Nüfusumuz Azalırken

Geçtiğimiz ay sonu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2011 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre Şuhut’un nüfusu her geçen gün azalıyor. Öyle ki,  2010 yılında 39.421 olan toplam nüfusumuz 2011 yılında 561 kişi azalarak

38.860 agerilemiştir. Ülkemizde nüfus sayımları eskiden 5 yılda bir yapılırdı. Hiç unutmuyorum; iki nüfus sayımında da Şuhut ilçe merkezinin nüfusu birebir aynı çıkmış (8.654) ve bu ilginç durum büyük gazetelerde haberlere konu olmuştur. Merhum Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde bir yasa çıkarılarak belediye teşkilatı olan yerlerde kişi başına ödenek verilmesi gündeme gelmiş ve Türkiye’de nüfus patlaması yaşanmıştı (?) İstanbul’da yaşayan bir insan, nüfus cüzdan fotokopisi ile birkaç yerde daha sayılmış ve belediye başkanları çok mesai yapmak zorunda kalmışlardı (?) Her işin kolayını bulan Türk insanı iyi niyetle çıkarılan bu yasayı öyle bir istimrar etti ki, bir apartman dairesine bile 150-200 kişiyi sığdırmayı becerdi (?)…. Yani durum odur ki; 1985-2000 arası nüfus sayımlarına temkinli yaklaşmak gerekir şu an elimde Şuhut EKİN dergisinin 1988 sayılı ekim ayına ait 9.sayısı var. Dergide 30 Kasım 1997 tarihinde yapılan nüfus tespit çalışmasını (sayım değil) sonuçları verilmiş yani tam 11 ay sonra sonuçlar ancak belli olmuş Şuhut’un nüfusu 61.719 olarak açıklanmış. Bu rakamın 19.246 sı ilçe merkezinde yaşarken 42.473 kişinin köy ve beldelerde oturduğu belirtilmiş Karaadilli 7.264, Balçıkhisar 5.182 nüfusa sahip güler misin, ağlar mısın?  Eğer bu rakamlar doğruysa Şuhut 15 yılda öyle böyle 20 bin kişi azalmış olabilir mi? Asla! Yukarıda anlattığım şeyler hikâye veya dedikodu değil. Bir Türkiye gerçeği… Demek ki sadece insanlar değil, devlet dediğimiz mekanizma da zıvanadan çıkabiliyor… Ben yinede devletime güveniyor ve adrese dayalı nüfus kayıt sisteminin gerçekçi-makul objektif olduğuna inanıyorum TÜİK verilerine göre ilçemiz köyleri güneş görmüş kar misali erirken, Şuhut merkez durumunu iyi kötü muhafaza ediyor gibi gözüküyor. Bu görüntü sizi asla yanıltmasın aslına bakarsanız ilçe merkezide kan kaybediyor. Ama köyden göç edenler bu açığı kapatıyor aynı şekilde beldelerde nüfus kaybı ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Sadece Karaadilli’nin nüfusu 2 bin sınırının biraz üstünde (2742 kişi) diğer beş beldemiz 2 bin sınırının altında nüfusa sahipler yani AKP’nin çıkardığı yasa Anayasa Mahkemesi’nden dönmeseydi Balçıkhisar, Atlıhisar, Efe, Kayabelen ve Karacaören birer köy haline geleceklerdi. Türkiye nüfusu 75 milyona dayanmışken Şuhut’un Nüfus kaybı incelemeye değer önemli bir sorundur. Şuhut dağı, tepesi, ovası, akarsuyu, bağı, bahçesi ile fena bir yöre değildir insanları çalışkan ve sabırlıdır. Taşı sıksa suyu çıkarır arazisi verimli, tarıma elverişli, hayvancılığı ise Türkiye çapında namlı şirin bir memlekettir. Patates, sucuk, yumurta ve et Şuhut’un adını bütün yurda duyurmuştur ama bu olumlu ve güzel tabloya rağmen “Büyük Resim” durumumuzun iyi olmadığını gösteriyor acaba neden ?

1.Üretim ve kazanç kapıları kapanmış, küçük esnaf, çiftçi, hayvancılıkla uğraşan kesimler yani orta direk yok olmaya yüz tutmuştur gelirler düşerken masraflar artmış, kalabalık aileler ufalmış gençler gurbetçi olmuştur.

2.Okuma imkânı bulanlar geriye dönmemiş doğdukları yerde değil doydukları yerde yaşamayı tercih etmişlerdir. Eğitimde kalite insan gücümüz yok denecek kadar azdır.

3. Genç kuşakların “Az çalışmak, çok ve kaliteli tüketmek refah içinde yaşamak” beklentilerini Şuhut’un karşılayacak durumu kalmamıştır.

4.Ortaklık şuuru gelişmediği için çok işçi çalıştıracak işletmeler, fabrikalar kurulamamıştır.

5. Yerel yöneticilerimiz Kaymakamlarımız Şuhut’u kalkındıracak projeler ve çalışmalar yapamamış yöremiz adeta kaderine terkedilmiştir. Vizyonu olmayan hizmet aşkı duymayan yöneticilerden ne beklene bilir ki? “küçük olsun benim olsun” zihniyeti budur.

6.Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir BAKAN çıkardık bu büyük bir şanstır. Ancak bu şansı tam anlamıyla değerlendirebildik mi. Bakanımızın Şuhut’a ve Şuhutlular’a bakışı samimidir buna karşılık Bakan beyle Şuhut arasında bir sinerji meydana getirilememiştir Halkımızın beklentileri gölet, baraj, okul, bina gibi noktalara takılırken; asıl yapılması gereken Şuhut’un değişim ve dönüşüm hamleleri yapılamamıştır. Kanaat önderlerimiz, derneklerimiz, aydınlarımız bu tarihi fırsatı kaçırmışlardır Şuhut’u kalkındıracak ayağa kaldıracak marka şehir yapacak projeler nerededir? Buna bağlı olarak Bakanlık bürokratlarının söz konusu değişim ve dönüşüm çalışmaları yürütecek kalibrede olduklarını söylemek mümkün değildir. Doğrusu Erkan Mumcu’nun Yalvaçta yaptığını bizler Şuhut’ta yapamadık. Şuhut mevzu bahisse GERİSİ TEFERRUATTIR.

 

Şuhut Kültür ve Dayanışma Derneği 2012 Yılını Atılım yılı ilan etti.

İstanbul’da yaşayan Şuhutlu hemşerilerimizin ortak platformu olan Şuhut Kültür ve Dayanışma Derneği 2012 yılını atılım yılı ilan etti. Feriköy’de dernek merkezinde yapılan geniş katılımlı istişare toplantısında 2012 yılı stratejileri belirlendi. Ahmet KILIÇARSLAN başkanlığında bir araya gelen yönetim kurulu önce geçtiğimiz yılın genel bir değerlendirmesini yaptı. Ardından bu yılın hedeflerini belirledi 300 yakın Şuhutlu’nun üye olduğu ŞUHUT-DER bugüne kadar sayısız hizmete imza attı Ahmet KILIÇARSLAN, İstanbul’da yaşayan hemşerilerimiz arasında gönül bağı oluşturmak, yardımlaşma ve dayanışma duygusunu geliştirmek,  sosyal sorumluluk projelerinde görev almak, ihtiyaç sahibi bakıma muhtaç Şuhutlular’a destek olmak gibi bir dizi misyonu ifa ettiklerini söyledi. Birçok zorluğu ve imkânsızlığı aşarak bugünkü noktaya geldiklerini belirten başkan KILIÇARSLAN “Derneğimiz kendi gelirleriyle ayakta durabilecek güce ulaşmıştır dernekçilik kapı kapı dolaşıp para toplamak olarak algılanmaktadır biz bu anlayışı yıktık hemşerilerimizden tek istediğimiz çalışmalarımızı takip ederek etkinliklerimize katılmalıdır. Derneğimiz Şişli İlçesi’ndeki yüzlerce hem şehri-köy-ilçe-il derneği arasında en çok dikkat çeken dernek konumundadır. Öyle ki Şuhutlu olmadıkları halde pek çok vatandaşımız (ordulu Sivaslı Erzincanlı) derneğimize gelerek çalışmalarımızı takip etmektedir dedi.

Şuhut Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Kılıçarslanın Açıklamaları Şöyle;

1.Dernek internet sitemiz güncellenmiştir içeriği zengin, doyurucu ve nitelikli bir hale kavuşturulmuştur. Sitemiz bütün Şuhutlulara açıktır. Yazı, resim, şiir, resim, duyuru, başsağlığı, reklâm vb. kısaca her konuda hizmete hazırdır bir süredir çalışmayan mesaj hattımız tekrar faaliyete başlayacaktır.

2.2012 yılı nisan ayı sonu veya mayıs ayı başında yemekli toplantımız düzenlenecektir. Artık geleneksel hale gelen yemeğimizin hazırlıklarına şimdiden başladık.

3. Temmuz ayının 20sinde başlayacak mübarek Ramazan ayı içinde İFTAR yemeği verilecek ve ihtiyaç sahibi hemşerilerimize yardımda bulunacaktır.

4.başta Şuhut’umuzun köy dernekleri olmak üzere çevre il ve ilçe dernekleriyle yakın temas sağlanacak ve karşılı ziyaretler yapılacaktır.

5. Tarihi belli olmamakla beraber ileriki günlerde KERMES düzenlenecek ve bu kermeste yöresel ürünlerimizin tanıtımı yapılacaktır.

6. Şuhut halk kültürünü ve folklorunu tanıtmak yaşatmak ve genç kuşaklara aktarmak amacıyla çalışmalar yapılacaktır. Yöresel halk oyunları ekibi kurulacaktır bu konuda ilk adım atılarak “Şuhut Türküleri” derneğimizin internet sitesine yüklenmiş ve hemşerilerimizin istifadesine sunulmuştur

7.Bilindiği gibi 30 Ağustos zafer bayramı kutlamaları Atatürk’ün Şuhut’a geldiği tarih olan 25 Ağustos tarihinde başlamaktadır. Bu önemli başlangıç münasebetiyle Şuhut’un adı ebedileşmiş ve literatüre girmiştir. Ulusal kanallar 25 Ağustos tarihinde ilçemizden Kocatepe’ye yapılan büyük yürüyüşü canlı olarak yayınlamaktadır. Bu konuda derneğimizin yaptığı çalışmalar halkımız tarafından takdir edilmektedir. Her yıl olduğu gibi bu yılda İstanbul’dan Şuhut’a vatandaşlarımızı götürecek bu önemli günün anlamına uygun olarak etkinliklere katılacağız bu yılki yürüyüşe çocukluk ve gençlik yılları Şuhut’ta geçmiş Safa Önal ve kardeşi Sezen Cumhur Önal’ı da davet edeceğiz. Başka sürpriz isimlerde olacaktır.

8. Söz konusu etkinliğin kuru ve resmiyet kokan şekilci ve monoton havadan kurtarılıp layık olduğu konuma getirilmesi en büyük hedefimizdir. Bu amaçla tarih-kültür-sanat saç ayağına oturtulacak KENT KURULTAYI düzenlemeyi planlıyoruz sempozyum, konferans, tiyatro, sergi gibi değişik etkinlikler tertipleyerek; bir yandan milli mücadele Şuhut’un yerini ve önemini belirlemek, bir diğer yandan da ilçemizin kültür sanat yaşamına katkı sağlamayı düşünüyoruz. Bu konuda kaymakamlığımızdan, belediyemizden ve Meslek Yüksek okulumuzdan destek ve ilgi bekliyoruz.

9. Milli Mücadelede ilçemizin yeri ve önemini anlatacak “Kurtuluş Savaşında ŞUHUT” adını vereceğimiz bir kitapçık yayınlayacağız. Bu konuda yönetim kurulu üyemiz Tarık ÖZAŞKIN’a görev verilmiş ve hazırlıklara başlanmıştır.

10. 2012 yılı sonuna doğru ŞUHUT ARAŞTIRMALARI adıyla bir bilimsel dergi yayınlamayı planlıyoruz. Bu dergimiz senede bir yayınlanacaktır. Kültür Sanat Arkeoloji Folklor Eğitim ağırlıklı olacak ŞUHUT ARAŞTIRMALARI dergimiz için bütün Şuhutlulardan yazı bekliyoruz.

11.Bu yıl içerisinde yapacağımız çalışmalarla derneğimize kendi mülkü olan bir bina satın almaya gayret edilecektir.

Etiketler: ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz