Başöğretmen Gözüyle : NİHAİ KURTULUŞ – Yılmaz AYDIN
Değerli okurlarımız bu satırları yazıya dökerken, 26 Ağustos 1922 de Afyonkarahisar, Şuhut- Kocatepe’de bundan 103 sene evvel efsane zafer meşalesinin yakılmasının sene-i devriyesinde millet olarak gurur ve mutluluk duyuyoruz…
Büyük zafer harekâtının ve kahraman ordumuzun ulu Önder Mustafa Kemal Paşa önderliğinde; Afyonkarahisar ovasındaki Yunan ordusunun üzerine yıldırım gibi çöktüğünün üzerinden tam 103 koca yıl geçmiş, dile kolay…
Şuhut Anayurt gazetemizin 25 Ağustos 2025 sayısında, gazetemizin İstanbul temsilcisi ve tarih araştırmacısı sevgili Tarık Özaşkın; 103 yıl önceki kahraman ordumuzun muzaffer komutası olan efsane subaylarımızın isimlerini özveriyle iğneyle kuyu kazar gibi araştırarak yazdığı yazıyla gün ışığına çıkardı.. Böylece efsane zaferimizin mimarları olan Türk ordusunun müthiş organizasyonunu ve Afyonkarahisar, Şuhut’ta toplandıklarını, geceyarısı Şuhut’tan Kocatepe’ye mevzilendiklerini , gün şafak dökmeden kahraman ordumuzla Afyon ovasındaki Yunan ordusunun üzerine zafer nidâlarıyla yay gibi aktıklarını heyecan ve gurur duyarak,okuduk..
Kıymetli okurlarımız gerçekten Kocatepe’den başlayan, Afyonkarahisar ovasına cereyan eden “Başkomutanlık Meydan Muhaberesi” tarihimizde Türk’ün varolmak veya olmamak savaşıdır, bir kahramanlık destanıdır…
Çünkü, neredeyse bir asır evvel Türk Ulusu; 1. Dünya savaşından yenik ve yıkık çıktığından, yoklukların pençesinde yedi düvele karşı halâ ölümüne mücadele ediyordu. Bir taraftan milli mücadeleye karşı çıkan Osmanlı hükûmeti, diğer taraftan çeşitli düşman kuvvetleriyle uğraşmaktan bitâp düşmüştü. Ülkemizin dört bir tarafı fakr-ü zaruret durumundaydı… İşte Kocatepe’den ateşlenen ” Başkomutanlık Meydan Savaşı” Türk’ün bir nevi “yeniden doğuşudur!..” Öyle ki 1. Dünya harbinden Almanya ile beraber yenik çıkan Osmanlı devleti “Sevr” dayatmasıyla yok olmaya itiliyordu…
26 Ağustos 1922 sabahı tan yeri ağarmadan başlayan. “Büyük Taarruz” emperyalist devletlerin büyük desteğindeki düşman Yunan ordusunun Afyonkarahisar Kocatepe’den başlayarak; 9 Eylül 1922 de İzmir’de denize dökülerek muhteşem bir zafer nişânesi olarak tarihe altın harflerle yazılmıştır…
Tarihten ders çıkarmamız gerekir ki, Kocatepe’den başlayan “Büyük Taarruz” “SEVR” belâsıyla tarihten silinmeye çalışılan Türklüğün küllerinden yeniden doğuşunun büyük simgesi olmuştur..
Kıymetli okurlarımız; şöyle bir düşünelim; 15 Mayıs 1919 da Yunan ordusunun İzmir’e saldırmasıyla başlayan ve neredeyse Ege bölgesine yayılan düşman kuvvetleri 3 yıla yakın bir süre işgal ettiği bölgelere karargâh kurmuştu. İşgâl kuvvetlerinin yerleşik düzene geçtiği bu karargâhlardan,sökülüp atılması neredeyse imkânsız gibiydi. Çünkü işgâlci Yunan ordusu sayıca kat kat üstün, ağır silah ve teçhizatlarıyla her yönüyle zengin bir donanıma sahipti. Türk ordusuna gelince… Silah donanımı yetersiz, zayıf ve asker sayısı üçte biri kadar azdı.. Bu durumda göğüs göğüse bir savaş göze alınamaz ve riskliydi.. Geriye tek çare kalıyordu; Kocatepe’den ani ” Büyük Taarruz”la, Yunan ordusunu Afyon ovasında boğarak, yok etmek!..Büyük Önder Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde, kahraman subaylarımızın ve ordumuzun azmi, zafere inancı ve iman dolu yürekleriyle çığ gibi düşmanın üzerine akarak, İzmir’e doğru önüne katarak kovalamasıyla, 9 Eylül 1922 de nhai ve mucize zafere ulaşılmıştır…
Değerli okurlarımız bu satırları yazarken aklıma büyük vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un milli marşımızı yazarken “Büyük Taarruz” dan ilham aldığını düşünmeden edemiyor insan; vatan şairimiz yazdığı milli marşımızdaki mısralarda “Büyük Taarruz”un resmini çiziyor, neredeyse.. Malazgirt zaferi anlatılıyor, Fatih’in İstanbul’u fethinin efsaneleri canlanıyor gözümüzde!…
Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
*******
Arkadaş! yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır, sana vadettiği günler Hakk’ın..
Kimbilir belki yarın, yarından da yakın…
*******
Vatan şairimiz M.Akif Ersoy bu etkileyici marşımızdaki mısralarıyla, zaferlerimizin ruhunu heyecanla yansıtmaya çalıştığını yüreğimizde hissediyoruz..
Büyük Sultan Alparslan’dan, Büyük Sultan Fatih’e ve ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e kadar olan tarihimiz şanlı zaferlerle doludur.. Her Türk bu gururu ve sorumluluğu tarihsel akışta devam ettirmelidir.Unutmayalım ki geçmiş, geleceğin aynasıdır ve “Tarih tekerrürden ibarettir!..”Kutlu ve yüce tarihimize sahip çııkarak, kahramanlarımıza rahmet, minnet ve şükran duyuyoruz..NE MUTLU, TÜRK’ÜM DİYENE!…
