TARİH’E UNUTTURULAN TOPRAKLAR 2 – RAMAZAN TOPRAKLI
Selman-ı Farisî, Uluborlu’da kalmış, bir tüccarla Medine’ye gelmiş, Hendek harbi [627] öncesi Müslüman olmuştur.
- Muaviye 646’da Uluborlu’yu [Amorion] kuşattı; 652’de Eskişehir ve Marmara’ya kadar geldi. 666’da Halid b. Velid’in oğlu Abdurrahman, Uluborlu’yu haraca bağladı. Sahabe Fedale b. Ubeyd el-Ensarî 668 kışını Kötürnek [Hadrianopolis, Charax, Carabba] ve Afşar-Kızık’ta [Kyzikos] geçirdi; Bahar gelince İstanbul kuşatmasına katıldı. Dönüşte Uluborlu’yu fethetti [669].
- 664 Beş bin Sklovan Araplara katıldı ve Apameia civarındaki Seleukobolos’ta yerleştirildi. 669 Asya ilinin adı Anatolikon oldu. 691: 20 bin Sklovan Araplara katıldı. 697: Hexapolis [Küçük Firikya], Araplarca yağma edildi (Ramsay, 1960: 392, 153).
- Mesleme, 708’de Uluborlu önünde bir Bizans ordusunu mağlup etti. Terkasis, el-Avasi [Kurtlar: Λύκοι] sancağındaki Efes kenti ile dört kaleyi daha kapsar. Efes, Yedi Uyurlar mağarasının bulunduğu kent. Bu kentin kiliseden çevrilmiş camisinde Mesleme’nin, Rûm’a muzaffer girişinin anısına dikilmiş Arapça bir kitabe vardır (İbn Hordazbih, 1889: 106; 1992: 78; Har.1-2).
- Abbas b. Velid, 713’de Antakya el-Muhterika’yı [Yanık Antakya: Yalavaç]; 714 yılında da Kemer Boğazı’nın şarkındaki Herakleia’yı [Pelagonia] zaptetti. Bu sıralarda Eğirdir’in de Müslüman Araplar tarafından zaptedildiği rivayet edilir.
- 716 İstanbul seferi sırasında Uluborlu, Mesleme’nin zabitlerinden biri [Battal Gâzî?] tarafından kuşatıldı. Battal, buralarda 30 yıl gazâ etti ve büyük kahramanlıklar gösterdi. Onun için iki göl arasındaki nehrin adı el-Battal, ovanın adı Mercü Hüseyin, Kemer Boğazı’ndaki Miryokefalon kalesinin adı, Meltinis [Malatyalı] olarak anıldı (Wittek, 2000: 2; el-Belâzurî, 2002: 243; Topraklı, 2021: 93). Belâzurî’den, Battal’ın babasının, Müslim olduğu anlaşılıyor. Battal Gâzî, 740’da Afyon-Çay-Geneli’de şehit düştü. Geneli’deki “Hüseyin Dede Türbesi” ona, Köreke Dağı eteğindeki Büyük Mezar ise, Sultan A. Siyavuş’a aittir [1279].
- Paul tariki mensupları [Pavlikanlar], 763-764 yılında [Barla ile Gelendost arasındaki] Thrakesia vilâyetine girdikleri zaman St. Teologos’a [Gelendost-Efes-Ayasluk] kadar nüfuz ettiler ve kiliseyi atlarına ahır yaptılar.
- 774’de Bizans’ın Thrakesion teminin kıtaları hezimete uğratıldı (Ramsay, 1960: 172). 779’da Hasan b. Kahtaba ve 797’de Harun Reşid’in hilâfetinde kuşatılan Uluborlu, 838’de Halife el-Mu’tasım tarafından tekrar zaptedildi [bk. Taberî].
- 779: Halife el-Mehdi zamanında Hasan b. Kahtaba Uluborlu’yu kuşattı. Mut-Kahtama adı, bu zatla ilgili olabilir. 797: Harun Reşid zamanında Uluborlu kuşatıldı. 838: 44 burçlu Uluborlu, Halife el-Mu’tasım’ın Afşin ve Aşina et-Türkî emrindeki Türk birliklerince 17 N 223’de [14.08.838] fethedildi. 888: Tarsus Emiri Yazmaz, Beyşehir’i [Miskinin] fethetti. 891: Yazmaz, Selendi’yi [Şarkîkaraağaç-Silindi] kuşattı, yaralandı ve dönüş yolunda şehit oldu. 905: 6. Leo’nun nedimi Serasen Samonas [Semanî?], ülkesine kaçarken Halys’te [Kemer Boğazı’nda] yakalandı. 907: Ahmed İbni Kayıglıg, Şekend’i [Şarkîkaraağaç-Silindi] fethetti ve el-Leys’e [Arslanlar: Gelendost] kadar ulaştı. 931: Tarsus Emiri Semel [Samal], Roma askerinin kaçması üzerine Uluborlu’ya girdi ve aldı. Dönüşte de Ankara’yı fethetti. Bu Ankara, Suğla Gölü kıyısındaki Karaviran’dır. Sultan Alpaslan’ın kumandanlarından Afşin Bey, 1068’de, Uluborlu [Ammûriye] ve Gelendost ile Eğirdir arasındaki Honas’ı (Khoniates, 1995: 136) yağmaladı.
- 969: Doğu Roma, yüzeysel de olsa Hıristiyanlaştırdığı Peçenekleri, Müslümanlarla savaştırılmak üzere Kemer Boğazı civarına yerleştirdi [bk. Skylitzes Tarihi, Terc. Hatice Bolat, Yüksek Lisans tezi 2016]. 970: Bardas Skleros, doğudan [Beyşehir ve Şarkîkaraağaç üzerinden] gelerek, Kemer Boğazı’na doğru yürüdü ve Arkadiopolis [Thyateira] surlarının içine girdi.
- Peçenekler, Heamos dağlık bölgesini [Bozdurmuşbeli] geçerek, tüm Trakya’yı [Uluborlu-Senirkent ovası] yakıp yıktılar. Sviatoslav, Sarmat, Peçenek ve Türkleri bir araya getirerek, Panonya’da [Senirkent Garip köyü civarı] konuşlandırdı. Kemer Boğazı’nı geçtiler ve Arkadiopolis surlarının önünde çadır kurdular. Yaklaşık sekiz bin kadar gözü pek İskit, şehrin [Preslav] içinde bulunan sarayın kalelerinden birini ellerinde tutuyordu. Ve ganimet almak için gelen Romalıların büyük bir kısmını öldürmeyi başarmışlardı. İmparator, şehrin Preslav adını Ioannupolis olarak değiştirdi; ertesi gün Dristra [İlegüp] diye de bilinen Dorostolon’a doğru sefere çıktı. Preslav, büyük ihtimal Uluborlu veya yanındaki bir kenttir.
- 971: Bardas Fokas isyanı: Bardas Skleros, Eskişehir’e; oradan da Papa çayının Hoyran Gölü’ne döküldüğü yerdeki Dipotamon’a [Mesanakta hisarı] geldi. Bu arada Fokas, Yenicesivrisi yanındaki Baretta/ Bardaetta’dadır (Ramsay, 111, 153). Fokas, Ulukışla yanındaki Tyropoion [Antigu] kalesine sığındı. Bu kaleye daha sonra da Romen Diyojen sığınacaktır. Dipotamon, Dios Potamos [Jüpiter’in ırmağı] demektir (Ramsay, 1960: 152). 976: İmparator, tehlikeli gördüğü Eğirdir Gölü civarının valisi Bardas Skleros ile Yalvaç bölgesinin valisi Bourtzes’i, Irak ve Suriye taraflarında görevlendirdi.
- 978: İsyan eden Bardas Skleros, Bourtzes’i de alarak Harput, Pınarbaşı, Karaman, Beyşehir, Lapara, Kemer Boğazı yoluyla Senirkent ovasına [Tzamandos: Yassıören] geldi. Yerel halkın Mesanakta dediği Dipotamon’da çadır kurdu. Leo ise Kütahya, Şuhut, Arızlı [Kedrea: Sidera] ve Yoğurtçubeli yoluyla Hoyran ovasına indi. Skleros galip geldi. Mihail Kurtikios’un donanması, yolu üstündeki adaları yakıp yıkarak, Çanakkale boğazındaki Abidos’a ulaştı. Buna karşı gönderilen donanma ise boğazı geçerek Foça’da Kurtikios’u durdurdu. Deniz’deki [Eğirdir Gölü] işler yoluna girince imparator, Maneul Erotikos’u İznik’i savunması için sefere yolladı”. Bu harplerde Oxylithos ve Rhageas adları da zikredilir. Oxylithos’u bilemedim, ama Rhageas, Yalvaç- Örkenez [Orgas: Organas] olmalıdır. Zikredilen adalar, Eğirdir Gölü’ndeki adalar; Çanakkale Boğazı Kemer Boğazı; Abidos Kemer Damları; Foça [Phokai], Barla önü; Manuel Erotikos, Anna’nın dedesi; İznik ise, Senirkent-Uluğbey’dir [İlegüp].
- 19.06.978: B. Skleros ile B. Fokas, Amorion [Uluborlu] ovasında; savaştı, Skleros galip geldi. Bu harp, Halys [el-Battâl] nehrine şahitlik eder. 979: 24 Mart 979, Skleros ile Fokas, Pankaleia ovasında [Uluborlu] tekrar savaştılar ve Fokas galip geldi. 989: Bardas Fokas, imparatoru öldürmek için onun bulunduğu Kemer Boğazı yanındaki bir tepeye hücum etti ve atından düşerek öldü [13 Nisan]. 991: Skleros tekrar isyana kalkıştı; kendini komutan atayan imparatorla barış imzaladı. Henüz yoldayken gözleri kör oldu; imparator Basileios’u göremedi. İmparator, Skleros ve kardeşi Konstantin ile son kez Trakya’da Didymotika’daki bir kalede bir araya geldi. Bardas, bu ziyaretten sonra [31 Mart], kardeşi ise beş gün sonra öldü. Eski Eğirdir Gölü’ne “Skleros’a ait göl” denilmesine sebep, Bardas Skleros olmalıdır. Metinde söz konusu olan Trakya, Eğirdir Gölü kuzeyindeki Thrakesia teması, Didymotika’daki kale ise, iki tepeli [Didymai] Yenicesivrisi veya Marsyas [Aisepos, Bigadiç] ırmağı yanındaki bir kale olmalıdır.
- İmparator Monomachos, 15 bin atlı Peçenek’i Anadolu’da Selçuklulara karşı gönderdi. Onlar, Edremit’te [Yalvaç-Aşağıtırtar] bir toplantı yaptılar; ileriye gitmediler; yüzerek karşıdaki St. Tarasios’a vardılar; kendi halkının yaşadığı Triaditza’ya ulaştılar [1049]. Sardika’dakilerle birlik Yüz Tepeler’e [Senirkent ovası] gidip, Trabitza’daki yakınlarıyla birleştiler ve Bitzina çayı [Uluborlu şehir çayı] boyunca yerleştiler. Bunlar, civardaki Peçeneklerle iletişime geçip, onları da aralarına aldılar. Onlar, Heamos’u [Bozdurmuşbeli] geçerek Tuna nehri ovasında Osmos nehri kıyılarında çadırlarını kurdular. Hepsi bir araya gelince, ellerine ilkel baltalar, tırpanlar ve diğer metal eşyaları alarak Philippopolis’e ulaştılar. İmparator, Durak’ı göndererek barış teklif etti; o dönmeyince bu defa Kegen’i gönderdi. Kegen, Peçenekler tarafından öldürüldü veya yaralandı. Roma ordusu Peçenekleri, Büyük Preslav’da [Uluborlu olmalı] kuşattı, fakat Peçenekler Roma’yı mağlup ettiler [bk. Har.1-2].
Filippopolis, Senirkent-Kayaağzı yanı; Osmos [Olkos: Akropolites, 2008: 46 55], iki göl arasındaki ırmak kıyısındadır. Bu konuda Anna Komnena, Skylitzes ile Peçenek tarihi uzmanları Kurat ve Uydu Yücel’den de yararlandım. Peçenekler, Bulgaristan civarındaki bazı isimleri Küçük Firikya’ya taşımış olmalılar. Sardika, Uluborlu önünde bir kent olup, Romen Diyojen burada görev yaptı. Uluborlu’da onun bir büstü var. Preslav ve Büyük Preslav ise Uluborlu’dur. Bir mühim husus da, Peçenek olayları ve Küçük Firikya’da vukû bulan olayları veren tarihçilerden Skylitzes’in Thrakesia’lı [Thrakesios], Skamandrenos’un [iki göl arasındaki ırmak çevresi], yâni Skamandria’lı olduğu gözlerden kaçmaktadır. Yine, Theophanes’in Sigriane [Çirişli Dağı], Cedrenus’un Şuhut-Arızlı [Cedrea: Kedrea: Sedrea] ile ilgili oldukları unutulmamalıdır. Hoyran ve Eğirdir gölleri arasındaki [Orta] “Menderes [Skamandros] çevresi, keşiş alaylarının yerleşmesi için ikinci bir Filistin’dir” (Wittek, 1999: 25). Onun için Kemer Boğazı civarında yaşayan insanların, malûm Tuna Nehri civarındaki olayları, çok ayrıntılı bilmeleri pek mümkün görülmemektedir.
- 1050: Birleşen Peçenekler, Balkanları [Senirkent, Güreme, Garip, Akkeçili köyleri, Kemer Boğazı] geçerek, Edirne’ye [Kötürnek] yakın, Aule’ye giderek etrafı yağmalamaya başladılar. Peçenekler Edirne’yi kuşattı (Kurat, 2016: 313). Roma, 1050-1051 kışında ücretli asker topladı ve N. Bryennios komutasında Peçenekler üzerine gönderdi. Makedonya [Kötürnek çevresi] ve Trakya’yı [Senirkent ovası] yağmalamakla meşgul Peçenekleri, küçük bir orduyla durdurmak mümkün değildi. Ordunun bir kısmı Edirne’nin [Kötürnek] doğusuna, bir kısmı da güneye doğru inmiş ve gördükleri Peçeneklerle savaşmışlardır. Peçenekler, Marmara [Eğirdir Gölü] sahiline kadar akınlar yaparak, Ergene nehri [Marsyas] boyu ile Arkadiopolis’i yağmaladılar. Rodos’tan [Gülistan Adası] bir gün uzaktaki Khariopolis de [Hoyran ovasında bir şehir] Peçenek hücumlarından nasibini aldı [Uydu Yücel]. Kegenes’in adamları üçüncü günde Haemos’u tekrar geçerek diğer Peçenekler ile birleştiler ve dağın eteğindeki, Adrianople’e [Kötürnek] yakın Aule’de [Çaltı, Akçapa öreni?] çadır kurdular. Arianites, ordusunu alarak Edirne’ye doğru yola çıktı. Dampolis [Yenicesivrisi] kalesinin yakınlarında [Peçenekler’e] yenildi ve Adrianople’e dönerek felâketi bir mektupla imparatora bildirdi.
İmparator doğu birliklerini çağırdı; Abidos ve Chrisopolis’i geçerek başkente geldiler. Rector [bölge papazı] önderliğinde Peçenekler’e karşı sefere çıktılar. Katakalon Kekaumenos ona eşlik ediyordu. Rector, Haemos’u ve Demir Kapılar’ı [Kedrea] geçerek, Peçeneklere doğru ilerledi. Yüz Tepeler yakınındaki Diakene’de çadır kurdu. Peçenekler, Rumları mağlup etti ve [Kegen’in oğlu] Koulinos, yaralılar arasındaki Kekaumenos’u [Yanık] tanıdı; çadırına götürüp tedavi etti. Katakalon Kekaumenos, öldürülmedi. Zira bu zat, 20 Ağustos 1057’de yapılan Hades [Polemon: Çay-Karamıkkaracaören] harbinin bir kahramanıdır.
Peçenekler, Roma topraklarını yağmalamak için yola çıkmıştı. İmparator, Konstantin’i Peçeneklere karşı yolladı. Şarktan gelenlerle, kışı Batıda geçiren birlikler, Kötürnek’e ulaştı. Peçeneklerle bir çatışma daha oldu. Rumlar yine mağlup oldu. Mikhail Dokeianos ve Konstantinos Arianites öldüler. Doğu ordularının vekil komutanı Niketas Glabas’a tâbi birlikler de Rumları rahat ettirmek için Kötürnek’ten yola çıkarak savaş meydanına ulaşmıştı. Peçenekler kaçmasalardı Rumlar imha olabilirdi. - İmparator VI. Mihail ile İsakios Komnen, 20.08.1057’de Hades’te [Polemon, Çay-Karamıkkaracaören] savaştı. Mihail, Sangarios üstündeki köprüyü yıktırdı. Köprü, İsakios’un askeri geçtikten sonra yıkılmıştır. Köprü, Kemer Boğazı’ndaki Zompos ve Justinian’ın 560’da yaptırdığı Pontogephyra idi. Gelendost Killikırı’nda VI. Mihail’e ait [1056-1057] bir mühür bulundu.
- 1068: İmparator Romen Diyojen, askerî yolu takiple Eskişehir ve Şuhut üzerinden Kemer Boğazı’na geldi ve Zompos köprüsünü geçerek Halys’e [Çarşamba çayı] geldi; nehrin batısına bir kale yaptırdı (Ramsay, 1960: 240, Attaleiates).
- 1071 Sultan Alparslan, Kemer Boğazı [Zompos], Anatolikon eyaleti ve Halys’ten [Çarşamba çayı] geçerek Malazgirt’e gelen İmparator Diyojen’i mağlup etti. Sultan, Romen Diyojen’e iyi davrandı ve bir misafir muamelesi yaptı.
- 1072: Romen Diyojen’in bir katır sırtında ve keşiş elbisesi içinde hüzün yüklü olarak, Kemer Boğazı ve Bozdurmuşbeli yoluyla Kütahya’ya geldi ve sözünde durmayan İmparator [aslında Kayser’in] isteğiyle kör edildi ve büyük ıstıraplar içinde Kınalı Ada’da öldü. Bunu haber alan Sultan Alparslan çok üzüldü ve beylerine, Anadolu’nun fethini buyurdu.
- 1073: Yenice Köyü Köprüsü ile Yenicesivrisi arasında yapılan harpte galip gelen Russel, Kayser’i esir aldı, Askerî yolu takiple İzmit yanına vardı. Artuk Bey, onları takip etti; İzmit civarında Russel ile Kayser’i esir aldı; aynı yoldan, Yukarı Firikya’ya [Gelendost] hareket etti. Area, Aera, Ara, Senirkent ovasında bir saha; Spynin, oradaki bir tepe [bk. Agathias, Anna, Ramsay].
- Kutalmışoğlu Süleymanşah’ın Bizans’a verdiği yardıma karşılık Uluborlu civarı [Küçük Firikya] ve şarkı, bir antlaşmayla Türklere geçti. Süleymanşah’ın ilk başkenti, Senirkent-İznik [İlegüp: Lampe] oldu ve Türkiye Selçuklu Devleti kuruldu [1075].
- Çaka, Asya’da [eyalet] [Küçük Firikya] savaşırken genç yaşta esir düştü [1078]. Süleymanşah sayesinde imparator olan İlegüp’lü [Lampe- Boitiniates?] Botaniates, Çaka Beyi yanına aldı ve ona bir rütbe verdi. Anna, Aleksios’un hiç sevmediği, Botaniates’in saray görevlisi Peçenek Borilos ve Germanos adlı iki Barbar’dan söz eder. Borilos’un Emir Basan, Germanos’un Çaka olabileceğini düşünüyorum. Aleksios’un, 1081’de imparator olmasıyla görevine son verilen Çaka, İzmir’e [Myria: Kemer Boğazı yanı Apameia] ve boyunun yanına dönmüştür. Anna, Borilos ve Germanos’u bir daha zikretmemiştir.
- Kutalmışoğlu Süleymanşah, başkentini Bursa-İznik’e taşıdı [1080]. 1082: Leon, Karadeniz [Hoyran Gölü?] kıyısındaki Sozopolis’e [Uluborlu] gönderildi. Aleksios, imparator olunca Çaka, Küçük Firikya’ya döndü. 1083: Süleymanşah, Tarsus, Adana ve Misis’i fethetti. 1084? Çaka, donanma teşkil etti ve İzmir’de [iki göl arasındaki ırmak kıyısındaki Apameia] ve Eğirdir ve Hoyran gölleri ile ırmaklar üzerinde ve sahillerinde siyasî ve askerî faaliyetlerde bulunmaya başladı.
- Tzimiskes [969-976], Manişeistler’in Batıda ıssız bir yere yerleştirilmelerini istemişti. Bu istek daha sonraları yerine getirilmiş ve Philippoupolis’e yerleştirilmişlerdir. 1049 Peçenek olaylarındaki Philippopolis ile bu Philippopolis, Boğaz- Kayaağzı yanı; Boulgarophygon ise, Senirkent-Genceli yanındadır. Filippopolis, malûm Filibe değildir. İskitlerin istişare evi Slymeon ile Beliatoba [1084], Garip-Barla arası; Çam dağı yolundadır. Manuel, 1144’de Pithekas’a [Barla] giderken bu yolda hastalanmıştır. Bogomil mezhebi, Papaz Bogomil tarafından Kemer Boğazı bölgesinde kuruldu; daha sonra Balkanlara sürüldüler [bk. Har.1].
- Süleymanşah, Bursa-İznik’i Ebu’l-Kasım’a emanetle Antakya için yola çıktı [1084]. Kemer Boğazı’na geldi. Uluborlu ovasını Muhammed İlhan, göller, ırmaklar ve sahilleri Çaka, Gelendost [Afşar-Yenice] ovasını Tanrıvermiş ve Karlı Barak, Kundanlı/ Hoyran ovasını Kundan, Yalavaç ovasını Yalavaç, Eğirdir yöresini Monolykos’a [Alp Kara] emanetle, Beyşehir, İbradı ve Side’ye [Eski Antalya], oradan da Deniz yoluyla Süveydiye [Samandağı] limanına geldi ve Antakya’yı fethetti.
- Çaka, İzmirli bir Rum’u çektiriler yaptırmak için görevlendirdi [1086]. Çaka, Roma’da paralı askerlik yapmak isteyen ve Doğudan gelen Türkleri, Kemer Boğazı’nda karşıladı ve iyi vaatlerle İstanbul’a gitmelerini engellemeye çalıştı [1087].
- Çelgü’ye tâbi Peçenekler, Macar kıralı Salamon’un Roma seferine iştirak ettiler; [Hoyran ovasındaki] Chariopolis’e gelip, mağlup oldular [1087 İlkbahar]. 1087 Sonbaharı: Aleksios, Güneş tutulmasını kullanarak, 150 Peçenek elçisini tutuklattı ve İstanbul’a gönderdi. Elçiler, yolda kaçtı ve durumu Peçeneklere bildirdi. Roma ordusu, Demirkapı’dan [Cedrea: Şuhut-Arızlı] geçerek, Tuna’ya [Uluborlu Papa çayı] dökülen Biçina [Bitzina] nehri [Uluborlu Şehir çayı] boyunca ilerlediler. Derster’in [Dristra: İlegüp] kuşatması kalkınca Peçenekler, derhal saldırıya geçti ve Aleksios ağır bir yenilgi aldı. Bu arada Tatış [Tatau], yardıma çağırdığı Kumanlarla geldi. Peçenekler, Kumanlara ganimetten pay vermedi ve 29 Nisan 1091’de Lebounion harbi yapıldı.
Peçenekler, İpsala’dan [Köke-İp kuyusu] ayrılıp, Taurokomos’u [Yenice Derbendi] işgal etti; kışı, orada geçirdiler. B. Umar, “Taurokomos, Hellen dilinde, Boğa şenliği demektir. Bu, ileride göreceğimiz üzere bir dağ geçidinin adıdır; dağ geçidinin dibinde bir ova vardır ve ovadan da çay geçer. Geçidin yerini belirleyemedim” der. Umar aslında, Yenice Derbendi’ni tarif etmiştir. - 1088 Baharı başında Peçenekler, Taurokomos’dan Kharioupolis’e [Hoyran] geldiler. O sırada Boulgarophygon’da [Genceli] kalmakta olan İmparator, Peçeneklere karşı Bey Oğullarını gönderdi, fakat mağlup oldular. Peçenekler, zaferlerinden sonra, Hoyran ovasının içinden geçtiler; Aspra’ya [Akça-kilise: Bergama: Gaziri] yöneldiler. İmparator onlardan önce Aspra’ya girdi. İzmir beyi Çaka, Eğirdir ve Hoyran gölleri ile ırmaklar ve kıyılarda Roma ile savaştı; Peçeneklerle ilişkiler kurdu. 1088-1091 arası Roma, Şuhut, Uluborlu, Gelendost, Çay arasında kalan topraklarda Peçeneklerle savaştı. Bu harplerde Bolvadin; Polemon [Hades: Karamıkkaracaören]; Rousion [Şuhut-Uruzlar: Yarışlı]; Çoru [Şuhut-Demirbel]; Xerogypsos [Şuhut Kali çayı]; Küçük Nikaia İlegüp; Boulgarophygon Genceli; Kentlerin Kraliçesi Uluborlu ve Bathys Rhyax [iki göl arası ırmak] adları zikredilir.
- Ebû’l-Kasım’ı tedip için Bursa-İznik’e giden Bozan, askerî yolla dönmüş ve ordugâhını, Lopadion [Kemer Boğazı’nda bir şehir] yanından akan ırmağın [Orta Menderes: Bathys Rhyax] kıyısında; Lampe’de [İlegüp ovası] kurmuştur.
- 29 Nisan 1091 Salı günü İmparator Aleksios’un tuzağına düşen Peçenekler ile Kumanlar, Barla önü; iki göl arasındaki ırmağın solunda savaştı. Lebounion [Küçük Aslan] harbinde Peçenekler yenildi; Uz/Oğuz Gölü’ne [Eğirdir Gölü] kaçabilenler kurtuldu. Malûm göle kaçanlar kurtulmaz, ama burada Çaka, Peçenekleri, gemileriyle Eğirdir Gölü’ndeki adalara taşıdı.
- Anna Komnena, “Çaka Beyin Peçeneklere mektuplar yazarak, onları Roma’ya karşı savaşa teşvik ettiğini söyler.” Çaka ile Peçenekler iç-içe sayılır. Mektup işi, imparator Aleksios’un bir hilesi olmalıdır. Sultan Kılıçaslan, Aleksios’un hilesiyle Çaka’yı, Abydos yanındaki ırmak kıyısında öldürdü [1095]; İmparatorla, “Rumlar Anadolu’ya, Türkler Adalara tecavüz etmemek şartıyla bir antlaşma imzaladı” (Yinanç, 2013: 195). Abydos, Boğaz’ın şarkı; Anadolu, Kemer Boğazı’ndaki ırmağın şarkı [Asya ili], Adalar ise, Eğirdir Gölü’ndeki adalardır. 972 rakımlı Koru T’de; Müslümanlar Mezarlığı’ndaki kabirlerden biri Çaka’ya ait olmalıdır.
