KÖŞE YAZISI Zafer Özaşkın Köşe Yazarı

GEDİK AHMET PAŞA İL HALK KÜTÜPHANESİ MÜDÜRÜ HEMŞEHRİMİZ ABDULLAH AYTEKİN’DEN ACI İTİRAF; “KÜTÜPHANEYİ VE KİTAPLARI BİR TÜRLÜ SEVDİREMEDİK”

2 Nisan 2026 4 dk okuma
Paylaş:

Kütüphaneler Haftası kapsamında konuşan İl Halk Kütüphanesi Müdürü Abdullah Aytekin, 44 yıllık meslek hayatının ardından dikkat çeken tespitlerde bulunarak kitap okuma alışkanlığının istenilen seviyeye ulaşamadığını vurguladı.

Gedik Ahmet Paşa İl Halk Kütüphanesi Müdürü Abdullah Aytekin, Kütüphaneler Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamalarda hem meslek hayatını değerlendirdi hem de toplumdaki okuma alışkanlığına dair önemli tespitlerde bulundu. 44 yıldır kütüphanecilik hizmeti verdiğini belirten Aytekin, uzun yıllar boyunca farklı kuşaklara tanıklık ettiğini ve yıl sonunda emekli olacağını ifade etti.
Kütüphanelerin geçmişten günümüze büyük bir değişim geçirdiğini belirten Aytekin, eskiden daha çok kitap ödünç alınan yerler olan kütüphanelerin, günümüzde öğrenciler tarafından ağırlıklı olarak ders çalışma alanı olarak kullanıldığını söyledi. Bu dönüşümün kütüphanelerin işlevini çeşitlendirdiğini ancak kitapla kurulan bağın zayıflamasına da neden olduğunu dile getirdi.
Kitap okuma alışkanlığının istenilen düzeyde olmadığını açık bir şekilde ifade eden Aytekin, bu durumu şu sözlerle dile getirdi:
“Kütüphaneyi ve kitapları bir türlü sevdiremedik.”
Kütüphanelere olan fiziki ilginin arttığını ancak bunun kitap okuma oranlarına aynı şekilde yansımadığını vurgulayan Aytekin, üye sayılarının her geçen gün yükseldiğini fakat ödünç alınan kitap sayısının beklentilerin altında kaldığını belirtti. Özellikle gençlerin kütüphaneleri daha çok sınavlara hazırlanmak ve ders çalışmak amacıyla kullandığını ifade eden Aytekin, bu durumun kitap okuma alışkanlığı açısından düşündürücü olduğunu söyledi.
Okuma alışkanlığının temellerinin çocukluk döneminde atılması gerektiğine dikkat çeken
Aytekin, ailelerin ve eğitimcilerin bu süreçte belirleyici rol oynadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Çocuklara küçük yaşta kitap okuma alışkanlığını kazandırmamız gerekiyor. Bu noktada ailelere ve eğitimcilere büyük görev düşüyor.”
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte özellikle gençlerin dijital içeriklere yöneldiğini ifade eden Aytekin, bu durumun kitap okuma oranlarını olumsuz etkilediğini ancak kitabın değerinin hiçbir zaman azalmadığını vurguladı. Geleneksel okuma alışkanlığının yerini farklı alışkanlıkların aldığını belirten Aytekin, buna rağmen kitabın vazgeçilmez bir bilgi kaynağı olduğunu ifade ederek,
“Her şeye rağmen kitabın yerini hiçbir şey tutmaz.” dedi.
Kütüphanelerin yalnızca ders çalışılan alanlar olarak görülmemesi gerektiğini belirten Aytekin, buraların aynı zamanda bireylerin kültürel ve kişisel gelişimine katkı sağlayan önemli merkezler olduğunu söyledi. Kütüphanelerin toplumun her kesimine hitap eden, bilgiye erişimi kolaylaştıran ve bireyleri okumaya teşvik eden kurumlar olduğuna dikkat çekti.
Toplumda okuma kültürünün yaygınlaştırılması adına daha fazla çalışma yapılması gerektiğini vurgulayan Aytekin, özellikle gençlerin kitapla daha fazla buluşturulmasının önemine değindi. Bu doğrultuda çeşitli etkinlikler, projeler ve farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini belirtti.
Aytekin’in yıllara dayanan tecrübesiyle yaptığı bu değerlendirmeler, Türkiye’de kitap okuma alışkanlığının geliştirilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne sererken, kütüphanelerin bu süreçte üstlendiği kritik rolü de ortaya koydu. >>Zafer Özaşkın