KÖŞE YAZISI Yılmaz Aydın Köşe Yazarı

SORUMSUZLUK- YILMAZ AYDIN

8 Nisan 2026 4 dk okuma
Paylaş:

Dünyada ve Türkiye’de insanların sürekli yakındığı bir konu var:
“Dijital teknoloji bağımlısı olduk!”
Büyükten küçüğe bu bağımlılıktan etkilenenler; öğrenciler, gençler ve hepimiz…
Eğitim görmek günümüzde zorlaştı; maliyetler bütçeleri zorluyor artık…

Eğitim hayatında öğretmenler, öğrenciler velhasıl toplumların bütün kesimleri sorunlardan yakınıyor…
Eğitimde sorun öğretmenlerimizde mi, öğrencilerde mi, sistemde mi ve yahut sosyolojik, pedagojik, psikolojik sıkıntılar mı acaba?..
Sorunları kökten çözmek varken, zorlamak niye?
4+4+4 eğitim süresinden, yapay zekâ ve sosyal medyadan derken sorunlar yumağı oluştu zamanla…
İnsanlar çok şeyden yakınıyor; kimi sistemden, kimi ekonomiden, kimi başka şeylerden…
Eğitimde en çok şikâyetçi olanlar genelde öğretmenler. Sınıf içi disiplini, öğrencilerin derslere ilgisini çekmek, konsantrasyonu sağlamak bu meslekte çok çok önemli…
Bu sorun sadece Türkiye’de değil, Dünya’nın her tarafında evde, okulda her yerde konuşuluyor…
Teknolojik çağlar sırasıyla dijital, bilişim ve yapay zekâ birbirini ardı sıra üst üste hızla günlük hayatımıza girdi. Tabii böyle olunca her şey iyice karmaşık hale geldi…
Ne kadar ilgisiz olsak da eğitim hepimizi çok yakından ilgilendiriyor. Ama eğitim hayatımızın nasıl olacağı konusunda pek çoğumuzun fikri yok maalesef…
Geleceğimiz olan gençlerin, öğrencilerin can sıkıntılarına dayanma sabrı iyice azalıyor…
Gençler ve öğrenciler sürekli teknolojiyle iç içe yaşıyorlar, elleri telefonda, tablette, laptopta…
Teknolojik yaşam bağımlılık yarattığından mıdır nedir, gerçek yaşamı istemeseler de duyarsızlaşıp sorumsuzluk girdabına giriyorlar…
Öğretmenler ders anlatmaya çalışıp çabalasalar da sanki umurlarında değil…
Boş boş anlamsızca bakıyorlar…
Derslere dikkatini veremiyorlar…
Artık eğitimde zor olan şey, sınıfın önünde ders anlatılırken eğitimcilerin karşısında gözleri açık bakan, aklı başka yerde olan öğrenciye ders anlatmak!
Gerçekten istemeden de olsa sorumsuzluk var; cezalar işe yaramıyor, notlar, okulu umursama yok…
Böyle olunca hayata hazırlanamıyorlar, gerçek dünyadan yavaş yavaş kopuyorlar…
Meslektaşlarımız, öğretmenler kariyerleri sürecinde hiç bu kadar ilgisizlik, sorumsuzluk ve istek kopukluğu görmediklerini dile getiriyorlar.
Eğitim hayatında başlayan ve toplumun diğer kademelerine sirayet eden bu sorumsuzluk zinciri evde, işyerlerinde, okullarda geleceğe dair bir umutsuzluk, umursamazlık illetinin toplumları çürüten bir yapı oluşturacağı aşikârdır.
Teknolojik gelişmeler her dönemde sosyolojik, psikolojik ve pedagojik sorunlar getirmiştir ve bundan sonra da getirecektir.
Önceleri teknolojideki gelişmeler uzun dönemde hazmedilebiliyordu. Önce siyah beyaz televizyonlar, tek kanaldan çok kanallara, sıradan telefondan akıllı telefonlara geçiş uzun yıllar aldı.
Dünyada artık her şey çok hızlı gelişiyor, değişiyor ve insanları şaşırtıyor…
Dijital körlük, obezlik ve teknolojik kölelik insanlığı esir almış gibi bir durum söz konusu…
Hayatın her alanında olduğu gibi teknolojide de alışkanlıklar bilinçlenme ile ayarlanabilir.
Eğitimden başlayarak, teknolojik yaşamda da bireysel ve toplumsal sorumluluklar olumsuzlukların panzehiridir.
Okulda, evde, işyerinde velhasıl her yerde “sorumluluk” kendimize ve toplumumuza her konuda katma değer yaratacak ve ideallerimize ulaşmamızı kolaylaştıracak sosyal bir olgudur.
Birey ve insanlık olarak aydınlık yarınlar dileğiyle…