Medyanın gündemi ile halkın gündemi yine farklı. Bahis oynayan futbolcular, hakemler medyanın gündemi, peki bahis oynatanlar konuşuluyor mu. Bahis siteleri neden kapatılmıyor, gençlerin kumar bataklığına düşmesine neden seyirci kalınıyor.
Halkın gündemi; bir türlü alım gücü artırılamayan emeklinin durumu, kiralar can yakıyor , pahalılık otomatiğe bağlanmış vaziyette işlerini çeviremeyen küçük esnaf, borç batağındaki çiftçi, işleri bozulan sanayici. Öte yandan yeni yılla birlikte yeni vergiler, cezalar can yakacak.
Güllü diye şarkıcı ölüyor, öldürülüyor. Her neyse herkes üzüldü ama bu nedir Allah aşkına? Her gün medyanın gündeminde. Yok öyle olmuş, yok böyle olmuş. Bu kadar gündemde tutulur mu?
Uyuşturucu kullanan ünlülermiş, bu tür soruşturmalar yapılır cezası neyse verilir. Uyuşturucu alan, satan kim ise bunlar biraz gizlilik içinde yapılsa daha iyi olmaz mı? Hani meşhur söz “masumiyet karinesi“ bu ihlal edilmiyor mu?
Barış ve kardeşlik süreci, bir defa barış adı verilmesi çok yanlış. Biz savaş halinde miyiz de barış süreci olsun. Nihayet Adalet Bakanı doğru bir laf etti. Barış yanlış bir ifade dedi. Partilerin raporları aşağı yukarı belli oldu. Raporlara göre DEM partinin beklentisi çıkmadı, özellikle AKP raporundan umut hakkı vs. Sırf DEM partiyi yanına çekmek, CHP'yi köşeye sıkıştırmak için yapılan bu proje şimdiden çöp olmuşa benziyor, sonuçlarından çok korkuyorlar. Bence bundan sonra bir şey olmaz.
TBMM'de bütçe görüşmeleri bitti. Daha önce nasıl olduysa yine aynı şekilde bitti. Sarayda hazırlanan bütçe noktası bile değiştirilmeden aynen geçti. Bütçede faiz ödemeleri her şeyin önünde, garanti ödemeleri arkasından geliyor. Milletvekilleri kendilerine verilen konuşma sürelerinde özellikle iktidar vekilleri Saraya gönderme yapmadan konuşamadılar. “ Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, önderliğinde .....” diyerek konuştular. Sadece bütçe görüşmelerinde yakaladıkları bakanlara muhalefet sorular sordu ama doğru dürüst cevap alamadılar ama Cumhur İttifakı vekilleri avuçlarını patlatırcasına alkışladılar, peki bu bakanlar alkışı hak ediyor mu?
Tarım Bakanı TBMM‘de yaptığı sunumda, tarım ve hayvancılığın hiçbir sorunu yok, her şeye muhalefet ediyorlar, abartıyor diye savunma yaptı. Bu tarım bakanından sorun çözümü beklemek hayal oldu. Halbuki her yıl 2-3 sorun çözülse hem çiftçi rahatlayacak hem tüketici.
Ziraat Bankasından çiftçinin kullandığı düşük faizli krediye yeni düzenleme getirilmiş, Bağkur borcu olan çiftçi bu krediden yararlanamayacağı söyleniyor.
Şuhut sevdalısı Seçkin Köse abimiz başta olmak üzere Şuhut sevdalıları, Şuhut Fen Lisesi açılması için gayret ediyor. Son durum ise Afyon Milli Eğitim Müfettişleri olumsuz rapor vermişler. Bizdeki bürokrasi “ipe un serer, yumurtaya kulp takmaya kalkar“ Haydi bu raporu değiştirin bakalım. Olması gereken müfettişlere Şuhut Fen Lisesi açılması için rapor tutun demek daha doğru olurdu. bunu kim diyecek: siyasiler. hadi bakalım siyasiler görelim kudretinizi.