KÖŞE YAZISI Yılmaz Aydın Köşe Yazarı

SAVAŞ VE YIKIM! – YILMAZ AYDIN

29 Mart 2026 3 dk okuma
Paylaş:

Yüzyıllardır yeryüzünde başlatılan savaşların zorunluluk sebebi “Kurtuluş” savaşları istisna, tamamına yakınının sonucu hüsrandır, yıkımdır, insanlık ayıbıdır…

Hep yoksullar ölür, hep zenginler yaşar…
Hep zayıflar kaybeder, hep güçlüler kazanır…
Fransızların ünlü Napolyon’u bir zamanlar şöyle demişti:
“Halkının ayaklanmak üzere olduğunu hisseden Kral, başka ülkelere savaş açarak, isyanı unutturur…”
Şuhut–Anayurt gazetemizde geçtiğimiz haftalarda defalarca üstüne basa basa bahsettiğimiz gibi; günümüzün Adolf Hitler’i ruh hastası Trump’ın hissettikleri, yaptıkları, saldırganlıkları gibi…
Bunun sonrasında İran savaşı başlayalı bir ay olmak üzere neredeyse… Dünya tiyatro seyreder gibi savaşı seyrediyor, kaderine razı olmuş gibi…
Savaşanlar, savaşmayanlar, taraflılar, tarafsızlar, seyredenler, suskunların tamamı ikiyüzlülük içinde…
Çünkü hepsi “Dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışında!” Süper güçler Rusya, Çin gibi ülkeler de dahil…
Yahu… Hepimiz biliyoruz ki; 57 Müslüman ülke, topraklarındaki küçücük siyonist İsrail ile baş edemiyor…
Savaşları çıkaranlar ve sebep olanlar tüm dünyayı neden ve niçin yanıltıyorsunuz ki…
Yine tüm dünya biliyor ki… Ortadoğu, yeraltı petrol kaynakları var olduğu sürece, sömürülmekten, cehaletten, esaretten kurtulamayacak, onları kurtarmayacaklar…
Ortadoğu ülkeleri, zenginleri din eksenli saltanata devam ettiği sürece kafalarını kuma gömmekten kurtulamayacaklar…
Antik Roma’nın kader tanrıçası Fortuna bile kaderlerini değiştiremeyecek ve boyunduruk altında kalmaya devam edeceklerdir.
Savaşın olası bir şekilde ülkemize sıçraması durumunda, aman dikkat!
Atılacak füzelerden, bombalardan ziyade dikkatler iki tehlikeye işaret ediyor:
İçimizdeki mülteciler ve bölücülere…
Ülkemizde bulunması muhtemel CIA, Mossad ve M16 gibi ajanlar…
Bu iki faktör dışarıdaki saldırılardan daha sinsi ve tehlikeli yapılar olarak tedbir almamızı ve uyanık olmamızı gerektiriyor…
En önemli tedbirimiz de iç cephemizi güçlendirmek için siyasal ve sosyal çekişmelerimizi bırakarak; adalet, liyakat ve ekonomik olarak toplumsal barışımızı sağlamak vatanseverliğimizin gereğidir…
İran Savaşı, tüm dünyayı ve ülkemizi dolaylı ve dolaysız olarak olumsuz etkiliyor. Savaşın yarattığı huzursuzluk, hoşnutsuzluk ve trajediler; sosyal, ekonomik ve siyasal yönden tüm dünyayı sarsıyor ve ürperterek endişe yaratıyor…
Dünya kuruldu, kurulalı ve insanlığın oluşumundan beridir; “Savaşın kazananı olmaz!”
Çünkü savaş demek “Kan, gözyaşı ve yıkım” demektir…
1.Dünya savaşından örneğin “Çanakkale Savaşlarında” bize saldıranlar çeşitli ırklardan 500–600 bine yakın insan öldüyse bile ve ülkemiz savaşı kazanmamıza rağmen biz de 500–600 bine yakın şehit verdik. Savaşı kazansak da sosyal, ekonomik ve gelecek neslimizi kaybettik.
2.Dünya ve 2. Dünya Savaşları insanlık tarihinin yüz karasıdır. Çünkü; savaşlar insanı ve ülkeleri perişan ederek, kan, gözyaşı ve ızdıraplar yaratarak bitti…
Savaşlar insanlık tarihinde tam bir trajedidir ve “YIKIM!” demektir.
Ulu önder M. Kemal Atatürk’ün büyük öngörüsü
“Yurtta sulh, cihanda sulh” insanlığın kurtuluşu olduğundan çok önemli bir sözdür.
Ülkemizde ve dünyada barışın egemen olduğu, insanlık sevgisinin çoğaldığı mutlu bir gelecek dileğiyle…