KÖŞE YAZISI Yılmaz Aydın Köşe Yazarı

18 MART 1915 … TÜRK’ÜN DİRİLİŞ HAYKIRIŞI – YILMAZ AYDIN

23 Mart 2026 7 dk okuma
Paylaş:

Çanakkale Zaferi (18 Mart 1915) denilince akla “Çanakkale Geçilmez!” haykırısı, vatan uğruna canını veren şehitler, Seyit Onbaşı, Nusret Mayın Gemisi ve Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum…” sözü gelir…

Milli birlik, kahramanlık, fedakârlık, efsanevi direniş ve Kurtuluş Savaşı’nın meşalesi olan bu zafer, Türk Milleti’nin özgürlük çığlığının simgesidir…
Çanakkale Zaferi’nin anlam ve önemi; Kurtuluş Savaşı’nın işaret fişeğinin atılması, gençliğin vatan için feda edilmesi ve dünya güç dengelerini değiştirmesidir…
Bu zafer, Türk Milleti’nin azim ve kararlılığı ile olmaz denileni başardığı en önemli dönüm noktasıdır…
Yüzyılın en büyük savaşlarından biri olan Çanakkale Muharebesi’nden elde edilen zafer, Türklüğün diriliş nişanesidir. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasına zemin hazırlayan bu zafer, 1. Dünya Savaşı’nın en hassas bölümüdür ve… bu savaşın zafere taşınmasını sağlayan Mustafa Kemal efsanesinin doğuşunu sağlamıştır…
Çanakkale Zaferi, insanlık tarihinde benzerine az rastlanan bir kahramanlık abidesidir…
18 Mart 1915 tarihinde dönemin ve yedi düvelin en büyük çelik zırhlı donanmalarına karşı mucizevi zafer kazanılmıştır…
Gelin… Yedi düvele karşı ölümüne yapılan Çanakkale Savaşı neden, nasıl ve niçin oldu; anlamını ve önemini anlayalım…
O dönem Osmanlı İmparatorluğu içten içe yok olmaya başlamış ve içinden çıkılmaz bir boğaza girmiştir…
1-
Avrupa devletleri tarafından ” Hasta Adam” olarak nitelendirilmiş ve bu devletler bu durumu fırsat bilerek Osmanlı Devleti’ne savaş açmıştır. İngiltere, Rusya, Fransa ve İtalya Osmanlı topraklarının bir yandan saldırmıştır. Bu saldırıların Türk Milleti sadece askerî birliklerle değil, 7’den 70’e kadın, erkek cepheye “ölümüne” destansı mücadeleyle kendini savunmuştur…
Bu durumun sonucu; ya istiklal, ya ölüm idi!
O zamanlar 1915 ve 1916 yıllarında Gelibolu Yarımadası’nda yapılan Çanakkale Savaşları kara ve deniz cephelerinin içerir. Düşman ittifak devletleri ilk hedef olarak Çanakkale Boğazını seçmiş ve bırakın geçmeyi , geri çekilmek zorunda kalmıştır. Ne yazık ki savaş sırasında her iki tarafta çok büyük ve ciddi kayıplar vermiştir. Osmanlı Devleti’nden kalan topraklar ve Anadolu’ya işgal etmek isteyen düşman ittifak devletleri, hem karadan hem de denizden saldırmıştır. Osmanlı Devleti’ni parçalamayı hedefleyen düşman kuvvetlerinin amansız saldırısına rağmen Türk Ordusunun ve eşsiz komutanlarının mücadelesi ile bu saldırılar sonuçsuz kalmış, düşman yenilmiştir.
Türk Milletinin başarısıyla ve zaferiyle tarihe altın harflerle yazılmıştır.
18 Mart Çanakkale Zaferi, “Çanakkale Geçilmez!” gerçeğini dünyaya kabul ettiren, Kurtuluş Savaşı’nı ateşleyen ve Mustafa Kemal’in efsane asker dehasını ortaya çıkaran önemli bir dönüm noktasıdır.
2-
“Bağımsızlık iradesi”nin nişanesi olmuştur. Yüce Türk Milletinin esaret altına alınamayacağını gösteren, vatan sevgisi ve birlik ruhuyla imkânsızın başarıldığı bir savunma destanıdır…
Bu zafer, Kurtuluş Savaşı’nda Milli Mücadele azmiyle Anadolu halkına umut ve cesaret aşılayarak daha sonra kazanılacak kurtuluşun inancını doğurmuştur…
Çanakkale Zaferi dünyada tarihsel değişimin olarak, 1. Dünya Savaşı’nın süresini uzatmış, Çarlık Rusya’sının çöküşünü hızlandırarak Bolşeviklerin iktidara gelmesini sağlayarak küresel dengeleri değiştirmiştir…
1.Dünya Savaşı’nda ve Çanakkale Savaşı’nda Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri dehasının tanındığı ve liderliğinin parladığı cephelerden olması bakımından önemlidir…
Aradan geçen bir asırdan fazla zamana rağmen Çanakkale’deki savaş cehennemini anlatmaya sayfalar yetmez
Çanakkale’deki destansı ölüm kalım mücadelesini, isterseniz İstiklâl Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Şehitlerine” şiirindeki ölümsüz dizeleriyle yaşayarak anlamaya çalışalım.

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle ‘bu: bir Avrupalı’
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Ostralya’yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz…
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer…
3-
Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Çanakkale’de yedi düvele karşı verilen destansı mücadeleyi böyle anlatmıştır.
Çanakkale’de 7 düvele karşı verilen savaşımızı dizeleriyle destansı bir şekilde, bütün insani ve milli duygularıyla anlatmaya çalışmış ve ruhu duygularımıza hitap etmiştir…
Gerçekten Çanakkale Savaşları, dünya tarihinin seyrini değiştirmiş, Türk Milleti küllerinden yeniden doğmuş ve bir kaç yıl sonra kurulacak Türkiye Cumhuriyeti’nin ayak seslerini duyurmuştur.
Çanakkale zaferinin kazanılması Anadolu’da Milli Mücadelenin fitilini ateşleyerek Türk’ün çelik imanıyla, azmiyle Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi:
“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır!” anlayışıyla düşman yurdumuzdan sökülüp atılmıştır.
Evet… Ne mutlu ki bundan 111 yıl önce ” Çanakkale Geçilmez ! ” dedirten ruh, düşmana büyük bir ders vermiş, bir süre sonra başlayacak olan Milli Mücadele’nin kazanılması sonucu Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş , Lozan Antlaşması ile bağımsızlığımız ve özgürlüğümüz perçinlenmiştir.
Değerli okurlarım, bugün etrafımızda ve Orta Doğu’da yaşananlar, savaşlar, işgal ve soykırımlar ; ne kadar zor bir coğrafyada yaşadığımızı gösteriyor.
Ulu önder Atatürk diyor ki:
“Cesurlar için çıkmaz yol yoktur! Ya bir yol buluruz, ya da bir yol açarız!”
4-
Bir de diyor ki büyük Atatürk:
“Biz Türkler bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklal timsali olmuş ve olmaya devam edecek bir milletiz!”
Değerli okurlarımız, destanları yazan millet olarak sözümüzü, atamız olan Bilge Kağan’ın dünyaya ders niteliğindeki şu sözüyle bitirelim:
“Bir bak tarihe, Türk’e başkaldıranların sonu ne olmuş! İkazıyla bitirelim…”
“Yurtta sulh, dünyada sulh…”
Atatürk’ün uyarısı insanlık barışı için artık elzemdir…
Barış içinde, huzurlu ve aydınlık dünyada yaşayarak mutlu yarınlara…