TARİH’E UNUTTURULAN TOPRAKLAR – RAMAZAN TOPRAKLI
Makale, Prof. Zerrin Günal’ın tanımıyla “Tarih’e Unutturulan Topraklar” hakkındadır. “Yanlış Tarihî Haritalar” adlı makale üzerine Zerrin Hoca, 16.04.2026; “Tarih’e Unutturulan Topraklar” diye bir mesaj gönderdi.
Aynı gün Hocam, “Tarih’e unutturulan mı, tarihte unutturulan mı, affedersiniz anlayamadım, izah eder misiniz? Şöyle cevap verdi: Winston Churchill şöyle demiş; “Tarih’i galipler yazar”. Bu doğru bir söz. O aklıma geldi. Yâni, Küçük Asya diye tarif edip, bu toprakların tarihini yazmaya soyunan özellikle 19.yy Batılı [kendilerince daha o zaman bile galip olanlar] tarihçilerin veya bunların yardımcısı arkeologların biçimlendirip yazdıkları üzerinden gidersek, bilerek veya bilmeyerek Tarih’e unuttururuz. Başka bir deyişle tarih, insanoğlu için galiplerin istediği gibi şekillendirmesiyle oluşan aslında hem iyi, hem de tehlikeli bir araçtır. Bu yüzden “Tarih’e Unutturulan Topraklar” dedim. Nitekim gayet iyi bilinmelidir ki; “Geçmiş tahmin edilemezdir”, tıpkı geleceğin tahmin edilemez olduğu gibi. Bu yüzden günümüzde geçmişi bilimsel dediğimiz araştırma metodlarıyla belgelere, kaynaklara dayandırarak sentezlemeye çalışırız. Bu noktada uğraş veren Tarihçi dediğimiz araştırmacı, kendi edinimleri ve bir nevi elbiseleriyle karar verir; bu ne kadar doğrudur? Geçmişin Tarih yazıcıları dedikleri, duydukları veya birbirlerinden kopyaladıkları ile ve o günlerdeki otoriteye bağımlı iken ne kadar doğru yazabilmişlerdir? Ya da yanlışları nelerdir? Hangi politik amaçlarla geçmişi ters yüz etmişler, kendi elbiseleriyle yorumlamışlardır? Bu yüzden Tarih herşeyi kapsamaz; anlatamaz. Buna bizler karar veririz ve halka sunarız. Onların nasıl görmesini, algılamasını istiyorsak Tarih’i öyle yazarız. Bu noktada aslolan şudur: “Dünyada iyiliğin artması kısmen tarihe geçmemiş eylemlere bağlıdır. Üzerimizdeki etkileri reddedilemez olan bu eylemleri, inançla gizli bir yaşam süren ve sonunda kabirleri ziyaret edilmeyen insanlara borçluyuzdur”. Bu sözler de George Eliot takma adlı bir İngiliz kadın yazar Mary Anne Evans’a aittir. Gördüğümüz gibi her devirde şartlar ne öngörüyorsa isimler, yer adları, belgeler dahi değişime uğrar. Tıpkı, savaş meydanında mağlup olan bir komutanın “zafer kazandık” diye merkeze telgraf çektirmesine şaşıran askere; “Bu telgrafı Tarih’e çekiyorum” demesi gibi. Bu düşüncelerin peykinde; Zerrin Hocaya teşekkürle “Tarih’e Unutturulan Topraklar” adlı Anadolu Tarihi’nin merkezindeki Kemer Boğazı bölgesine izdüşümü yapmayı uygun buldum. Benim çalışmalarım, Tarih’ten daha çok Tarihî Coğrafya olduğu için Hocanın dediği gibi tarihçi, keyfine göre hareket edemez; ederse, gün gelir; şimdi benim yaptığım gibi gerçek ortaya çıkar. Zira Tarihî Coğrafya, zaman [t] ve mekân [x, y, z] boyutlarıyla dört boyutlu bir matematik ilim dalıdır. Makalede olayları, isimleri ve yer adlarını usûl olarak, en eskiden günümüze doğru vermeye çalışacağım.
Açar Kelimeler: Göller Bölgesi, Değişen Coğrafya, Tarih, Tarihî Coğrafya, Asya, Firikya, Küçük Firikya, Anadolu Eyâleti.
Giriş
Masalcı Ezop, Ksenofon, Kyros, Spartaküs, Epiktetos, Aelius Aristides, St. Trifon, Yedi Uyurlar, Kedrenus, St. Theophanes ve Skylitzes gibi birçok kişi ya buralıdır; ya da burada yaşamıştır. Bu bölgede vukûbulan olaylar hep yazılmıştır. Bigadiç, Maziye [Marsia], Yenişar, Firigos Boğazı, Firigoslar, İp [İpsos] kuyusu, Enevre [Anaboura], Õras [Aura, Aorota], Killi-kırı [Kellia], Kötürnek [Kotoiraikia}, Gemen [Kiminas], Ma Mezarı, Gelendos[t] [Goe-leontos], Garip [Garp], İlime [Limen], Bisse, Can [John/Jan] Ada vs. gibi isimler, Asia [Anatolikon] ili, Küçük Firikya ve Thrakesia [Trakya] denilen bu yerde binlerce yıldır hâlâ yaşamaktadırlar.
Tarih’e Unutturulan Topraklar
- Kemer Boğazı ve Eski Eğirdir Gölü çevresindeki Arzawa Devletleri, hatalı olarak Batı Anadolu; Akhalar ise Yunanistan’a yerleştirilmiştir. Bu yerleştirme Deniz kavimleri, Truva harbi ve birçok olayın yanlış yorumlanmasına sebep olmuştur.
- Deniz kavimlerindeki deniz, Eski Eğirdir Gölü; Lugga [Lukka: Lykia: el-Avasi], Arzawa, Luwia, Truva, Eski Eğirdir Gölü kuzey kıyısı ile Seha nehri şarkı; Sardenler Barla; Akhalar Eğirdir; Şekeleşler Ağlasun; Myra, Boğaz’ın güneyi ve Seha [iki göl arası ırmak] kıyısı; Kuwalia [Kutsal] Boğaz; Pelasglar Boğaz’ın garbı, diğerleri de Kemer Boğazı çevresindedirler [bk.Har.1].
- Büyük ihtimal Atlantis, Eğirdir Gölü’ndedir. Zira Süleyman Şükrü, Seyahatü’l-Kübra adlı kitabında, Eğirdir Gölü’nde Felekabad adında batık bir şehir olduğunu yazar. Felek ve Atlas kelimeleri aynı anlamda sayılırlar. Bu husus araştırılmalıdır.
- Kelainai [Kelene] adlı Firik kenti, Kemer Boğazı’nda, Kelene hisarı [Puranda] ise, Yenicesivrisi’dir. 1501 tarihli bir Osmanlı belgesi Boğaz’da: “Afşar kz., Maziye [Marsia] k., Firigos Boğazı’nda gemi hâsılından 500 [akçe]” der. Yâni Kemer Boğazı’ndaki ırmakta gemi çalışmaktadır. Barla halkı, göl kıyısındaki bir mevki için hâlâ Firigoslar der.
- Deniz kavimleri, Kral Yolu’yla Beyşehir, Karaman, Gülek Boğazı, Tarsus ve Antakya’ya gelmişler; oradan Amurru’ya inmişler ve oradan da Filistin yoluyla Mısır’a gelmişlerdir. Deniz kavimlerinin Mısır’a göçü, iklim mi, yoksa depremle mi ilgilidir; bilemiyorum. Bu arada söz konusu olan Alaşia, Kıbrıs değil, Eğirdir Gölü’ndeki Yeşilada [Nis/Nisos] olmalıdır. Kanaatimce tarihçi, üç-dört bin yıl önceki kavramları şimdiki kavramlar gibi sanarak kronolojik bir hata yapmaktadır.
- Deniz kavmi Etrüskler, büyük ihtimal, bu göç sırasında, Tarsus, Mısır, Libya ve Tunus yoluyla İtalya’ya gitmişlerdir.
- Etrüskler İtalya’ya giderken; “Dardanus da, halkının bir kısmıyla Fiesole’den [Floransa] ayrılıp; ilk sâkini Yafes’in soyundan, Friga’nın adından gelen, Frigya eyaletine gelerek, yaratılıştan 3200 yıl sonra Yunan denizi [Eski Eğirdir Gölü] kıyıları yakınında Dardania adlı bir şehir inşa ediyor [Villani’s Chronicle, 1.Kitap, s.7].
- İlk Lydia, Karia ve İonia, Kemer Boğazı bölgesinde iken sonra Batı’ya taşınmışlardır. Helena ile Kelene arasında bir bağ olmalıdır. Kemer Boğazı’nın garbı için, Batı, Avrupa ve Yunanistan, şarkı için Doğu, Asia ve Suriye denilmiştir.
- Truva harbi, Kemer Boğazı bölgesinde yapılmıştır. Zira burası Homer’e uygun; Kilikya’ya komşudur. Tarihçi Gregoras, Eski Tralleis [Barla] için Neutrouja der. Truva harbindeki Sparta Isparta; deniz, Eğirdir Gölü; Helena ise Kemer Boğazı’dır.
- İran-Susa kentinden başlayan Kral Yolu, Antakya, Tarsus, Gülek [Kilikya] Boğazı, Ulukışla, Karaman [Tyana], Farita [Barata], Tahtalı [Lata], Balıklağı Köprüsü, Akise [Akkilise], Beyşehir, Eflâtun Pn., Fele Pn., Rabaz-ı Konya, Kötürnek, Kemer Boğazı, Uluborlu önü [Millawanda], Çapalı, Dinar, Denizli, Alaşehir, Salihli [Sardeis] üzerinden İzmir-Selçuk’ta [Efes] son bulur.
- Kemer Boğazı’ndaki mukaddes ırmağın, Tantalos, İndos, Obrimas, Menderes, Halys, Sangarios, el-Battal, Euros, Ebros [Avrupa], Kaystros, Melis, Boğazın Asya Irmağı, Doğu sınırını teşkil eden Megalo Potamos, Bathys Rhyax, Pisidia Antakya yanındaki Irmak, Hierus, Hyeronpotamum, Âbrū Mesmâne, Siberis, Tearos, Skamandros, Almyros, Kadmos gibi adları var. Muhtemel başka adları da vardır. Bu nehrin [Orta Menderes] kaynağına Rhotren ve Aulokran/Aurocran denilmektedir.
- Herodotos, Attaleiates ve bazı kaynaklarda Seydişehir-Çarşamba çayı için de Halys denildiğini gördüm.
- İstanbul Bizans’ın başkenti olunca, İstanbul’u Kral Yolu ve Tarsus’a bağlayan yolu; İbn Hordazbih, el-İdrisî, Peutinger tablo, Antonine ve Kudüs yol cetvellerini verdiler. Bugüne kadar Kral Yolu güzergâhı gibi, bu yol güzergâhı da bilinememiş ve yanlış olarak Başkent-Ankara’dan geçirilmiştir. Hâlbuki bu yol güzergâhında geçen Ankara, Suğla Gölü kıyısındaki Seydişehir-Karaviran’dır [Ankyra]. Bizans-Askerî Yolu, Eskihisar’dan Yalova-Taşköprü’ye [Kibotos] atlar. Devamla el-İbra kalesi [İznik Gölü batı ucu], İnegöl yanı [Malagina] ve Bozüyük üzerinden Eskişehir’e [Dorylaion] gelir. Seyitgazi/ Nakuliye, Afyon, Şuhut, Oynigan [Eumeneia], Bozdurmuşbeli yoluyla Senirkent-Garip köyü yanında Kral Yolu’na çıkar ve Kemer Boğazı yoluyla şarka devam eder. Hıristiyan Hac Yolu ise İzmit, Bahçecik [Hyribolum, Eribulo], Sarısu [Libum], Ömerli [Liada], İznik, Bilecik, Söğüt [Batransia: Bursa], Eskişehir’e gelir ve Askerî yoldan devam eder. Eskişehir’den sonra Massisa [Bardakçı], Kastro [Bayat], Bolvadin Kırkgöz köprüsü, Kedrea [Şuhut-Arızlı: ez-Zahrek], Oynigan, Bozdurmuşbeli gibi bir yol daha vardır. Bir yol da Kedrea/ Kidros, Belumin/ Polemon/ Hades, Nakuliye çayırı [Akşehir-Yağısıyan], Engili [Karye-i Patrik], Balkı, Yunuslar, Bağırsakdere Boğazı, Kızılören, Kilistra, Hatunsaray, Apa ve Farita’dır. İbn Hordazbih: Kötürnek [el-Alemeyn], Nasre’l-Akritî köyleri [Eğirler, Hüyüklü, Kurusarı, Celeptaş], Aşağıkaşıkara [Basilyon/Hoyran Gölü başı], Yoğurtçubeli, Demirbel [el-Sind], Synnada [Sennade], Nemrut Öreni [Maal], Uluborlu-Olukman [Uluborlu ormanı] gibi bir yol daha verir. Duraklar arası mil, mil verilen ordu yolları bunlardan ibarettir [bk. Topraklı, 2013: Sütkuyusu Baskını ve Ammûriye, s.141-155]. Tarihçi, bu yolları, hâlâ araziye yerleştirememiştir.
- Yaklaşık 6.yy’da yaşayan Masalcı Ezop [Aisop], Kemer Boğazı bölgesi, Kral Yolu ve Aisepos [Marsyas] nehri kıyılı, Firikya Epiktetus’lu, Trakyalı [Thrakesia] ve Amorion’lu olup, köle değildir. Bu isimlerin hepsi Kemer Boğazı bölgesine aittir.
- MÖ 28 Mayıs 585’deki Güneş Tutulmasının vukûbulduğu Pers-Lydia harbi, Kızılırmak-Halys değil, 370 17d. Kuzey enlemdeki Suğla Gölü-Halys [Çarşamba çayı] yanında yapılmıştır. Zira tutulma, 380 enlem dairesinin kuzeyinden görülmez.
- 547’deki Pers-Lydia harbi ise, Kral Yolu üzeri ve Karaman-Ayrancı Perta [Pteria]/ Farita’da yapılmıştır.
- 480 Xerxes, orduyu Kritella’da [Karaman bölgesi] topladı; Sardeis üzerine yürüdü. Halys’i [Çarşamba çayı] geçti ve Firikya’da yürünerek Kelene’ye [Kelainai: Kemer Boğazı] geldi. Menderes [Orta] ve Katarraktes [Marsyas] buradadır.
- 404 Alkibiades, Küçük Firikya’da, Kral Yolu üzerindeki Melis Koumis [Yalvaç-Bahtiyar] köyünde öldürülmüş olmalıdır.
- 401 Genç Kyros, Sardes’ten yola çıktı; Kral Yolu’nu takiple Alaşehir, Denizli, Dinar ve Uluborlu üzerinden Kemer Boğazı’ndaki Kelene’ye geldi. Burada bir ay kaldı. Buradan Şuhut-Anayurt [Alayunt] ve Afyon üzeri Kütahya tarafına gitti. Oradan döndü; İscehisar, Kastropedion, Çay, Midas Pınarı, Akşehir ve Ilgın üzerinden Konya’ya geldi. Oradan Karaman’a geldi. Kilikya Kraliçesini Mut üzerinden Kilikya’ya gönderdi. Kyros, Dana’ya doğru yürüdü, ama Dana’ya [Kemerhisar] gelmedi. Kyros, Ulukışla ve Gülek Boğazı yoluyla Tarsus’a geldi. Onun bu seferi, Xenophon tarafından yazıldı [bk. Anabasis: Onbinlerin Dönüşü].
- 333 B. İskender, Aspendos’tan sonra Ağlasun’a, oradan da Dinar yoluyla Uluborlu ve Kemer Boğazı’ndaki Kelene’ye geldi ve on gün kaldı. “Her yanı dik bayır Kelene hisarına” saldırmadı. Firikya valisi Tekgöz Antigones’i burada 1500 askerle bırakarak, Şarkîkaraağaç, Beyşehir, Gevele, Ilgın ve Çeltik yoluyla Gordion’a geldi. Oradan döndü; Ilgın, Konya, Gülek Boğazı, Tarsus ve İskenderun yoluyla seferine devam etti. Tekgöz Antigones, Senirkent-Uluğbey’de Antigonia’yı kurdu.
- 323’de Büyük İskender’in ölümü üzerine generalleri, imparatorluğu bölüştüler. 22. Antigones, 301’de Kral Yolu üzeri ve Gelendost-Köke köyü İp [İpsos] kuyusu yanında yapılan İpsos harbinde öldürüldü. Afşar ile Köke köyleri arasındaki Tümülüs ona ait olabilir. Galip General Lysimakhos, Antigonia adını Nikaia [İznik] yaptı. 23. Lysimakhos, [Boğaz’daki] Halys veya Hermos ırmağı, Sipylos [Çirişli Dağı] ve Magnesia yanındaki Kyroupedion’da [Kyros ovası] MÖ 281’de Seleukos ile yaptığı harpte öldü. Rhyndakos, Uluborlu-Papa çayıdır (Yıldız, 2012: 99, 288). Afşar ile Köke arasındaki ikinci Tümülüs de Lysimakhos’a ait olabilir.
- 281 ile 189 arasında; tam 92 yıl, Kemer Boğazı bölgesine Seleukoslar hâkim oldu. Antakya [Yalvaç hisarı], Laodikya [Eğirdir], Apameia [Barla-Boyalı önü: Myria: Myrina], Apollonia [Uluborlu], Seleukosidera [Atabey-Bayat] ve sair kentler kurup, Barla’yı [Tralleis: Neutrouja: Sardes] tahkim ettiler. Barla’nın Antakya, Seleukos ve [Attalos tahkim ettiği için] Antalya adı da var.
- 190/189 Roma ve müttefikleri Manisa yanında Seleukos’u yendiler. Başına gelecekleri bilen Seleukos’un müttefiki Kartacalı ünlü asker Anibal, Kemer Boğazı’ndan Gebze’ye çekildi ve Dil İskelesi yanında öldü.
- 189 Konsül Manlius Vulso, İskender’in ayak izlerine basarak Gordion’a geldi. Galatları yendi ve oradan dönerek, 188’de, Apameia’da, güya “Apameia Barış Antlaşması’nı” yaptı. Bu nasıl barışsa, Seleukoslar her şeylerini kaybettiler.
- 88 Pontus kralı VI. Mithridates, kendine uğur getireceği hesabiyle Gordion’dan itibaren, İskender’in kaldığı yerlerde konakladı; Asya eyaletine girdi; Kemer Boğazı’na geldi. Halkın desteğini alsa da komutan Sulla karşısında barış istemek zorunda kaldı. MÖ 85’te Kemer Boğazı’ndaki Dardanos’ta Sulla ile “Dardanos Antlaşması’nı” yaptı.
- 80’ler, Roma askeri [Isparta’nın taşrasından] Dağlı Trakyalı Spartaküs, Mithridates harbinde halkının tarafını tuttu; Roma’ya isyanla esir düştü; ardından köle yapıldı ve gladyatör olarak eğitildi. 73’te Capua’daki bir gladyatör okulundan kaçarak büyük bir köle isyanı başlattı. 71’de bastırılan isyan, Roma’ya zor anlar yaşattı. Dağlık Trakya, Kemer Boğazı bölgesidir.
- 51-50: vaktinin çoğunu Apameia’da geçiren Kilikya valisi Konsül Cicero, Eğirdir’de [Laodikya] 85 gün kaldı.
- 0+00 Mîlâdî Takvimin Başlangıcı
- MS 14-15, Augustus’un Res Gestae metni, Uluborlu [Amorion: Apollonia], Yalvaç ve Ankara’ya gönderildi.
- MS 46 St. Paulus ve Barnabas, Side’ye [Eski Antalya] çıktılar. Aspendos ve Perge’den sonra Roma yolunu takiple Seleukeia, İbradı, Derebucak ve Beyşehir’e geldiler. Buradan itibaren Kral Yolu’nu takiple Kötürnek köyüne, oradan Gelendost üzerinden Efes’e [Apasa: Arzawa] geldiler. Ardından Laodikya [Eğirdir], Sardes [Barla], İzmir [Apameia], Thyateira [Arkadiopolis: Pelopeia. Semiramis: Kemer Boğazı şarkı], Bergama [Gaziri Adası] ve Antakya’ya [Yalvaç] geldiler. Yahudi cemaati tarafından taşlanınca, Farita- Karaman [Tyana] arası Derbe’ye gittiler. Yahudiler, bu iki Havariyi savunan Habib-i Neccar’ı da öldürdüler. Habib-i Neccar olayı, Hatay-Antakya değil, Yalvaç-Antakya’da vukûbulmuştur.
- Isparta-Eğirdir Yazılı Kapız’da bir şiiri duran Stoacı Epiktetos’un [55-135] doğduğu yer Hiera [Hieria], sıcak kaynakları bulunan Kemer Boğazı; yaşadığı Yunanistan’daki Nikopolis ise, Boğaz’ın 25 km garbındaki Senirkent-Uluğbey’dir. Epiktetos adı, ona, köle olduğu için değil, memleketi Firikya Epiktetos sebebiyle verilmiş olmalıdır.
- Depremde yıkılan İzmir [Apameia], Kötürnek doğumlu Stoacı Aelius Aristides’in [117-81], İmparator Marcus Aurelius’u [121-180] etkileyen söylevi sayesinde tekrar inşa edildi. İzmir halkı, Aristides’in tunç bir büstünü dikti.
- Uluborlu’ya [Amorion: Apollonia] gönderilen Res Gestae Divi Augusti ile 135’de Çapalı köyü; Kral Yolu’na dikilen yazıtta: Lycia, Dağlı Trakya [Thrakia] ve Apollonia halklarından söz edilmektedir (Ramsay, 1960: 187).
- Firikya sınırındaki Mysia-Ardaban [Uluborlu civarı] doğumlu Montanus aleyhine yazılar yazan Apollinarius, Eumeneia [Şuhut-Oynigan] doğumlu Cains ve Aleksander, Apameia’da öldürüldü der. Montanizm, Kutsal Ruh’un doğrudan vahyine dayanan, katı ahlâk kuralları olan; Yeni Kudüs’ün, “Galatia, Cappadocia ile Phrygia arasındaki ıssız Pepouza” şehrine ineceğine inanıyordu. Bu hareket, ana akım kilise tarafından heretik kabul edilmiştir. Buna Cata/ Aşağı Firikya sapkınlığı deniyordu. Kutsal Pepouza [2. Asır], büyük ihtimal Kemer Boğazı’ndaki Hieria’dır.
- Asia valisi Aquilin önünde kendini “Yurdum Apameia yakınındaki Kampsada” diye tanıtan Aziz Trifon, 250 yılında Nikea’da [Senirkent-Uluğbey] öldürülmüş; memleketi Kampsada’da [Lampsakos] toprağa verilmiştir [Har.2].
- Ashab-ı Kehf’in geniş bir alana kurulu kalesi Gelendost-Efes [Apasa: Arzawa], Asia eyaleti, Thrakesia [Terkasis] temi ve el-Avasi [Kurtlar: Lukka: Lykia] sancağındadır. Yedi Uyurlar, İmparator Decius [249-251] zamanı, Gelendost-Yakaköy’deki Karain’de uyumuş; 300+[9] yıl sonra Justinian [527-565] zamanında uyanmışlardır.
- Dioclesian devri: Firikya’da bir işkenceci, içinde toplandıkları kiliseyle birlikte tüm bir halkı yakmıştır [301].
- Thyateira [Arkadiopolis: Kemer Boğazı şarkı] ve Seyitgazi [Nakoleia] harplerini kazanan İmparator Valens [364-378], Salice [Söğüt: İlegöp yanı] harbini kaybetmiş; Hadrianopolis [Kötürnek] yakınındaki Mercianopolis [Köke-Gavur öreni] harbinde öldürülmüştür. Bu harbe katılan Uzlar [Hunlar], Eğirdir Gölü’ne Uz/Oğuz adını vermişlerdir.
- Theodosius’a [379-95] verilen bir istidada; Halys üstüne bir köprü kurarak, Caesareia-Mazaka ile Galatia ve Pontus arasında daimi bir irtibat sağlanması isteniyor. 560’da Justinian’ın [527-565], yanyana dizilmiş kayıklardan ibaret ve sellerin sık sık bozduğu eski bir köprünün yerine yaptırdığı Pontogephyra budur (Ramsay, 1960: 78, 235).
- Ünlü Arap şairi İmruülkays, İstanbul dönüşü, Yenice köyü- Asib [Aisepos: Bigadiç] nehri kıyısında ölmüştür [540-545].
Son sözleri; “Ey bana yakın olan sen! Felâketler çullanıyor, ama Asib burada durdukça ben de duracağım.
Ey bana yakın olan sen! Burada şimdi iki yabacıyız, ama her yabancı bir akrabadır” olmuştur. - İmparator Justinianus [527-565], 550’lerde Senirkent-Garip köyü yakınında Khoma [Soublaion, Souble] ile Kemer Boğazı içi ve [Orta] Menderes ırmağı sağ kıyısında Miryokefalon kalesini yaptırmıştır (Ramsay, 1960: 273).
- Selman-ı Farisî, Uluborlu’da kalmış, bir tüccarla Medine’ye gelmiş, Hendek harbi [627] öncesi Müslüman olmuştur.
- Muaviye 646’da Uluborlu’yu [Amorion] kuşattı; 652’de Eskişehir ve Marmara’ya kadar geldi. 666’da Halid b. Velid’in oğlu Abdurrahman, Uluborlu’yu haraca bağladı. Sahabe Fedale b. Ubeyd el-Ensarî 668 kışını Kötürnek [Hadrianopolis, Charax, Carabba] ve Afşar-Kızık’ta [Kyzikos] geçirdi; Bahar gelince İstanbul kuşatmasına katıldı. Dönüşte Uluborlu’yu fethetti [669].
- 664 Beş bin Sklovan Araplara katıldı ve Apameia civarındaki Seleukobolos’ta yerleştirildi. 669 Asya ilinin adı Anatolikon oldu. 691: 20 bin Sklovan Araplara katıldı. 697: Hexapolis [Küçük Firikya], Araplarca yağma edildi (Ramsay, 1960: 392, 153).
