AFYONKARAHİSAR’IN KÖYLERİNDE – ŞİİR – Mürşide Oklu Ayhan
Bir köy özlemi var, bende hemdışımda hem içimde,
Gördükçe; bakarım gelip, geçerken, ararım yolumun üstünde,
Özenirim yaşantılarına köylülerin, doğallıklar içinde,
Ağaçların gerisinde kalan, o saklı bahçelerinde hem de Ekim’de…
Buz gibi suyunu içe içe, huzur bulsam, doğayla iç içe,
Yeniden doğdum desem, hayat dolu, canlı, dirice.
Çatal çatal ayrılan yollardan, herhangi bir köye uğrasam,
Bekliyor olsa, beni köy evinde, sağlıklı bir yaşam…
Saat diye kursam; horozun sesini, sabahın seheri yıkasa yüzümü,
Sıcak yumurtasını kırsam tereyağına, sucuklu; doyursam gözümü…
Koyunları, kuzuları yayılırken, kekik kokulu yaylalarında,
Çobanım sulasa koyunlarını, soğuk pınarları, kuyularını bulup da,
Sığınsa bir ağacın altına, aniden yağsa yağmur, çise çise,
Sırtındaki keçe kepeneğe bürünüp etrafını seyretse…
Kavalı yanık yanık çalsa, kaybolan koyunu kuzuyu bulsa,
Gökkuşağını sarsa, dağlar, mis gibi toprak koksa.
Neyleyim sahili, denizi; seyretsem gün dönümünü dağlardan batarken,
Meralardan gelen hayvanları görsem, şaşırmadan ahırlarına dağılırken…
Gün batınca sağılsın, Çayırbağı’nın hayvanları, sütü, yoğurdu, yağı,
Bolvadin’de kaymaklar, mayalansın peynirler; sağlıkla tütsün ocağı.
Ekilse tarlalar, kendi Anadolu’nun kendi has tohumlarından,
Başaklar filizlenip dolsa, alsa hasadını bereketli topraklardan.
Çiftçi dayı ekip biçsin, kaldırsın harmanı, ayırsın sapla samanı,
Cemile teyzem, yoğursun hamuru, katmerleri pişsin sabah ezanı…
Domatesleri koparsam dalından, taze taze, yeşillerin arasından,
Fasulye, bostan, ne varsa ekilmiş, toplasam bereketle tarlasından.
Bir elim uzansa, Sultandağı’nın kirazına, vişnesine; her meyvesine
Şuhut patatesi, yüklesem çuvallara, öteki elim ulaşsa tüm köylerine.
Ağaçlarında meyveler, nazlı nazlı olgunlaşsa, soğuk vurmasa,
Elmalar, armutlar, kayısılar, ayvalar, şeftaliler dolsa taşsa,
Toprak değsin elime ayağıma, yüzüme, gözüme, yüreğime,
Ayazda çatlayan tenim, dönsün kızıla çalan bakır rengine.
Adını bilmediğim çiçeğim kokusu lavantaya karışsın,
Kırların renkleri, mor beyazlarla yarışsın, sevgiyi hatırlatsın.
Deresinden aksın sular, tertemiz havasında uçsun arılar,
Bal süzülsün yanaklarında, koştursun köy meydanında çocuklar.
Akşam olunca gömelim dertleri, karanlığı topraklara; acıkınca,
Hayallerimi doğrasam mis gibi tarhana çorbasına, kaşıklasam mutluca…
Köyler size mecburuz, siz olmazsanız, biz de açız.
Emeğiniz dolu dolu olsun, kalmayın, bahçesiz, tarlasız…
