İSLAM VE HAYAT (Müftülük Sahifesi)

 

 

 

 

 

 

 

BİR AYET MEALİ BİR HADİS MEALİ BİR GÜZEL SÖZ
“Ey iman edenler! İçki, kumar, (tapınmaya mahsus) dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır. Onun için bunlardan kaçının ki muradınıza eresiniz.” Maide, 5/90 “Sarhoşluk veren her içki haramdır. Kütüb-i site, İbrahim Canan, Hadis No: 2262 İçkinin barındığı yerden ahlak ve utanç kaçar.
Baeches

ZARARLI ALIŞKANLIKLAR (1)

Değerli Okurlarımız…!

9 Şubat dünya sigara bırakma günü ve 1-7 Mart tarihleri arası da Türkiye’de Yeşilay Haftası olarak kutlanmaktadır bu vesileyle sağlığımız, gençliğimiz ve geleceğimiz için çok büyük tehlikeler arz eden başta sigara, alkol, uyuşturucu maddeler ve kumar gibi çok yaygınlaşan zararlı alışkanlıkların dini hükümlerini ve sağlığımıza zararlarını tıbbi veriler ışığında değerlendirmeye çalışacağız.

Yüce Allah insanoğlunu en mükemmel şekilde yaratmış ve hayatını devam ettirmesi için sağlıklı bir vücut vermiştir. İnsanoğluna verilen bu beden kendisine emanet bırakılmış yanlış ve zararlı yollarda kullanılmaması tavsiye edilmiştir. Hem yaratan tarafından, hem O’nun gönderdiği elçiler tarafından, hem de konunun uzmanları tarafından bedenimize karşı duyarlı davranmamız istense de, insanoğlu kendisine zarar verecek birçok alışkanlığın peşine düşmüş dünyasını ve ahiretini perişan etmiştir. Dünyamızı ve ahiretimizi perişan eden bizde ve toplumumuzda derin yaralar açan Zararlı alışkanlıklarımızı maddeler halinde incelemeye çalışalım. İlk olarak ise sigara kullanmanın zararlarından başlamak istiyorum.

SİGARA KULLANMANIN ZARARLARI

Sigara ve sigaraya benzer diğer ürünleri birkaç boyutuyla ele almakta fayda vardır. Sigara içmenin dini boyutu hakkında çeşitli görüşler ortaya konmuştur. Ortaya konan görüşler zaman ve şartlar değiştikçe ve sigaranın kişiye verdiği zararlar tam anlamıyla ortaya çıktıkça ve bu konuda tıbbi veriler ortaya kondukça değişmiştir. Genel anlamda olay üç ana başlık altında değerlendirilmektedir.

1. Sigaranın zararlarını bilmeyen veya önemsemeyen bir grup bilgin, tütün kullanma (pipo, nargile vb. de dahil), sigara içme hakkında dinde açık bir hüküm bulunmadığını, şâri‘ tarafından açık bir yasak gelmediğini ileri sürerek sigara içmenin mubah olduğu görüşünü ileri sürmüştür.

2. Diğer bir grup İslâm bilgini ise, sigara içmeyi doğru bulmamakla birlikte, “haram” da diyemedikleri için “mekruh” olarak nitelendirmişlerdir.

3. Üçüncü bir grup ise, sigara içmeyi, özellikle tiryakilik derecesinde sigara alışkanlığını sağlık açısından zarara ve ekonomik yönden israfa yol açtığı, nafaka yükümlülüğünü ihlâl ettiği gerekçesiyle “haram” saymışlardır.

Sigara ve sigara ürünlerinin hepsinin kişiye maddi ve bedeni zarar getirdiği, malını israf boyutunda harcamaya götürdüğü ve bazı insanlar için maddi külfet getirmese bile özellikle orta kesim ve dar gelirli aileler için maddi anlamda külfet getirdiği, kişiye eşinin ve çocuklarının hakkına girmesine sebep olduğu aşikardır. Ayrıca Kur’an-ı Kerim’de de “Kendinizi elinizle tehlikeye atmayın…”(Bakara2/195)  “Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz, Çünkü O, israf edenleri sevmez.” (El-A‘râf 7/31)ayetleri ışığında da sigarayı değerlendirdiğimizde şunu ifade edebiliriz ki, Hem içene hem de o ortamda bulunan şahıslara ve çevreye verdiği zararlar, israf ve hakların ihlâline yol açabileceğinin kuvvetle muhtemel olması dikkate alınarak, sigara içmenin kural olarak dinen “harama yakın mekruh” sayılması gerekir. Ancak bedene verdiği zarar ilmen ve tıbben açıklık ve kesinlik kazanmışsa, açık bir israfa ve kişinin nafaka yükümlülüğünü etkileyip aile fertlerinin ve bakmakla yükümlü bulunduğu kimselerin nafakasını kısmasına yol açıyorsa, zorunlu harcamalardan ve aslî ihtiyaçlarından bile fedakârlık yapmaya zorluyorsa, o takdirde sigara içmenin dinen de “haram” olduğu söylenebilir.

Sigaranın tıbbi boyutu ise, incelenmesi gereken en önemli hususlardadır. Özellikle tıbbın gelişmesi sigara ve sigara ürünlerinin insanlar üzerinde bir çok zararları olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu zararları şu başlıklar altında zikredebiliriz.

1.Dünyada 5 milyon Ülkemizde yılda yaklaşık 100 bin kişi sigara ve bağlı hastalıklardan hayatını kaybetmektedir.

2.Sigara dumanının içerdiği karbon monoksit kan dolaşımına girerek pıhtılaşmaya yol açmakta ve atardamarların iç duvarlarına zarar vererek kalp krizlerine neden olmaktadır.

3.Koroner kalp hastalıklarından ve bu hastalıkların yol açtığı ölümlerden korunmak için atılacak ilk adım, sigara ve dumanından uzak durmaktır.

4.Sigara dumanı; katran, karbon monoksit ve nikotine ek olarak, amonyak, arsenik, hidrojen siyanür ve metan gibi son derece zehirli olan 4 binden fazla kimyasal madde içermektedir.

5.Sigara kullanımı, insan vücudunun savunma sistemini çökertmekte ve sayısız hastalık ve ölümlere zemin hazırlamaktadır.

6.Sigara; akciğer, ağız boşluğu, yemek borusu, boyun, pankreas, mesane, böbrek, mide ve kan kanserine yol açmaktadır.

7. Sigara ayrıca; peptik ülser, kronik bronşit, felç, astım, reflü, erken menopoz, diş eti iltihabı, kemik erimesi ve katarakt hastalıklarına zemin hazırlarken, hamilelerde erken doğum ve düşük doğum ağırlığı risklerini de beraberinde getirmektedir.

8.Sigara kullanan hamile bayanların bebekleri fiziksel ve zihinsel özür riskiyle karşı karşıya iken, sigara içen annelerin sütlerinde bulunan dioxin maddesi ise öldürücü etkiye sahip bir zehirdir.

9.Sigara içmeyi bir kez deneyen her dört kişiden üçü sigara tiryakisi olmaktadır.

Bugün sigaranın zararları daha iyi anlaşıldıkça ve sigara içme yaşının gençlerinde altında ilkokul çağındaki çocuklara ulaşması sonucunda devletler, bireylerin sigaraya başlamamaları ve sigara bağımlısı olanları bunlardan uzaklaştırmak için kampanyalar yapmakta, sigaranın zararlarını içeren filimler, afişler hazırlanarak insanlar bilgilendirmeye çalışmaktadır.

Mesela 9 Şubat günü Dünya sigarayı bırakma günü olarak ilan edilmiştir. Türkiye’mizde de son yıllarda sigara ile mücadelede epey yol alınmıştır.1997 yılında sigara ile ilgili yasal bir düzenleme yapılmış. Bu düzenleme ile sigara içilen mekanlara sınırlama getirilmiş, şehirler arası otobüslerde sigara yasaklanmış, 2009 yılında da sigara ile ilgili yeni ve daha radikal bir düzenleme yapılmış, kahvehaneler dâhil tüm kapalı alanlarda sigara içilmesi yasaklanmıştır. Sevindirici olan ise bu uygulamaların vatandaşlar tarafından kısa sürede benimsenip sosyal hayatta uygulanır hale gelmesidir. Yani bu hususta toplumsal bir mutabakat oluşmuş olmasıdır.

Hem dünyamızı hem ahiretimizi huzura erdirmek istiyorsak, hem maddiyatımızı hem de bedenimizi sıkıntılardan kurtarmak istiyorsak, sigara içmeyi bırakmalı, sigara içenlerin sigarayı bırakmaları için teşvikte bulunmalı, sigara içmemekle bizden sonra gelecek nesillere yaşantımızla örnek olmaya çabalamalıyız. Unutmayalım ki, bu bedenimiz bizlere Yaratanımız tarafından emanet olarak verilmiştir. Bize verilen bu emanet hakkında ahirette de sorguya çekileceğimizi hatırımızdan çıkarmamalıyız.

Önümüzdeki sayımızda da günümüzde yaygın olarak kullanılan “Alkollü İçecekler” in zararlarından bahsedeceğim. Sigarasız bir hayatınızın olması dileğiyle Allah’ a emanet olunuz.

Bilal AKTAŞ

Merkez Çalım Camii Müezzin Kayyımı

 

 

 

 

TEK SEVGİLİ EN SEVGİLİ

 

Soğuk bir kış gününden içimizi ısıtacak aşk iklimine yol alıyoruz. EN SEVGİLİYE… Asrı Saadete… Bizi iki cihanda huzura, mutluluğa Rıza i İlahiye ulaştıracak eşsiz Sevgiliye. Sevgili eşsiz ise sevgisi de eşsiz olmalı. Kuşkusuz bunu en iyi yaşayanlar sahabeler. Onlar her biri diğerinden değerli yıldızlar. Onlar ki, aşklarını zirvede yaşayan sahabe efendilerimiz.
Musab b. Umeyr (r.a), öylesine bir aşk ki bütün zenginliği elinin tersiyle itmiş annesini bile gözü görmeden aşktan nasibini almış bir sahabi. Şehit olduğunda fakirlikten bedenini saracak bir kefeni dahi olmamıştır. Hırkası kefeni olarak kullanılmış, hırka kısa olduğundan baş tarafına çekince ayağı, ayağına çekince de başı açıkta kalıyordu.

Ammar b. Yasir (r.a), Habeşistan da Rasülüllahtan uzak rahat hayat yaşamaktansa O’nun yanında eziyet ve sabrın olduğu Mekke’yi tercih edip geri dönen Ammar…
Ümmü Eymen (r.anhe), Fahri Kâinatın dadısı, “annemden sonra annem” dediği O’na annesinin yokluğunu hissettirmemek için büyük çaba gösteren, O ağlayınca ağlayan, O gülünce gülen şevkat örneği anne vekili…

Sadık dost, vefakar dost, “Muhammed söylüyorsa Mirac hadisesi doğrudur” diyen Sıdık ünvanına mazhar olan Ebubekir Sıddık(r.a).

Müminlerin annesi, Rasülüllah ın en büyük destekcisi, basiret ve dirayet sahibi zevcesi Hatice validemiz (r.anhe).

Fatıma(r.anhe), Efendimizin son çiçeği, neslini devam ettirecek evladı. Babacığı vefat edeceğini söyleyince hasretine nasıl dayanırım diye ağlayan, ilk Ona kavuşacak olanın kendisi olacağını duyunca sevinçten ağlayan ümmetin Fatıma annesi.

Daha niceleri hepsini anlatmakla bitmez. Hepsinin de bir derdi var ve o dert dertlerin en güzeli olan Hz.Muhammed (s.a.v) aşkı. O aşk ki her birine ayrı değer katmış derecelerini artırmış, Allah’ın rızasına nail olabilmeyi nasip etmiş.

Peki, biz ahir zaman ümmeti? Ümmetim diye ağlayan asırlar öncesinden kardeşlerim diye hitap eden SEVGİLİYE layık bir ümmet olabiliyor muyuz? Hayatımıza geçirebiliyor muyuz Allah aşkını, Muhammed aşkını. Evlatlarımıza, gençlerimize, kardeşlerimize O nu ne derece anlatabiliyoruz Allah aşkını ne derece nakşedebiliyoruz gönüllere. Acaba yüzümüz olur mu mahşerde şefaat ya Rasullallah demeye, merhametinden mahrum eyleme Allahım demeye.
O halde dünyaya ait sevgilerimiz ile (eşimiz, çocuğumuz, annemiz vs) Allah ve Rasülüne ait sevginin ölçüsünü iyi belirlemiz lazımdır. Allah ve Rasülüne ait sevgi ile onlardan gayrıya olan sevginin ölçüsünü Allah Rasülü bizlere bakınız nasıl anlatıyor:

“Üç özellik vardır ki; bunlar kimde bulunursa o kişi imanın tadını tadar”.

1- Allah ve Rasülünü herkesten fazla sevmek.

2- Sevdiğini Allah için sevmek.
3- Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşten atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek.”

Gönül gözünüzün, Göz nurunuzun Allah sevgisi ve Rasülüllah Muhabbetiyle aydınlanması dileğiyle,

Allah’a emanet olunuz.

 

Selma YILMAZ

Balçıkhisar Beldesi Fahri Kur’an Kursu Öğreticisi

 

 

 

MÜFTÜLÜĞÜMÜZDEN HABERLER

 

 

1-  İlçemiz Balçıkhisar Beldesi Bilal-i Habeşi Camii İmam-Hatibi Ensar KIVRAK ile İlçemiz Paşacık Köyü Camii İmam-Hatibi Seçkin GÜLTEKİN vatani görevlerini yapmak üzere aylıksız izinli olarak görevlerinden ayrılmışlardır. 2-Müftülüğümüzce merkez ve yakın köylerimizde görev yapan İmam-Hatiplere açılan Kur’an-ı Kerimi Güzel Okuma Kursu, Müftülüğümüz Hizmet Binası Toplantı Salonunda devam etmektedir.

3- Diyanet İşleri Başkanlığımızca açılan Yeterlilik Sınavına başvurular 21 Şubatta sona ermiştir.

4- İlçemiz Merkez İplik Camisinde sabah namazları Cami Müezzin-Kayyımı Ahmet KİRAZ tarafından hatimle kıldırılmaya devam edilmektedir. 5- Müftülüğümüz personelince Merkez Ulu Camide her gün öğle namazından önce merkezi vaaz programı, ikindi namazından önce ise merkezi mukabele programı icra edilmektedir.

6- Müftülüğümüzce her Cumartesi günü sabah namazını müteakip merkez Kur’an Kursu Camisinde “Sabah Çorbası” ikramına devam edilmektedir. 7- Müftülüğümüze bağlı İlçemiz İcikli Köyü (Eski) Camii ve Arızlı Köyü Camii İmam-Hatiplik kadroları halen münhal bulunmaktadır. Naklen atanmak isteyen İmam-Hatiplerin İl Müftülüğümüze müracaat etmeleri gerekmektedir.

Cevdet KARAKAYA                                                                                                             Müftülük V.H.K.İ

Müftülük Sahifesi Yayın Sekreteri

 

 

Müftülük Yayın Ekibi:

 

Kazım GÜZEL (Başkan)

Cevdet KARAKAYA (Sekreter)

Nurettin ÖZDEMİR (Koordinatör)

 

 

 

 

 

İnan hayal edemezsin

Hayalini kucaklıyorum

Romantik bir parça açıp

Duygularımı bıçaklıyorum

 

Seni sana anlatayım birde sen dinle

Bir ulu çınarın semaya varması

Fasulye sırığı

 

Dua

Okuyorum, gülüyorum, yürümek ve ağlamak

Son günlerde tek yaptığım bunlar…

Sabır edip İstanbul’a bel bağlamak

 

Biraz üzül ama çok ağlama

Biz İstanbu

 

 

Sakın İstanbul’a bel bağlama

İstanbul seni boğsun gama

 

 

Hak’ka akmazsa gözüm yaşın

Nimetlerse seni secdeye iten

Düşsün gövdenden başın

 

Çiçeklerin içinde bir gün geçirdim

 

Etiketler: , , , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz