KÖŞE YAZISI Tarık Özaşkın Köşe Yazarı

ÖMER FARUK AKTİN’İN ARDINDAN – Tarık ÖZAŞKIN

23 Mart 2026 5 dk okuma
Paylaş:

Şuhut’ta “gazetecilik” denilince akla gelen iki isim vardır; Hacı Veli Gürsoy ve Ömer Faruk Aktin… Rahmetli Hacı Veli Gürsoy abimizi bundan 15 yıl önce 1 Mart 2011 tarihinde toprağa vermiştik. Ömer Faruk Aktin abimizi yine Mart ayında ebedi âleme yolcu ettik. Allah her ikisine de rahmet eylesin, mekanları cennet olsun inşallah.

Hacı Veli Gürsoy “nevi şahsına münhasır” bir insandı. Şuhut eşrafından varlıklı bir ailenin mensubu olarak ticaret ve tarımla uğraşırdı. Hacı Velioğlu sülalesinin ileri gelenleri İzmir’e ve İstanbul’a göç etmesine rağmen Hacı Veli abi Şuhut’u terketmeyi hiç düşünmedi. Onu tanıdığımda Gençlik Caddesi’ndeki dükkanında elektronik eşya satıyor, bir yandan da Hürriyet Gazetesi’nin Şuhut muhabirliğini yapıyordu. Hacı Veli Gürsoy çok renkli ve neşeli bir insandı. Dünyaya da o gözle bakardı. Protokol haberlerinden ziyade toplumun ilgisini çekecek, insanları heyecanlandıracak sansasyonel haberlerin peşinde koşardı. Yazdığı haberler yüzünden saldırıya uğradığını anlatırdı. Ömer Faruk Aktin abim ise bambaşka bir insandı. Ağır başlı, kibar, ölçülü ve kılı kırk yaran kişiliğe sahipti. Mesela ; Ömer Faruk abiden üçüncü sayfa haberi yazmasını beklemek , güneşin batıdan doğması gibi imkansız bir şeydi. Bilirsiniz; cinayet, yaralama, hırsızlık, tecavüz vb. adlî olaylar, gazetelerde genellikle üçüncü sayfada yayınlanır. Ömer Faruk abi rutin protokol haberlerinin yanı sıra tarım ve hayvancılıkla ilgili güzel haberler yapardı. Kendisi Ziraat Teknikeri olduğu için bu sektörlere yakındı. Şuhut’ta toptan et ve yumurta fiyatları, tarım ürünlerinin rekoltesi, pancar, buğday,arpa ve haşhaş başfiyatı, gibi haberleri onun imzası ile okurduk. Tercüman, Akajans, Türkeli ve Kocatepe Gazetelerinin Şuhut muhabiri olan Ömer Faruk Aktin, devlet memuru olduğu için bazı gazetelerin muhabirliğini rahmetli eşi Vesile ablanın adı ile yürütürdü. Afyon basın camiasında saygın bir yeri vardı. Afyon Lisesi’nde okuduğum sırada rahmetli Dr. Aygen’in Türkeli Gazetesi’nde muhabirlik yapıyordum. 1980’li yıllar. Rahmetli Fatih Gümüş Afyon’un karizmatik gazetecilerinin başında geliyordu. Afyon Valisi bile ondan çekinirdi. Okul çıkışı Fatih Gümüş’ün Bedesten’deki tuhafiye dükkanına uğrar sohbet ederdim. Şuhut’a her gün gelip gittiğimi bildiği için hem Hacı Veli abiye , hem de Ömer Faruk abiye mutlaka selam söylerdi. Bu anlattıklarım size normal gelebilir ama Fatih Gümüş’ü yakından tanıyor olsaydınız onunla sohbet etmenin, arkadaş olmanın hele güvenini kazanmanın ne kadar zor olduğunu anlayabilirdiniz. Aynı şekilde Afyon basınının güçlü ismi Kocatepe Gazetesi Yazı İşleri Müdürü İbrahim Yüksel abimiz de Hacı Veli abiyi de Ömer Faruk abiyi de severdi. Şunu anlıyorum ki, her iki rahmetli abimiz de Afyon basınında Şuhut’u en iyi şekilde temsil etmişler. Güzel dostluklar kurmuşlar. Kocatepe ve Türkeli Gazetesi’nin eski sayılarına baktığımda neredeyse her gün Şuhut’a ilişkin haberler ve yazılar çıktığını farkettim. Diğer ilçelere nazaran Şuhut daima ön planda ve sürekli olarak gündemde kalmayı başarmış. Bunu sağlayanlar ; hiç şüphesiz Hacı Veli ve Ömer Faruk Aktin abilerimizdir. Ömer Faruk Aktin emekli olduktan sonra küçük bir yazıhane açarak arzuhalcilik yapmaya özellikle derneklerin işlerini takip etmeye başladı. Devlet memurluğu yaptığı için mevzuata hakimdi. Bir dönem yanılmıyorsam Anavatan Partisi’nden il genel meclisi üyeliğine aday olmuştu ama kazanmadı. Seçimden sonra kendisini ziyaret ettiğimde ” abi hayırlısı olsun, senin siyasetle işin olmaz” diye moral vermeye çalışmıştım. Aslında ” Anavatan Partisi’nin bittiği belli iken niye başka partiden aday olmadın ?” demeye dilim varmamıştı. Şahsen Ömer Faruk abinin siyaseten Şuhut’a hizmet edeceğine ve faydalı olacağına inanıyordum. Ama o seçimden sonra siyaset defterini tamamen kapattı. Beyefendi, güler yüzlü, hatırlı ,millet ve devlet sevdalısı bir insandı. Giyimine azami dikkat eder, küçük büyük, köylü kasabalı ayırmadan herkese yardımcı olmaya çalışırdı. Şuhut’u ve Şuhutluları çok severdi. Dikkat ederseniz Şuhut Anayurt Gazetesi olarak mümkün olduğunca adli olaylara ilişkin haberlere (cinayet, tecavüz, fuhuş, intihar, hırsızlık, gasp, uyuşturucu kullanımı vb.) yer vermemeye çalışıyoruz. Bunu Ömer Faruk Aktin abimizden öğrendik. Rahmetli derdi ki ” bitli baklanın kör alıcısı olur. Bu haberlerin memlekete faydası olmaz. Bir kişinin suçunu koca Şuhut’a yükleyip adını kötüye çıkarmaya gerek yok.” 1970’li ve 80’li yıllarda Şuhut’un adını sadece Afyon’a değil bütün Türkiye’ye duyuran Ömer Faruk Aktin abimize Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dilerim. Mekanı cennet olsun.