Şuhut; Bir Değerini, Bir Gönül Adamını, Bir Güzel İnsanı Erken Kaybetti – Mustafa Uysal
“Daha çok yeni Şuhut Vakfımızın Genel Kurul toplantısında beraberdik. Yine her zaman olduğu gibi beyefendi kişiliği ve sosyal sorumluluk duygusu ile Vakfımızdaki birlik beraberlik ruhunun güçlü kalması için gayretini esirgemedi.
Sağlığına özen gösterirdi.
O’nun tiryaki olduğu sigarayı yakmadan keyifle parmakları arasında tutmasını ve dumansız nefes çekmesini, sabır ve güçlü irade ile hayat keyfi arasındaki dengeyi çok iyi kurmasının tezahürü olarak görürdüm.
O, zaten hep bir denge insanıydı. En hararetli tartışmalarda dahi sesini yükselttiğini görmediğim gibi zıt fikirleri sentezleyen ve ortak akılda buluşturan zekası ve sağduyusu; herkesin derdine çözüm arayan fedakar karakteri ile çevrede hem bir saygınlık ve hem de hayranlık uyandırırdı.
Merhum babası Hacı Adil Orhan’ın hayalini, Şuhut Vakfı’nın temellerinin 2010 yılında atılmasında gerçeğe dönüştürdü.
Kurucu Başkanımız olarak hem Şuhut İlim ve Kültür Merkezinin inşası ve hem de Üsküdar İş Merkezi arsasının ilk kısmının alınmasındaki gayreti ile büyük bir hizmete kapı açtı.
Bayrak yarışında halef- selef olarak Vakfımızın gelişmesi için her gayrette birlikte olduk.
Vatan ve Ülke sevgisini, milletini ve milletinin değerlerini Ülkü edinmiş bir fikir insanı idi.
Hiç bir konuda veya sorunda başkasına yük olmak istemez; mütevazi kişiliği ile kendi içinde çözmeye çalışırdı.
Şuhut Vakfı iş merkezi binasının tamamlandığını görmek nasip olmasa da, onun attığı temeller ve bıraktığı ‘sadaka-i cariye’ niteliğindeki eserler, adını sonsuza dek yaşatacaktır.
Çalışkan , basiretli, zeki ve çözüm odaklı yaklaşımı ile dikkat çeken kişiliği hafızalarımızdan silinmeyecek.
Kardeşim, Ali Ulvi, mekânın cennet, ruhu şad olsun. Gözün arkada kalmasın, emanet ettiğin sancak, Allah’ın izni ve inayeti ile genç nesillerin omzunda sonsuza kadar dalgalanacaktır.
