BELDE BELEDİYELERİNİN KAPATILMASININ HİÇ BİR FAYDASI OLMADI. BİR ZAMANLAR ALTI BELDE BELEDİYEMİZ VARDI ELİMİZDE SADECE KARAADİLLİ BELEDİYESİ KALDI
Günümüzde Şuhut İlçesi sınırları içinde biri Şuhut merkezde, diğeri ise Karaadilli’de olmak üzere iki belediye teşkilatı bulunuyor. Oysa 2012 yılında Şuhut’ta merkez belediyesi dahil toplam 7 belediye bulunuyordu. 12 Kasım 2012 ve 6360 sayılı yasa ile nüfusu 2 binin altına düştüğü gerekçesiyle Türkiye genelinde 559, Afyonkarahisar’da 50, Şuhut İlçesi’nde ise 5 belde belediyesi kapatılarak buralar köy veya mahalleye ( büyükşehir olan illerimizde beldeler mahalle oldu) dönüştürüldü.
Belde iken köye/ mahalleye dönüştürülen yerlerde aradan geçen 13 yıllık süreçte, yasayı çıkarırken amaçlanan hedeflere ulaşılamadığı gibi sorunların daha da büyüdüğü görülmektedir. Hatırlanacağı üzere 6360 sayılı yasa hazırlanırken amaç; kamuda tasarruf yapmak, israfı önlemek, imar planlarında bütünlük ve altyapı hizmetlerinde merkezi yönetimle verimlilik artışı sağlamaktı. Bu tablonun görünen yüzü. Diğer yüzüne bakacak olursak; o gün bu yasayı hazırlayanlara göre belde belediyeleri müthiş bir israf içinde, pek çoğu yatırım yapamaz ve maaş ödeyemez durumda, o halde buralar kapatılarak devlette tasarrufa gidilmelidir. Büyük tartışmalara , itirazlara , protestolara rağmen hükümet yasanın arkasında durdu ve 2013 yılı itibariyle 559 belde belediyesi ile birlikte Şuhut’ta Atlıhisar, Balçıkhisar, Efe, Karacaören ve Kayabelen Beldeleri köye dönüştürülerek belediye teşkilatlarının kapısına kilit vuruldu. Bunlar içinde en trajik olanı, hiç şüphesiz Balçıkhisar Beldemizdir. Selçuklu ,Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Şuhut’un en büyük köyü olarak varlığını sürdüren Balçıkhisar’da belediye teşkilatı; 6 Temmuz 1957 tarihinde kurulmuştu.Balçıkhisar’ın sosyo – ekonomik ve sosyo – kültürel gelişmesine önemli katkılar sunan belediye, 56 yıl hizmet sunduktan sonra kapatıldı. Yasayı hazırlayanların baz aldığı 2011 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 1880’e düştüğü gerekçesiyle Balçıkhisar Beldemiz köye dönüştürüldü. 2012 nüfus sayımında Balçıkhisar’ın nüfusu 2043 olarak açıklansa da ( devlet tarafından yapılan sayım sonucu) yapılan itirazlar dikkate alınmadı ve belediye teşkilatı lağvedildi. Bu arada bir hatırlatma yapalım; o süreçleri yaşayan ve köye dönüştürülen Emirdağ’a bağlı GÖMÜ ve Sinanpaşa’ya bağlı GÜNEY Beldeleri mahkemeyi kazandılar. Bugün her iki yerleşim yerinde belde belediyesi bulunuyor. 1978 yılında kurulan Atlıhisar, 1991 yılında kurulan Efe , 1998 yılında kurulan Karacaören ve Kayabelen Beldeleri, yasa gereği nüfusları 2 binin altına düştüğü gerekçesiyle köye dönüştürüldüler. Günümüze dönecek olursak; 1884 yılında kurulan Şuhut Belediyesi ile 1966 yılında kurulan Karaadilli Belediyesi dışında başka bir belediyemiz olmayıp 36 köyümüz bulunmaktadır. Şuhut Anayurt Gazetesi olarak kapanan beldelerimiz ; Atlıhisar, Balçıkhisar, Efe, Karacaören ve Kayabelen Köylerinde hem muhtarlarla hem de halkla söyleşiler yaptık. Vatandaşın nabzını tuttuk, köylerdeki fiziki şartları inceledik ve şu sonuçları elde ettik; Beş köyümüzde de halk, belediye teşkilatı kaldırıldığı için ruhsal olarak çöküntü yaşamaya devam ediyor. Uzun yıllar kendi kendini yöneten, sorunlarını kendi başına çözen, hizmet ve çözüm üreten, bir kimliği olan, aidiyet duygusu oluşmuş bir halk , bir gecede elindeki bütün imkanları kaybediyor. Buna ” statü kaybı” da diyebiliriz. Yerel hizmetlerin merkeze kaydırılması nedeniyle ” hizmet alımında ve kalitesinde” düşüşler yaşanıyor. Ulaşımda, çevre temizliğinde ve çöp toplamada, imar emlak işlerinde sıkıntılar çekiliyor. Eskiden en küçük bir sorunda bile beldesinde Belediye Başkanına, meclis üyelerine ve belediye görevlilerine ulaşabilen halk, kısa sürede çözüm bulma imkanına sahipti. Şimdi ise vatandaş önce muhtara söyleyecek, muhtar ilçe kaymakamına veya belediye başkanına iletecek.Ne yazık ki yerel sorunlara müdahalede gecikmeler yaşanıyor. Daha önce beldede rahatlıkla yerine getirilen hizmetlere ( ulaşım, çöp , su, yol, itfaiye vb.) erişim gecikti. Demokratik katılım ve yerel demokrasi güç kaybetti. Tüm dünyada ” yerinden yönetim” biçimi ile daha demokratik ve etkili yapı oluşturulmaya çalışılırken belde belediyelerinin kapatılması ile daha ağır bir yapı olan ” merkezileşme” desteklenmiş oldu. Kim ne derse desin, belde belediyeleri belde sınırları içinde yaşayan vatandaşların bütün ihtiyaçlarını karşılamak için çaba gösteriyordu. Belde belediyeleri istihdam sağladığı için bir çok insanın çalışma hayatına katılmasına, sosyal güvenliğe kavuşmasına, topluma ve ailesine faydalı olmasına, üretim yapmasına katkı sağlıyordu. Belediyelerin kapatılması ile bu imkanlar büyük ölçüde ortadan kalktı. Belde belediyeleri elindeki araç ve gereçlerle ; merkezi idareyle bağlantılı olan okul, sağlık ocağı, tarım ve orman işletmeleri ile güvenlik güçlerine ( jandarma ) yardımcı oluyordu. Belde belediyeleri, bütçe imkanları ölçüsünde; okul, sağlık ocağı, cami, Kur’an Kursu, biçki dikiş, el sanatları, halıcılık, küçük sanayi sitesi, pazar yeri, dükkan, mezarlık , taziye yeri, çarşı, fırın, lojman, spor sahası, mezbahane, hayvan pazarı, düğün salonu, hal, misafirhane vb. hizmet binaları yaptırarak halkın refahını ve yaşam standartlarını yükseltiyordu. Belediyelerin kapatılması ile bu hizmetler merkezi yönetime devredildi ve hizmet alımı gecikmeye başladı. Belde belediyelerinin kapatılması ile ” yerinde hizmet ” uygulaması ortadan kalktı. SONUÇ; Devlette israfa karşıyız, çünkü israf edilen para milletin yani bizlerin parası. Ancak 559 belde belediyesinin kapısına kilit vurmak yerine buraları verimli hale getirmek daha mantıklı olurdu. Köye dönüştürülen beldelerde en çok dikkatimizi çeken şey; nüfusun hızla azalması ve göçün artarak devam etmesi oldu. Köylerde çocuk kalmadığı için okullar kapanmaya başlamış durumda. Oysa eskiden belediye sayesinde beldeye para, iş, istihdam girdiği için ticaret ve üretim hareketli olur, bu da halkın refah seviyesini attırırdı. Kimse beldesini terketmeyi düşünmezdi. Dolayısıyla köye dönüştürülen beldeler cazibe merkezi olmaktan çıktığı için hızla boşalıyor. Belde belediyelerini kapatarak köy halkını büyükşehirlere gitmeye zorlayan devlet, şimdi ise ” Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var ” projesi ile insanları köyüne döndürmeye çalışıyor. Özetleyecek olursak, Şuhut’ta 2013 yılında kapatılan beş beldemizde hiç bir sorun çözülmemiş, tam aksine sorunlar çığ gibi büyümüş, nüfus azalmış, üretim düşmüş ve arzulanan hedeflere ulaşılamamıştır. NOT ; Konuya dair bilgi toplarken şunu farkettik ; Afyonkarahisar’da kapatılan belde belediyeleri hakkında yapılmış bilimsel bir çalışma yok. Belediyelerin kapatılması yöre halkında ne gibi travmalara neden olmuş, neler yaşanmış, halkın olaya bakışı nedir; hiç kimse merak etmemiş. Umarız Afyon Kocatepe Üniversitesi bu konuya ilişkin bir çalışma yaparak merakımızı giderir.
