REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Şuhut Anayurt Gazetesi

ŞUHUT SPOR TARİHİNDEN SAYFALAR

ŞUHUT SPOR TARİHİNDEN SAYFALAR
REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
494 views
18 Ocak 2023 - 17:07
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Spor, belli kurallar çerçevesinde yapılan, bireysel ya da takım halinde gerçekleştirilen, insan beynine ve fiziğine dayalı, rekabet duygusu içindeki mücadelenin genel adıdır.Sporun temel amacı, insan bünyesini sağlıklı hale getirip yarıştırmak ve eğlendirmektir. Spor, geçmişi insanlık tarihi kadar eski olan: rekabeti, üstünlük ve başarı elde etmeyi amaçlayan bir uğraştır.
Eski Türklerde ve Osmanlı’da spor, eğlence amaçlı olsa da savaş eğitimi ve savaşa hazırlık gayesiyle yapılırdı. O dönemlerde güreş, avcılık ve atıcılık, ok atıcılığı, binicilik, cirit, mızrak, yaya koşusu gibi spor dalları vardı. 18.Yüzyılda bsşlayan “Batılılaşma” hareketleri ile Avrupa’dan yeni spor türleri gelmeye başladı.
Osmanlı döneminde Şuhut’ta başta güreş olmak üzere geleneksel sporların yaygın şekilde yapıldığına dair bilgiler mevcuttur.. Şuhut ve köylerinde özellikle düğünlerde güreş, cirit, at yarışı yapıldığını büyüklerimiz anlatırlar. Yine Balçıkhisar Köyümüzde Haziran ayının ilk haftasında çıkılan Baba Dağı’nda gerçekleştirilen tüfek atıcılığı yarışmasının kökünün çok eskilere dayandığı bilinmektedir.
Cumhuriyetin ilanından sonra devletin gözetimi altına giren alanlardan biri de “spor” olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün “sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur” vecizesi, Türkiye Cumhuriyeti kurucu kadrolarının spora önem verdiğini gösterir.
Afyonkarahisar’da ilk spor kulübü kurulan yerlerin başında Şuhut gelmektedir. Nahiye (bucak) merkezi olmasına karşın, Afyon merkezden hemen sonra, diğer ilçe ve nahiyelerden önce olmak üzere, 1934 yılında Şuhut Halkevi spor kolu tarafından “ŞUHUT İDMAN YURDU” kurulmuştur.Bu durum, Şuhutluların aydın, yeniliklere açık ve atılımcı insanlar olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.Yine aynı yıl Afyon’da ortaokul ve lise öğrenimini sürdüren öğrenciler için “Şuhut Talebe Yurdu” açıldığını belirtmekte fayda var. Dönemin Belediye Başkanı İzzet Ersoy ve hayırseverlerin desteği ile açılan yurtta 50 civarında Şuhutlu öğrenci barınıyordu.”Şuhut İdman Yurdu”, o yıllarda Afyon’da henüz lig kurulmadığından çevredeki illere giderek maçlar yaptığı ve başarılı sonuçlar aldığı ifade ediliyor. Ancak 1939 yılında başlayan 2.Dünya Savaşı nedeniyle kulübün kapandığı belirtiliyor.Elimizdeki bazı fotoğraflarda Şuhut İdman Yurdu kulübü sporcularının milli bayramlara formaları ile katılarak çeşitli etkinliklerde bulundukları görülüyor.
Savaş sonrası Şuhut’un ilçe yapılması (1946). yöremizin ekonomik, sosyal ve kültürel yapısında önemli değişmelere neden oluyor. Şuhut Askerlik Şubesi Başkanlığına atanan Binbaşı Şirin Şahin, ilçedeki sportif potansiyeli farkedince Şuhutlu gençleri bir kulüp çatısı altında toplamaya karar veriyor. 1948 yılında Şirin Şahin’in önderliğinde kurulan Şuhut Hisar Gençlik Spor Kulübü’nün ilk başkanı ise Sabri Şenbabaoğlu oluyor.Sabri Şenbabaoğlu
-Allah uzun ömür versin
– bir sohbetimizde o günleri şöyle anlatmıştı :
“Şirin Şahin ilçemize askerlik şube başkanı olarak tayin edilmişti. Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak kalmaları için spora teşvik ederdi. Tam bir futbol tutkunu idi. Bizim dükkandan alışveriş yapardı, beni de çok severdi. Sadece gençleri değil herkesi spor yapmaya davet eder, kendi de oynardı. Onun talebi üzerine kurucu başkan ben oldum. Takımı çevre il ve ilçelere maç yaptırmaya götürürdü. Daha askere gitmemiştim. “Sabri nereyi istersin?” diye sorunca “İstanbul’u isterim efendim” dedim. Ticareti çok seviyordum ve ticaretin kalbi İstanbul’du. Sağolsun Şirin Şahin’in yardımı ile askerliğim İstanbul’a çıktı. Benim gibi hemen herkese yardımcı oldu. Şuhut’tan ayrıldıktan sonra da ilçemizle bağını koparmadı. Allah rahmet eylesin.
1940’lı yıllarda ÖMER ŞERBETÇİ isimli Şuhutlu bir genç, Türk atletizmine damga vurmuş, uzun atlama, yüksek atlama ve 100 metre koşuda rekorlara imza atmıştır. “Şerbetçilerden Kel Bekir’in oğulluğu” olan Ömer, Afyon Lisesi’nde okuduğu yıllarda Afyon, Ankara ve İstanbul’da yapılan yarışmalarda büyük başarılar elde etmiştir.1922 yılında Şuhut’ta dünyaya gelen ve Lise yıllarında arkadaşlarının “Keşkekçi Ömer” lakabını taktığı Ömer Şerbetçi 1940 – 1949 yılları arasında “üç adım atlama,, uzun atlama ve yüksek atlama” dallarında Türkiye ve Balkan rekorları kırmıştır.”Şerbetçi” olan soyadını sonradan Özkap olarak değiştiren “Keşkekçi Ömer”, bir dönem Eskişehir Demirspor Kulübü bünyesinde çalışarak “kulüpler arası turnuvalarda” rekorlar kırmaya devam etmiştir. Uzun atlamada 2, yüksek atlamada 4 defa TÜRKİYE REKORU kıran, deyim yerindeyse “pistlerin tozunu attıran” Ömer Şerbetçi, daha sonra İzmir’e yerleşerek nikah memurluğu yapmıştır.Ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil eden Ömer Şerbetçi,1940 yılında katıldığı Balkan Şampiyonasında “uzun atlama” dalında rekor kırarak birinci olmuştur İşadamı Orhan Yavuz (Ümran Boru A. Ş.), bir söyleşide sınıf arkadaşı Ömer Şerbetçi’den şöyle bahsediyor :”Ortaokul 2.sınıfta Ömer isminde bir arkadaşımız vardı. Yan yana aynı sırada otururduk. Şuhutlu olduğu için arkadaşlar ona” KEŞKEKÇİ ” derlerdi. Ömer harika bir atletik vücuda sahipti. Jimnastik dersinde hocamız Ahmet bey (Ahmet Şuayip Kıraç), Ömer’i eline aldı. Çivili ayakkabı, eşofman vs. vererek destekledi. Ömer Ankara’da gençler uzun atlamada dereceler almaya başladı. Sonra Türkiye rekortmeni oldu, Balkan Şampiyonu oldu. Rekorları 1940’lı yıllar boyu kırılmadı. (…)Bir gün Akarçay kenarında futbol maçı oynuyorduk. Ömer ise kenarda ip atlayarak antrenman yapıyordu. Bir ara merkebini döverek koşturan bir köylü sahaya daldı, maç durdu. “Ne oluyor?” demeye kalmadan Ömer sahaya girdi ve köylünün eşeğinin yularını eline geçirdi. Sonradan olayın nedeni anlaşıldı. Ömer zıplayarak antrenman yaparken, eşeği ile oradan geçen muzip bir köylü bizim Ömer’e:
-Ne yapıyorsun arkadaş? Çekirge gibi zıplıyorsun, hayırdır? demiş.
Ömer :
-Uzun atlama antrenmanı yapıyorum, diye cevap vermiş.
Bunu duyan köylü :
-Ne kadar uzun atlarsın? diye sorunca Ömer :
-Akarçay’ı bir atlayışta geçerim, demiş.
Geçersin, geçemezsin, derken iddiaya girmişler. Köylü, geçemezse Ömer’in eşofmanını alacak. Ömer geçerse köylünün eşeğini alacak. Ömer bir atlayışta Akarçay’ı geçince köylü eşeğini vermemek için sahaya dalmış, Akçin köyüne doğru kaçmaya başlamış.Ömer koşarak köylüyü maç yaptığınız sahanın ortasında yakalamış ve merkebini yularını eline köylünün elinden almış. Sahamız içinde yaşanan olaya müdahale ettiğimizde köylü bizim Ömer’e yalvarıyordu. Biz de Ömer’e “bu merkebi alsan ne yapacaksın?” dedik.Merkebi bırakmasını söyledik. Ömer, merkebi pazarda en az 5 liraya satacağını söyleyerek merkebi bırakmadı. Manzara karşısında bir kısım arkadaşlar gülme krizine tutulmuş olarak yerlere yatıyorlardı.Maç durmuştu. Köylüye ” üzerinde kaç para var? ” diye sorduk, “üstümü arayın beş kuruşum bile yok” dedi. Bunun üzerine Ömer’e “Ömer sen eşeği bırak, biz aramızda 25′ er kuruş toplayarak senin 5 lirayı denkleştireceğiz” dedik.Ömer de merkebi köylüye vermeye razı oldu. Olay sorası günlerde Ömer’in en iyi arkadaşı olduğum için arkadaşlardan bir miktar para topladım, Ömer’e verdim. Ömer bana “Orhan kardeşim yaptığım yanlışı düzelttiğiniz için hepinize teşekkür ederim. Topladığınız parayı, beş kuruşu olmayan o köylüye vermeni, verirken de hakkımı helal ettiğimi söylemeni rica ediyorum” dedi.(…) Ömer Şerbetçi’nin bir büstünün yapılarak Afyon Lisesi’nin bahçesine konulması isabetli olacaktır. Cumhurbaşkanları, başbakanlar yetiştiren Afyon Lisesi’nin gelmiş geçmiş en başarılı sporcusu Ömer Şerbetçi’dir. Bu itibarla adını ölümsüzleştirecek böyle bir büst dikilmelidir “(İşadamı Orhan Yavuz’la Söyleşi, röportaj :Hasan Özpınar, Taşpınar Dergisi, sayı :17, sayfa :37, Aralık 2016)
Spor olgusu 1940’lı yıllarda hem ülkemizde hem de Şuhut’ta toplumsal hayatımıza girmeye başladı. Bunun nedenlerinden biri o günlerde Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’nün ( Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın temeli sayılabilir) kurulması ve böylece sporun devlet çatısı altında teşkilatlanmasıdır.”Ömer Şerbetçi” örneğindeki gibi bireysel çıkışların yanısıra Şuhut Hisar Gençlik Spor Kulübü’nün kurulması (27 Kasım 1948), ilçemizde spora olan ilgiyi artırdığı gibi sosyal hayatımızı da derinden etkilemeye başladı. Şuhut halkı takımın maçlarına büyük ilgi gösterdi.Buna ilave olarak yine aynı yıllarda Karaadilli Kasabası’nda Adil Spor Kulübünün kurularak ata sporumuz olan yağlı güreşlerin başlatılması, Şuhut’un isminin ülke çapında duyulmasını sağladı.
Karaadilli’de ilk kez, köyün ileri gelenlerinden Mehmet Emel’in (Kamit Ağa) çocuklarının sünnet düğününde tanınmış pehlivanların iştirakiyle yapılan yağlı güreş, ilerleyen zamanlarda “Türkiye’nin 2.Kırkpınarı” diye anılacak olan KARAADİLLİ YAĞLI GÜREŞLERİ’ni doğmasına vesile oldu. 1950 yılında Adil Spor’u kuran Ali Uçar, kulübün tüzüğüne diğer spor branşlarıyla birlikte “yağlı güreşi” de koydurarak hem yöremize hem de Türk güreşine büyük bir hizmette bulundu.Bu haftaki yazımızı, ilçemizin sporcu ocağı olan Şuhut Hisar Gençlik Spor Kulübü’nün 75 yıllık mazisini ana hatları ile özetleyerek bitirelim. Haftaya Şuhut spor dünyasından kimler gelmiş, kimler geçmiş, onları anlatmaya devam edeceğiz.Şuhut Hisar Gençlik Spor Kulübü: atletizm, futbol, basketbol, voleybol ve atıcılık dallarında faaliyet göstermek üzere kuruldu. 1949 yılından itibaren Afyon Amatör Liginde müsabakalara katılmaya başladı ve kısa sürede başarılı sonuçlar alarak dikkatleri üzerine çekti.11 yıl Afyon liglerinde mücadele eden takım, 1960 yılında Dinar’da düzenlenen Afyon Valiliği Kupası Futbol Turnuvasında ilk şampiyonluğunu kazandı.1961 yılında imkansızlık nedeniyle feshedilen kulüp, 8 yıl aranın ardından 1969 yılında liglere tekrar dönüş yaptı. 1972 yılında Afyon bölgesinde oluşturulan Amatör lige katılan Şuhut Hisar Gençlik, 1974 yılından itibaren futbolun yanısıra voleybol, basketbol ve atletizm dallarında müsabakalara iştirak etmeye başladı. 1977 yılında basketbol dalını bırakan kulüp diğer dallarda faaliyetlerine devam etti. 1978 yılında Afyon Büyük Erkekler Voleybol Şampiyonu olmayı başardı.1981 yılında Futbol takımı 2.Amatör kümeye düştü. 2 yıl sonra şampiyon olarak 1.Amatör lige yükseldi. 1986 yılında bayanlar voleybol ligine iştirak eden kulüp, Büyük Genç ve Yıldız Bayanlar Voleybol Liglerinde uzun yıllar şampiyonluğu kimseye kaptırmadı.Şuhut Hisar Gençlik, 1992-1993 sezonundan itibaren ŞUHUT BELEDİYE HİSAR SPOR adını aldı.Afyonkarahisar’ın en köklü spor kulüplerinin başında gelen Şuhut Belediye Hisarspor, ilimiz futbol liglerinde büyük başarılar elde ederek istikrar abidesi oldu. Bir dönem Bölgesel Amatör Ligde (BAL Ligi) mücadele etse de halen Afyon 1.Amatör ligde yer alan kulüp, 74 yıllık geçmişe sahip.Kulübün amaçları ise :” Gençliği kötü alışkanlıklardan kurtarıp spora yönlendirmek. Centilmenlik, dürüstlük, ahlak ve fazilet aşılamak. Gençlerin birlik ve beraberlik içinde kaynaşmalarını sağlamak. İradeli, sağlıklı ve pozitif bir gençlik yetiştirmek”

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.