EĞİTİMDE SESSİZ ÇÖKÜŞ – Mürşide Oklu Ayhan
Bir öğretmen olarak en çok ben yaralandım,
Bir anneyim içim yandı, en çok ben öldüm
Bir yanda sınıfın ağır, bitmeyen yükü,
Bir yanda çocukların yarına yürüyen köprüsü
İki kapı arasında sıkışmış bir ömür gibiyim,
Ne tamamen dışarıda ne de içerideyim
Anladım ki bazı acılar bağırarak değil,
İnsanın içinde büyür sessizce, derin
En güvenli yer sanılırdı okul eskiden,
Şimdi güven en çok orada çatlıyor içinden.
Kapıda dizilir çocuklar yine eskisi gibi,
Ama o sırada başlar görünmeyen bir sızı
Bir tek o an hâlâ “okul”dur denilen yer,
Sonrası koridorlarda bekler sessiz bir haber.
Duvarlar bile çekilir, geri geri, ortaokul
Çünkü her adımda büyür içimizdeki tortul.
Bir yasa durur kapıda, görünmeyen bir hüküm,
Elleri bağlar, susturur, ağır bir yorgun görünüm:
“Arayamazsın” der, bir tel gibi ince ve soğuk,
Vicdanın bile sustuğu bir boşluk, bir soluk.
Çünkü artık bir çanta, bir ülkenin kaderinden,
Daha dokunulmaz olmuş, daha uzak her yerden.
Soru sorulur ama cevaplar yerde sürünür,
Koridorlar bilir her şeyi, ama sanki sansür.
Bir öğrenci taşar sistemin sessiz duvarından,
Bir diğeri kaybolur dersin soğuk rüzgârından.
Ama kalan ne var elde? Bir tek bakıp geçmek,
Her gün biraz daha içinden sessizce eksilmek.
Bir öğretmen durur tahtanın önünde, sessiz,
Elinde tebeşir değil artık kırılmış bir aciz.
Yazar gibi yapar, anlatır gibi susar,
En çok da dayanır, her gün yeniden dolar.
Çünkü bilir ki bir “dur” sözü bazen bir dağdır,
Bir dilekçeden ağır, bir ömür kadar vardır.
Okul artık bir yuva değil, suskun bir bekleyiş,
Adı konmamış bir düzen, içe işleyen bir beziş.
Sınıfta susan çocuklar görünse de durur,
İçlerinde büyüyen şey sessiz bir eksik vurur.
Ne saygı yerleşir kök salar içlerine,
Ne sınır öğrenilir o küçük yüreklerine.
Zil çalar, ama öğrenmek bitmiş gibi kalır,
Koridorlar alışır, duvarlar artık sağır
Gören görmez, bilen susar, zaman akar gider,
Ama içimizde bir şey her gün biraz daha biter.
En çok bu yakar insanı, en derin yerinden,
Görüp de değiştirememek kaderin yerinden.
Okul hâlâ okul mu, yoksa bir gölge mi,
Adı okul olan ama içi sessiz tsunami
Burada vurulur çocuklar, öğretmen de yıkılır,
Bir can pazarı gibi sessizce üst üste sıkılır.
Artık içeride kalan şey ders değil yalnızca,
Duvarlara sinmiş bir sızı, bir çığlık acımasızca.
