Tearos Nehri Nerededir? – RAMAZAN TOPRAKLI
Öz
Bu makalenin amacı, Herodotos’un Tarih adlı yapıtı IV.89, IV.91 bölüm ve kitabın Dizin kısmında: “Tearos, ırmak. Trakya, Hebros [Meriç] kollarından” denilen nehrin, Kemer Boğazı’ndaki ırmak olduğunu göstermektir. Tarihçi, Göller Bölgesi’ndeki coğrafî değişim ile Trakya [Thrakesia, Dağlık Trakya], Ainos vs. bazı yer adlarının birden çok olabileceğini hesaba katmadığı için yanılmış ve Tearos nehrini Meriç, bu nehrin ağzındaki Ainos kentini de Enez sanmış ve yanılmıştır.
Açar Kelimeler: Herodotos, Tarih, Tearos, Ainos, Hebros, Ebros, Euros, Trakya, Thrakesia, Dağlık Trakya, Athos
Giriş
30 Mart 2026 tarihi DikGazete’de çıkan “Tarihçilikte Mîlâd: 2010” adlı makalede Kemer Boğazı’ndaki nehrin Tantalos, İndos, Tanta-endia, Halys, Obrimas, [Orta] Menderes, Sangarios, el-Battal, Melis, Kaystros, Seha, Euros, Ebros, Boğazın Asya ırmağı, Doğu sınırındaki Büyük Nehir, Bathys Rhyax, Hierus, Hyeronpotamum, Mukaddes Nehir, Âbrū Mesmâne, Siberis, Tioulos, Tearos, Skamandros, Almyros ve Kadmos gibi onlarca adı var” demiştim.
Bunun üzerine Chatgpt: “Ortaya koyduğunuz isimler gerçekten çok çarpıcı. Ama burada çok kritik, metodolojik mesele var. Bu adların büyük kısmı, antik kaynaklarda farklı coğrafyalara ait bağımsız nehirler olarak bilinir. Aynı akarsuya tarih boyunca farklı adlar verilmesi mümkündür; ancak bu kadar geniş coğrafyaya yayılmış isimlerin tek bir 14–15 km’lik iki göl-arası akarsuya ait olduğunu göstermek için çok güçlü epigrafik ve topografik kanıt gerekir. Klasik literatürde Sangarios, bugünkü Sakarya nehri, kuzeybatı Anadolu’dadır; Skamandros, Troya ovasındaki Kara Menderes; Kaystros, Efes yakınındaki K. Menderes; Maiandros, B. Menderes; Halys, Kızılırmak; Hebros, Meriç; İndos, Pisidia’daki Aksu; Tearos, Herodotos’un sözünü ettiği Trakya nehridir. Görüldüğü gibi bu isimler, Trakya, Troas, Ege kıyısı, İç Anadolu, Akdeniz havzası gibi birbirinden oldukça uzak bölgelerde kaydedilmiştir” dedi.
Metodoloji ve Chatgpt
Metod, Türkçe ûsul veya yol, metodoloji ise ûsul ilmi demektir. Metod olarak çizilemeyen üçgen çözülemez.
1- Klasik literatür, yaklaşık 500 yıl önce Göller Bölgesi’nde vukûbulan coğrafî değişim bilinmeden oluşmuştur. Onun için bunlar [klasik literatür], metod olarak, kaynak tenkidi yapılmadan kaynak olarak kullanılmamalıdır.
Osman öldüğünde, oğullarının en küçüğü [yâni Orhan] babasının en yakın çevresinin desteğini kazanmak ve onları kendi destekçileri yapmak için elinden gelen her şeyi yapmıştı. Osman’ın ölüm haberi, kendisine hemen onlardan geldi -sonuncusu yaşlılığın eşiğindeydi- ve hemen kardeşlerinden kaçarak Misya’daki Olympos Dağı’na gitti (Khalkokondiles, 2014: 19, 21-23, 31). [s.19]’daki Söğüt ile Alexiad s.483’teki Sagouda, Bilecik-Söğüt değil, Senirkent- yakınındaki Söğüt olmalıdır (Anna, 1996: 483). Söğüt nehri için s.22’de İstros, İngilizce çeviride Tuna denilir [s.23]. Karadeniz [Pontus], eski Eğirdir Gölü’dür. İmparator Valens’in [364-378] Salice [Latince Söğüt] harbi de, bu Söğüt’te yapılmıştır. Söğüt ile eski Eğirdir Gölü arası 250 değil, 200 stadia kadardır. [s.23]’deki Prousa, malûm Bursa değil, Uluborlu Bahar mevkiindeki kenttir. Metinde geçen Yunanistan, bugünkü Yunanistan değil, Eğirdir Gölü ile Kemer Boğazı’ndaki ırmağın Garbı’dır. Söz konusu Mysia Uluborlu-Yalvaç arası, Mysia Olympos ise, Uluborlu- Barla arasındaki Gelincik [Barla] Dağıdır.
5.9- Klasik literatür, imparator Aleksios Komnenos’un Eski Eğirdir Gölü ve Afyonkarahisar bölgesinde yaptığı harplerin, malûm Trakya ve Balkanlarda vukûbulduğunu iddia etmiştir. Bu harplerde zikredilen Polibotos Bolvadin; Hades/Polemon Karamıkkaracaören; Tzouroulos Şuhut-Çoru [Demirbel]; Rousion Şuhut-Uruzlar [Yarışlı]; Mikra Nikaia ve Dristra Senirkent-Uluğbey; Boulgarophygon Genceli yanı; Philippopolis ise, Kayaağzı civarındadır.
5.10- Ramsay’ın [1960: 165-178] arası: Hellespontus veya Firikya Hellespontia’da gösterdiği isimlerin tamamı Kemer Boğazı bölgesindedir. Kiminas, Yalvaç-Gemen; Kotoiraikia, Gelendost-Kötürnek köyü; Troas veya Troad ise, Sigriane, Athos, Gallesion, Dindymos, Sipylos ve Killene gibi adları bulunan Çirişli Dağı bölgesidir
5.11- Bizim iddia ettiğimiz yer adları, bir problemi çözer gibi tarihi metinler tekrar tekrar okunarak, matematik kesinlikle araziye yerleştirilmiştir. Daha onlarca misal verilebilir. Umarım bu açıklamalar, klasik literatürdeki metod hatasını göstermeye yetmiştir. Şimdi de Tearos nehri meselesine gelelim:
Tearos Nehri
Bildiğim kadarıyla Herodotos [MÖ484-425] ve Khalkokondiles [MS1423-70], yaklaşık 1900 yıl arayla Dareios [MÖ522-486] ve Ertuğrul [1210-1285] sebebiyle, Tearos nehrinden aşağıdaki gibi söz ederler.
“Dareios, köprüye doğru yelken açtı, Bosphoros’u da gördü ve deniz kıyısına biri Asur, diğeri Yunan harfleriyle yazılı beyaz mermerden iki direk diktirdi” [Herodotos IV.87]. “Dareios, Avrupa’ya geçti. İonialılara verdiği görev, gemilerini Pontos Euxeinos’a sokacaklar, İstros üzerine bir köprü atıp, orada bekleyeceklerdi; donanma İonia, Aiolia ve Hellespontos kıyıları denizcilerinin yönetimi altındaydı. İstros’a çıktı; ırmağa girip iki gün gitti ve İstros’un kollara ayırdığı bu yönde bir köprü kurdu. Dareios, çarçabuk kurulan köprüden Bosphoros’u geçtikten sonra Trakya’da ilerledi; Tearos ırmağı kaynaklarına vardı ve orada iki gün dinlendi” [Herodotos IV.89]. “Tearos Kontadestos’a, Kontadestos Agrianes’e, Agrianes Hebros’a, Hebros da Ainos kenti yanında denize dökülür” [Herodotos IV.90]. “Bu suyun kıyısına varan Dareios, burada kamp kurdu ve ırmak hoşuna gittiğinden, buraya da bir direk diktirdi ve üzerine şöyle yazdırdı: “Tearos’un kaynakları bir ırmağın verebileceği suyun en iyisini ve en güzelini vermektedirler. İranlıların ve bütün anakaranın kralı, en yiğit ve en güzel insan, Hystaspes oğlu Dareios ve ordusu, Skythler üzerine yürürken bu kaynakların yanından geçti” [Herodotos IV.91].
“Ertuğrul, Ege Denizi’ndeki Asya ve Avrupa’ya yakın adaları yağmalamak için gemiler inşa etti. Yunanistan düzlüklerine akınlar yaptı. Donanmasını Tearos nehrinin Ainos şehri yanındaki ağzına getirip nehrin kaynağına doğru uzun süre ilerledi. Avrupa’da Peloponnes, Euboia ve Attika şehirlerine ulaştı. Ertuğrul gözünü Asya’daki yerlere çevirdi. Acele bir ordu kurdu; hemen komşu Yunanlılara ve orada yaşayan insanlara hücum etti. Bazıları der ki Ertuğrul, Tauros Dağları’ndaki muhkem bir yeri ele geçirdi ve bu yeri, komşu yerleri almak için kullandı. Yunanlı komşularını kovdu; kuvvetlerini artırdı ve Alâeddin tarafından takdir gördü” [s.17]. Oğuz boyundan Osmanlıların şu şekilde iktidara geldiklerini tespit ettim: Mysia’da aynı adı taşıyan nehrin kıyısında Söğüt [Σογούτη] adında müreffeh küçük bir kasaba var. Bu kasaba Karadeniz’den yaklaşık 250 stad uzakta ve Yunanistan’dadır. Oğuzlar geldiklerinde bir süre bu bölgede yaşadılar (Khalkokondiles, 2014: 17, 19).
Bu iki tarihi metni, yine bazı tarihi metinler ve haritalardan yararlanarak araziye yerleştir meye çalışalım:
1- Madalyon resminde iki göl arasında görülen ve Har.1a’da Sangarius yazılan nehrin diğer adı Tearos’tur. Doğrusu Tauros olmalıdır. Zira bölgedeki dağlara Tauros denir. Bunu Khalkokondiles’ten çıkarıyorum. Ertuğrul’un Ege Denizi, malûm Trakya ve Meriç’le hiçbir ilgisi yoktur. Metindeki Ege Denizi Eğirdir Gölü, Yunanistan düzlükleri Sevinçbey ve Atabey ovaları; Ainos, Barla önü; Peloponnes, Euboia ve Attika, Boğaz’ın batısıdır.
2- Herodotos’taki Tearos da, Md.1’deki ırmak olmalıdır. Dareios, Kral Yolu’nu genişleten kraldır. Dareios’un çarçabuk kurulan köprüden Bosphoros’u geçmesi ve malûm Trakya’da ilerlemesi söz konusu olamaz. Bosphoros Kemer Boğazı; Trakya, Boğaz’ın Batısıdır. Pontogephyra için Boğaz Köprüsü demek isabetli olmuştur. İonia, Aiolia, Hellespontos, Asia eyaleti ve Kemer Boğazı civarındadırlar. Herodotos’un, “Tearos Kontadestos’a, Kontadestos Agrianes’e, Agrianes Hebros’a, Hebros da Ainos kenti yanında denize dökülür” anlatımı malûm Trakya’ya uymaz; Kemer Boğazı’na tam uymasa da büyük benzerlik gösterir. Doğru ifade: Tearos [Ebros], Kontadestos [Marsyas] ve Agrianes [Orgas] ırmaklarını aldıktan sonra Ainos yanında denize [Eğirdir G.] dökülür olmalıdır [bk.Har.1, Har.1a, Har.4, Madalyon]. Malûm Trakya’da ikinci bir Tearos olma ihtimali de yoktur. Zira Tearos, Tauros olmalıdır.
3- “İmparator, […] hısımlarıyla birlikte Byzantion’dan ayrılıp, tez zamanda, Enez’e vardı. Orada bir kayığa bindi ve ırmakta [Meriç] boydan boya giderek, tüm ırmak yatağı boyunca, iki kıyıdaki durumu inceledi; askerlerini konaklatmak için uygun yeri saptayınca, geri döndü” (Anna, 1996: 249).
Anna Komnena burada Lebounion harbi öncesini anlatmaktadır. Mütercim, Ainos için Enez, ırmak için Meriç, ova için Xerxes’in konakladığı Doriskos ovasını tırnak içinde kendisi eklemiş olup, bu eklemeler tamamen yanlıştır. Zira Ainos Barla önü; ırmak ise, tarih boyunca birçok adı kaydedilen, 14-15 km’lik iki göl arasındaki ırmak; ova ise, bu nehrin içinden aktığı ovadır. Gerçi Xerxes, Kelainai güneyindeki bu ovada konakladı; ama o zaman bu nehrin adı Menderes zikredilir. Anna, Lebounion harbinde ırmağın adını vermez, ama s.77, s.211-12, s.390 ve s.469-70’de zikrettiği Euros, Tearos nehrinden başkası değildir. Kanaatimce Euros ve Ebros, Avrupa demektir. Anna s.470’de: Philippos’un, Philippopolis’i surlarla çevirerek, Thrakia’nın en ünlü kentlerinden biri hâline getirdiğini söylerken, Euros, Tauros’lar ve İskit’ler adını verir. Philippopolis, Senirkent-Kayaağzı civarında olup, Yunanistan ve Trakya’da gösterilir. Eğirdir Gölü ve Boğaz’ın batısı için Yunanistan, Avrupa, Trakya ve Batı denilir [bk.Har.4]. Anna’nın dediği ırmak, kesinlikle 480 km’lik Meriç ve Meriç’in, 150 km’lik Deniz-Edirne arasına uymaz. Ama Kemer Boğazı’ndaki ırmak 14-15 km olup, imparator Aleksios, böyle bir ırmağı kayıkla, bir günde boydan boya gidip gelebilir. Lebounion [Küçük Aslan] adı, harbin Küçük Firikya’da yapıldığına işaret eder ki, Enez ve Meriç yanında yapıldığı iddia edilen harp, Küçük Firikya ve Barla önünde yapılmıştır. Herodotos’taki Tearos da, benzer şekilde Kemer Boğazı’ndadır.
4- “Karadeniz’e yaklaşık 250 stadia uzaklıkta ve Yunanistan’daki Söğüt” kaydı, çok mühimdir. Zira bu kelime Türkçedir ve Alexiad’da Sagouda olarak kaydedilen bu kasaba (Anna, 1996: 483 yıl 1113-14), Popa çayı [Söğüt nehri] kıyısı ve Senirkent-Uluğbey yakınında olup, Boğaz’ın Batısı için Yunanistan ve Avrupa denildiğinin işaretidir. “1240’da Ertuğrul’un kuşattığı, 1288’de Osman’ın fethettiği Rumların Melangeia’sı”, Yassıören köyü olup, bu işareti destekler (Ramsay, 1960: 14-15). 1075 yılı Oğuzlar, bölgeye ilk geldiklerinde bu civara yerleşmiş ve Latince Salice [Söğüt] adını, Söğüt [Sagouda] yapmışlar; Bilecik taraflarını fethettiklerinde de, Söğüt adını oraya taşımışlardır.
5- Uluborlu Ogüst yazıtında Hellence: “[τοὺς κοινούς τε καὶ ἰδίους θεοὺς Σε]βαστοὺς καὶ τοὺς π[αῖδας αὐτῶν ὁ δῆμος Ἀπολλωνιατῶν Λυκίων Θραικῶν κολώνων]. Türkçe Apollonia, Lykia, Thrakia kolonilerinin halkı birlikleri, bizzat tanrısal Augustaları ve onların çocuklarını [onurlandırdılar]” yazar. MS 135’de Çapalı köyünün Uluborlu çıkışı ve Kral Yolu kıyısına dikilen taşta: “Appolonialıların, Lycialıların ve Dağlı Trakyalıların Meclisi ve halkı; 19 uncu defa belediye reisi, mukaddes Nerva oğlu, mukaddes Partoğlu Trayanos’un oğlu necip Trayanos Adriyanos lmparator” yazar (Ramsay, 1960: 187). Bu iki kayıt Har.4’te görüldüğü gibi bir Trakya ve Thrakesia temasının da, Kemer Boğazı bölgesinde bulunduğuna işaret eder.
6- Har.1, Har.1a ve Har.2’de Hoyran Gölü olmadığı hâlde, Har.4 ve Madalyon resminde var. Bunun anlamı Hoyran Gölü, ya daha sonra teşekkül etti; ya da sığ olduğu için dikkate alınmadı. Tearos üzerine yapılan ilk taş köprü, 560’da Justinianus’un yaptırdığı Pontogephyra olmalıdır. Kanaatimce depremlerle yıkılan köprü enkazının üst üste binmesiyle bir set oluşmuş; Hoyran Gölü ortaya çıkmıştır. MÖ 547’de Krezüs’ün yaptığı köprü ile Dareios’un [MÖ522-486] yaptırdığı söz konusu köprüler, kayıkların yan yana dizilmesiyle yapılan köprüler olmalıdır.
7- 1143 baharı: “İmparator Menderes kaynağında kurulmuş olan ordugâha vardı. Orada, kayalardan ve dağ eteklerinden sanki onbinlerce ağızdan fışkırır gibi akan ölçülemez miktardaki su çevreye yayılır, önce bir gölde biriktikten sonra derin bir yatak açarak ilerler ve buradan itibaren bir nehir olur” kaydındaki göl, Hoyran Gölü’dür (Kinnamos, 2001: 52). Bu gölü, III. Haçlı Seferi Ansbert: “02 Mayıs 1190 akşamı, sıradağlar ile belirli göl arasında Türkler, tekrar saldırdı” verir [Topraklı, 2021: 82-84-88]. Nehir ise, “Buraya [Eğirdir G.] büyük, derin bir nehir dökülür, bu nehrin Battal nehri olduğu söylenir. Bu, Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında sınırdır” geçer (Wittek, 1999: 2, İbn Sa’îd’den nakil). İşte klasik literatürde Bathys Rhyax [derin ırmak] denilen ırmak, iki göl arasındaki Tearos [el-Battal] nehridir.
8- Birçok adı kaydedilen bu nehir önceleri [Hoyran Gölü yokken], Uluborlu Popa [Papa] Boğazı’ndan geçer; Olukman’da [Millawanda: Miletopolis] Uluborlu Şehir çayını, ardından Kundanlı Değirmen çayını alarak Kemer Boğazı’na gelir. Ardından da Marsyas ve Orgas ırmaklarını alır ve Anios yanında denize [Eğirdir Gölü] dökülür. Herodotos, diğerlerinden naklettiklerinde bazı hatalar yapmış olmalıdır [bk. Ramsay, 1960: 62, açık.1; Har.4].
9- Herodotos ve Khalkokondiles’te zikredilen Pontos Euxeinos ve Karadeniz, Eski Eğirdir Gölü; Tauros, Kemer Boğazı civarındaki Toroslar; İonia ve Aiolia, Boğaz’ın güneyi; Hellespontos, Kemer Boğazı; köprü, Boğaz’daki köprü; Asya, Boğaz ve Boğaz’daki ırmağın şarkı, Avrupa, Trakya ve Yunanistan ise Garbı’dır [bk. Har.4].
10- “Ertuğrul, Tauros Dağları’ndaki muhkem bir yeri ele geçirdi” ile: “Andronik eski Trall [Tralleis] kentini tamir ederek buna Andronikopolis adını verdi. Fuke ülkesi emiri Menteşe burasını derhal ele geçirdi. Bu Türkler sonra Sakarya nehrine doğru geldiler [669]” (Deguignes, 1976: 1155), aynı olay. Zira Eski Tralleis, Tauros Dağları’ndaki Barla olup, 1270/71’de Menteşe, tâbi-i Ertuğrul olduğu hâlde burayı fethetmiştir. Bilâhare Menteşe ailesine ait başarılar, Ertuğrul ve Osman adına kaydedilmiştir. Bu olay, Ertuğrul ve Tearos nehrinin bulunduğu bölgeye, yâni Kemer Boğazı ve Eğirdir Gölü’ne işaret etmektedir.
11- Ertuğrul’un takdirini kazandığı Alaeddin, Büyük Alâeddin değil, 37 gün tahtta kalan Alâeddin Siyavuş’tur.
Sonuç
Bu açıklamalara göre Trakya’da bulunduğu iddia edilen Tearos [Tauros] Nehri, onlarca adı kaydedilen Kemer Boğazı’ndaki ırmaktır. Bu makale bugüne kadarki tarihî coğrafya yorumlarının yanlış olduğuna işaret etmektedir.
Ramazan Topraklı, dikGAZETE.com
Kaynaklar ve Tetkik Eserler
Anna Komnena (1996): Alexiad, Malazgirt’in Sonrası, Çeviri: Bilge Umar, İnkılâp Kitabevi-İstanbul.
Deguignes, Josef (1976): Büyük Türk Tarihi, Cilt 4, Çeviri: Alpay, S.-Komisyon, Türk Kültür Yay.-İstanbul.
Herodotos (2015): Herodot Tarihi, Çeviri: Müntekim Özkan, Sunan: Azra Erhat, Remzi Kitabevi- 11. Baskı-İstanbul.
Khalkokondiles, Laonikos (2014): The Histories, 1. Bölüm, Çeviri: Anthony Kaldellis, Londra.
Kinnamos, Ioannes (2001): Ioannes Kinnamos’un Historia’sı, Çeviri: Işın Demirkent, Türk Tarih Kurumu-Ankara.
Ramsay, W. M. (1960): Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası, Çeviri: Mihri Pektaş, MEB-İstanbul.
Topraklı, Ramazan (2021): Miryokefalon’un Yeri Isparta, 3. Baskı, Sistem Ofset, Ankara.
Wittek, Paul (1999): Menteşe Beyliği, Çeviri, O. Şaik Gökyay, 3. Baskı, Türk Tarih Kurumu, Ankara.
- Bunlar hâlâ Selçuk-Efes, Sardes [Salihli] ve Tarsus arasındaki Kral Yolu güzergâhını bilmemektedirler.
- Bunlar hâlâ İstanbul-Tarsus ve İstanbul-Kayseri arasındaki Bizans Askerî Yolu güzergâhını da bilmezler.
- Bunlar İbn Hordazbih, el-İdrîsî, Peutinger, Antonine ve Kudüs yol cetvellerini, henüz araziye yerleştiremedi.
- Hâl böyleyken hangi metoddan bahsedilebilir? Bu, kenar uzunlukları 11, 15 ve 27 olan bir üçgeni çiz demeye benzer ki, böyle üçgen olamayacağı veya çilemeyeceği için, bu üçgenin açıları kaç derecedir diye sorulamaz. Yol bilinmeden makale yazmak da buna benzer ve abesle iştigaldir. Bu hususta yüzlerce hatadan bazıları şöyledir:
5.1- Yol cetvellerine göre ünlü Amorion [Ammûriye] kenti Uluborlu olduğu hâlde Emirdağ’da gösterilmektedir.
5.2- Kemer Boğazı’ndaki ünlü Kelainai-Apameia kentini, coğrafyayla uyuşmadığı hâlde Dinar’a koymuşlardır.
5.3- Kemer Boğazı’nın devamındaki Yenice Derbendi, yâni Zygos’u ta Adriyatik kıyısındaki Kotor’a götürdüler.
5.4- Klasik literatür ve Chatgpt’nin bilmediği coğrafî değişim ve Kemer Boğazı’ndaki nehri gösterir haritalar:
5.5- Kumanlarla Peçenekler arasında 29 Nisan 1091 Salı günü Barla önünde yapılan Lebounion, yâni Küçük Aslan harbini de, Hadrianopolis- Edirne, Ainos- Enez diyerek Enez yakınına götürmüşlerdir. Hâlbuki Hadrianopolis- Kötürnek, Ainos ise Barla halkının Aynalı [Aino’lı] Çarşı dediği iki göl arasındaki Euros nehrinin ağzındaki kentti. 2025 yılında göl seviyesinin beş m düşmesiyle kent kalıntıları ve küp mezarlar ortaya çıkmıştır. Bu harpte zikredilen ve Tuna nehri, hatta Azak denizi civarında aranan Uz [Oğuz] Gölü de, Eski Eğirdir Gölü idi. Pachymeris’te Boğaz’ın Asia ırmağı, Akropolites’te Ebros, Anna’da Euros olup, Kemer Boğazı’ndaki ırmaktır ve Avrupa ırmağı demektir. Çünkü bazı tarihi metinlerde Kemer Boğazı’nın batısı için, Batı, Garp, Yunanistan ve Avrupa denilmiştir. Kemer Boğazı’nın batısındaki Senirkent-Garip [Garb] köyünün adı, tarihin bir hatırası olarak hâlâ yaşamaktadır.
5.6- Lebounion [Aslancık, Küçük Aslan] adı ile Senirkent-Uluğbey’in Mikra İznik ve Yalvaç hisarının Antiôchette [Küçük Antiocheia] adları, bu isimlerin Küçük Firikya’da bulunduklarına işaret etmektedir
5.7- Klasik literatür, Apasa’nın [Efes, Arzawa] Gelendost-Ayapa Hüyük yanı; Neutrouja, Tralleis, Attaleia, Sart ve Pithekas’ın Barla; Tripolis’in [Derebol] Barla-Kepenekli mevkideki Ainos; II. Malagina’nın [Rumların Melangeiası] Senirkent-Yassıören; II. İznik [Mikra Nikaia] ve Nimfea’nın Senirkent-Uluğbey olduğunu bilmemektedir [bk. Har.4].
5.8- Mysia’da aynı adı taşıyan nehrin kıyısında Söğüt [Σογούτη] adında müreffeh küçük bir kent var. Bu kasaba Karadeniz’den yaklaşık 250 stad uzakta ve Yunanistan’dadır. Oğuzlar geldiklerinde bir süre bu bölgede yaşadılar [s.19]. Ertuğrul’un oğlu ve bu milletin kurucusu Osman’ın oradan olduğunu duydum. Asya’daki diğer şehirleri de kendisine tabi kıldı, bunlar arasında o zamanlar Mysia’da müreffeh bir şehir olan Prousa da vardı. Bu şehri kuşatma altında aç bırakarak aldı ve orada mahkemesini kurdu [s.21-23].
