Ustahasanoğlu ilçemizin seçim tarihine ışık tutuyor

11973 SEÇİMLERİNDE YAŞANAN SÜRPRİZ.
”1973”,Türk siyaseti açısından çok enteresan bir yıl olarak kayıtlara geçmiştir. Öyle zamanlar olur ki; tahminlerin hiç birisi tutmaz, “beklenen” bir türlü gerçekleşmez, hiç umulmadık şeyler kapımızı çalar. Planlar alt üst olunca, hedefler yakalanamayınca, “alın yazımız buymuş” deyip kadere teslim oluruz ya, işte öyle bir yıldır. “1973”
Cumhuriyetin ilanının 50. Yılı…
Sembolik önemi olan bir yıl 1973…
Üstad Sezai Karakoç’un unutulmaz dizelerinde anlattığı şey bu olsa gerek;
”Sakın kader deme,kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır” (Sürgün Ülkeden Başkentler Başkenti’ne)
1973 yılında neler yaşanmıştır? Önce Türkiye’de neler olmuştur, onlara bakalım.
14 Ekim 1973 tarihinde yapılan genel seçimlerde büyük bir sürpriz yaşanmış, favori olarak gösterilen Adalet Partisi beklenmedik bir yenilgiye uğramıştı. Cumhuriyet Halk Partisi ise özellikle büyük kentlerde başarılı olmuş ve sandıktan birinci parti olarak çıkmayı başarmıştı. (CHP yüzde 33, AP yüzde 29 oy aldılar) Ancak seçim sonuçlarını değerlendirmeden önce, 1970′lerden sonra AP ve CHP’de yaşanan bazı bölünmelerden mutlaka bahsetmemiz gerekiyor. Şöyle ki, bu seçimlerde, AP’den kopan ve Ferruh Bozbeyli’nin genel başkanı olduğu Demokratik Parti yüzde 12 oy alarak 45 milletvekili çıkarmıştı. CHP’den ayrılan ve Turhan Feyzioğlu’nun genel başkanı olduğu Cumhuriyetçi Güven Partisi ise yüzde 6 oy alarak 13 milletvekili kazanmıştı. Bu tabloya yüzde 12 oy alan Milli Selamet Partisi’ni ve (48 milletvekili) ve yüzde 4 oy alan Milliyetçi Hareket Partisi’ni de (3 milletvekili) eklersek, Türk siyasetinin “çok parçalı” bir yapıya dönüştüğü, merkez partilerin zayıfladığı, ideoloji esaslı partilerin güçlendiği sonucu ortaya çıkacaktır. Bu sonuçlarla hiçbir parti “tek başına” iktidar olamadığından, önümüzdeki süreçte Türkiye’de ”koalisyon dönemi” başlayacaktır.
1973 yılının bir çok sürprize gebe olduğu bir sene önceden belliydi. Bir süredir iç hesaplaşmaların yaşandığı Cumhuriyet Halk Partisi, 5 Mayıs 1972 tarihinde 5.Olağanüstü Kongresini yapmıştı. Partinin genel başkanı, Atatürk’ün silah arkadaşı, Türkiye Cumhuriyeti’nin 2.Cumhurbaşkanı, Milli Şef, Garp Cephesi Kumandanı gibi bir çok ünvana sahip İsmet İnönü, kongreyi kaybetmiş, yerini genç, karizmatik ve hırslı bir milletvekili olan Bülent Ecevit’e kaptırmıştı. O tarihte İsmet İnönü 88, Bülent Ecevit ise 46 yaşındaydı.-
(Tarihi kongreye katılanlardan biri de o yıllarda CHP Şuhut İlçe Başkanı olan rahmetli Ali Köksal’dı. Kendisiyle 1999 yılında yaptığımız bir söyleşide kongrede yaşananları şöyle anlatmıştı;
”İsmet Paşa’nın genel başkanlığındaki son kurultayda (1972) partimizin genel sekreteri Bülent Ecevit kürsüde konuşma yaparken İsmet Paşa’yı kast ederek kurultay delegelerine ”bir siyasi partinin karar organları mı olacaksınız, yoksa kapı kulları mı olacaksınız?” diye seslenmişti. İsmet Paşa’nın öfkeyle yerinden kalkarak;
-Kime söylüyor bunu? Bana söylüyor bana! diyerek sert bir şekilde tepki gösterdiğini kulaklarımla duydum. Netice İsmet Paşa’mız genç Bülent Ecevit’e yenilmiş, ardından siyasetten çekilmiş, 1973 yılında da vefat etmiştir.)
14 Ekim 1973 seçimlerinde hiçbir parti çoğunluğu elde edemediği için hükümet kurma çalışmaları uzun sürmüş,kamuoyu AP-MSP-Demokratik Parti koalisyonunun kurulmasını beklemeye başlamıştı. Çünkü sağ görüşlü üç partinin milletvekili sayısı 242′ye ulaşıyordu. (O dönem meclisteki vekil sayısı 450 idi). Ancak ”alın yazısı tecelli etmiş”, bütün beklentiler boşa çıkmış, zıt görüşlü iki parti bir araya gelerek CHP-MSP koalisyonu kurulmuştu.
Genel seçimlerden iki ay sonra yapılan yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin yükselişinin devam ettiğini görüyoruz. Bunda en büyük pay, yeni genel başkan Bülent Ecevit’e ait olmalıdır. Türk siyasetinde yeni bir yüz olan Bülent Ecevit, 1968′de Fransa’da başlayan, 1970′li yıllarda bütün dünyayı etkileyen ”sol –devrimci ”rüzgarın Türkiye’yi de etkilemesi sonucu, sosyal, siyasal ve ekonomik dengeleri sarsmaya başladı. Genel başkanlığının ikinci yılında –koalisyon bile olsa- başbakan olmayı başardı. Böylece ”Karaoğlan” efsanesi doğmuş oldu.
1973 SEÇİMLERİNDE ŞUHUT’TA YAŞANAN BÜYÜK SÜRPRİZ
1969 seçimlerinde Şuhut’ta yüzde 56 oy alan Adalet Partisi, 14 Ekim 1973 genel seçimlerinde yüzde 41 civarında oy alarak ciddi kayba uğradı. Bunun başlıca nedenleri,haşhaş ekiminin yasaklanması karşısında Adalet Partisi’nin gerekli tepkiyi göstermeyişi, Demokratik Parti bölünmesi ve Süleyman Demirel’in başbakanlığı döneminde Afyon’daki bazı bölge müdürlüklerini memleketi olan Isparta’ya kaydırmasının oluşturduğu tepkiydi. Haşhaş, asırlardır bölgemizin ve ilçemizin en önemli gelir kaynağı idi.Amerika’nın baskıları sonucu Nihat Erim hükümeti döneminde ekimi yasaklanan haşhaş, Şuhut ekonomisinin bel kemiği durumundaydı. Şuhut halkı genel seçimlerde tepkisini göstererek Adalet Partisi’ne bir uyarı yapmış oldu.
Genel seçimin sarsıntısı devam ederken gözler yeni bir seçime çevrildi; 9 Aralık 1973 tarihinde yapılacak olan ”mahalli idareler seçimine”… Şuhut’ta 1963 yılından beri Adalet Partili Bekir Oynağanlı belediye başkanlığı yapmaktaydı. Bir dönem Demokrat Parti’den milletvekilliği yapan ve tecrübeli bir siyasetçi olan Oynağanlı, ülke genelinde esmekte olan ”Karaoğlan rüzgarından” elbette haberdardı. 10 yıllık başkanlığı boyunca Şuhut’a bir çok yatırım yapmış,sayısız hizmet sunmuş, parti ayrımı yapmaksızın bütün Şuhutluların işine koşturmuştu. Bir dönem parlamentoda görev yaptığı için Ankara’da ve Afyonkarahisar’da geniş bir çevresi vardı. Şuhut belediye binası, hal binası, mezbaha, Şuhut elektrik şebekesinin Kütahya’dan gelen ulusal şebekeye bağlanması, Afyon yolunun yapımı gibi hizmetlerin yanı sıra yapımına büyük katkı sağladığı Şuhut Lisesi’nin 1969 yılında eğitim ve öğretime açılması,Bekir Oynağanlı’nın elini güçlendiriyordu. Adalet Partisi Şuhut teşkilatının kararıyla yeniden aday gösterildiğinde ”seçimi kaybedeceğini” aklının ucundan bile geçirmiyordu.
(Uzun yıllar Bekir Oynağanlı ile birlikte siyaset yapan rahmetli Necip Şenbaba ile vefatından önce Şuhut Belediyesi ile ilgili sohbetlerimiz olmuştu. Bunların çoğunu Şuhut Anayurt’ta ve Şuhut Ekin Dergisi’nde yayınladık. 1973 seçimlerine ilişkin şunları anlatmıştı;
”Rahmetli Bekir Bey’le birlikte uzun yıllar siyaset yaptık. Ben belediye meclis üyeliği yaptım. 1973 seçimlerinde Hasan Dağlı, Mehmet Akçeşme, Emin Aydoğdu, Hasan Bacak gibi arkadaşlarla toplanarak Bekir Bey’i üçüncü defa başkan olmak üzere aday yaptık. Fakat özellikle gençler arasında bir değişim havası estiğini biliyorduk. Her şeye rağmen kazanacağımıza inanıyorduk. Bekir Bey, gerek Afyon’da gerekse Ankara’da çok tanınan, çevresi olan bir kişiydi. Ayda on kere Ankara’ya giderdi. Bizleri de götürürdü. Herkesin işine yardımcı olurdu. Ama 1973 seçimleri bize hüsran oldu.)
Cumhuriyet Halk Partisi, o günlerde Afyon PTT Başmüdürlüğünde çalışan Ahmet Güven’i aday olarak göstermeye karar vermişti. Güven, 1966 yılında Refik Başyılmaz ve bir grup arkadaşı ile ”Şuhut Bozkurt’un Sesi” Gazetesini yayınlamaya başlamış, siyasete gireceğinin sinyallerini vermişti. Gazetede ateşli yazılar yazıyor, Şuhut’un kalkınması için projeler üretiyor, haşhaş ekiminin mutlaka serbest bırakılması gerektiğini dile getiriyordu. Cumhuriyet Halk Partisi yeni genel başkan Bülent Ecevit’in oluşturduğu rüzgarla Şuhut’ta bir sürpriz yapmaya hazırlanıyordu. Erdal Çınar, Refik Başyılmaz, Ömer Çınar, Bekir Rafi Soydaş gibi eğitimli gençler ; Ahmet Güven’le gece gündüz çalışmaya başladılar. Güçlü bir belediye meclis listesi hazırladılar. Mamakoğlu Mehmet Yüksel, Ali Köksal, Erol Barutçuoğlu, Ethem Çatyol ilk sıralarda idi. CHP 1950 yılından beri Şuhut’ta belediye başkanlığını kazanamıyordu. Bu sefer hedefe yaklaştıklarına gönülden inanıyorlardı.
Seçimin iki parti arasında geçeceği beklenirken bir kısım Şuhutlunun kafasında ”üçüncü bir aday” fikri oluşmaya başladı. Özellikle gençler arasında ve çarşı esnafında ”bağımsız aday” çıkarılması düşüncesi hakimdi.Henüz ”sağ-sol olayları” başlamamış, Şuhut’un gelişmesi ve modern bir ilçe olması ”en önemli hedef” haline gelmişti. Bunu kim sağlayabilirdi? Çalınan pek çok kapıdan eli boş dönülmüş, umutlar azalmaya başlamıştı. Derken ortaya bir isim atıldı; Nazım Özer…
Kurtuluş İlkokulu eski müdürlerinden Rışvanoğlu Ahmet Hikmet Özer’in en büyük oğlu olan Nazım Özer, Denizli Orman Bölge Müdürlüğü’nde Orman Yüksek Mühendisi olarak çalışıyordu. 1970′li yıllarda ülkemizde kereste sıkıntısı had safhada olduğundan marangozlar, mobilyacılar iş yapamaz hale gelmişlerdi. Şuhutlu marangozlar Denizli’ye giderek Nazım Özer’e başvurdular, aldıkları cevap olumluydu. Genç orman mühendisinin hemşehrilerine yaklaşımı, yardımı ve ilgisi kısa sürede Şuhut’ta karşılık buldu. Partili-partisiz insanlar gün aşırı Denizli’ye giderek Nazım Özer’i adaylık konusunda ikna etmeye çalıştılar. İlginç olan; gidenlerin çoğunun Adalet Partili ve Cumhuriyet Halk Partili olmasıydı. Oysa her iki partinin de adayları belli olmuştu.İbrahim Özen (Posefe),Mehmet Emin Sarıtepe,İbrahim Kasalak gibi çarşı esnafları, Hidayet Karabostan, Kasap Aliler, Kasap Şükrüler gibi CHP’liler, Adalet Partisi’nden kopan Demokratik Parti Şuhut teşkilatı (İsmail Yeyen), minibüslere binip Denizli’nin yolunu tuttular ve Nazım Özer’i ikna etmeyi başardılar. Gidenlerin yaklaşık 50 kişi olduğu, bölge müdürlüğünü adeta ablukaya aldıkları, Nazım Özer’den adaylık sözü aldıktan sonra ilçeye döndükleri hala hatırdadır.
Birbirinden iddialı üç adayın seçim çalışmaları da görkemli oldu. Mevcut belediye başkanı Bekir Oynağanlı, on sene içinde yapmış olduğu hizmetleriyle halkın karşısına çıkarken, Ahmet Güven özellikle gençlerin oylarına talipti. Bağımsız aday Nazım Özer’in Şuhut’a gelişi ise gerçekten olay oldu.Üniversite mezunu,olmanın verdiği avantajla yarışa bir adım önde başlayan Özer, büyük kentlerde görülen hizmetlerin aynısını Şuhut’a getireceği sözünü verdi. Projeleri büyük ilgi ile karşılandı. Şuhut’ta evlerin, bahçelerin duvarları ”UMUDUMUZ NAZMİ” sloganıyla boyandı. Seçimin favorisi gösterilen Bekir Oynağanlı,sürpriz yapması beklenen Ahmet Güven, halkın yüzünü Nazım Özer’e döndüğünü fark ettiklerinde artık çok geçti. Özer gümbür gümbür geliyordu.
Nazım Özer’in belediye meclis üyesi adayları,belli bir partiden veya fikirden değildi. Adalet Partili, CHP’li, Demokratik Partili, MHP’li yani her düşünceden isim görmek mümkündü. Turgut Özal’ın 1983′de ortaya attığı ”dört eğilimi”, Özer, yıllar önce Şuhut’ta gerçekleştirdi, diyebiliriz. Nazım Özer’in listesinde kimler vardı? Bekir Sarıtepe, Faruk Saçaklı, Mustafa Öncül,İbrahim Kasalak,Mehmet Kule,Hüseyin Başdemir, Hasan Arıevi, Nihat Dönmez, Fazıl Mavi, Bilal Dönmezdemir, Mehmet Demir.Nazım Özer’i destekleyenlerin mesajı şöyleydi;
”Özer her ne kadar Orman Mühendisi olsa da tarım konusunda da çok bilgili idi.Şuhut bir tarım memleketi olduğundan çok faydası olacaktır.Türkiye’nin bir çok yerini gezdiği ve bürokraside görev aldığı için,gözlemleri,tespitleri,projeleri kıymetlidir.Bir de Şuhut’ta yaşamadığı için, akrabalık ilişkilerine,hatır-gönül işlerine prim vermez,kanun neyi emrediyorsa onu yapar.”
Seçim günü yaklaştıkça mücadele daha da arttı,kıran kırana bir yarış başladı.Üç aday da kendini şanslı görüyordu.Tarihler 8 Aralık 1973 cumartesi gününü gösterirken,hem Adalet Partisi’nde, hem de Cumhuriyet Halk Partisi’nde saflar çözülmeye başladı. CHP gençlik ve kadın kollarının önemli bir kısmı o akşam Nazım Özer’i desteklemeye karar verdi, Aynı şekilde Adalet Partisi’nden kopmalar oldu. Adalet Partisi’nden ayrılan Ferruh Bozbeyli ve arkadaşlarının kurduğu Demokratik Parti, 14 Ekim 1973 genel seçimlerinde Şuhut’ta yüzde 15 oy almıştı.Partinin Şuhut’taki merkezi,İsmail Yeyen’in (Cığaranın İsmail) küçük çay ocağı idi. Onlar da Nazım Özer’i desteklediler. Yüzde 10 oya sahip MSP, yüzde 7 oyu olan MHP de Özer’in yanında yer aldılar.

s1s1
Peki son gece ne oldu da ibre Nazım Özer’e döndü?
O günlerin tanıklarına göre, Nazım Özer, iş, makam, para, imtiyaz, torpil sözü vererek oy toplamaya çalışan bir insan değildir. Yasalara bağlı bir insandır. Şuhutlulara ”daha güzel, daha modern, kalkınmış ve medeni bir şehir” vaat etmiştir. Dik duruşu, cesareti, yalpa yapmadan dosdoğru konuşması ve dürüstlüğü sayesinde oy toplamıştır.
Nihayet seçim günü geldi. Şuhut , hiçbir kavga dövüş yaşamadan huzurlu bir seçim yaşadı. Sandıklar açıldığında 10 yıldır belediye başkanlığı yapan Bekir Oynağanlı’nın 1262, Cumhuriyet Halk Partisi adayı Ahmet Güven’in 477, bağımsız aday Nazım Özer’in ise 2463 oy aldığı görüldü. Tesadüfe bakın ki Afyonkarahisar’da da aynı şekilde bağımsız aday olan Sami Öznur rakiplerine fark atarak belediye başkanı seçilmeyi başardı. 10 yıldır Adalet Partili Mustafa Ulusoy’un başkanlık yaptığı Karaadilli’de,bu defa Cumhuriyet Halk Partili İ.Ethem Karadirek’in belediye başkanlığını kazandığı görüldü. Velhasıl 9 Aralık 1973 seçimleri ilginç bir seçim oldu, ilk kez bir bağımsız aday başkanlık ipini göğüsledi, taşlar yerinden oynadı, siyaset yeni yüzler kazandı….s11
Nazım Özer’in başkanlığı dönemi (1973-1977) Şuhut’ta neler oldu?
Şuhut, kanalizasyon şebekesine kavuştu. Bizden yıllar sonra Dinar’ın, Emirdağ’ın, Bolvadin’in kanalizasyonla tanıştığını söylersek ayıp etmiş olmayız. Şuhut’a nefes aldıran Gençlik Caddesi açıldı. Cadde yapılırken ciddi yıkımlar gerçekleştirildi. Aynı şekilde Altıgöz Köprüsü’nden Sandıktaş’a giden Afyon Caddesi hizmete açıldı. İki caddeyi birleştiren Çayır Caddesi açıldı. Çakırözü yolunda yeni bir mezarlık yaptırıldı.Mezarlık ağaçlandırıldı. Hisar Tepesi’nde fidanlar dikildi. Sokaklar düzenlendi. Su şebekesi yenilendi.

Etiketler: , , , , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz