarısı karlı yollara düşen doktor kahramandır.Fakir fukaraya sahip çıkan,garipleri sevindiren,küsleri barıştıran,işsize iş bulan,açı doyuran insan kahramandır…

İlk kahramanımız Hasan Başdemir.’’Hasan Hoca’’,tek kişilik bir ordu.Kendisini öyle güzel yetiştirmiş ki,bir eksik,bir noksan bulmak mümkün değil.Hoca çok yönlü bir insan.Birinci kimliği; iyi bir öğretmen.İkincisi,yazar ve şair.Hem yazar,hem de şair olmak yani ‘’ikisi bir arada’’ durumu,sadece dahilere mahsustur.Mesela;Yahya Kemal ve Necip Fazıl hem nesirde (düz yazıda), hem de nazım da (şiir) başarılı olmuş ender şahsiyetlerdir.Hasan Başdemir’in çıkardığı ‘’SİNADA DERGİSİ’’,ülkemizin tanınmış edebiyat dergilerinden biri haline geldi.Biliyorsunuz ‘’Sinada’’,Şuhut’un eski adıdır.Dergi çıkarmak kitap yazmaya benzemez.Her sayı farklı bir dosya hazırlamak,yazarlardan yazı istemek,yazıların gelmesini beklemek,redaksiyon safhası,tashih,baskı,para ve en zoru zamana karşı yarışmak; yıpratıcı ve zahmetli bir uğraştır.Derginin kardeş kuruluşu olan Sinada Yayınları,birbirinden yetenekli  pek çok yazar,şair ve araştırmacının kitaplarını yayınlıyor.Ahmet Sarnıç,Ertuğrul Arıevi,Habip Akalın gibi Şuhut’umuzun gururu olmuş genç arkadaşlarımızın ilk kitapları Sinada Yayınları’ndan çıktı.Onlara bu fırsatı tanıyan,teşvik eden,yardımcı olan Hasan Başdemir’e çok teşekkür ederiz.

Hasan Başdemir’in diğer özelliği; hazırlık kitabı,soru bankası ve test kitabı hazırlamak.Kısaca hocanın on parmağında on marifet var.Bazen düşünüyorum,Hasan Hoca bu kadar işe nasıl yetişiyor?Acaba ‘’saatler’’ ona torpil mi yapıyor?Doğrusu  cevap bulamıyorum.Düşünmek ve yazmak,dünyanın en zor eylemidir.Düşünmek; Allah’ın bizlere bahşettiği büyük bir nimettir.Ancak yazmak herkesin harcı değildir.Yazmak için çokça okumak,okuduğunu anlamak ve özümsemek,analiz ve tahlil etmek gerekir.Hasan Başdemir,çıraklık dönemini geride bırakıp ustalık çağına erişmiş,Türk Edebiyatı’nın zirvelerinde gezmeye,güzel ve farklı ürünler vermeye başlamıştır.Bizler hasbelkader bir şeyler yazıp çizmeye çalışan insanlarız,idare-i maslahatçıyız.İddiamız yoktur ve olamaz.Ancak Hasan Başdemir’in başarıyla devam eden yazarlık serüveni,bir gün mutlaka,en güzel biçimde taçlanacaktır.Hocaya başarılar diliyor,Allah kalemine güç ve kuvvet versin diyoruz.Şuhut halkı,bağrından çıkan bu genç arkadaşımıza sahip çıkmalı ve destek olmalıdır.Bugün Cide için Rıfat Ilgaz,Akşehir için Tarık Buğra,Bodrum için Halikarnas Balıkçısı,İstanbul için Yahya Kemal ne ifade ediyorsa,Şuhut için de Hasan Başdemir aynı şeyi ifade ediyor.

Diğer kahramanımız Mehmet Çaylak…Aslen Anayurt Köyümüzden olan Mehmet Çaylak,yıllardır İstanbul’da İSKİ’de çalışan bir hemşehrimizdir.Mehmet Çaylak da tıpkı Hasan Hoca gibi çalışkan,üretken,Şuhut ve Şuhutlu için çırpınan bir kardeşimizdir.Kendisini Şuhut İmam-Hatip Lisesi yıllarından beri tanırım.Dost canlısı,sempatik,gayretli ve dürüst bir insandır.Memuriyetin yanı sıra İstanbul Afyonkarahisarlılar Derneği’nin başkanlığını da  yapmakta olan Mehmet Çaylak, nerede bir Şuhutlu varsa mutlaka arar,bulur,tanışır.Telefon rehberinde binlerce Şuhutlunun numarası vardır,sosyal medyanın da yıldızıdır.Edindiği çevreyi Şuhutluların hizmetine sunan Çaylak’ın en bariz özelliği,İŞ KONUSUNDA  inanılmaz çalışmalar yapmasıdır.Nereye işçi alınıyor,nerede memur alımı var,ister devlet,ister özel sektör fark etmez,Mehmet Çaylak duyar duymaz anında hemşehrilerimizi haberdar eder.Sayısız Şuhutluya iş bulmuş,ekmek sahibi olmasına vesile olmuştur.İstanbul’da önemli konumlarda,etkili ve yetkili makamlarda bir çok Şuhutlu var.Çok azı istisna,hiç birisi, hemşehrilerimiz için kılını kıpırdatmaz.İşi bırakın,üniversiteyi kazanmış gençlere burs,yardım,yurt gibi konularda yardım etmekten kaçınırlar.Mehmet Çaylak;Şuhut için çırpınan,koşturan,zaman harcayan bir insandır.Onu bir hastanede hasta ziyareti yaparken,yeni işyeri açmış birine ‘’hayırlı olsun’’derken,hemşehrimiz olan bir bürokratla sohbet ederken görebilirsiniz…

Atalarımız ‘’mum dibine ışık vermez’’ derler ya,Mehmet Çaylak kardeşimiz konumu itibariyle layık olduğu yerde değildir.Yıllardır İSKİ de ‘’şoför’’ kadrosunda ekmeğini kazanmaktadır.Mehmet Çaylak seçim zamanları hatırlanan,eline mikrofon verilen,gece-gündüz koşturulan isimlerden biridir.Torpili olanlar,yalakalıkta zirve yapanlar, İstanbul’da,Ankara’da konforlu,klimalı,sekreterli odalarda bol maaşlı ve bol ünvanlı makamlara yükseldiler.Buna rağmen Mehmet kardeşimiz durmadan,bıkmadan ve usanmadan Şuhutlulara yardımcı olmak için çırpınıyor da çırpınıyor…

Şuhut kendi öz evlatlarına sahip çıkmalıdır.Daha doğrusu KAHRAMANLARINA….

 

Etiketler: , , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz