Şuhut için hijyenik siyaset

2014 yılının Mart Ayı’nda yapılacak olan Yerel Seçime az bir zaman kala Afyonkarahisar merkez ve birçok ilçede aday adaylığı takvimi de başlamış oldu.
Afyonkarahisar merkez ve Şuhut hariç hemen hemen bütün ilçelerde aday adayları boy göstermeye başladı. İlçemizde ise siyasilerin aday adaylıkları kulislerin dışına taşabilmiş değil. Bu durumun ilçemiz siyasetinin son derece yıpratıcı olmasından kaynaklandığı görüşü üzerinde durulurken aday adaylığı süreci de şimdilik dedikodular üzerinden ilerliyor.
İlçemizde aday adaylığı süreci siyasi partilerin seçici kurullarınca çok sayıda farklı denkleme dayalı olarak yürütülüyor. Sürecin temel unsuru her zaman olduğu gibi seçmen yani vatandaş, vatandaş kadar önemli bir diğer unsur da siyasi partilerin seçici heyetleri yani yönetim kurulları. Öte yandan yandaş dediğimiz aday adaylığı sürecinin müzmin teşvik erleri de aday adaylığı sürecinin önemli unsurlarından biri olmaya devam ediyor. İşte adaylık sürecinin belirleyici faktörleri bahsi geçen 3 temel unsur olarak göze çarpıyor. Vatandaş, yandaş ve siyasi partilerin seçici heyetleri arasında önümüzdeki 7 aylık süreçte yaşanacak etkileşimler ilçemizde önce aday adaylarını akabinde de adayları belirleyecek.
29 Mart 2009′da yapılan son yerel seçimde Recep Bozkurt, Adalet ve Kalkınma Partisi’nden aday olmuş ve aldığı bilinen istatistiklere göre rekor sayılabilecek 3 bin 691 oy ile Belediye Başkanı seçilmişti. Aynı seçimde ilçemizdeki 33 sandıktan Demokrat Parti adayı Nuri Oynağanlı 2 bin 49, Cumhuriyet Halk Partisi adayı ve dönemin Belediye Başkanı Ekrem Özsoy bin 290, Milliyetçi Hareket Partisi adayı Ahmet Akdağ, 686 oyla çıkmayı başarmıştı. 2004′te ise Cumhuriyet Halk Partisi adayı Ekrem Özsoy aldığı 2 bin 33 oy ile Şuhut Belediye Başkanı seçilmişti. Aynı seçimde Doğru Yol Partisi adayı Nuri Oynağanlı bin 803, Milliyetçi Hareket Partisi adayı Erdal Çınar bin 531, Adalet ve Kalkınma Partisi adayı ve dönemin Belediye Başkanı Mevlüt Can bin 497 oy almıştı.
Son iki seçimin en ilginç ve gözden kaçan istatistiği, seçime 2004′te Belediye Başkanı olarak giren Mevlüt Can’ın, 2009′da Belediye Başkanı olarak giren Ekrem Özsoy’un sandıktan makam koltuklarını koruyarak çıkamamış olmaları. Bu durumdan mevcut Belediye Başkanı Recep Bozkurt’a paye çıkartmak, seçim dönemlerinin konjonktür farklılığı nedeniyle zor. Ancak nelerin olabildiğine, seçime belediye imkânları ile girilse dahi mağlubiyetle karşılaşabileceğine dair önemli bir gösterge. Aday adaylığı sürecinde siftahı yapan ilk isim mevcut Belediye Başkanı Recep Bozkurt oldu. Hali hazırda zaten yıpratılıyor olmanın da rahatlığından mıdır bilinmez sürecin ilk adımını atarak medeni cesaret örneği gösteren Bozkurt, Adalet ve Kalkınma Partisi’nden aday adaylığını resmen kamuoyu ile paylaştı. Adayların yıpratılması konusu ciddi ve bir hayli üzerinde durulması gereken bir konu ve maalesef seçim kültürümüzün de vazgeçilmezi. Bir adayın veya aday adayının yıpratılması genellikle farklı bir aday adayı veya adayının daha önce bahsettiğimiz yandaş unsurlarınca yapılıyor. Tabi yandaş dendiğinde akla ilk gelen çıkar sağlayan olmamalı. Tabi ki Şuhut için daha iyi olacağını düşündüğünden bir aday ya da aday adayının yanında duranlar olacaktır. Bir insanın siyasi varlığını desteklemek çabucak menfaat beklentisi ile örtüştürülmemeli fakat bir başka adayın haksız ve yersiz karalanması vicdanen kabul edilmemelidir.
Bugün diktatörya dönemleri olarak nitelenerek haksızlığa uğrayan ve Türk Cumhuriyet ve Demokrasi’sinin yeni yeni filizlendiği 1920′li 1930′lu yıllarda bile siyasi hayat bugünden daha ahlaklı ilerlemektedir. Örneğin çok partili hayatın Atatürk tarafından teşvik edildiği dönemde Serbest Fırka’nın lideri Ali Fethi Okyar, 7 Eylül 1930′da 50 bin kişiye hitab ettiği İzmir mitinginde yaklaşan seçimlerdeki rakibi ve dönemin Başbakanı İsmet İnönü’ye hakaret edilmesini engellemiş, İnönü’yü yuhalayan kitleyi durdurarak saygı gösterilmesini talep etmiştir. İşte hijyenik siyasetin gereği de budur. Şuhut’ta ve seçim sandığının kurulduğu her yerde uygulanması gereken davranış budur. İlçemiz yerel seçimlerinde aday veya aday adaylarının geçmişi ve özel hayatından ziyade plan ve projeleri konuşulmalıdır. Çamur atmak, lekelemeye çalışmak ancak aday adayı sayısının azalmasına yol açar bu da daha az proje ve fikir anlamına gelebilir. Yani aday adaylarımızın ve adaylarımızın parti, kimlik gözetmeksizin kıymetini bilmeliyiz. Her yeni aday adayına yeni bir proje gözüyle bakmalıyız.

Etiketler: , , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz