KÖŞE YAZISI Tarık Özaşkın Köşe Yazarı

BİR BAYRAM BÖYLE GEÇTİ – TARIK ÖZAŞKIN

1 Haziran 2026 12 dk okuma
Paylaş:

Kurban Bayramı’ndan iki gün önce Şuhut’un çok kıymetli bir misafiri vardı ; eski İçişleri Bakan Yardımcısı MÜNİR KARALOĞLU. Halen Mülkiye Başmüfettişi olarak devlet hizmetine devam eden Münir Karaloğlu, hem Şuhut Belediye Başkanı Muhittin Özaşkın’ı hem de eski dostlarını ziyaret etmek üzere ilçemize teşrif etti.

1990 yılında Kaymakam adayı olarak meslek hayatına başlayan Münir Karaloğlu; Van, Bursa, Antalya ve Diyarbakır Valiliklerinin ardından İçişleri Bakan Yardımcılığı görevine getirildi. Buradaki üç yıllık hizmetinden sonra Mülkiye Başmüfettişi olarak görevine devam ediyor. 1985 yılında tanıştığı Özaşkın ailesi ile dostluğunun kırk yıldır kesintisiz devam ettiğini söyleyen Münir Karaloğlu, 2000’li yılların başında ilçemizi ziyaret etmişti. Hemşehrimiz Mülkiye Başmüfettişi Ömer Doğanay (eski Artvin Valisi) ve bürokrat arkadaşları ile birlikte Şuhut’a gelen Karaloğlu, ilk kez geldiği ilçemizi çok sevmiş, gün boyu gezdikten sonra çeşitli ziyaretlerde bulunmuştu. ” Aradan geçen yıllara karşın rahmetli Recep Uluçay’ın kendi elleriyle pişirdiği uykuluğun tadını hiç unutamadım” diyen Bakan bey, 25 yıl sonra yeniden geldiği Şuhut’u tanımakta zorluk çektiğini söyledi. ” İlk geldiğim Şuhut’la şimdiki Şuhut arasında dağlar kadar fark var. İlçe büyümüş, gelişmiş, kasabadan şehire dönüşmüş” diyen Münir Karaloğlu, yapılan hizmetlerde Prof. Dr. Veysel Eroğlu hocanın büyük emeği olduğunu söyledi. “Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinde aralıksız on bir yıl bakanlık yapan Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun bütün ülkemize olduğu gibi memleketi Afyonkarahisar’a ve Şuhut’a büyük hizmetleri olmuştur. Hocamızın çalışmalarının yakın şahidiyiz. “Su” konusunda dünyanın sayılı bilim adamlarından olan Veysel Eroğlu hocamıza ülke ve devlet olarak şükran borçluyuz” diyen Karaloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başarısında “liyakat ve ehliyet sahibi kişileri göreve getirmesinin” önemli rol oynadığını ifade etti. Şuhut Belediye Başkanı Muhittin Özaşkın’ı makamında ziyaret eden Münir Karaloğlu ” kırk yıl önce üniversite döneminde aynı evde kaldığım kıymetli arkadaşım Tarık Özaşkın’ın abisi olan Muhittin Özaşkın hocamız, Şuhut için büyük bir şans olmuştur. Dürüst, çalışkan, liyakatli ve inançlı bir insandır. 31 Mart 2024 seçimlerinde Şuhut Belediye Başkanı seçilince ” hayırlı olsun ” dedik ve o günden itibaren elimizden geldiğince yardımcı olduk. Akparti ve MHP; Cumhur İttifakı’nın ortağıdır, hangi partiden olursa olsun bütün belediyelerimize olduğu gibi Şuhut Belediyesi’ne de destek olduk. Gördüğüm kadarıyla Muhittin Özaşkın hocamız, beytülmal konusunda çok hassas bir başkan. Aslında olması gereken de bu ” dedi. Eski İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu Şuhut Belediyesi ziyaretinin ardından Kayabelen Köyü’nde düzenlenen 29. Hamza Şeyh Dedeyi Anma ve Hıdırellez Kültür Bahar Bayramı etkinliklerine katıldı. Şuhut Kaymakamı İzzet Cem Eser ve Şuhut Belediye Başkanı Muhittin Özaşkın ile birlikte programı izleyen Münir Karaloğlu ” Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslâmlaşmasında Horasan erenlerinin büyük hizmetleri olmuştur” dedi. Alevi Bektaşi vatandaşların Türkiye Cumhuriyeti’nin ayrılmaz parçası ve güvencesi olduğunu kaydeden Karaloğlu ” 36 yıllık devlet hizmetim sırasında bir çok il ve ilçede görev yaptım. Alevi Bektaşi kardeşlerimiz devletine ve kanunlara bağlı, özü sözü bir, dürüst, kaliteli ve güvenilir insanlardır. Bizi Alevi – Sünni diye ayırmak ve birbirimize düşürmek isteyen dış güçlerin oyunları boş çıkmıştır. Ayrılıkta azap, birlikte rahmet vardır.” dedi. Münir Karaloğlu’nun üçüncü durağı Şuhut Atatürk Evi oldu. 25 Ağustos 1922 günü Akşehir’den Şuhut’a gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kaldığı tarihi eve hayran kalan Münir Karaloğlu ” Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda önemli bir yere sahip olan Hacı Veli Konağı’nı restore ederek yok olmasını önledikleri için dönemin Afyonkarahisar Valisi sayın Muzaffer Dilek’e ve değerli Bakanımız Prof. Dr. Veysel Eroğlu’na teşekkür ediyorum” dedi. Atatürk Evi’nin etrafındaki meskun ve metruk evlerin bir an önce kamulaştırılarak çevre düzenlemesi yapılması gerektiğini belirten Karaloğlu ” gördüğüm kadarıyla Atatürk Evi, mahalle arasında evlerin ortasında kalmış durumda. Konağın çevresinin açılması ve Büyük Taarruz’u anlatan merkezi birimlerin yapılması gerekiyor.” dedi. Münir Karaloğlu ve Belediye Başkanı Muhittin Özaşkın daha sonra Şuhut Keşkek Evi’ne geçtiler. İkram edilen Şuhut Keşkeğine hayran kalan Münir Karaloğlu bir itirafta bulundu ve ” Türkiye’nin en lezzetli keşkeği ; Şuhut Keşkeği” dedi. Kaymakam olarak görev yaptığı Tokat’ın Reşadiye İlçesi’nde horoz etinden yapılan Reşadiye Keşkeği üzerine başka bir keşkek tanımadığını ve Türkiye’nin en iyi keşkeği olarak bildiğini ifade eden Münir Karaloğlu ” mide yalan söylemez, itiraf etmek gerekirse, Şuhut keşkeği daha güzel ve lezzetli. Bundan sonra tanıdıklarıma Şuhut Keşkeğini tavsiye edeceğim” dedi. Şuhut Keşkek Evi’ni ilçemize kazandıran dönemin Şuhut Kaymakamı, halen Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya’yı telefonla arayarak tebrik eden Münir Karaloğlu ” bu güzel tesisi Şuhut’a kazandıran sayın Nurullah Kaya, benim Antalya ve Van Valiliğim sırasında mahiyetimde Kaymakam olarak görev yapmıştı. Başarılı,saygılı ve çalışkan bir kamu yöneticisi idi, tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi. Eski İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu daha sonra Şuhut Ulu Camii ile Şuhutlu Şehit ve Gaziler Hatıra Merkezini ziyaret etti. 1413 yılında Hamza Paşa tarafından yaptırılan Şuhut Ulu Camii’yi inceleyen Karaloğlu, 613 yıllık caminin ahşap direkleri ve mimari yapısıyla Afyon Ulu Camii’ye benzediğini söyledi. Restore edilen Hamza Paşa Hamamı’nın 2021 yılında Şuhutlu Şehit ve Gaziler Hatıra Merkezi olarak hizmete sunulmasının çok hayırlı bir girişim olduğunu kaydeden Münir Karaloğlu ” hatıra merkezi, bu aziz vatanı bizlere kazandıran şehit ve gazilerimizin vermiş olduğu destansı mücadeleyi anlatan bir mekandır. Bu tür yapılar milli ruhu ve bilinci diri tutar.Yapanlardan Allah razı olsun” dedi. Bir günlük Şuhut ziyaretinden mutlu anılar ve izlenimlerle ayrıldığını söyleyen Münir Karaloğlu, Şuhut Belediye Başkanı Muhittin Özaşkın’ın iki yıl içinde gerçekleştirdiği yatırımları yerinde görme ve inceleme fırsatı bulduğunu söyledi. Devlet tarafından yürürlüğe konulan ” Tasarruf Tedbirleri” nedeniyle yatırımlarda önemli ölçüde kısıtlamaya gidildiğini ve zorunlu sektörler ( savunma , eğitim gibi) dışında tasarruf yapıldığını belirten Karaloğlu, Şuhut Belediye’sinin personel maaşlarını ve borçlarını rahatça ödeyebilen ve imkânları ölçüsünde yatırım yapan ender belediyelerden olduğunu ifade ederek Muhittin Özaşkın’ı kutladı. ” 36 yıldır devam eden kamu yöneticiliği görevim sırasında yüzlerce belediye başkanı tanıdım. Belediye başkanlığı görevi zor bir görevdir, halkı memnun etmek zordur.” diyen Münir Karaloğlu ” Şuhut Belediye Başkanı Muhittin Özaşkın hocamız dürüst, mütevazi, içten ve çalışkan bir insan. Kırk yıl öğrenci yetiştirmiş, şimdi ise doğduğu topraklara vefa borcunu ödeyip halkına hizmet etmeye ve Beytülmala yani halkın malına sahip çıkmaya çalışıyor. Allah yardımcısı olsun.” dedi.

Kurban Bayramı münasebetiyle bir kaç günümüzü Şuhut’ta geçirdik. Büyüklerin dediğine göre yirmi – otuz yıldır böyle güzel yağış olmamış, memlekete yağmurla gittik, yağmurla ayrıldık. Dağlar , tepeler , ovalar yemyeşil bir halı ile örtülmüş gibi. Yaşlanıyoruz herhalde; eski bayramların tadı, mutluluğu ve heyecanı artık yok. Çocukken bayramları iple çekerdik, tıpkı çok sevdiğimiz birinin gelişiyle içimizi neşe, sevinç ve huzurun kaplaması gibi… Şuhutlular aylardır yağan yağmur nedeniyle bu yılın “bolluk ve bereket yılı” olacağına, geçen yılki don olayının zararlarını telafi edeceğine inanıyorlar. Şükürler olsun ; barajlar ve göletler tamamen dolmuş, dereler ve çaylar gürül gürül akıyor. Kuruyan şelale ve çağlayanlar, çeşmeler, kaynaklar, sazlıklar yeniden canlanmış. Duyduğuma göre Seydiköyündeki sazlık alanlara yıllar sonra göçmen kuşlar gelmeye başlamış. Kuraklık ve yetersiz yağış nedeniyle küçüle küçüle eski haline yani “ovaya” dönüşen Selevir Barajı’nda yıllardır tarım yapılıyordu. Şimdilerde doluluk oranı yüzde 80’e ulaşınca ekim yapılamamış. 2026 yılı bolluk ve bereketiyle geldi, inşallah öyle de devam eder. Rabbim çiftçilerimizi her türlü kazadan, beladan ve doğal afetlerden korusun. Umarız üreticilerimiz emeğinin,gayretinin ve alın terinin karşılığını fazlasıyla alır. Şuhut esnafı özellikle küçük esnafımız zor durumda. Bir kaç esnafın ( market , yemci, sarraf, kasap, lokumcu, eczane, telefoncu vb.) iş yapması, herkesin işinin iyi olduğu anlamına gelmiyor. Önemli olan herkesin yüzünün gülmesi. Bayrama on gün kala Şuhut çarşısı hareketlenmeye başlamış. Son üç gün çarşıda alışverişler tavan yapmış. Biliyorsunuz ticarette bayramların ve özel günlerin ( anneler ve babalar günü,okulların açılışı, hıdırellez, aşure günü vb.) önemli yeri vardır. Böyle günlerde tüketim patlar ve piyasaya para akar. Bunlara festival, şenlik, anma ve şölenler ilave edilebilir. Örneğin; bayramdan önce 24 Mayıs Pazar günü Kayabelen Köyü’nde düzenlenen 29. Hamza Şeyh Dedeyi Anma ve Hıdırellez Kültür Bahar Bayramı. Kurban Bayramı’nın ikinci günü Bozan Köyü’nde gerçekleştirilen Barış ,Kardeşlik ve Birlik Festivali. Karaadilli Beldemizde 27 Haziran Cumartesi günü düzenlenecek olan Yağlı Pehlivan Güreşleri. Olaya sadece ticari gözle bakmayalım ; bu tür etkinlikler yöremizin tanıtımına büyük katkı sağlıyor. Şuhut Anayurt Gazetesi olarak 2020 yılında (pandemi döneminde) ilçemizde bir festival düzenlenmesini gündeme getirmiştik. Amacımız ; pandemi nedeniyle iş yapamaz duruma düşen Şuhut esnafına can suyu vererek ayakta tutmaktı. Siyasi partiler, Şuhut Esnaf Odası, Şuhut Kültür ve Dayanışma Derneği, Şuhut Gönüllüleri Derneği, Şuhut Vakfı, Ziraat Odası, işadamları, sanayiciler teklifimize destek verdiler. Fakat Belediyeyi ve Kaymakamlığı bir türlü harekete geçiremedik. Ne “evet” dediler , ne de “hayır “. Oysa işi düzenleyecek olan onlardı. Planlamamız şöyleydi; festival 22 -23 – 24 Ağustos’ta yapılacaktı. Zafer Haftası kutlamaları 25 Ağustos günü Şuhut’ta başlayacağı için dört gün sürecek bir festivalimiz olacaktı ; ŞUHUT ZAFER FESTİVALİ ya da ŞUHUT KEŞKEK FESTİVALİ…. Ama bir türlü yapamadık. Başaramadık. Kimse sorumluluk almak istemedi. Çevremize şöyle bir bakalım ; Sandıklı’da Termal Turizm Festivali ( Temmuz sonu Ağustos başı), Bolvadin’de Kaymak Festivali ( Temmuz sonu Ağustos başı) , Sultandağı Kiraz Festivali ( Temmuz ayının ortalarında) , Çay Vişne ve Eber Sarısı Festivali ( Temmuz ayı ortalarında), Emirdağ Gurbetçi Festivali (Temmuz ayının sonlarında ), Dazkırı Halı Kilim ve Kültür Festivali ( Ağustos ayında). Listeyi daha da uzatabiliriz. Karaadilli Yağlı Pehlivan Güreşleri, Kayabelen Hamza Şeyh Dedeyi Anma ve Hıdırellez Kültür Bahar Bayramı, Bozan Barış Kardeşlik ve Birlik Festivali gibi , köy ve beldelerdeki kutlamaları da eklediğimizde Afyonkarahisar’da renkli, zengin ve yoğun etkinlikler yapıldığı görülüyor. ŞUHUT KEŞKEK FESTİVALİ, ilçemize ekonomik ve sosyal hareketlilik getireceği gibi tanıtım ve pazarlama konusunda büyük katkılar sağlayacaktır. ” Çalışkan insanların diyarı” Şuhut ; keşkek , patates, sucuk, patatesli ekmek, fasulye ve haşhaş ezmesinde adını bütün Türkiye’ye duyurmayı başarmıştır. Gelinen nokta yeterli değildir. Yeni markalar oluşturup geleneksel ürünlerimize endüstriyel boyut kazandırarak daha büyük pazarlara ulaşmamız gerekiyor.