Abdullah Umurhan’ın kaleminden…

ZÜLFİKARA DOKUNMADAN…

Köşe yazısı yazmak için oturduğumdan şu ana kadar 2 saate yakın bir zaman geçmiş bulunuyor. Kurban Bayramı’na rastlayacak olan bu köşe yazısında hangi konuyu değerlendireceğim karar veremedim. Birkaç konu başlangıcı yapıp sildikten sonra bu satırlarla başladık. İnşallah hayırlı konulara değinerek Gazetenin Kurban Bayramı sayısına uygun bir yazı kaleme alırım.

Aslında konu çok; Bazı olumsuzluklar yazılabilir. Siyaseten verilen daha yerine getirilmeyen sözler yazılabilir. Eğitimdeki aksaklıklar yazılabilir. İlçemizle diğer ilçelerin aldığı hizmetler rakamlarla karşılaştırmalı olarak okuyucuya sunulabilir. Belki de en önemlisi siyaseti kendi kişisel çıkarları için yapanlar yazılabilir; diye düşünürken bayrama uygun olsun, bayram tadında olsun diye zülfükara dokunmayalım istedim.

Şuhut; Bulunduğum zaman mutlu olduğum, havası ile kendimi zinde hissettiğim, doğduğum, doyduğum, memleketim. Nasıl ifade etsek, hangi methiyeyi düzsek, yinede ifade etmekte zorlanacağımız yurdumuz Şuhut.

Her zaman fırsat bulduğumda, sıkıldığımda, bunaldığımda, önemli kararlar arifesinde, nefes almak ta zorlandığım anlarda bir durak, bir nefes, bir su, bir liman gibi sığındığım memleketim Şuhut.

Aynı zamanda kültürü farklı, folkloru farklı, gelenekleri farklı bir diyar memleketimiz Şuhut. Araştırılmalı, ilmi yayınlarla araştırmalar desteklenmeli, sipariş üzerine olmayan çalışmalar yapılmalı. Kısacası gelecek nesillere ışık olacak çalışmalar yapılmalıdır.

Bir Karaçaylı arkadaş yıllar önce bir sohbet esnasında ailesinin soy ağacını çıkarmıştı. 400 yıl evveline kadar gidebiliyor. Şu anda bir asır kadar öncesinden geldiği Rusyadan akrabaları ile bağları devam ediyor. Bu bilgiden sonra;

Şimdi soralım hangi hemşerim dedesinin, rahmetli dedesinin adını veya dip ninesinin adını biliyor. Hangi aile nereden ne zaman gelmiştir. Hangi köyümüz hangi Türkmen boyundandır. Törelerimiz, adetlerimiz, düğünlerimiz, düğün yemeklerimiz, keşkeğimiz, manilerimiz, hangi kültürlerden gelmiştir veya etkilenmiştir araştırılmalıdır.

Tarih ve kültürel araştırmalarla beraber; Siyasi gelişmeler, yapılan yatırımlar, kaçan fırsatlar, Sinanpaşa’ya kaçan Karma Organize Sanayi Bölgesi, Bolvadin’e kaçan Hayvancılık Organize Sanayi Bölgesi, Emirdağ, Çay, Sandıklı, Dinar kadar yapılamayan TOKİ konutları, Emirdağ, İhsaniye, Dazkırı, Dinar’a yapılan bize yapılmayan sanayi tesisleri, Artan işsizlik, kullanılamayan imkânlar, beceriksiz yöneticiler, vizyonsuz siyasiler, ufuksuz sivil toplum örgütleri araştırılmalı; tartışılmalıdır. Tarihe not düşülecekse; bunlar mutlaka kaleme alınmalı ve toplum ile paylaşacak yürekli, inançlı, gözü kara kalemlerde desteklenmelidir.

İlçemizde haber siteleri vardır, gazeteler var ama araştırmacı gazetecilerimiz yok. Sorgulayan köşe yazarlarımız yok. Sorun bununla da bitmiyor. İlçemizde siyasi guruplar yok, parti içi muhalefet yok, mutlaka olmalı ve desteklenmeli diye düşünüyorum. Eğer ilçemizde bu saydıklarım olsa idi şu yazdığımız sorunların en az yarısı halledilmiş olurdur. Zülfükara dokunmadan köşe yazalım dedik. İnşallah öylede olmuştur.

Değerli hemşerilerim, Kurban Bayramınızı kutlar, Her şeyin gönlünüzce olmasını Yüce Mevladan dilerim. Sağlıklı olun, Sağlıklı kalın.

Etiketler: , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz