MOBESE her şeyi halleder mi?

UstahasanoğluMOBESE her şeyi halleder mi?
Haberleri sunan spiker, sesini biraz daha yükseltip sırdaki haberi duyuruyor:
“Filan şehide MOBESE kameralarına takılan birbirinden ilginç(?) kaza görüntülerini ekrana getiriyoruz. Bizden ayrılmayın. Azzz sonra…”
Kentin ana caddelerinden birinde ya da bir kavşakta meydana gelen trafik kazaları artık böyle anons ediliyor TV ekranlarında. Hakim bir yere monte edilen “gizli gözlerin” kaydettiği kazalar, hırsızlık olayları, kavgalar, protesto yürüyüşleri… kısacası her şey gözler önüne seriliyor saniye saniye … Ama nedense kazalar, kavgalar yine olmaya devam ediyor. O kadar masraf bir tarafa olaylar tam gaz sürüyor. Peki, o zaman MOBESE neye yarıyor?
Bunları neden anlatıyorum? Cevap: ilçemizde MOBESE sistemi kuruluyor ve ben yaşanan tartışmalara farklı bir noktadan bakarak katkı sağlamak istiyorum. Şimdi Şuhut’ta şöyle bir hava oluşmuş durumda; sanki MOBESE gelecek, dertler bitecek. Yakın zamanda işyeri soyulan yeğenim bile hırsızlığın nedenini MOBESE olmamasına bağladıktan sonra ne desek boş! “Hele bir kamera sistemi kurulsun, görün o zaman Şuhut nasıl huzura kavuşacak” diyenler çoğunlukta. Demek ki işin sırrı MOBESE denen asrın son harikası, her derde deva gizli kahramanda.
Başta canı yanmış sevgili yeğenim olmak üzere kıymetli hemşehrilerimin moralini bozmak istemem ama kazın ayağı öyle değil! Şahsen başımıza gelen bazı olaylar bizi bu konuda ahkâm kesmeye yetkili kılıyor. Merak ediyorum; acaba bir kente MOBESE kurulduktan sonra gerek kazalarda, gerekse adli olaylarda (hırsızlık, gasp,kavga vb.) nisbi bir gerileme yaşanmış mıdır? Bu konuya ilişkin ciddi araştırmalar ve analizler yapılmış mıdır? Bir işyerini tam soyacaktan kameraları fark edip o an pişman olan bir hırsız var mıdır? Veya alkollü bir şoför MOBESE’yi görünce aniden ayılmakta mıdır? İşi biraz daha sulandırayım; sopalarla birbirine girişmek üzere olan iki belalı, kameraların varlığını fark edince birbirine sarılıp hasret mi giderecektir? Herhalde espri yaptığımı anlıyorsunuz. Ben maalesef MOBESE denilen hadisenin ENDÜSTRİYEL olduğuna inanıyorum. Bu sistemi üretenler hırsızlık yaptırıyor demek istemiyorum. Dünyayı “ÜRETİM-TÜKETİM” eksenli görenler neler yapmadılar ki? Önce insanları şişmanlatıp para kazandılar, sonra “zayıflatacağız” diye para kazanmaya çalışıyorlar. İlaç satmak için “hastalık” icat ediyorlar. Silah satmak için “ düşmanlık peydah ediyorlar” bilmem ne demek istediğimi anlatabildim mi?
Telefon ve elektrik direğinde, çarşılarda, otobüslerde, camilerde, marketlerde, bankalarda, alışveriş merkezlerinde, lokantalarda, gemilerde, okullarda, mağazalarda, köprülerde, tünellerde, mezarlıkta, hastanede, pastanede… kısaca her yerde kamera var. Neden? Güvenlik için! Eğer bir ülke baştan ayağa kameralarla donatılmışsa orada başka bir problem var demektir. Hırsızlık değil o problemin adı. Demek ki bu ülkede insanın mayası değişmiş; güvenin yerini korku, yardımlaşmanın yerini bencillik, fedakârlığın yerini ihanet almıştır. İnsanlar birbirinden korkar ve şüphe eder hale gelmiştir. Bir zamanlar bakkal dükkânımız vardı. Komşumuz dükkânını bize emanet eder, Afyon’a mal almaya giderdi. Avrupa’da çalışan gurbetçiler yaz tatillerinde memlekete geldiğinde paralarını esnafa emanet ederlerdi “Kul Hakkı” diye bir kavram vardı. İnsanlar komşularının evini, dükkânını, ineğini hatta tavuğunu gözetirdi. Çocukluğumuzda evlerimizin kapısı kilitlenmezdi Bir ay önce yolum küçük ve sapa bir köye düştü. Tablolarda ki gibi güzel, huzur veren bir köy. Muhtar köyün girişine şöyle bir levha asmış “Köyümüz son sistem kameralarla izlenmektedir” yazıyı okuyunca o sevimli ve küçük köy bir anda benden çok uzaklara gitti. Ruhum daraldı. Köyü bir an önce terk edip gitmek istedim.
Lafı uzattığımın farkındayım MOBESE, çok fazla caydırıcılığı olan bir nesne değildir. Şuhut’un büyün sokaklarına kamera koysak bile olacak olan hadiseler yine olacaktır. Neticede bu cihazı kullanacak olan bir insandır. İş bu insanda bitecektir. Gerisi inanın boş. MOBESE olay sonrası faillerin bulunması ve olayın oluş şekli hakkında sınırlı bilgi verebilir. MOBESE meydana gelecek kazayı, kavgayı, hırsızlığı önleyemez. Bu Sistemin başında duracak insan eğer bu Kasabayı gözü gibi korumaya azmetmiş bir yapıda olursa sorun yok! Görevine bağlı, çalışkan, dikkatli, kanunlara uyan, halkı hor görmeyen, yaşadığı şehri ve halkını kendi ailesi sayacak kadar sıcak ve temiz insanlara ihtiyacımız var. Saydığım şeylerin bizler için ne kadar önemli ve vazgeçilmez olduğunu bu kasabanın güvenliğinden sorumlu olanlar mutlaka anlamalıdır.
Bir diğer husus; şahsen kamera sisteminin insan hak ve özgürlükleri açısından çok problemli olduğuna inanıyorum. “Güvenlik” gerekçesi ile olsa bile bütün yaşam alanlarının kameralarla izlenmesi bana göre bir baskı biçimidir. Görevini tam anlamıyla yapmayan devletler, bütün vatandaşlarını izleyerek, dinleyerek, takip ederek sözde huzur ve güven ortamı sağlamaya çalışırlar. Bu hem kolaycılıktır, hem de topluma gözdağı vermektir. Hani meşhur fıkradır; kovboy kasabanın meyhanesine girer, bir masada oturan 5–6 kişilik gruba bakar ve “Senin bakışlarını beğenmedim” der. Masadakiler “Hangimizin?” der demez, kovboy tabancasını çeker ve biri hariç hepsini yere serer. Hayatta kalan ve korkuyla kendine bakan adama “Senin” der. Toptancı mantık budur. Daha geçen aylarda bir Avrupa ülkesinde halk, toplu taşıma araçlarına kamera ve ses kayıt cihazı yerleştirilmesine karşı çıktı. Gerekçe; özel hayata müdahale. Takip, dinleme araçlarının geliştiği günümüzde devlet pekâlâ suçluları ve şüphelileri çok rahat kontrol edebilir. Cep telefonları, araçlara yerleştirilen mini cihazlar, uydu ile uzaydan takip gibi pek çok yöntem var artık. Bilim adamları çip taktıkları köpek balıklarını dünyanın öte tarafına gitseler bile izleyebiliyorlar. Eskiden devlet şüphelendiği kişinin peşine bir memur takardı, nereye girdi-çıktı, kimle konuştu öğrenirdi. Haliyle teknolojinin zirve yaptığı günümüzde “güvenlik” gerekçesiyle bütün yaşam alanlarının kameralarla izlenmesi pek masum gelmiyor insana. Burada toplumu takip, kontrol, izleme, sindirme ve baskı amacı güdülüyor. “Gözüm üstünde, sakın bir yanlış yapma” deniliyor. Bizden diken üstünde yaşamamız isteniyor. Görünmeyen ama varlığını her an teneffüs ettiğimiz gizli bir gücün her şeyimizi görüp kaydettiği vehmi beyinlerimize yerleştiriliyor. Yaratılmışların en şereflisi insana yapılabilecek en büyük saldırı budur bence.
Ülkemizde son yıllarda hayli meşhur olan davalara, soruşturmalara baktıkça pek de yanlış düşünmediğimi sanıyorum. Bir iddiaya göre 7 milyon, bir diğer iddiaya göre 15–20 milyon ve en korkuncu bu ülkedeki bütün telefonların dinlendiği söyleniyor. İnternet, sosyal paylaşım siteleri, cep telefon mesajları bile sürekli izlenmekte deniliyor. Pehlivan tefrikasına dönen günümüz davalarında ortaya çıkan bilgi ve belgeler, telefon dinleme tutanakları suçlu-suçsuz ayırmadan 70 milyonun “gizli bir göz” tarafından izlenip, “gizli bir kulak” tarafından dinlendiği gerçeğini ortaya koyuyor. Kim ne adına yaparsa yapsın, hangi kutsal dava uğruna olursa olsun insanlık bu muameleye layık değildir. Eğer bir devlet, silah tutan elle, kalem tutan eli aynı görüyorsa, o devletin adalet vasfı o an yok olmuş demektir. “Bunlar dün bize bunun daha ağırını yaptılar, oh olsun” demek, insanlığın kabile dönemlerindeki vahşi kıyımlarından farksızdır. Veya bir kısım suçlu-şüpheli adına top yekûn milleti hizaya getirmeye çalışmak, sizinde suçladığını zihniyetlerden pek bir farkınızın olmadığını gösterir.
Soğuk savaş dönemi Rusyası, Hitler Almanyası çok gerilerde kalmış sanıyorduk….

Bunları Biliyor musunuz?
*Osmanlı kayıtlarına göre; 1572 yılında yani bundan tam 440 yıl önce Şuhut merkezde 9 mahalle, 110 bağlı köy, 41 mezra, 14 çiftlik, 96 çayır ve yayla bulunmaktaydı.

*1831 yılında yapılan ilk nüfus sayımına göre Şuhut’ta 1975 erkek yaşıyordu. Bu sayıma göre Şuhut’ta hiç gayr-ı Müslim yaşamıyordu.

*Tanzimat’ın ilanından sonra kurulan müesseselerden birisi de Köy Muhtarlığıydı. (1840) Buna göre büyük köylere atanan ilk muhtarlar ve yıllık maaşları şöyle:

Köy Muhtar Adı Yıllık Maaş
Atlıhisar Sevindik 400 kuruş
Balçıkhisar Bostancıoğlu İbrahim 600 kuruş
Başören Buzağıoğlu Eyüp 300 Kuruş
Bedeş Kara Deli Recep 350 Kuruş
Efe Sultan Yunusoğlu Ali 250 Kuruş
Karaadilli Hacı Osman 600 Kuruş
Karlık Hacı Hüseyin Ağa 250 Kuruş
Burnu Molla Velioğlu Ahmed 400 Kuruş
Anayurt Çeri Ahmetoğlu Ali 300 Kuruş
Selevir Cüceoğlu Osman 300 Kuruş

Yapılan Aramalar:

  • Mobesa Kovboyları (15)
Etiketler: , , , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz