Tarık Özaşkın yazdı…

er meydani- ER MEYDANI -

            Çok değil 50 gün sonra Türkiye sandık başına gidiyor. Görünürde mahallî idareler seçimi ancak bize göre son yılların en kritik seçimlerinden birisi olmaya aday. Seçimi önemli kılan şey; ülkemizde birkaç aydır yaşanmakta olan devlet krizi ve olağan dışı hareketliliktir. Doğrusu, cumhuriyet tarihi boyunca sık sık krizle karşılaştığımız için bir ölçüde “şerbetli” sayılırız. Fakat bu bambaşka bir kriz.  90 yıl boyunca devlet üzerinde yegâne hüküm sahibi olan asker etkisini yitirdikten sonra “Devletin yeni sahibi kim olacak?” kavgası yaşanıyor. Bir yanda iktidar, diğer yanda muhalefet ve bunların ötesinde cemaat; ortada amansız ve kıran kırana bir savaş var.

Türkiye karmaşık duygular içinde seçime giderken Şuhut nispeten heyecansız bir seçim süreci yaşıyor. Büyük fotoğrafta küresel güçlerin aktörleri savaşırken, küçük fotoğrafta yani Şuhut’ta bildiğimiz, tanıdığımız, sevdiğimiz insanlar belediye başkanlığı için mücadele ediyor. Düşük yoğunluklu bir mücadelenin yaşandığı ilçemizden aday manzaraları:

IMG_1836 RECEP BOZKURT: Nedense adaylığı çok geç açıklandı. Aslında Afyon’un bütün ilçelerinde aynı sıkıntı yaşandı. Gecikmenin sebebi olarak 17 Aralık Operasyonu gösterilse de sanki aday listelerinden cemaatçilerin temizlenmesi; süreci bir hayli uzattı. Bu dönemde söylentiler, rivayetler havada uçuştu. Dönem dönem Recep BOZKURT’un umudunun kırıldığını tahmin ediyorum. Hatta bir ara ibrenin Ahmet YEŞİLIRMAK’A döndüğü söylense de Recep Bey duruşunu, moralini ve efendiliğini hiç bozmadı. “Aday olursam göreve hazırım, olamazsam verilecek göreve hazırım.” düsturuyla hareket etti. Bozkurt’un 5 yıllık karnesine bakacak olursak çok şanslı bir döneme rastladığını söylememiz mümkün. Hem mensubu olduğu parti iktidarda hem de kabinede Şuhutlu bir bakan var. Bu noktada Recep BOZKURT’u Kadir TOPBAŞ’a benzetiyorum. İstanbul’da ne hizmet yapılırsa yapılsın Recep Tayyip ERDOĞAN’a mâl ediliyor. Şuhut’a ne yatırım yapılırsa Veysel EROĞLU’nun eseridir, gözüyle bakılıyor. Bana göre çok yanlış. Ne Recep Bozkurt’un ne de Kadir Topbaş’ın hakkını yememek lazım. Şuhut bu 5 yıllık dönemde şantiye şehri oldu. Öyle ki Afyon’un diğer ilçeleri Şuhut’u kıskanır hâle geldiler. Hem belediye hizmetleri hem de devlet yatırımları noktasında Şuhut güzel bir dönem yaşadı. Recep Bozkurt’un yolsuzluk ve hırsızlık gibi şeylerde işi olamaz. Dürüstlüğüne, temizliğine ve adamlığına kefiliz. Ancak seçimi tekrar kazanırsa kendisinden daha aktif ve halkla içö içe bir başkanlık yapmasını bekliyoruz. En fazla eleştirildiği konu, vatandaşla mesafeli bir ilişki yürüttüğü yani biraz “resmi” olduğu yönünde. Ayrıca takım arkadaşlarını, yani meclis üyelerini seçerken daha dikkatli ve seçici davranmasını isteniyor. Aynı şekilde belediye bürokratları konusunda da yoğun şikâyetler var. Ama mutlaka halkla ilişkilere çekidüzen vermesi bekleniyor. Recep Bozkurt’un dürüst, samimi, temiz, saygılı, çalışkan ve efendi kişiliği tartışılmaz. Seçimlerde başarılar diliyoruz.

* Hz. Ali’den Recep Bozkurt’a Tavsiyeler :

Halkına sevgi ve muhabbet besle. Cimrileri, korkakları, gammazları, hırslı olanları yanına yaklaştırma. Bencil, tarafgir ve zalimlerden memur seçme. Halk içinde ol. Fakiri ve yoksulu kolla. Hiçbir işi ihmal etme. Yetimlere ve ihtiyarlara sahip çık. Barışçıl ol. Yakınlarına dikkat et. Anlaşmalarına riayet et. Öfkene, eline, diline hakim ol. Toplumun genel hoşnutsuzluğunu esas al. Zira toplumun hoşnutsuzluğunun yanında kişilerin rızası hükümsüz kalır. Alkışa ve yersiz övgüye kapılma. Bu insanı büyüklenmeye sevk eder ve kibre yaklaştırır. Sakın insanların iyisi ile kötüsü senin yanında bir olmasın. Verdiğin sözü yerine getirmek için canını feda et. Yaptığın hizmetleri halkın başına kakma. Halkın güvenini kazanmaya çalış. Halka sırtını dönme. Haklı olduğun zaman hiç kimseye boyun eğme. (Hz. Ali, Devlet Adamlarına Öğütler)

* EKREM ÖZSOY:

ekrem-OzsoySanki rahmetli Bülent Ecevitle sanatçı Tarık Akan’ın bir bedende karışımı gibidir Ekrem Özsoy. CHP’ye 1950’den bu yana Şuhut’ta yeniden Belediye Başkanlığı kazandıran isim. Efendi, sakin, ağır başlı, herkese saygı gösteren, dürüst bir insan. 2004 yılında güçlü rakiplerine karşın büyük bir sürpriz yaparak Belediye Başkanı oldu. Ciddi, soğukkanlı, seviyeli, yalandan nefret eden bir kişidir. İmkânlar ölçüsünde Şuhut’a güzel hizmetler yaptı. Partili-partisiz herkesin işini görmeye çalıştı. Zafer Bayramı kutlamalarının 25 Ağustos’ta Şuhut’tan başlaması konusunda yoğun gayret gösterdi. Hacı Veli Konağı’nın restorasyonu ve Atatürk Kültür-Sanat Evi olarak günümüze kazandırılmasında emeği geçti. 2009 seçimlerinde yeniden belediye başkanı olamadı ama siyasete ve halka küsmedi. Milletvekili aday adayı oldu. Siyasetten kopmayacağını o günlerde gösterdi. 30 Mart seçimlerinde aday olmayacağı söyleniyordu. Doğrusu Şuhut’ta muhalefet partisinden aday olmak akıntıya kürek çekmek gibidir. Çünkü karşınızda hem iktidar hem de Veysel Eroğlu gibi Şuhut’u çok seven bir bakan varken bu işe soyunmak gerçekten cesaret ister. Ekrem Özsoy zor olanı tercih etti.  Sorumluluktan kaçmadı ve CHP’den aday oldu. Şansı var mı? Derseniz, bilinmez. Bülent Arınç Bakanlık yaparken seçim bölgesi Manisa’yı MHP’ye, yine Hüseyin Çelik Bakanlık yaparken Van’ı DTP’ye (BDP)  kaptırmadı mı? Siyasette ‘olmaz olmaz!’ Ekrem Özsoy’a seçim yarışında başarılar dileriz.

Hz. Mevlana’dan Ekrem Özsoy’a öğütler;

*Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.

*Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.

*Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.

*Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.

*Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol.

*Hoşgörüde deniz gibi ol.

*Mutlu olmak istiyorsan gönül almayı bil.

*Sesini değil, sözünü yükselt. Yaprakları büyüten gök gürültüsü değil yağmurlardır.

*Dost ise düşünme, ver ömrünü gitsin.

*Dost değilse, hiç bekletme yol ver gitsin.

*Unutma nefret ve kinin sonu pişmanlıktır.

Her canlıya ölüm vardır. İnsan ölür ama ölmeyen insanlıktır.

 

*MEVLÜT CAN: MHP rüzgârının estiği 1999 seçimlerinde Şuhut Belediye Başkanlığını kazanan Mevlüt Can, 30 Mart seçimlerinde yeniden aday.IMG_2096

Tatlı-sert yapısıyla Şuhutlular’ın gönlünü kazanan efsane başkan,

2004 seçimlerinde ayrıldığı koltuğu yeniden geri alabilir mi? Siyasette her şey olabilir. Mevlüt Can başkanlık yaptığı dönemde çalışkanlığı, gayreti, dürüstlüğü ile tanındı. Recep Bozkurt, Ekrem Özsoy ve Mevlüt Can… Üç adayın üçü de gerçekten temiz, dürüst ve çalışkan isimler. Hangisi kazanırsa kazansın neticede Şuhut kazançlı çıkacak. Mevlüt Can’ın siyasi hayatında yaşadığı kırılmalar umuyoruz seçmen için bu seçimde problem teşkil etmez. Sempatik ve sıcak kişiliği, zeki ve pratik hali, hitabeti, samimi oluşu, kızsa bile 5 dakika sonra yeniden gönül alması ve ısrarcı yapısı Mevlüt Can’ın artıları. Belediye Başkanlığı sona erdikten sonra halkla temasını kesmedi. Halkın içinde, halkla beraber yaşamayı tercih etti. Haklı olduğuna inandığı yerlerde dik durmasını bildi. Mevlüt Can’a seçimlerde başarılar diliyoruz.

Şeyh Edebali’den Mevlüt Can’a nasihatler:

Ey oğul! Beysin. Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize, gönül alma sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize, yanılgı bize, hoş görmek sana. Geçimsizlik, çatışma, anlaşmazlık bize, adalet sana. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize, bağışlamak sana. Üşengeçlik bize, uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana. Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise sessizliktir. Bağırarak sevilmez. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın.

KIYIM YASASI

Yazılarımı takip eden okurlarım, “kapanan belde belediyeleri” hakkında defalarca yazı yazdığımı hatırlayacaklardır. 6 Aralık 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6560 sayılı yasa ile Türkiye çapında 1582 belde belediyesi kapatılmış ve tüzel kişilikleri sona ermişti. Fakat bu konu baş ağrıtmaya devam edecek gibi gözüküyor.

Söz konusu yasanın mağdur ettiği yerlerin başında Şuhut geliyor. 6 beldenin 5 tanesi bu yasayla bir anda köy oldu. Son açıklanan nüfus sayım sonuçları bizim tahminlerimizi doğruladı ve ilçemizin nüfusu azalmaya başladı. İlçe merkezinden ziyade belde ve köylerdeki düşüş dikkat çekici. Artık köye dönüştürülen beldelerimiz cazibesini kaybediyor.

Bu ‘Kıyım Yasası’na Anadolu’da büyük tepki gösterildi. Ancak Hükümet yükselen feryada kulak tıkadığı gibi meseleye yapıcı bir şekilde yaklaşmadı ve duyarsız kalmayı tercih etti. Yine okurlarımız hatırlayacaktır ORDU ilinin nüfusu “klonlanarak” 670 binden 770 bine çıkarıldı ve Büyükşehir statüsüne alındı. Bu operasyon ne kadar ahlaki olabilir ki? 2011 yılında nüfusu 2 binin altına düşen beldeler, 2012 yılında tıpkı Ordu’nun yaptığı gibi “eksiklerini” tamamlayıp 2 bin sınırını geçtiler. Ama devlet baba Ordu’yu Büyükşehir yaparken, belde belediyelerine aynı imtiyazı sağlamadı.

hakkiKapanan beldelerden Emirdağ’ın GÖMÜ Belediyesi çok çetin bir hukuk mücadelesi verdi. Bu zorlu mücadeleyle “Belediye” statüsünü korumayı başardı. 30 Mart 2014 tarihinde GÖMÜ’de muhtar değil belediye başkanı belirlenecek. Gömü Belediye Başkanını tebrik ediyor, verdikleri örnek mücadelenin herkese “ders” olmasını diliyorum. Atasözü ne kadar güzel anlatmış bu meseleyi; “Çıkmadık candan ümit kesilmez”…

Bolvadin’e bağlı Kemerkaya Belediyesi’de kıyım yasasının mağdurlarından. Kemerkaya’nın belediye başkanı, haksızlığı düzeltmek için Ankara’ya defalarca gittiklerini ancak bir sonuç alamadıklarını söyledi. AKP’li olmasına rağmen kendi partisinin tüm kapıları kapattığını ifade eden Başkan Asım Yavuz uğradıkları haksızlığı protesto etmek için 30 Mart’ta sandığı boykot edeceklerini açıkladı. Ankara’ya gittiklerinde büyük bir ilgisizlikle karşılaştıklarını söyleyen Belediye Başkanının ibretlik sözleri şöyle; “Uğradığımız haksızlığı gidermek için Ankara’ya gittik. Kime gittiysek herkes kapı-duvar oldu. Biz asla yanlışlık yapmayız, eğer yanlış yapsaydık yüzde 50 oy alabilir miydik? Diye bizimle alay edercesine konuştular. Hiçbir yerde ciddiye alınmadık. Bu durumu protesto etmek için 30 Mart’ta sandık başına gitmiyoruz. Oy kullanmayacağız. Kazanılmış hakkımız gasp edildi. Bu seçimlerde Kemerkaya’dan hiç kimseye oy yok”

Bu tür örnekleri çoğaltmak mümkün. Önümüzdeki günlerde konunun tartışılmaya devam edeceğini tahmin ediyoruz. Yasanın mağdur ettiği yerlerden birisi Şuhut. Ne yazık ki Atlıhisar Belediyesi dışında diğer beldelerimizden ne bir protesto sesi yükseldi, ne de hukuki girişimlerde bulunuldu. Kaderimize razı mı olacağız? Beldelerin kapatılmasından sonra devletin buralara sahip çıkacağı, il özel idarelerinin buralara hizmet yağdıracağı söylenmişti. Duyduğumuzda ‘inşallah’ demiştik ama şuana kadar yapılan hiçbir şey yok.

Merak ediyorum acaba Balçıkhisarlı, Atlıhisarlı, Kayabelenli, Efeli ve Karacaörenli hemşerilerimiz 30 Mart’ta ne yapacaklar? Beldelerini cezalandıran, kazanılmış haklarını yok sayan iktidara bir ders mi verecekler? Yoksa “büyüklerimiz en iyisini bilir” deyip boyun mu eğecekler?

SİNADA’NIN 2. SAYISI ÇIKTI

Resim_1388078648 Nihayet SİNADA Dergisi’nin 2. sayısı yayınlandı. Dergiyi masamda görünce derin bir soluk aldım. Neden derseniz, ülkemiz “tek sayı yayınlanmış dergi mezarlığıdır” Bin bir umutla yayın hayatına başlayan ama 2. sayıya varmaya gücü yetmeyen nice dergi hatırlarım. Hüzünlenirim. Aklıma hayatı tanıyamadan ölen küçük çocuklar gelir. Umarım SİNADA onlardan olmayacak ve yıllar boyu okurlarıyla buluşacak…

Derginin KIŞ 2013 sayısı yine dopdolu… Şiir, hikâye, deneme, kitap ve film tanıtan yazılarla bezenmiş 96 sayfa. Türkiye’de pek az dergiye nasip olan tiraja sahip (3 bin). Dizgi, sayfa düzeni, dört dörtlük. İlk sayıya nazaran bu sayıda grafik iyice yükselmiş. Demek ki çıraklıktan kalfalığın geçiş dönemi yaşanıyor SİNADA’DA…

Dergideki yazıları, şiirleri, hikâyeleri birbiri ile mukayese etmeyi doğru bulmuyorum. Benim gözümde hepsi çok güzel. Çünkü emek harcanmış, beyin yorulmuş, ter akıtılmış…

Ve güzel bir haber; artık SİNADA dergisi, okurlarıyla birlikte her sayıda bir okulumuza kütüphane kuracak. İlk sayının hürmetine üç okula kitap yollamışlar. Ağrı- Doğubeyazıt, Hatay – Kırıkhan ve Urfa – Siverek – Karakoyun Köyü’ne kolilerce kitap hediye etmişler. Tebrik ediyorum…

SİNADA, bu tür sosyal sorumluluk projeleriyle işin sadece “edebiyatını” yapanlardan olmadığını gösteriyor.

 

Etiketler: , ,

Yasal Uyarı: www.suhutanayurt.com adresinde yayınlanan makale,haber,resim ve vidyolar tamamen özgün içeriktir bu içeriklerin Şuhut Anayurt Gazetesi Yazı İşleri Biriminden izinsiz olarak kopyalanması ve yayınlanması halinde yasal işlem başlatılacaktır.

Bu Sosyal Ağlarda Haberi Paylaşabilirsiniz.

Bu Habere Facebook Üzerinden Yorum Yapabilirsiniz