ÖLÜMÜNÜN 5. YIL DÖNÜMÜNDE HACI ADİL ORHAN

basvekilVARLIK VERGİSİ VE ŞUHUT

Son yıllarda ülkemizde yakın tarihe olan ilgi bir hayli arttı. Popüler tarih kitapları ve dergileri çok satıyor, televizyonlarda tarih programları tiryakilik derecesinde izleniyor. Günlük gazetelerde tarih araştırmaları kendisine daha fazla yer buluyor. Bu ilginin artışında mutlaka günümüz iktidarının,iktidarın uyguladığı politikaların etkisi vardır.Fakat ‘’şanlı tarih hastalığının’’ bir yönüyle de sıkıntılara sebep olduğu,kafaları karıştırdığı bir gerçektir.Kadir Mısıroğlu  türünden yazarları takip edenlerin işi zor.Sonunda kafanın enfarktüs geçirme ihtimali hayli yüksek.Prof. Dr. İlber Oltaylı gibi değerli araştırmacıları izlemekte ve verdiği hükümlere güvenmekte fayda var.

Biz de elimizden geldiğince yöremizin yakın tarihine ilişkin konularda kalem oynatmaya çalışıyoruz. Amatör bir ruhla, büyük laflar etmeden, hamasete kaçmadan, objektif bir şekilde şu küçük ve sevimli yöremizin mazisinden kesitler sunmaya gayret ediyoruz. Bugün sizlere VARLIK VERGİSİ hakkında bilgi verip, Şuhut’ta nasıl uygulandığına, kimlerin ne kadar vergi ödediğine, neler yaşandığına bakacağız.’’Varlık Vergisi de nereden çıktı?’’ dediğinizi duyar gibiyim. Bu hafta Varlık Vergisi kanunun 72.yıldönümü.(11 Kasım 1942)Ayrıca ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların ve çevremizi sarmış bulunan savaş ortamının ileriki günlerde Türkiye’de kimi ekonomik tedbirleri gerekli kılacağı aşikâr. Elektrik, doğalgaz zammı, sigara ve alkolde ÖTV artışı, devlet harcamalarında kısıntıya gidilmesi, kimi yatırımların durdurulması gibi sinyaller 2015’in zor bir yıl olacağını haber veriyor. Hatalarla dolu Suriye politikamız şimdiden bize 2 milyon mülteci ve milyarlarca dolar masrafa sebep oldu. Yarın ne olacağı belli değil. IŞİD, PKK, PYD, BARZANİ, APO koro halinde ‘’başınızı daha çok ağrıtacağız’’türküsü söylemeye devam ediyor.

Türkiye 2.Dünya Savaşına iştirak etmediği halde çok sıkıntılar yaşadı. Bugün aynı sıkıntıyı Suriye iç savaşında yaşıyoruz. Savaşın içinde değiliz ama sanki savaşıyormuşuz gibi can kayıpları yaşıyoruz,2 milyon mülteci başımıza kaldı, her gün topraklarımıza bomba, roket düşüyor.1939 yılında başlayan 2.Dünya Savaşı, savaşan-savaşmayan bütün milletleri derinden sarstı ve bitirdi. Türkiye savaşa katılmadı ama her an savaş ateşi bize de bulaşabilir, diye tedbirini aldı. Askeri harcamalar bütçede para bırakmadı. Karneyle ekmek, şeker dönemi başladı. Kemerler son deliğe kadar sıkıldı. Karaborsa hortladı, piyasada mal bulmak zorlaştı ve fiyatları arttı.Bütçe açığı Hükümeti tedbir almaya zorladı.Nihayet 11 Kasım 1942 tarihinde bir defaya mahsus olmak üzere VARLIK VERGİSİ KANUNU çıkarıldı.Devletin savaş sebebiyle altına girdiği yükü bir ölçüde azaltmak amacıyla çıkarılan kanun sanılanın aksine sadece gayrimüslimlere değil bütün vatandaşlara uygulanmıştır.Ülkemizde böyle bir algı var,Varlık Vergisi Yahudi,rum,ermeni,sabetayist  vatandaşlarımıza uygulanmış ve böylece Türklerle gayrimüslimler arasındaki uçurum kapatılmış,servet Türklerin eline geçmiştir.Ne kadar yanlış!Şükrü Saraçoğlu hükümeti ayrım gözetmeden,bütün T.C.  vatandaşlarından varlık vergisini söke söke almıştır.Takdir edilen vergiyi ödeyemeyenler ya Erzurum-Aşkale’ye ya da Eskişehir-Sivrihisar’a sürgün edilerek değişik imar işlerinde çalıştırılmıştır.İl,ilçe ve nahiyelerde birer komisyon oluşturulmak suretiyle,zengin kişilerden mal varlıklarının belli bir kısmını devlete vermeleri emredilmiştir.’’Mal canın yongasıdır’’atasözünden hareketle,konulan vergi vatandaşlara çok ağır gelmişse de herkes kuzu kuzu  parasını ödemek durumunda kalmıştır.Uygulamada sayısız keyfilik yaşanmış,insanlar mağdur edilmiştir.Vergisini ödeyemeyen 3000 civarında insan sürgün edilmiş,bunlardan 21 tanesi kötü çalışma şartlarına dayanamayıp hayatını kaybetmiştir.Aslında söz konusu vergilendirme o dönemde dünyanın pek çok ülkesinde uygulanmış,devletler içinde bulundukları ekonomik darboğazı bu şekilde aşmaya çalışmışlardır.

Dinarlı tanınmış şair-yazar Nedret Gürcan  ‘’hoşça kal Dinar’’ ve ‘’Benim Sevgili Taşram’’ adlı eserlerinde bizzat kendi ailesinin başına gelen Varlık Vergisi macerasını çok güzel anlatır.Yine ünlü yazar-politikacı Yılmaz Karakoyunlu’nun filme çekilen ‘’Salkım Hanımın Taneleri’’ romanı bu konuyu dile getirir.Varlık Vergisi temelde iyi niyetli bir çalışma olsa da uygulamada bir çok sıkıntıya sebep olmuş,iyi yönetilememiş,sayısız mağduriyete yol açmıştır.Dış dünyada tepkiyle karşılanmış,uzun yıllar başımızı ağrıtmıştır.İşin bir başka yönü ise bu vergi ve peşinde yaşanan olumsuzluklar CHP’ye fatura edilmiş,adeta partinin sırtında kambur olarak kalmıştır.

ŞUHUTTA VARLIK VERGİSİ TAHAKKUK ETTİRİLENLER

1-Abdullah Elçi -2.000 lira

2-Abbas Yaylalı-500 lira

3-Abdullah Elçi ve oğlu Ahmet Elçi-1000 lira

4-Ömer Kurt-600 lira

5-Nebi Küçük Elçi-500 lira

6-Mehmet Aykaç-500 lira

7-İmamoğlu Bekir Uz-500 lira

8-İbrahim Sarıtepe-500 lira

9-Mehmet ve İbrahim Uysal-5.000 lira

10-Ahmet Uysal-500 lira

11-Reşit Yüzbaşı-500 lira

12-Hüseyin Kaya(Kayalıoğlu)-1.000 lira

13-Halil Genç(Gavutçuoğlu)-500 lira

14-Mustafa Telaşe-500 lira

15-ÇORU KÖYÜ-Ahmet Demirhan-1.000 lira.

16-       ‘’              -Durmuş Akmaz-500 lira

17-      ‘’              -Yakup Çelik-500 lira

18-ATLIHİSAR KÖYÜ-İbrahim Şen-500 lira

19-   ‘’      ‘’           ‘’    -İbrahim Kurt-500 lira

20-   ‘’      ‘’           ‘’    -Ömer Karateke-500 lira

21-MAHMUT KÖYÜ-Osman Çaputçu-600 lira

22-İNLİ KÖYÜ-Süleyman Adıgüzel-800 lira

23-SELEVİR KÖYÜ-İbrahim Altunkaya-500 lira

24-  ‘’    ‘’   ‘’-Mazı başı oğlu Sadettin ve kardeşleri-500 lira

25-UZUNPINAR KÖYÜ-Ahmet Şen-750 lira

26-  ‘’     ‘’         ‘’            -Süleyman Kırmızıgül-600 lira

27-   ‘’     ‘’        ‘’            -Hasan Sarıçiçek-500 lira

28-BALÇIKHİSAR KÖYÜ-Mehmet Özdemir-600 lira

29-   ‘’         ‘’          ‘’       -Bekir Yakşi-500 lira

30-    ‘’       ‘’          ‘’        -Hasan Meşe-500 lira

31-BURNU KÖYÜ-Hasan Kökkaya-900 lira

32-KARAADİLLİ KÖYÜ-Ahmet Çalık-500 lira

33-‘’       ‘’         ‘’          -Hasan Tetik-500 lira

34- ‘’      ‘’         ‘’          -Hüseyin Adal-500 lira

35-‘’        ‘’          ‘’         -Mehmet Ulusoy-500 lira

36-‘’        ‘’          ‘’          -Mehmet Akkoyun-500 lira

37-‘’        ‘’           ‘’         -Ali koçar-500 lira

38-‘’        ‘’           ‘’         -Musa Çatlak-500 lira

39-‘’         ‘’          ‘’        -Mehmet Uysal-750 lira

40-‘’         ‘’         ‘’        -Tahir Sipahi-500 lira

41-‘’        ‘’           ‘’        -Ahmet Bak-600 lira

42-‘’        ‘’          ‘’         -Ramazan ER-500 LİRA

43- AĞİN KÖYÜ-Hüseyin Yüksel-500 lira

44-‘’           ‘’   -Bekteş Özdemir-500 lira

45-EFE KÖYÜ-Halil Yağcı Arısoy-500 lira

46-        ‘’        -Mehmet Akalın-500 lira

47-        ‘’        -Kamil Akalın-500 lira

48-        ‘’        -Hüseyin Akalın-500 lira

49-        ‘’         -Mustafa Arıbal-500 lira

50-ÇAKIRÖZÜ KÖYÜ-Himmet Fidan-500 lira

51-‘’         ‘’           ‘’    -Osman Yıldırım-500 lira

52-BADEMLİ KÖYÜ-M.Ali Bal-500 lira

53-KULAK KÖYÜ-H.Hüseyin Kurbak-600 lira

54-        ‘’              -Şükrü Kurbak-500 lira

55-        ‘’               -Mustafa Öz-600 lira

56-BAZLAR KÖYÜ-Abdullah Çakmak-600 lira

57-          ‘’              -Ömer Özkan-500 lira

58-          ‘’              -İbrahim Akgül-500 lira

59-KARACAÖREN KÖYÜ-Mustafa Telaşe-500 lira

60-    ‘’        ‘’         ‘’         -Mustafa Emek-500 lira

61-İSRAİL KÖYÜ-Mustafa Elmas-500 lira

62-HALLAÇ KÖYÜ-Ahmet Çelik-750 lira

63-        ‘’               -Hasan Kapu-500 lira

64-ANAYURT KÖYÜ-Süleyman Çalışkan-600 lira

65-         ‘’                 -Ahmet Aytekin-700 lira

66-         ‘’                 -Osman Ceylan-500 lira

Görüldüğü gibi Şuhut ve köylerine tahakkuk ettirilen varlık vergisi tutarı 45.000 lira civarında olup tamamı ödenmiştir.Yazıyı hazırlarken bilgi aldığım eniştem Mehmet Emin Sarıtepe,dedesi İbrahim Sarıtepe’nin kendisine tahakkuk ettirilen 500 lirayı ödediği halde tekrar 500 lira istendiğini,bunun üzerine dedesinin  Afyon Valisine çıkarak durumunu arzettiğini,Vali beyin Şuhut nahiye müdürünü arayarak ‘’-Müdür bey,bu vatandaşımız vergisini ödemiş ancak kendisinden tekrar aynı para talep ediliyor,durumu düzelt’’ dedikten sonra paçayı kurtarabildiğini anlattı.Şuhut’ta en çok verginin Mehmet ve İbrahim Uysal’dan (Hocaoğlu) talep edildiği (5.000 lira) görülüyor.

Yazımızı bir fıkrayla bitirelim.Varlık vergisinin ortalığı kasıp kavurduğu günlerde bir Yahudi,bir rum bir de ermeni vatandaşımız sohbet ediyorlar.Ermeni olan diyor ki’’-ben yanmışım ağalar,bana 30.000 lira vergi çıkarttılar.Ben bittim.’’.Bu sefer rum söze başlıyor ‘’-ya ben ne yapacağım?Bana 40.000 lira dediler,varımı yoğumu satsam ancak ödeyebilirim.’’Yahudi daha kötümser’’-vah ki vah!Ben ağlamayayım da kimler ağlasın?Ben 50.000 lirayı nereden bulurum?Ben öldüm.’’der.Az  sonra yanlarına bir Türk gelir.O hepsinden dertlidir.Diğer üçü Türk’e sorarlar ‘’-sana ne çıkardı İsmet Paşa?’’.Türk son derece üzgün,bitkin ve haraptır.’’-sormayın efendiler,ben Marmara çırası gibi yandım.Bana tamı tamına 500 lira vergi çıkarmışlar’’ deyince üç gayrimüslim hep bir ağızdan bağırırlar;’’-Vay be,NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!’’.

 

—————————

 

ÖLÜMÜNÜN 5. YIL DÖNÜMÜNDE HACI ADİL ORHAN

Şuhut’un yetiştirdiği değerli işadamlarından, hayırsever insan Adil Orhan’ı kaybedeli 5 yıl oldu. Sanki daha dün gibi. Zaman öyle hızlı ilerliyor ki yetişmek artık imkansız…

Adil Orhan’ın Balçıkhisar’da başlayan hayat yolculuğu acısıyla tatlısıyla tam 88 yıl sürdü ve 10 Ekim 2009 tarihinde aramızdan ayrılıp gerçek âleme göçtü. Uzun yıllar ilçemizin Türkiye’deki  haklı gururu, markası ve yüz akıydı. Köyde mütevazı bir bakkal dükkanıyla ticarete atılan Adil Orhan, önce Şuhut merkeze, oradan da İstanbul’a geçiş yaparak büyük müesseseler kurdu. İlkokul mezunu olmasına karşılık çok isabetli kararlar alan, ileri görüşlü, cesaretli ve gayretli bir insandı. Sıfırdan başladığı ticaret âleminde en yüksek noktalara ulaştı ama geldiği yeri, köyünü, hemşehrilerini asla unutmadı. Adil Orhan’ı asıl değerli kılan yönü ise hayırseverliğidir. Okul, cami. Yurt, hastane, kur’an kursu, çeşme, huzurevi, köprü gibi sayısız hizmete imza attı. Başta Hacı Ömer Sabancı ve Sabri Ülker olmak üzere ahbabı olan işadamlarından ilçemize yardım yapmalarına vesile oldu. Merhum sadece Şuhut’a ve Afyon’a değil Türkiye’nin her yerine, bölgesine yardım ederdi. Yaptıklarını gizlice yapardı, reklamı sevmezdi.’’Sağ elin verdiğini sol elin görmemesi’’ prensibiyle hareket eden Adil Orhan’ı vefatının üzerinden geçen 5 yıla rağmen unutmadık. Gurbetteki Şuhutluların bir araya gelmesi için senelerce mücadele etti ve Şuhut Kültür Dayanışma Derneğinin, Şuhut Vakfının kurulmasına ön ayak oldu.

Merhum Adil Orhan 1921 yılında dünyaya geldi. Askere gitmeden önce köyünde çerçilik, bakkallık yaptı. Antakya ve Silifke’de 4 yıl süren askerliğin ardından Balçıkhisar’a geri döndü ve bir süre bakkallık-manifaturacılık yaptıktan sonra 1951 yılında Şuhut’a taşındı. Köyü ona dar geliyordu ve çok büyük hayalleri vardı. Şuhut’ta kısa zamanda tanındı, sevildi ve birçok yeniliğe imza attı. Düğün alışverişi yapan müşterilerini at arabasıyla köylerine ücretsiz taşıdı. Zaman içinde Şuhut’a da sığamaz oldu,1957 yılında İstanbul’a taşındı. Sultan hamam piyasasında uzun yıllar manifatura toptancılığı yaptı.Sabancı,Topbaş (Bahariye Mensucat),Sapmazlar (Güney Sanayi) gibi ülkemizin önde gelen tekstilcilerinin bayiliğini yaptı.Kurduğu müesseseyi 1986 yılında evlatlarına devrederek aktif ticaret hayatından çekildi.Bu tarihten sonra kendisini hayır işlerine adadı.Dile kolay tam 50 yıl İstanbul’da Şuhut’un,Şuhutlunun sesi,gururu ve destekçisi oldu.Maddi-manevi her türlü imkanını Şuhut için seferber etti.Bilhassa Nuri Oynağanlı ‘nın belediye başkanlığı döneminde (1989-1999) Şuhut’a pek çok hizmeti oldu.Şu an Meslek Yüksek Okulu olarak hizmet veren binayı Huzurevi olarak yaptırmıştı.İnşaat sürerken sık sık Şuhut’a gelir,binayı kontrol  ederdi.Nuri beyi çok beğenir ‘’bu adamda şeytan tüyü var,keşke ben gençken o da belediye reisi olsaydı,Şuhut’a daha fazla hizmet ederdim’’ diye konuşurdu.Ramazan ayında Şuhut’un bütün köylerine giysi,kumaş gönderir,fakir fukaraya yardımını yapardı.Özellikle cami,kur’an kursu ve okul denince akan sular durur,bütün imkanlarını seferber ederdi.Merhum Ali Osman hocayı pek sever ve itimat ederdi.

Şuhutlular devlet işleri için Ankara’ya,hayır işleri için İstanbul’a ,Hacı Adil Orhan’a giderlerdi.Babam emekli olduğunda (1981) Afyonda İmaret Camiinde karşılaşmışlar.’’-Hüseyin hoca emekli olmuşsun,emekli ikramiyesini ne yaptın?’’ diye sorunca merhum babam ‘’-Abi  market açtık,çocuklar küçük,belki okumazlar diye ikramiyeyi  senin eski mesleğe yatırdım’’demiş.Bu cevap üzerine Adil Orhan ‘’-Hoca yanlış yapmışsın,keşke bir markanın ana bayiliğini alsaydın,daha isabetli olurdu’’ diye babama  fikrini söylemiş.Bu tarihten bir sene sonra babam vefat etti,bakkal dükkanımız da 1984 yılında kapandı.

Pek çok kişinin aksine doğduğu topraklarla bağını hiç kesmedi.Kapısı her zaman ardına kadar açıktı.Vakit buldukça baba ocağı Balçıkhisar’a ve Şuhut’a gelir,dostlarını,akrabalarını ziyaret ederdi.Tabi onun her gelişi aynı zamanda eksik şeylerin giderilmesi,sıkıntıların ve dertlerin bitmesi anlamına geliyordu.Sözü uzatmayı sevmez,kısa ve etkili cümleler kurar,pratik çözümler üretirdi.

Firmalarında sayısız insana iş imkânı sağladı. Bugün İstanbul’da tekstil sektöründe bir ‘’ŞUHUT’’ ağırlığı varsa bu, Adil Orhan sayesindedir.

Merhumu rahmet ve minnetle anıyoruz. Evlatları Nazif ve Ali Ulvi Orhan babalarından aldıkları bayrağı aynı şekilde gururla taşıyorlar…

NOT;Merhum Adil Orhan’ın adı yöremizde bir caddeye,okula,tesise neden verilmez?Ömrü boyu Şuhut’a ve Şuhutluya hizmeti kendine şiar edinmiş bu değerli insanımızın adı mutlaka ebedileştirilmelidir,diye düşünüyorum.Gerçi kendisi böyle şeyleri sevmezdi ve asla istemezdi.Ancak kadirşinas Şuhut halkı merhumun adını bir esere,  bir caddeye vererek Adil Orhan’a olan vefa borcunu biraz olsun ödeyebilir.Ayrıca Balçıkhisar’a yaptırdığı hastane binası artık çürümeye başlamış vaziyette.Binanın bir devlet kurumuna devredilip kurtarılacağı söyleniyordu.Bir sonuç çıkmadı.

Etiketler: , , , , , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz