KÖŞE YAZISI Ahmet Aytekin Köşe Yazarı

EKONOMİK KRİZLER – KÖŞE YAZISI – AHMET AYTEKİN

4 Şubat 2026 3 dk okuma
Paylaş:

Yakın tarihimizde yaşadığımız ekonomik krizlere kısaca hatırlayalım , hafızalarımızı tazeleyelim 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile başlayan Amerika ve Avrupa ülkelerinin ülkemize uyguladığı “ ambargo “ ile yaşanan , 24 Ocak 1980 tarihine kadar devam eden ekonomik kriz akaryakıt , yağ , tüpgaz kuyruklar ile halkı canından bezdirmiştir . Hükümetler kısa süreli koalisyonlar olarak devam etmek zorunda kalmış, anarşik olaylar ile ülke kötü günler yaşamıştı. Süleyman Demirel Hükümeti “24 Ocak Kararları “ diye bilenen kararları 1980 yılında almış , bu programı o zaman başbakanlık müsteşarı olan Turgut Özal uygulamış , biraz sancılı olmasına rağmen kısa sürede netice alınmıştı. Ekonomi düzelir düzelmez 12 Eylül 1980 askeri darbesi yapıldı. Bu darbeden sonra ülke eksen değiştirdi , serbest piyasa ekonomisine geçti. 5 Nisan 1994 de yaşanan “ 5 Nisan Kararları” diye bilinen ekonomik kriz . Bu krizde çok zor geçti , pek çok kişi battı . Başbakan Tansu Çiller DYP & SHP koalisyon hükümeti iktidardaydı. Alınan ekonomik kararlar yani “acı reçete” kısa sürede etkisini gösterdi .Döviz ve faiz fırladı , bir süre sonra ekonomi canlandı , çarklar dönmeye başladı , işler yolunda gitmeye başladı . 21 Şubat 2001 de yaşanan ekonomik krizde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer , Başbakan Bülent Ecevit . 1999 Marmara Depremi sonrası bu krizde çok sıkıntı yaşandı . Döviz ve faizler fırladı .Bu krizi de Amerikadan Dünya Bankasından getirilen Kemal Derviş programı , IMF kredileri atlattık. 2008 de Dünya beraber yaşadığımız “ finansal kriz “ Bu krizden az etkilendik . Hatta bu kriz ülkemizden “ teget geçti “ diye değerlendirilmişti. 2018 referamdumu ile “ Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemine” geçtik. Ne olduysa bundan sonra oldu. Bu yönetim sistemi güya koalisyonlardan kurtulacaktık , koalisyonların babasını yaptık . Kararlar hızlı alınacaktı , kararlar hızlı alındı alınmasına da sonuç istenildiği gibi olmadı . Yönetim sistemi değişince kurumlar zayıfladı . Saraydaki politika kurulları herşeye karar veriyor, ekonomiye bu kurullar karar veriyor . TBMM denetleme görevini yapamıyor , millevekillerinin sorularına bakanlar ya zamanında cevap vermiyor veya hiç cevap vermiyor . Sayıştay raporları dikkate alınmıyor , pek çok kurum Sayıştay denetiminden çıkarıldı . Danıştay kararları çoğu zaman uygulanmıyor , Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmıyor . Böyle olunca her alanda bırak ileri gitmeyi yerinde bile sayamadık , geri gittik . Bu yönetim sistemi keşke başarılı olsaydı . Ekonomi alanında sürekli yüksek enflasyona esir olduk .Enflasyon üretim artırılmadan düşmezzzz . Düşürdük , düşüreceğiz diye sürekli vade uzatıyorlar , düşen falan yok . Halkın alım gücü yükseltilmeden enflasyon düşse ne olur , sonuç ortada , iyi ise iyi diyelim .