Şuhut Müftülüğü

ALLAH KULUNA YETER,

ALLAH YETMEZSE NE YETER?

Muhterem okurlarım;

Öncelikle Allah’ ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun diyerek sohbetime başlıyorum.

Bir insan olarak yaratılışımıza göz atalım. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Keriminde:

“ O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı. Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir sudan yarattı. Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!” (Secde suresi 7-8-9. ayetler) buyurmaktadır.

Evet, Rabbimiz bizleri El-Halık ismiyle yoktan var etti ve el-Musavvir ismiyle de biz insanoğluna en güzel şekil verdi. Yine Kur’an-ı Keriminde buna açıklık getirerek buyurdu ki: “Doğrusu, biz insanı en güzel bir biçimde yarattık” (Tin Suresi 4.Ayet)

Peki, Allah (c.c) bizi yaratıp sonra ilgisiz kalıp bir kenara bıraktı mı? Şüphesiz hepimiz bilir ve söyleriz ki, hayır…

Üretici bir firma imal etmiş olduğu herhangi bir eşyayı piyasaya sürerken aynı zamanda kullanma kılavuzunu da hazırlıyor ve bu şekilde piyasaya sürüyor. Çünkü o malı en iyi bilen firmanın kendisidir.

Biz insanoğlunu da hiç yokken var eden Yüce Rabbimiz, bize bizden daha yakın olduğunu “Allah size şah damarınızdan daha yakındır”. (Kaf Suresi / 16. Ayeti) ayeti kerimesinde belirterek, bizim dünya ve ahiret saadetimiz için Hz. Âdem’ den itibaren peygamberlerine suhuf (sahifeler) ve kitaplar indirmiştir. Peygamberlerde kendilerine indirilen Allah’ın emirlerini bizlere bildirmişlerdir. En son olarak ise Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v)’ e Kur’an-ı Kerim indirilmiştir.

Dolayısıyla biz ümmeti Muhammed için yol gösterici olan Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim ve onun tefsiri hükmündeki Rasülüllah’ın sünnetidir.

Şifayı, rahmeti, bereketi ve kurtuluşu bulmak için her zaman Kur’an’a ve sünnete sarılacağız.

Yüce Rabbimiz : “ Biz Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz” (İsra-82.Ayet) “ Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir” (Tevbe-128.Ayet) buyuruyor.

Bir mü’min olarak akla hayale gelmedik maddi ve manevi hastalıklara, sıkıntılara, bela ve afetlere imtihan vesilesiyle uğramış olabiliriz. Günah batağına da saplanmış olabiliriz ama bir mü’min olarak Allah’tan asla ümidimizi kesmeyeceğiz. Yüce Rabbimiz buyuruyor ki;

“… Allah’ın rahmetinden asla ümidinizi kesmeyiniz. Çünkü kâfirler dışında hiç kimse Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.” (Yusuf/87)

O halde kıymetli okurlarım: “Bittim Ya Rab!” diyene “Yettim kulum!”diyen bir Allah olduğunu, kulun gücünün bittiği yerde Allah’ın yardımı başladığını, asıl Allah’ tan korkmanın O’nun sevgisini yıpratmaktan korkmak olduğunu bilelim ve Allah’ın bize insan olarak verdiği değere, nimetlerine karşı asla nankörlük etmeyelim.

Hakim’ in istihrac ettiği şu hadis, bizim hayat düsturumuz olmalıdır:

“ Allah’ ın dinini dert edinenin özel dertlerini Allah satın alır, Allah’ın dinini dert edinmeyeni Allah kendi dertleriyle baş başa bırakır.”

Ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler ışığında her daim her an Allah diyerek üzerimize düşeni yapmalı ve gerisini Allah’a havale etmeliyiz. Korkmamalıyız, biz Allah ile beraber olduğumuz zaman

Allah bizim özel dertlerimizi satın alacak ve sonu mutlaka bizim için aydınlık olacaktır. Bunun için diyorum ki; “Allah kuluna yeter, Allah yetmezse ne yeter”.

Allah’a emanet olunuz.

Cevdet KARAKAYA

Müftülük V.H.K.İ

Müftülük Sahifesi Yayın Sekreteri

MEVLİT KANDİLİNİN ARDINDAN

Bu yazıyı yazmakta biraz geciktik belki ama Peygamber Efendimizi anmak için özel günleri beklemeye gerek var mı sizce de? Âlemlere rahmet olarak gönderilen muhteşem insanı her daim anarız biz. Sebep aramadan her daim her an anarız Efendimizi (S.A.V). İlla da bir sebebe ne gerek var? Allah (celle celalüh), Müslümanlara gönderdiği Kitab-ı Mübin’de şöyle buyuruyor;

“Muhakkak ki Allah ve melekleri, O peygambere salât ederler. Ey iman edenler! (Siz de) O’ na salât edin ve (ona) teslimiyetle selâm verin!” (Ahzab, 56)

Bu ayet gösterir ki Peygambere salâvat getirmek farzdır. Resulullah (s.a.v.) buyurmuştur ki:

“Yanında adım zikrolunup da bana salâvat getirmeyen kimsenin burnu sürtülsün.” Yine buyurmuştur ki: “Allah Teâlâ benim için iki melek görevlendirmiştir. Ben bir Müslüman’ ın yanında anıldım da bana salâvat getirdi mi, mutlaka o iki melek ona ‘Allah seni bağışlasın’ derler. Allah Teâlâ ve diğer melekleri de o iki meleğe cevap olarak ‘Âmin’ derler. Bir müslümanın yanında adım zikrolunduğunda da bana salâvat getirmedi mi, mutlaka o iki melek: ‘Allah seni bağışlamasın’ derler. Yüce Allah ve öteki melekleri de o iki meleğe cevaben ‘Âmin’ derler.”

Sahabeler: “Ya Resulullah selam vermeyi biliyoruz. Fakat ‘salât’ı nasıl getireceğiz?” demişler. O zaman namazda okunan salli-barik duası Müslümanlara öğretilmiştir. Peygamberlerden başkasına salâvat getirilmez.

İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü’l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye Mevlit Kandili denir.3 Şubat cuma günü tüm samimiyetimizle tüm içtenliğimizle yaşadık hissettik efendimizi.

Yüce Allah’ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegâne yolu, Peygamberimizin yolundan gitmektir…

“De ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın…” (Âl-i İmrân, 31)

Sadece dilimizle kuru kuruya peygamberimizi seviyoruz demekle olmaz. Onun hayatını okuyup öğrenmeden, hayatımıza örnek almadan gerçekten sevmiş olmayız.

Beni gerçekten sevmedikçe iman etmiş olmazsınız, iman etmedikçe de cennete giremezsiniz buyuruyor Allah Resulü(Sallallahü Aleyhi Vessellem). Sevilen insan rehberdir, örnektir sevenlerince. Bu sevilen bir de Kâinatın Efendisiyse hele. İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamberin tebliğ ettiği ilahi mesaja ve onun sünnetine ihtiyacı vardır.

İşte yeryüzünün enleri:

Yeryüzünde “en güzel ahlâklı” insan Yeryüzünde “en güvenilir” insan Yeryüzünde “en şefkatli” insan Yeryüzünde “en yumuşak huylu” insan Yeryüzünde “en edebli” insan Yeryüzünde “en cesur” insan Yeryüzünde “Rabbine en çok güvenen” insan Yeryüzünde “en adâletli” lider Yeryüzünde “en sabırlı” insan Yeryüzünde “en kanaatkâr” insan Yeryüzünde “en vakur” insan Cenab-ı Hak’ın “Habibim” iltifatına mazhar olmuş tek insan..

Allah(cc) ve meleklerin “kendisine salât” ettiği tek insan,

Kıyamete kadar gelmiş ve gelecek bütün insanların en üstünü bizim Peygamberimiz: Hz.Muhammed (Sallallahü Aleyhi Vessellem) .

Gelin bu mevlit bizimde doğuşumuz olsun,yeniden doğuşumuz.Bundan sonra namazlarıma daha çok dikkat edeceğim,daha çok Kur’an okuyacağım,bilmiyorsam en kısa zamanda öğreneceğim,sünnetleri en güzel şekilde yaşayacağım,dedi-kodu yapmayacağım,başkalarının kusurlarını araştırmayacağım,yalan söylemeyeceğim,ihtiyacı olanın yardımına koşacağım gibi kararlar alalım.

Rabbim cümlemizi Peygamber Efendimizin şefaatinden mahrum eylemesin. Amin…

Ülker CACI

Merkez Bademlik Kız K.K.Ö

MÜFTÜLÜĞÜMÜZDEN HABERLER

1- Müftümüz Kazım GÜZEL, 06 Şubat 2012 tarihinde yıllık izninden dönerek görevine başlamıştır.

2-Müftülüğümüzce merkez ve yakın köylerimizde görev yapan İmam-Hatiplere Kur’an-ı Kerimi Güzel Okuma Kursu 06 Şubat 2012 pazartesi günü başlatılmış olup, planlanan kurs 08 Mart 2012 tarihine kadar devam edecektir.

3- Diyanet İşleri Başkanlığımızca açılan Yeterlilik Sınavına başvurular 21 Şubatta sona erecektir.

4- İlçemiz Merkez İplik Camisinde sabah namazları Cami Müezzin-Kayyımı Ahmet KİRAZ tarafından hatimle kıldırılmaya devam edilmektedir.

5- Müftülüğümüze bağlı İlçemiz İcikli Köyü (Eski) Camii ve Arızlı Köyü Camii İmam-Hatiplik kadroları halen münhal bulunmaktadır. 8 Şubatta İl Müftülüğümüzce yapılan nakil sınavına da bu camilerimiz için müracaat eden olmamıştır. Naklen atanmak isteyen İmam-Hatiplerin İl Müftülüğümüze müracaat etmeleri gerekmektedir.

Müftülük Yayın Ekibi:

Kazım GÜZEL (Başkan)

Cevdet KARAKAYA (Sekreter)

Nurettin ÖZDEMİR (Koordinatör)

Yapılan Aramalar:

  • allahın dinini dert edinenin özel dertlerini allah satın alır (53)
  • allah size şah damarınızdan daha yakındır ayeti (13)
  • o size şah damarınızdan daha yakındır ayeti (12)
Etiketler: , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz