Halil ARIK – “26 AĞUSTOS GECE SABAHA KARŞI” “ZAFER HAFTASI”
SEFER BİZDEN ZAFER ALLAH’TAN
YÂ ALLAH BİSMİLLAH!…
Biz at üstünde doğmuş, at üstünde büyümüş, tarihini meydanlarda yazmış, talihini meydanlarda denemiş bir milletin çocuklarıyız.
Anamız bizi askere uğurlarken “Haydi oğlum haydi git, ya gazi ol şehit” diye uğurlamış. “Ölürsem şehit, kalırsam gazi” diyerek yollara düşmüşüz.
Harbe giderken düğüne gider gibi gitmişiz. Bizi Dualarla, duvullarla, zeybek oyunları ile horon teperek, halay çekerek cephelere uğurlamışlar.
Bu gelenek kıyamet sabahına kadar dâim edecektir inşâallah…
Bilecik tren istasyonunda ak yaşmaklı, beli bükülmüş, bir Türk anası, cepheye uğurladığı oğluna şöyle öğüt vermektedir.
“-Hüseyin’im, yiğit oğlum benim!.. Dayın Şıpka’da, baban Dömeke’de, ağaların Çanakkale’de şehit düştüler. Bak son yongam sensin. Eğer minarelerden ezan sesi kesilecekse, caminin kandilleri sönecekse sütüm sana helal olmasın! Öl de köye dönme.
Yolun Şıpka’ya düşerse dayının ruhuna bir Fatiha okumayı unutma. Haydi oğul! Allah yolunu açık etsin”…
Hiçbir savaşı biz başlatmamışız. Üzerimize gelen belayı defetmişiz.
Öyle ya Yunan palikaryası alçakların ne işi vardı Afyonda, şimdi de Akdeniz kıta sahanlığı filan diyerek durmadan etrafımızda çemkiriyorlar. Yalvarmadıkları kimse kalmadı!…
İlk Müftülüğüm Antalya-Kaş’ta başlamıştı. Sabah gözümüzü açınca Meis adası yirmilik çivi gibi alnımıza çakılırdı…
Uzatsak elimizi tutacakmışız gibi…
Fransızlar Antep’e gezmeyemi geldiler acaba?
İtalyanlar Akdeniz sahillerine tatile mi çıkmışlardı?.
Fethiye’ye Marmaris, Bodrum koylarına güneşlemeye mi geldiler?…
Fransızlar, İngilizler vatanımızın hangi güzel köşesinde fing atıyorlardı?
Hepsi öyle…
Namık Kemal sitem ederek şöyle demişti
“Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini
Yok mu kurtaracak bahtı kara maderini”
Mustafa Kemal Paşa adında bir yiğit çıkmış ve;
“Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini
Bulunur kurtaracak baht-ı kara maderini”
Diyerek meydana çıkmış 26 Ağustos’ta Hasretim, Memleketim, Şuhut’tan, Afyonkarahisar’ım dan “Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir ileri” emrini vermiş ve 30 Ağustos’ta da düşmanı domuz sürüsü gibi kovalamış ve 9 Eylül de denize dökmüştü.
Şimdi….
Şimdi taktik değiştirdiler
Cepheden gelemiyorlar.
Ara-sıra çakal gibi çemkirseler de geri dönemeyeceklerini biliyorlar ve korkuyorlar.
Şimdi kendileri, zenginmiş gibi Ekonomik baskı uygulamaya kalkışıyorlar.
Birileri bunların boynuna yuları takmış, doları da ellerine vermiş, ha bire fitne kazanını kaynatıyorlar.
Bu ateşte önce kendileri yanacaklar.
Göreceksiniz bunların gidişi bizim elimizle olacak.
Hem de pek yakında.
Malazgirt ruhu, Kuvayı milliye ruhu ebediyetlere kadar yaşasın.
Ne dersiniz Avrupa’nın, Amerika’nın şımarık çocuğu, şamar oğlanı, Yunan kabadayısına (!) Akdeniz açıklarında bir ders verelim mi?..
Zafer haftasında, hem de “26 Ağustos Gece sabaha karşı”…
Kimsenin kanı dökülsün istemeyiz, ama karşımızda ki neye mütehaksa ona göre muamele etmek icab eder vesselam…
ZAFER HAFTAMIZ KUTLU OLSUN.
Şehitlerimizin ruhları şâd olsun.
Yüce TÜRK MLLETİ İLEL EBET PÂYİDÂR OLSUN.
Hepinize selam olsun.
Allaha emanet olasınız
