Sabri Şenbabaoğlu ile söyleşi 2

Değerli Şuhut Anayurt Gazetesi okurları, önceki hafta kıymetli büyüğümüz Sabri Şenbabaoğlu ile yaptığımız söyleşi büyük ilgi gördü. Sabri amcamız ilkokuldan itibaren hafızasına kazınmış olan hatıralarını bizlerle paylaştı. Okuyucularımızdan gelen istek üzerine söyleşimize devam etme kararı aldık. Bu haftaki söyleşimiz eski seçimler, belediye başkanları ve Şuhut’un siyasi portreleri üzerine olacak. Bazı okuyucularımız Sabri Şenbabaoğlu’nun aile bağlarını ve kimlerden olduğunu sorunca ,ilk olarak kısaca kendisini tanıtmasını istedik.
-Sabri Şenbabaoğlu kimdir? Kısaca kendinizi anlatır mısınız?
-Şuhut’ta ”Hacı Babalar” diye tanınan ama asıl ”Hüseyin Efendiler” diye bilinen bir aileden geliyorum. Hüseyin Efendi oğullarından Yusuf Şenbabaoğlu’nun oğluyum. Nuri, Halis, Zehra, Rabia ve ben olmak üzere beş kardeşiz. Geçen sefer de anlattığım gibi, sülalemizin kökleri Çobankaya Köyüne dayanır. Alimi,müderrisi, hafızı,hatibi,imamı çok bir aileyiz. Amcamız İbrahim Şenbabaoğlu, İstanbul’da Fatih medreselerinde eğitim görmüş,müderris olmuş, Birinci Dünya Savaşında yedek subaylık yapmış değerli bir alimdir. Sonraları Şuhut’ta öğretmenlik ve müftülük yapmıştır. Hayat hikayemin gerisini geçen sayıda anlattığım için başka bir bahse geçelim isterseniz.
-Sabri bey 90 yıllık hayatınızda ticaretle uğraşan bir kişi olarak bilinmekle beraber bir de ”siyasetçi” yönünüz var. Genç yaşlardan itibaren politikayla ilgilenen,siyasi partilerde görev alan birisiniz. Hatırlayabildiğiniz ilk belediye başkanlığı seçimi hangisidir?
-Aklımın ilk erdiği seçim 1936 yılında yapılan belediye seçimidir.İlkokul 1. Sınıfta idim. Seçim sandıkları eski hükümet konağına konuldu. Tek parti dönemi yani sadece CHP vardı. Tellal duyuru yaptıktan sonra Şuhutlular Hükümet konağına giderek oy kullandılar.(Seçim sonucu Hüseyin Kuray belediye başkanı seçildi-Şuhut Anayurt).
-Sabri bey 2013 yılına kadar ”Şuhut Belediyesi’nin 1912 yılında kurulduğu” kabul edilirdi. Ancak yapmış olduğumuz araştırmalar sonucu bu tarihin yanlış olduğunu fark ettik ve bunu belgeleyip kamuoyuna aktardık. Başta belediyemiz olmak üzere bütün resmi kurumlar, ortaya koyduğumuz belgeleri gördükten sonra hatadan döndüler ve 1884 yılını ”Şuhut Belediyesi’nin kuruluş tarihi” olarak kabul ettiler.Şuhut’un ilk Belediye Başkanı Hacı Ali Ağa. Muhtemelen ”Düğüncüler” sülalesinden olan Hacı Ali Ağa, Şuhut’un ilk ”ŞEHREMİNİ”.(Osmanlı döneminde belediye reislerine bu isim verilirdi).1889 yılında alınan idari bir kararla Şuhut Belediyesi kapatılıyor. 17 sene sonra, 1906 yılında Belediye tekrar açılıyor ve bu defa Hacı Veli Ağa reis oluyor. Hacı Veli Ağa hakkında neler duydunuz?
-Hacı Veli Ağa, bizler dünyaya gelmeden önce vefat ettiği için kendisini göremedik. Duyduğumuz kadarıyla, Şuhut’un en varlıklı insanı. Geniş arazi sahibi,afyon (haşhaş) ticareti yapan, hayırsever bir insan. Kurmuş olduğu aile şirketi Şuhut’un sınırlarını aşmış,İzmir’in önde gelen firmaları arasına girmiştir. Hacı Veliler günümüzde Şuhut’umuzun bilinen,sevilen,çalışkan ailelerinden olup bir çok insana iş,ekmek vermektedirler. Hacı Veli Ağa’nın yaptırdığı konak günümüzde ”Atatürk Konağı” olarak ziyarete açılmıştır. Konağı görmek üzere her yıl binlerce insan ilçemize gelmektedir. Mustafa Kemal Paşa, Şuhut’a geldiğinde bu konakta bir gece kalmış,ertesi gün- Kocatepe’ye geçip Büyük Taarruz’u başlatarak İzmir’de Yunan’ı denize dökmüştür.
-Üçüncü belediye başkanımız Osman Çavuş’u hatırlar mısınız?.Osman Çavuş (Osman Aydın), 1912-1918 arası birinci dönem, 1922-1928 arası ikinci dönem olmak üzere 12 yıl belediye başkanlığı yapmış.
-Elbette hatırlarım.Hacı Osman Çavuş’u tanıdığım zaman belediye başkanı değildi.Hacı Osman Çavuş ibtida(ilkokul) eğitimi almakla beraber,nerede nasıl davranması gerektiğini iyi bilen,sözü dinlenen,akıllı bir insandı.Tek kelimeyle anlatmak gerekirse ; Şuhut’un Ağası idi.Ağa olmak kolay bir şey değildir.Hacı Osman Çavuş çok zengindi.Geniş arazileri,küçük baş hayvan sürüleri olan bir insandı.Halkın akıl hocasıydı.Kimin bir işi varsa,bir işe başlayacaksa,bir şey alacaksa veya satacaksa; mutlaka Hacı Osman Ağa’ya danışırdı.Söylediği şeylerde tam isabet kaydederdi.Şuhut Kuvay-ı Milliye Teşkilatının başı olan Hacı Ziya Efendi’nin (Bağadur) iyi arkadaşıydı.Belediye hizmetlerinin çoğunu kendi cebinden karşılardı.Şimdi belediye dükkanlarının olduğu yerde (Hükümet konağının karşısındaki iki katlı bina) ahşap bir belediye binası vardı.Bu bina Hacı Osman Çavuş zamanı yapılmış.Halk arasında dedikodu çıkmış,” pahalıya mal oldu, sarfedilen parayla bunun gibi bir bina daha yapılırdı” denilmiş.Hacı Osman Çavuş bunları duyunca sinirlenmiş ve belediye binası kaç paraya mal olduysa o parayı cebinden ödemiş.Onun bir başka yönü de iş yapmak isteyen ama sermayesi olmayan kimselere çok yardım etmesiydi.Güvendiği kişilere para verir,ortak iş yapmayı teşvik ederdi.Onun desteği ile pek çok Şuhutlu zengin olmuştur.
-Hocaoğlu Mustafa (Uysal) hakkında neler söylemek istersiniz? Kendisi 1918 yılında Şuhut Belediye Reisi oluyor.Hocaoğlu Mustafa Efendi’nin bir başka özelliği daha var.15 Mayıs 1919 tarihinde Yunanlılar İzmir’e asker çıkardığında memleketin her yerinde tepki gösterildi.Afyonkarahisar’dan Sadarete yani İstanbul’a ilk protesto telgrafı Şuhut’tan çekildi.Telgrafın altında belediye reisi olarak Hocaoğlu Mustafa’nın ve Şuhut eşrafının imzaları var.
-Doğrudur.Hocaoğlu Mustafa çok çalışkan bir insandı.Sıfırdan çalışarak çok zengin olmuştur.Şuhut çarşısında bir çok dükkan yaptırmış,ticarette çok başarılı olmuş,hayır hasenat sahibi bir insandır.Hayvancılık,çiftçilik,manifaturacılık,züccaciye işi yapmış,İplik Camisinin bitişiğinde ve Büyük Caminin karşısında birer ”Taş Mağaza” yaptırmıştır.İplik Camisinin yanındaki ”Kanaat Mağazası” halen ayaktadır.(Hasan Biçer’in işyeri).Bizler Hocaoğlu Mustafa Efendiyi göremedik.(Vefatı 1934).Dolayısıyla belediye reisi olarak ne gibi hizmetleri olmuştur,bilemiyorum.
-İzzet Ersoy beyle ilgili hatırlayabildikleriniz?
-İzzet beyle Bekir Oynağanlı amca oğludur.Bir kaç yabancı dil bilen,tahsilli bir kişiydi.Çok kitap okur,dünyayı takip ederdi.Dışarıda gördüğü şeyleri ,faydalı olanları Şuhut’a getirmek isterdi.Modern bir insandı.Bir başka özelliği de çok dürüst olmasıydı.Hayatı boyunca hiç evlenmedi.İki erkek kardeşi daha vardı ve onlar da evlenmediler.Şimdiki Ziraat Bankasının olduğu yerde otururdu.İzzet bey ”Selevir’in ağasıydı”.Selevir ve civarında geniş arazileri vardı.Tam 15 tane at arabası vardı.Bunlarla pancar çekerdi.Çok forsluydu.Giyimi,davranışları mükemmel,bilgili ve aydın bir insandı.Bir dönem CHP’den belediye reisliği yaptıktan sonra Demokrat Parti kurulunca oraya geçti.Bir grup arkadaşı ile beraber Demokrat Parti Şuhut teşkilatını kurdular.Kurucular; İzzet Ersoy,Bekir Oynağanlı,Ali Başaran (eski Afyon Milletvekili Veli Başaran’ın babası),Ziya Özkan,Mehmet Aktar,Mehmet Akçeşme,Hasan Dağlı.Hatırlayamadığım birkaç isim daha var.Üç dönem belediye başkanlığı yapmıştır.Şuhut parkındaki Atatürk anıtı onun eseridir.1946 yılında yapılan çok partili seçimlerde Demokrat Parti Şuhut’ta belediyeyi kazandı.İzzet bey belediye başkanı oldu.Ancak sudan sebeplerle görevden alındı.Yerine yine Demokrat Partili Bekir bey seçildi.Onun da başkanlığı kısa sürdü.Afyon Valisi onu da görevden alıp CHP’li Hüseyin Kuray’ı başkan olarak atadı.Başta söyledim, İzzet Ersoy büyük şehirlerde gördüğü faydalı hizmetleri Şuhut’a getirirdi.Mesela 1947 yılında motorlu elektrik santralını o getirdi.Santralde üretilen elektrik akşam 18 ile 24 arası yani 6 saat verilirdi.Eskiden sokak direklerinde yağ kandilleri olurdu.İzzet bey zamanı mazotla çalışan elektrik jeneratörü kurularak elektrik üretildi ve önce sadece sokaklar aydınlatıldı. Sonraları Kaymakamlık,belediye,sokaklar ve birkaç zengin kimsenin evine elektrik verilmeye başlandı.Baş Çeşmenin arkasındaki bir binaya konulan 2 veya 3 motorla elektrik üretilirken motorlardan çıkan sıcak su Şuhutlu kadınların işine yarardı.Çünkü o sıcak suyla hanımlar çamaşırlarını yıkardı.Yine onun döneminde su şebekesi tesis edildi.Demir borularla su dağıtımı sağlandı.Elektrikle çalışan un değirmeni de onun eseridir.Şuhut’ta ortaokul ve lise olmadığından ilkokulu bitirenler ya eğitimlerine devam edemiyordu ya da durumu iyiyse Afyon’a gidiyordu.İzzet bey Afyon’da bir bina kiralayıp 30 kadar Şuhutlu öğrencinin burada barınmasını sağlamıştır.Sonra ne olduysa bu yurt kapanmıştır.İzzet Ersoy hayırsever bir insandı.Öksüz yetim veya fakir kız çocuklarını alır,okutur,büyütür ve evlendirirdi.Çok zengin bir insandı.Fakat paraya önem veren bir kişi olmadığından sonraları maddi durumu bozuldu.Bekir Oynağanlı amca oğluna sahip çıkarak ona destek verdi.Bu şekilde ömrünün son dönemlerinde rahat etti.Kendisi Şuhut’u bırakıp büyük şehirlere gitseydi çok daha önemli yerlere gelebilirdi.Fakat Şuhut’u çok sevdiğinden terk etmeyi asla düşünmedi.
-Allah rahmet eylesin.Sabri bey tek parti döneminde Şuhut’ta belediye başkanlığı yapan iki kişi daha var.Biri Vasıf Özenç diğeri ise Hüseyin Kuray.Bu başkanlarla ilgili neler anlatmak istersiniz?
-Vasıf Özenç bizim akrabamızdı.İlkokul mezunu,çarşıda esnaflık yapan, çalışkan bir insandı.1930′lu yıllarda belediye reisliği yapmıştır.(1933-1936).Yaşımız küçük olduğu için pek bir şey hatırlamıyorum.Vasıf Özenç , devlet erkanı ile oturup kalkmayı seven,efendi,güler yüzlü bir insandı.O dönem Şuhut’a ne gibi hizmetleri oldu derseniz, o yıllarda devletin imkanları zaten çok zayıftı.Ayrıca o senelerde Şuhut bir nahiye merkezi idi.İlçe bile değildik.Haliyle devletten fazla ödenek ve yatırım gelmesi mümkün değildi.Vasıf Özenç zamanı Şuhut-Afyon yolunda çalışma yapıldığını ve yolun kısaldığını anlatırlardı.Bir de Şuhut’a su getirilmesi için çok çalıştığı söylenirdi.
Hüseyin Kuray’a gelince, o da iki dönem reislik yapmıştır.”Kuraylar” sülalesindendir.Kurtuluş İlkokulu onun döneminde açılmıştır.Hüseyin Kuray’ın ikinci başkanlık döneminde Şuhut, ilçe olduğundan daha fazla ödenek ve yatırım almaya başlamıştır.Hüseyin Kuray prensip sahibi,ciddi,dürüst ve gayretli bir belediye başkanıydı.
-1950 yılında yapılan seçimlerde Türkiye’de yeni bir dönem başlıyor.Hem ülkede hem de Şuhut’ta seçimi Demokrat Parti kazanıyor.Belediye Başkanlığına Mühsürlerden Ziya Özkan seçiliyor.Ziya Özkan, Demokrat Parti Şuhut teşkilatının kurucularından birisi.Bize Ziya Özkan’ı anlatır mısınız?
-Ziya Özkan ,Şuhut’ta geniş arazileri olan zengin bir insandı.Ağırbaşlı,sakin,efendi,güven duyulan emin bir kişiydi.1950 yılında yapılan seçimlerde Bekir Oynağanlı Afyon milletvekili seçilince Şuhut adını duyurmaya başladı.İktidarda Demokrat Parti var,aynı partinin Afyondan seçilen 7 milletvekilinden birisi Şuhutlu olunca, ilçemize hizmet gelmeye başladı.Bu yönden Ziya Özkan çok nasipli bir insandır.Onun döneminde Şuhut Ortaokulu açılmıştır.Elektrik şebekesi güçlendirilmiştir.Ziya Özkan çiftçilik yapan bir kişi olduğundan suyun kıymetini çok iyi bilirdi.Sokak çeşmelerinin suyu gece gündüz boşa aktığından çeşmelere tulumba sistemi getirmiştir.Yani su israfının önüne geçmek istemiştir.Ancak bazıları tulumbaların kolunu sabitleyip suyu yine boşa akıtmışlardır.1950-1960 arası ülkemiz her yönden geliştiği için Şuhut bundan istifade etmiştir.Güzel şeylerin yanı sıra bazı kötü şeyler olmuştur.Şöyle ki;
Bu on yıllık zaman içinde particilik her tarafı sardı.Demokrat Partililerle Cumhuriyet Halk Partililer birbirine küstüler.Şuhut’ta kahveler ayrıldı.Demokratlar Mühsürlerin ve Bekir beylerin (şimdiki Ziraat Bankasının olduğu yerdeydi) kahvelerine,Halk Partililer ise Orta Kahveye (şimdi Burhanettin Camcı’nın dükkanının olduğu yer) giderlerdi.Köylerde odalar ayrıldı.Daha acısı CHP’lilerle DP’liler birbirinden kız almadılar,vermediler.Alışveriş yaparken bile çok zorda kalmadıkça muhalif esnaftan alışveriş yapmadılar.Allah’a şükürler olsun Şuhut’ta büyük çaplı kavga yaşanmadı,ufak tefek sürtüşmeler oldu.Ancak millet ikiye bölündü.Particiliğin böyle bir zararı oldu.
-1960 yılında 27 Mayıs günü askeri darbe oldu.Geçen sayıda bu olayla ilgili hatıralarınızı paylaştınız.Eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?
-Geçen sefer anlattığım gibi, Şuhut’ta önemli bir şey olmadı.CHP’liler askeri darbe oldu diye sokakta davul çaldırdılar.Demokratlar ise üzüldüler.Şuhut’ta belediye reisi görevden alındı.Kıdemli Binbaşı Hüseyin Köseoğlu hem kaymakam hem de belediye başkanı oldu.Hüseyin bey iyi bir insandı.Halka eziyet etmedi, baskı yapmadı.Bir kaç gözaltı olayı olsa da bunlar bir hafta sonra salıverildi.Hüseyin Köseoğlu ,İbrahim amcamın (Şuhut Müftüsü İbrahim Şenbabaoğlu) iyi dostuydu.Şuhut’tan ayrılırken amcama bir halı hediye etti.Görev yaptığı süre içinde halka iyi davrandı,ayrımcılık yapmadı.
-Askeri darbeden 3 yıl sonra, 1963 yılında yeniden demokrasiye dönülerek serbest seçimler yapıldı.Bu defa seçimi ,kapatılan Demokrat Parti’nin yerine kurulan Adalet Partisi’nden Bekir Oynağanlı kazandı.Bekir Oynağanlı’yı anlatır mısınız?
-Bekir Oynağanlı , ilçemiz siyasetinin en önemli isimlerinden birisidir.”Oynağanlızadeler ”diye bilinen köklü bir aileden gelmektedir.Ben kendisinden çok şeyler öğrendim.Bekir bey sakin,kızmayan öfkelenmeyen,karşısındakini dinleyen,güler yüzlü bir insandı.Parti ayrımı yapmazdı.Herkesin işini görmeye çalışırdı.Halkla iyi geçinirdi.Az önce anlattım,1950-1960 arası Şuhut ikiye bölünmüştü.Bekir bey sayesinde eski küslük ortadan kalkmıştır.Herkesi yumuşatmış,particiliği ortadan kaldırmıştır.Benim başıma şöyle bir olay geldi; o yıllarda ”yaba” dediğimiz alet pek bulunmuyordu.Çiftçi ”yaba” sıkıntısı çekiyordu.Ben Bolu taraflarından bir kamyon yaba satın aldım ve Afyon’a getirdim.Afyon’da orman idaresi kamyonu bağladı.O dönem mal almak-getirmek kolay değildi.Bizim yabalara el konuldu.Hemen Şuhut’a gittim,Bekir beyi buldum.Durumu anlattım,dinledi ve hemen benimle beraber Afyon’a giderek Orman Şefliğine gidip bizim malı kurtardı.CHP’li,Adalet Partili veya başka partiden olsun,herkesin yardımına koşar ve mutlaka sonuçlandırırdı.Milletvekilliği yaptığı için hem Afyon’da, hem de Ankara’da geniş bir çevresi vardı.Onun selamıyla gidilen her yerde iş görülürdü.Bir selamı yeterdi.Bekir bey zamanı Şuhut’ta Altıgöz Köprüsü yaptırıldı.Yeni ve güzel bir belediye hizmet binası inşa edildi.Hal binası yaptırıldı.Altıgöz Mahallesi onun zamanında kuruldu.Vatandaşa ucuza arsa satıldı.Mezbaha yaptırıldı.Elektrik ve su şebekesi yenilendi.Şuhut imar planı da onun eseridir.Şuhut Lisesi’nin açılmasında ve yapımında emeği çoktur.(1969)Kaymakamlarımız Şükrü Er ve Tacettin Pakelgil’in gayretleri unutulamaz.(1967 yılında Şuhut Belediye Meclis üyeleri;Hasan Dağlı,Mehmet Özsoy,Necip Şenbaba,Emin Aydoğdu,Hasan Bacak,Musa Tongur,İbrahim Akçeşme,Ömer Yaylalı,Sabri Erbaş,Sıtkı Uysal,Hasan Bingöl,İsmet Volkaner,Ahmet Elçi,Nuri Özenç,Hüseyin Başdemir,Hasan Eryol)
-Bekir Oynağanlı ,1973 seçimlerine kadar 10 yıl Şuhut’u yönetiyor.Bu dönemde siz Bekir beyle aynı partiden il genel meclisi üyeliği yaptınız.Bekir Oynağanlı o günlerde size ”Şuhut Belediye Başkanlığını” teklif ediyor.Ancak siz, İstanbul’a gitmeyi kafaya koyduğunuz için bu teklifi kabul etmiyorsunuz.1973 seçimlerinde büyük bir sürpriz yaşanıyor.Bu sürprizi anlatır mısınız?
-Ben 1970 yılında İstanbul’a taşındım.Ancak 1968 yılında il genel meclisi üyeliğini kazandığım için 1972 yılına kadar neredeyse her hafta Afyon’a gelerek muntazaman toplantılara katıldım.1973 yılında yapılan mahalli seçimlerde İstanbul’da bulunduğum için Şuhut’taki seçim faaliyetlerini yakından takip edemedim.O seçimlerde büyük bir sürpriz yaşandı.Şöyle ki, o seçimde bir kısım siyasiler Aydın’da Orman Yüksek Mühendisi olarak görev yapan Nazım Özer’i ikna ederek ”Bağımsız” belediye başkan adayı yaptılar.1973 seçimlerinde Adalet Partisi’nin adayı Bekir Oynağanlı,Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı Ahmet Güven’di.Nazım Özer , Şuhut’un ilk öğretmenlerinden Ahmet Hikmet Özer’in (Rışvanoğlu) oğludur.Kardeşi Prof.Dr.İlhan Özer (1930-1972) benim Zaferyolu İlkokulundan sınıf arkadaşımdı.Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde hocaydı.Ankara’ya gidişlerimde mutlaka yanına uğrardım.Şuhut’umuzun ilk profesörüdür.Diğer kardeşleri de Prof.Dr.Aytekin Özer’dir.Nazım Özer 1973-1977 arası Şuhut’ta büyük imar faaliyetlerine girişerek Büyük Cami’den başlayıp Sandıktaş’ta biten Gençlik Caddesini ,Altıgöz Köprüsü’nden başlayıp sebze pazarından devam ederek Sandıktaş’ta biten Afyon Caddesini hizmete açmıştır.Bu caddeleri yaparken kendisine çok tepki gösterildi.O da vatandaşlara ”siz bu yolların faydasını daha sonra göreceksiniz ve bana dua edeceksiniz” dedi.Gerçekten de Nazım Özer’e kızanlar, daha sonra cadde üstünde ev ve dükkan sahibi olunca kendisine dua ettiler.Şuhut’un kanalizasyon problemini çözmüştür.Sebze pazarı,hayvan pazarı,Hisar Tepesinin ağaçlandırılması gibi pek çok hizmeti vardır.Nazım bey, çok zeki bir insandı.Yanına gelen bir kimsenin ne diyeceğini ve ne isteyeceğini bilirdi.Kafası çalışan,ileri görüşlü,ufku açık,değişimci,dediğini yapan ve yaptıran bir başkandı.Gözü karaydı.1984′de tekrar belediye başkanı oldu ve hizmetlerine devam etti.Şuhut’un modern bir şehir olması yolunda çok hizmetleri vardır.Yaptığı şeylerin kıymeti 30 sene sonra anlaşılmıştır
-1980′den sonraki belediye başkanları için düşünceleriniz nelerdir?
-1980 sonrası ekonomi kabuk değiştirdi.Devletin ve milletin imkanları arttı.Belediyelere nüfusuna göre ödenek verildi.Eskiden en ufak bir iş için Ankara’nın yolu tutulurdu.Nazım Özer 1984 yılında belediye başkanı seçildi ama partisi iktidar olamadı.Buna rağmen Şuhut’a güzel hizmetleri oldu.Ondan sonra Nuri Oynağanlı 10 sene aralıksız başkanlık yaptı.Babası gibi Şuhut’a çok güzel hizmetlerde bulundu.Arkasından Mevlüt Can,Ekrem Özsoy birer dönem reislik yaptılar.Onların da Şuhut’a çok faydaları oldu.Nihayet iki dönemdir Recep Bozkurt gerçekten hakkını vererek başkanlık yapmaktadır.Veysel Eroğlu beyin desteği ile Şuhut’ta pek çok eksiklikler giderilmiş oldu.İlçemizin çehresi değişti.En son doğalgaz bile geldi.Büyük şehirlerde ne varsa aynısı Şuhut’ta var.Bunlar önemli hizmetlerdir.Basit ve sıradan işler değildir.
-Sabri bey, Prof.Dr.Veysel Eroğlu hakkında neler söyleyeceksiniz?
-Veysel Eroğlu beyin babası rahmetli İbrahim Eroğlu hem benim hem de Nuri ağabeyimin arkadaşı idi.Aynı gezek grubundaydık.Veysel Eroğlu’nun ileride büyük bir adam olacağı çocukken belliydi.Çok zeki ve efendi bir çocuktu.İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğrenciyken okulun hemen yanındaki caminin anahtarı ondaydı.Sabah namazında caminin kapısını o açardı.Veysel Eroğlu tam bir ”namaz aşığıdır”.Mezun olduktan sonra üniversite hocası oldu.Babasının Sultanhamam piyasasındaki işlerini o takip ederdi.Sonra İSKİ Genel Müdürü oldu.Şuhutlu en az 200 çocuğa iş imkanı sağladı.Allah razı olsun.Ardından politikaya atıldı ve çok başarılı oldu.Uzun müddet bakanlık yaptı.Veysel Eroğlu Şuhut’un gururudur.Son hükümette bakan olamadı,çok üzüldük.Ben kendisine her zaman dua ederim.Ağır başlı,akıllı ve çalışkan bir insandır.Bakanlığı sırasında deyim yerindeyse destan yazmıştır.Şuhut’a yaptıkları asla unutulmaz.Bir çok baraj,gölet,sulama,ormancılık,fidancılık,okul,hastane,yüksekokul,pansiyon,alışveriş merkezi gibi sayısız çalışmasıyla ilçemizi yatırıma doyurmuştur.Şuhut’a çok faydası olmuştur.
Bugüne kadar Şuhut’tan beş milletvekili çıkmıştır.Bekir Oynağanlı,Mustafa Akalın,Veli Başaran ,Hasan Akkuş,Veysel Eroğlu.Veli Başaran Şuhutlu olmakla beraber Afyon’da büyümüş ve yaşamıştır.Hasan Akkuş’la partilerimiz farklı olsa da çok iyi anlaşırdık.Mustafa Akalın’ın Şuhut’a hizmetleri olmuştur.Hepsinin ilçemize gücü nispetinde faydaları oldu.Fakat Veysel Eroğlu bakanlık yaptığı için Şuhut’a ne yapılması gerekiyorsa,lazım olanı fazlasıyla yapmıştır.O Şuhut’un ,Afyon’un ve Türkiye’nin yüz akıdır.İnsanların hayır duasını almak kadar güzel bir şey var mıdır?
-Sabri bey verdiğiniz bilgiler,aktardığınız hatıralar ve eşsiz hoşgörünüz için çok teşekkür ederiz.Allah size sağlıklı ve huzurlu bir ömür nasip etsin.

Etiketler: , , , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz