Emine Yomak’ın kaleminden kadına dair…

BEYAZ KELEBEKLER

vaytbatirfilay“Kişinin dinlenmesi bir işini bitirip diğerine başlamasıyladır” demiş. Hz. Muhammed sav.

Mine, Afet ve Çiğdem den oluşan emekli üç hanım’ın kurmuş olduğu bir şirket “ Beyaz Kelebekler Organizasyon”

Üç beyaz kelebek bu tertemiz koca yürekli hanımlar. Mine hanım avukat emeklisi, Afet hanım banka memur emeklisi ve Çiğdem hanım öğretmen emeklisi. “Biz emekli olduk ama evde oturan emekli olmak pek bize göre bir olgu olmadığı için yeniden çalışmaya başladık.” Diyor Mine hanım ve ekliyor; Eş’e, dost’a gönüllü olarak koşturuyorduk, emekli olduktan sonra ticari olarak yapmaya karar verdik. Ve nasıl yol alacağımızı araştırdık. İlk etap’ta kosgeb girişimcilik kurslarını bitirip işletme bilgisini aldık. Daha sonra bu işin profosyonel’i  bir kişiden danışmanlık aldık.

İşlek bir semtte açacaktık yerimizi sirkülasyonu fazla olur düşüncesi ile fakat bize bunun doğru olmadığını, yapacağımız işin sakin ve kirası yüksek olmayan bir yerde olmasının uygunluğunu anlattı ve bizim gereksiz bir külfete girmemizi engelledi. Şirketi kurduk ve akabinde web sayfası aldık ve sosyal medya da yerimizi oluşturduk. İnternet üzerinden organizasyon ile ilgili etkinlikleri takip ettik.

İlk Anne Bebek Çocuk Fuarına katıldık hem bilgi sahibi olduk hem de birçok müşteri kazandık. Bölge esnafı olduğumuzu tanıtmak adına bu yıl “Sevgi için Barış” etkinliğine katıldık. Geri dönüşümler çok güzel oldu.

Çiğdem hanım bilgi birikimini bu tür organizasyonda kullanmak istemiş ve çok da doğru yapmış. Kına, düğün, sünnet, hoş geldin bebek, doğum günü,mezuniyet gibi…vs konseptlerde kullanılacak ürünlerin dizayn aşaması ona ait. Belirlenen malzeme alımı ise Afet ve Mine hanıma kalıyor. Daha sonra istenilen konsepte uygun iç mekan süslemeler yapılıyor. Müşterilerin yaşam içindeki konumlarından zevklerine kadar en ince ayrıntılar düşünülüyor. Yoğun koşuşturma ve heyecanlı olan bu iş onlara gençlik aşılamış. “İşleyen demir pas tutmazmış” atasözü bu üç beyaz kelebek için tam yerini almış. “Başarı için inat şart” diyorlar ve ev hanımlarına sesleniyorlar; “boş duranı Allah sevmezmiş” bulunduğunuz yerde böyle bir organizasyon işi yapabilirsiniz. Bize ulaşın size danışmanlık yapabiliriz. Malzemeyemi ulaşamıyorsunuz biz buradan yollarız. Bayilik verebiliriz.

Beyaz Kelebekler koca yürekliler çünkü oluşum hikayelerini bizimle paylaşıyor yol gösteriyorlar. “Bizde yapabiliriz” diyen  başarılı olmak isteyen hanımlara. Bizde başları arı gibi çalışan hanımlara selam olsun diyor ve başarılarının devamını diliyoruz.

 

 

 

pastanazPASTANAZ

Nazan İşgören hanımın kurduğu ve yakın arkadaşı İlknur Turan hanım’ın ortaklığı ile devam ettirdikleri geleceği parlak, önü açık bir işletme “Pastanaz.”

Ticaret lisesi mezunu olan Nazan hanım ev hanımıyken evde yaptığı pasta, börekleri çok sevilince bu işi meslek haline getirip kazanca çevirmeyi düşünüyor. Ve ilk olarak internette bir blog oluşturuyor, yaptığı kurabiye, pasta, yemekleri resimleyerek tarifleriyle beraber blog da yayınlıyor. Kısa bir zaman sonrasında çalışan hanımlardan ilk siparişler geliyor. O zamanlar ufak bir arabası da var onunla siparişleri teslim ediyor. Sonrasında yetişemediği noktada iki yardımcı alarak devam ediyorlar. Evdeki ocak ve fırın yetmeyince ufak bir dükkan tutuyor ve birer haftalık yemek listesi hazırlayıp el ilanları bastırıp çevredeki esnaflara dağıtıyor. Yirmi beş kişi ile başlayan sipariş listesi yüz yirmi kişi olunca işe yetişemez hâle geliyorlar. Her şey yolunda görünse de Nazan hanımın istediği bu değil di o pasta tasarımcılığı yapmak istiyordu ve bir anda kendini bulunduğu konumdan çıkarması lazımdı. Orayı bir başkasına devrederek tekrar eve dönerek nasıl yol alacağını araştırıyor. Ve pasta tasarımcılığı üzerine bulunduğu semtte olan ücretsiz bir kursa katılıyor. Kendinde istediği kıvamı yakalayınca bu sefer devletin sunmuş olduğu kosgeb girişimcilik kursuna katılarak bir işletme nasıl kurulur a’dan z’ye öğreniyor. Kosgeb’e istediği işletmenin projesini sunarak devletten geri ödemesiz kredi almaya hâk kazanıyor. İşletmesini açıyor ve o zamanlar daha yeni gündemde olan tasarımlı pastalar Nazan hanımın elinden daha bir özenle çıkıyor ve tadının yanı sıra görselliği ile de sunumu ayrıcalıklı yerini alıyor.

Bu arada yakın arkadaşı İlknur hanım ise kurumsal bir firmadaki on yıllık bilgi tecrübesini Nazan hanım’ın becerisi ile birleştirmek istiyor ve iyi anlaşan bu iki arkadaş ortak oluyorlar. Harika bir portre çiziyorlar öyle ki birbirlerine karşı tutumları her daim açık ve net oluyor buda çözümsüz problemleri geride bırakıyor. “Biz olumsuz cümleleri hayatımızdan çıkardık.” Diyor İlknur hanım. “Emekliyoruz” ve kontrollü gittiklerini günlük para giriş çıkış ve masraflar, arta kalan ve aylık hesaplar yaparak işlerini ciddi anlamda ele alıyorlar.

Çağımızın getirisi görsel sunuma çok önem veriyorlar ve damak tad’ı ile de birleştirilmiş harika bir görsel şölen ortaya koyuyor bu başları arı gibi çalışan iki arkadaş. Ve tüm ev hanımlarına sesleniyorlar; hiçbir şeyin garantisi yok hayallerinize yaşamınızda bir saat olsun yer açın, kendiniz için bir adım atın. Beraber çalışılabilir,ön yargılarınızı ve egolarınızdan sıyrılmalısınız. Özelliklede “ben senden daha iyiyim” egosu ortaya çıktığında karşınızdakine şunu demiş oluyorsunuz. “Ben senin başarını kabullenmiyorum, takdir etmiyorum” bu kişiyi başarıya götüremez bir adım ileriye gidemezsiniz.

Herkes herşeyi yapabilecek diye bir kaide yok. Siz çok güzel hamur açarsınız ben çok güzel resim çizerim, bunların ikisi birleşir kurabiye olur. Siz hamurunu yapıp fırınlarsınız ben sunum görselliği için gerekli olan süslemeyi üzerine çizerek yaparım. Fakat egolar iş başında olursa akıl devredışı kalır işler sekteye uğrar. “Her şeyi benim bilmem mümkün değil” dense her iş yolunda gider. Kişi kendini eleştirmeli yaptığı işleri sorgulamalı. Bir müşteri buraya bizden olan bir şikayetle geliyorsa biz buna seviniriz çünkü bu “sizin ürünlerinizi beğeniyorum niye böyle olmuş” demiş oluyor. Biz bu durumda doğruya gidebiliyoruz. Müşteri bize geri dönmeyip gelmemeyi düşünebilir ve biz ne olduğunu belki başka bir müşterinin bize dönmesi ile öğrenebiliriz. Eleştirilmekten korkmayın. Bu size kazandırır.

Çalışmaya müsait olmayan bir hanım yoktur. Mutlak bir hayali vardır ve hayale giden yolları bulmalılar bunu kendileri için yapmalılar. Mutlu yaşamak istiyorsak kendi istediğiniz bir şeyi mutlaka yapmalısınız. Bunu yapmalı. Kendilerini yıldırmak isteyenlere karşı kendi iç seslerini dinlesinler. Fikir alabilirler ama kendilerini dinlemeliler. Yaptıkları işte başarısız olurlarsa bunun nedeni olarak fikir aldıkları kimseleri sorumlu tutmamalılar. Bu süreçte erkek eşini her türlü desteklemeli ve güvenmeli, “ Sana güveniyorum, inanıyorum” demesi çok önemli. Manevi anlamda sizi destekleyenler varsa dipteyseniz de yüze çıkarsınız.

 MÜBECCEL TEYZE

bayramlikÜst komşum Mübeccel teyzeden bahsetmek istiyorum sizlere. Bir çok büyük kurumsallaşmış firmaların modelistliğini yapmış ve o firmalarca hâlâ yâd-ı cemil ile anılmakta. Sanatını paraya değişmemiş hiçbir zaman ve hâkkı olan ona fazlasıyla gelmiş. “ Olay budur” diyor.  O’nu dinledikten sonra yaşama bakış açınız farklılaşıyor. Nelerden uzakta nasıl yaşadığınızı ve nereye gittiğinizi bir kez daha gözden geçiriyorsunuz. Mübeccel hanım tam bir okul, o’nu okuyabilene…

İyi bir aile eğitimi almış. Saygı ve sevginin hüküm sürdüğü bir evde üç kardeş büyümüşler. Ablası terziliği seçince o da modelist oluyor ve zamanın en büyük firması onu okuldaki çalışmalarını görünce beraber çalışmayı teklif ediyorlar fakat rahmetli babasını ikna etmek kolay olmuyor. “ Bir gün kapı çaldı baktık Bay Vitali babamla konuşmaya gelmiş velhasıl ikna etti ve ben orada çalışmaya başladım. Orası bana ve tüm çalışanlara okul niteliğinde idi çünkü başka bir tarz’ı vardı bay Vitali’nin ve kendisinden çok şey öğrendik.” Diyor ve ekliyor “şimdi her yer bu işi bilenlerle kaynıyor ama bu nasıl bilmektirki ağır makyajlar, sallantılı küpeler yüksek ökçeli ayakkabılar ile ortada manken edasında dolaşmaktalar ve bir çoğu bulundukları firmalara işi bilmediklerinden ciddi zararlar vermekteler.”

Bu iş caka satma işi değildir. Bu adam akıllı bir sanat dır ve her kişinin işi değildir. Kırk yıl modelistlik yapmasına rağmen mütevaziliği ve hanımefendiliğinden hiç ödün vermemiş Mübeccel hanım. “Benim babam çok kur’an okurdu ve okuduğunu hayata geçirirdi. O’ndan bize miras kaldı bizde çok okuruz. Her sabah günlük gazetemi mutlaka okurum.” Diyor.

Evet, okumak zihnimizi açar kelimeler konuşmamıza yansır ve ikili ilişkilerde karşımızdakini daha iyi anlarız. Anladığımızda ise çözüme gitmiş oluruz. Birçok tartışmanın ve problemin çözümsüzlüğü acelecilikten çıkıyor ve buda yanlış anlamalara sebep oluyor.

Başarının sırrı çok ama çok çalışmaktan geçiyor. Yılmadan, bıkmadan mutlak hayallere odaklanmalı göreceksiniz başaracaksınız.

Ortak bir çalışma içine girecekseniz, karşılıklı güveni oluşturduğunuz sağlam bir dostunuz ile iyi bir yol haritası çizin ve çağın getirdiği teknolojileri de kullanarak sıkı bir piyasa araştırması yapmanızı tavsiye ederek. Kurban bayramınızı, bayrama yakışır biçimde geçirmenizi dilerim.

Etiketler: , , , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz